Küresel metal piyasaları, 2026 yılının son çeyreğinde ekonomik belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve arz-talep dengesindeki değişimlerin etkisi altında hareket ediyor. Bakır, alüminyum ve demir fiyatları, dünya ekonomisinin geleceğine ilişkin önemli sinyaller vermeye devam ediyor.

Bakır, enerji dönüşümü, elektrikli araçlar, yapay zekâ altyapısı ve elektrik şebekelerine yapılan yatırımlarla stratejik önemini artırıyor. Yeni maden yatırımlarının uzun zaman alması ve üretim maliyetlerinin yükselmesi, orta ve uzun vadede bakır fiyatlarını destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Alüminyum piyasasında ise enerji maliyetleri ve üretim kapasitesi belirleyici olmaya devam ediyor. Özellikle Çin’in üretim politikaları ve Avrupa’daki enerji fiyatları, küresel alüminyum piyasasının yönünü etkiliyor. Hafifliği ve geri dönüştürülebilirliği sayesinde alüminyumun sanayideki kullanım alanı genişliyor.

Demir ve çelik tarafında ise tablo biraz daha farklı. Çin’deki gayrimenkul sektörünün zayıf seyri ve küresel inşaat talebindeki belirsizlikler fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor. Buna karşılık altyapı yatırımları ve üretim kısıtlamaları dönemsel toparlanmalar sağlayabilir.

Sonuç olarak, önümüzdeki dönemde bakır ve alüminyumun enerji dönüşümünden daha fazla destek bulması, demir ve çeliğin ise ekonomik büyüme ve inşaat sektöründeki gelişmelere daha duyarlı kalması bekleniyor.

Metal piyasalarında artık yalnızca bugünün fiyatını değil, yarının arz güvenliğini de konuşmak gerekiyor. Çünkü gelecekte asıl rekabet, metali en ucuza almak kadar ihtiyaç duyulduğunda bulabilmek üzerine kurulacak.

FT Mercati'nin yayımladığı LME resmi fiyatlarına göre bakır ton başına 14.540 dolar, alüminyum ise 3.004 dolar seviyesinde bulunuyor.