Atıklar, yaşadığımız dünyanın en önemli konularından biri. Bu bağlamda bazı öngörüler gündemde tutuluyor.

2040 yılına kadar dünya genelindeki araçların tahmini %60'ı elektrikli olabilir. Bu da şehirlerdeki hava kirliliğini ve gürültüyü azaltabilir. Ancak, daha temiz ulaşıma geçiş, az bilinen bir sorunla geliyor: Madencilik atıklarındaki büyük bir artış.

Elektrikli araç bataryalarında hayati olan Lityum, çok miktarda atık bırakıyor. Sadece 2023 yılında küresel batarya endüstrisi 1,8 milyon ton lityumla ilgili atık üretti ve bunun neredeyse tamamı çöplüğe gönderildi.

Beton, dünyada en yaygın kullanılan insan yapımı bir malzemedir. Ana bileşeni Portland Çimentosu, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık %8'ini oluşturmaktadır. Talep arttıkça endüstri, daha temiz alternatifler konusunda çözüm arıyor. Bu iki zorluk; hızla artan Lityum üretimi ve çimentonun karbon sorunu ilgisiz gibi görünebilir, ancak her ikisinin de çözümü aynı olabilir. Lityum madenciliği, atıklarını yeni bir tür Düşük Karbonlu Çimento’ya dönüştürebilir.

Lityum istihracı (çıkarımı) karmaşık bir iştir. Üretilen her ton pil Lityum Karbonat için yaklaşık 9 ila 10 ton atık oluşmaktadır. Ülkeler iklim hedeflerine ulaşmak için yarışırken, Lityum talebinin 2030 yılına kadar 3 katına çıkması bekleniyor. İngiltere hükümeti ülkenin kuzeydoğusunda yeni çıkarma alanları geliştirmeyi planlıyor. Ancak bu büyüyen atık akışı, değerli bir şey içeriyor. Kimyasal olarak Lityum madenciliği atığı, çimentonun sertleşmesine ve mukavemet kazanmasına yardımcı olan aynı bileşikler (Silikatlar, Alumina ve Kalsiyum Oksitler) açısından zengindir. Başka bir deyişle, bir yeşil teknolojinin atığı, diğer birinin temizlenmesine yardımcı olabiliyor. İngiltere, Lityum madenciliği atığının betonda çimentonun yerine kullanılabilmesini araştırıyor.

Bu atık, tamamlayıcı bir bağlayıcı olarak işlev görebilirse, geleneksel çimentodaki ihtiyacını azaltabilir. Bu da karbon emisyonlarını %50'ye kadar düşürebilir. Ancak bunu kanıtlamak için detaylı bilimsel çalışmalara ihtiyaç var.

Yıllardır Beton Sektörü, Portland Çimentosu’na olan bağımlılığını Uçucu Kül ve Yüksek Fırın Cürufu gibi endüstriyel ürünlerle ikame ederek azaltmaya çalışmaktadır. Ancak Kömür Santrallerinin kapanması ve ağır sanayinin değişmesiyle bu malzemeler giderek azalmaktadır.

Büyük miktarlarda bulunan ve çimento ile kimyasal olarak uyumlu olan Lityum maden atığı, sektörün bir darboğazla karşı karşıya olduğu bir dönemde umut vadediyor.

Beton, inşa ettiğimiz hemen her şeyin temelini oluşturuyor. Talep giderek artıyor. Klinkerden (çimentonun temel bileşeni) kaynaklanan emisyonların azaltılması ve alternatif bağlayıcıların kullanılması, sektörün 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşması için gereken azaltmaların %20'sini sağlayabilir.

Lityum maden atığı, betonda kullanılan çimentonun bir kısmının yerini alabilirse, emisyonları azaltmaya ve çöp depolama alanlarına küçültmeye yardımcı olacaktır.

Sağlıkla kalın.