Kullandığımız elektronik cihazlar, otonom araçlar, hayatımızı kolaylaştıran yazılımlar vb. teknolojik gelişmelerin; küresel boyutta ikon hâline getirilmiş birkaç iş insanı ve şirkete ait olduğunu sanıyoruz. Trilyonlarca dolar değere ulaşan şirket değerlerini ve kişisel servetleri mukayese edecek bir tecrübeye sahip değiliz ancak bu durumun hayallerimizin ötesinde olduğunu biliyoruz.

Peki bu etten kemikten insanlar ve onlara ait şirketler, bu ürünleri nasıl geliştirip dünya piyasalarını ele geçirdiler? Hep okuduğumuz ve duyduğumuz haberlerdeki gibi çok azimle çalışan süper zeki insanlar mıydı?

Bu insanların yetenekli ve çalışkan oldukları doğru; ancak piyasaya sürdükleri teknolojilerin gerçek sahipleri kendileri değildi. Onlar, devlet tarafından geliştirilen teknolojileri birleştirerek piyasaya çığır açan ürünler sunan girişimcilerdir.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükümeti, özellikle Soğuk Savaş döneminden itibaren ordu, akademi ve özel sektörü bir araya getirerek günümüz dünyasını şekillendiren en kritik teknolojilerin temelini atmıştır. Bu yatırımların arkasında çoğunlukla DARPA (Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı), NASA, NSF (Ulusal Bilim Vakfı) ve NIH (Ulusal Sağlık Enstitüleri) gibi federal kurumlar yer almaktadır.

ABD devletinin doğrudan finanse ettiği ve günümüz ticari dünyasının temelini oluşturan en önemli teknolojik gelişme örnekleri şunlardır:

· İnternet (ARPANET): Günümüz internetinin doğrudan atası, 1960'ların sonunda ABD Savunma Bakanlığı bünyesindeki DARPA tarafından finanse edilen ARPANET projesidir. Soğuk Savaş sırasında olası bir nükleer saldırıya karşı askeri iletişim ağının kesintisiz sürmesini sağlamak amacıyla geliştirilen bu "paket anahtarlamalı" veri ağı, zamanla küresel internete dönüşmüştür.

· Küresel Konumlandırma Sistemi (GPS): Akıllı telefonlarımızdan araç navigasyonlarına kadar kullandığımız GPS teknolojisi, tamamen ABD Savunma Bakanlığı tarafından bir askeri proje (NAVSTAR) olarak başlatılmıştır. Denizaltıların ve füzelerin konumunu hassas bir şekilde belirlemek amacıyla 1970'lerde fırlatılan uydularla temeli atılmış, 1980'lerde ve 90'larda ise sivil kullanıma açılarak küresel ekonominin merkezine oturmuştur.

· Mikroçipler ve Yarı İletkenler: Silikon Vadisi'nin bugünkü devasa teknoloji üssü hâline gelmesinin arkasında ABD devletinin erken dönem askeri harcamaları yatar. 1950 ve 60'larda ilk entegre devrelerin (mikroçiplerin) en büyük alıcısı ve fonlayıcısı; Apollo Uzay Programı (NASA) ve kıtalararası balistik füze programları yürüten ABD ordusuydu. Devletin sağladığı bu yüksek bütçeli garantili pazar, çiplerin seri üretimini ve maliyetlerinin düşmesini sağlayarak kişisel bilgisayar devrimini tetiklemiştir.

· Akıllı Smartphone Teknolojileri (Dokunmatik Ekran, Siri): Modern akıllı telefonları oluşturan bileşenlerin neredeyse tamamı devlet fonlarıyla geliştirilmiştir:

o Dokunmatik Ekran: İlk kapasitif dokunmatik ekran teknolojileri NASA ve NSF (Ulusal Bilim Vakfı) fonlarıyla üniversite laboratuvarlarında geliştirilmiştir.

o Siri (Sesli Asistan): Apple tarafından satın alınmadan önce Siri, DARPA'nın yapay zekâ ve bilişsel asistan geliştirmek amacıyla fonladığı devasa bir askeri araştırma projesinin (CALO/PAL projesi) bir parçasıydı.

· Google Arama Algoritması (PageRank): Google'ın temelini oluşturan arama algoritması (PageRank), Larry Page ve Sergey Brin Stanford Üniversitesi'nde öğrenciyken NSF (Ulusal Bilim Vakfı) ve CIA tarafından fonlanan Dijital Kütüphaneler Girişimi (Digital Libraries Initiative) kapsamında geliştirilmiştir.

· Biyoteknoloji ve mRNA Aşıları: Sağlık alanındaki en büyük devrimlerden biri olan İnsan Genomu Projesi, ABD Enerji Bakanlığı (DOE) ve NIH tarafından milyarlarca dolarlık devlet fonuyla tamamlanmıştır. Ayrıca, COVID-19 pandemisinde dünyayı kurtaran mRNA aşı teknolojisi ve Moderna aşısının temeli, DARPA'nın biyolojik tehditlere karşı hızlı aşı üretme amacıyla yıllar önce başlattığı savunma sanayii fonlarına dayanmaktadır.

Özetle; bugün Apple, Google, Tesla veya Microsoft gibi devlerin sunduğu ticari ürünlerin temelindeki "yüksek riskli ve yüksek maliyetli" ilk AR-GE aşamaları, tamamen ABD devletinin uzun vadeli stratejik fonlarıyla finanse edilmiştir. Tesla, ABD ordusu tarafından geliştirilen otonom sistemleri; SpaceX ise NASA’nın radar, Lidar vb. teknolojilerini kullanarak trilyonlarca dolarlık değerlemelere ulaşan şirketler hâline gelmiştir. Zenginleşmek için devletlerin teknolojiye yatırım yapması, taşları yerine yerleştiren girişimcilerin ise bunu pazarlara sunabilmesi gerekmektedir.

Devlet “baba”dır; ama bu durum evlatlarını tembelliğe alıştıran bir anlayışı ifade etmez. Baba; evlatlarına yol gösteren, onlara altın bileziği takan vizyoner bir kişilik olursa yeni nesiller refah yaratabilir.