Bu hafta bir aile ziyareti için kısa bir süreliğine eşimle Trabzon’a seyahat ettik. Trabzon, hem doğup büyüdüğüm ve aile köklerimin bulunduğu şehir, hem de meslek hayatına başladığım yer olduğu için bende birçok anıyı canlandırıyor.

İlk işyerim olan Trabzon Çimento Fabrikası, 1967 yılında faaliyete geçmiş ve şehrin çok içinde kalması nedeniyle 2019 yılında ilk kurulduğu yerden taşınmıştı. Tabii, 60’lı yıllarda kurulan çimento fabrikaları ile bugünküler arasında çok büyük farklar var. Şöyle gözümün önünden o günkü işletmeyi geçirdiğimde, pek çok sektörde olduğu gibi çimento sektöründe de üretim teknolojisinin ne kadar büyük bir dönüşüm geçirdiğini görmek mümkün. Bu gelişmeleri birkaç örnekle paylaşmak istiyorum:

60’lı 70’li yıllarda çevre mevzuatı bugünkü kadar kapsamlı değildi. Günümüzde tesisler Avrupa Birliği standartlarına uygun şekilde sıkı denetleniyor. Elektrofiltreden torbalı filtreye dönüşüm bu gelişmede önemli rol oynadı. Bu teknolojiler sayesinde bacalardan çıkan partikül miktarı devletin öngördüğü limitlerin dahi altına indi. Bacadan sadece temiz gazın çıktığını görebiliyoruz.

İlk yıllarımda üretim sürecinde hammadde alınıp işleniyor ama atıklar "çöp" olarak görülüyordu. Bugün ise çimento fabrikaları, çöpü enerjiye çeviren dev tesisler haline geldi. Eski lastikler, tekstil atıkları ve enerji değeri yüksek bazı evsel atıklar kömür yerine yakıt olarak kullanılıyor ve karbon ayak izi azaltılıyor.

Karbon ayak izini azaltmanın bir diğer yolu da daha düşük klinker oranına sahip çimentoların geliştirilmesi oldu. Termik santrallerden elde edilen uçucu kül, demir-çelik tesislerinin yan ürünü olan yüksek fırın cürufu, tras ve kırılmış kireç taşı (kalker) gibi malzemelerin daha yaygın kullanılmasıyla hem doğal kaynak tüketimi hem de üretimden kaynaklanan emisyonlar azaltılabiliyor.

Yenilenen sektörde, eski fırınlar sökülüp yerine çok daha hızlı ve az yakıtla, çok daha fazla üretim yapabilen yüksek verimli fırın sistemleri kuruluyor. Modernize edilmiş klinker fırınlarında yaklaşık %30 daha az enerji harcanıyor.

Eski fırınlar günde ortalama 1.000 - 1.500 ton üretim yaparken; modern sistemler aynı veya daha küçük hacimle 4.000 - 6.000 ton klinker üretebiliyor. Bu 10 bin tona kadar çıkarılabiliyor

Eskiden fırın çıkışındaki sıcak gazlar bacadan boşa giderdi. Şimdi ise 'Atık Isı Geri Kazanım' sistemleriyle bu ısının elektriğe dönüşmesi mümkün oluyor. Bu çalışmayla örneğin Bursa Çimento 6 megawatlık elektrik üretimi elde etmiştir (kullanımın %25’i). Böylece enerji çok daha verimli kullanılıyor ve çevreye salınan atık ısı minimize ediliyor.

Kısacası çimento fabrikaları, geçmişe göre çok daha kontrollü, verimli ve çevreci tesisler haline geldi. Üretim hâlâ enerji yoğun olsa da, bugün sektör, atıkları değerlendiren, emisyonları izleyen ve çevresel etkisini azaltmaya çalışan bir yapıya kavuştu.

Sağlıkla kalın.