TÜRKÇİMENTO’nun yayınladığı Ekim ayı sonu itibarıyla verilerin yer aldığı 2025 raporuna göre, Ocak–Ekim döneminde çimento sektörü geçen yıla kıyasla büyümesini sürdürdü. Üretim yaklaşık %8 artarken, hem iç satışlarda hem de ihracatta yukarı yönlü bir hareket görüldü. Bu tablo, sektördeki son yıllardaki dalgalanmaların ardından daha dengeli bir sürece girildiğini gösteriyor.
Yılın başında, özellikle Şubat ve Mart döneminde üretim ve iç satışlarda geçici bir yavaşlama oldu. Bu gerilemede, önceki yılın yüksek rakamlarının oluşturduğu baz etkisi belirleyici oldu. Nisan ayı itibarıyla toparlanma başladı ve Mayıs ayında iç satışlar en yüksek seviyelerinden birine ulaştı. Sonraki aylarda ise sert yükselişler yerine daha istikrarlı bir büyüme görüldü.
Ocak–Ekim döneminde iç satışlar yaklaşık %6-7 artarken, ihracattaki artış %15’in üzerine çıktı. Üretilen çimentonun yaklaşık %16–17’sinin ihracata gitmesi, dış pazarların sektör açısından ne kadar önemli hale geldiğini gösteriyor. İç pazar ağırlığını korurken, ihracat da talep dalgalanmalarını dengeleyen bir rol üstlenmiş durumda.
Bölgesel verilere bakıldığında; Marmara ve Ege bölgelerinde iç satışlar hafif gerilerken, İç Anadolu, Akdeniz, Karadeniz ve Doğu Anadolu’da daha belirgin artışlar görülüyor. Bu tablo, inşaat faaliyetlerinin ülke genelinde aynı hızda ilerlemediğini, bölgesel koşulların ve yatırımların belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
İhracat tarafında ise miktardaki artışla beraber pazar yapısı da değişiyor. ABD, ihracatımızda en büyük paya sahip. Romanya, İtalya, İspanya, Gana ve Suriye gibi ülkelerde ciddi artışlar kaydedildi. İhracat geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda ve tek pazara bağımlı değil. Ortalama ihracat fiyatlarının 65 dolar/ton seviyelerine yükselmiş olması, uzun süre baskı altında kalan fiyatların toparlanmaya başladığını gösteriyor.
Çimento sektöründeki bu tablo doğal olarak inşaat sektöründen bağımsız değerlendirilemez. 2025’in ikinci yarısında inşaat sektöründe görülen büyüme, yapı ruhsatlarındaki artış ve konut kredilerindeki canlanma, çimento talebini yukarıya taşıdı. Özellikle krediyle yapılan konut satışlarındaki artış, iç pazardaki talep açısından önemli bir gösterge oldu.
Bunun yanında, imalat sanayinde kapasite kullanım oranının %74 seviyelerinde kalması ve tüketici güven endeksinin 100 eşik değerinin altında olması, iç talebin hâlâ sınırlı bir toparlanma içinde olduğunu düşündürüyor. İnşaat ve çimento tarafındaki büyümenin devamı için güven ortamının güçlenmesi gerekiyor.
Sonuç olarak, 2025’in ilk on ayında çimento sektöründe olumlu gelişmeler var. Üretim ve ihracat artıyor, iç pazar canlılığını kaybetmiş değil. Enerji maliyetleri, kredi koşulları ve iç pazarın canlılığı, sektörün önümüzdeki dönemdeki seyrini belirlemeye devam edecek.