Trabzon tarihi süreçte imparatorluklar şehri olarak bilinir. Yüzyıllarca Roma, Bizans, Pontus Rum ve de Osmanlı İmparatorluğu idaresi altında kalan şehir, o zamanlar 250 binlik nüfusuyla bölgenin sosyal, siyasi ve ekonomik alanda en büyük kentiydi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte bu özelliklerini kısmen kaybeden şehir, sanayileşme yerine tarımla geçinen bir Anadolu kenti konumuna düştü.

Tek parti döneminde hak ettiklerini yeterince alamayan şehre, en büyük yatırım olarak 1957 yılında Demokrat Parti tarafımdan havaalanı inşa edildi.

O yıllarda nüfusu 500 bini aşan kentin havaalanı aynı zamanda bölgeye de hizmet eden tek ve önemli bir tesisti.

Trabzon-Rize Devlet Karayolu ile deniz arasına adeta sıkıştırılan bu havaalanı yıllarca zor şartlarda hizmet verdi.

Önceleri haftada bir iki uçağın geldiği havaalanı artan uçak trafiği nedeniyle ihtiyaca yetemez hale geldi. İleride büyütülme konusu hesaba katılmadan tam da pistin dibine 1980’lı yıllarda Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri yapıldı. Yıllar sonra, önce Giresun-Ordu’ya, sonra da Rize-Artvin’e yeni havalimanları yapılarak Trabzon Havalimanı’nın yükünü azaltma yoluna gidildi. Her iki havalimanı da Türkiye’nin deniz üstüne yapılan ilk meydanları olarak faaliyet gösterirken Trabzon meydanı onlara rağmen yine de günlük 100 uçak trafiğini fazlasıyla zorluyordu.

İşte bu artış nedeniyle yıllar öncesinde planlanan Trabzon Havalimanı’nın büyütülmesi fikri Ak Parti tarafından fiilen hayata geçirilmeye başlandı.

Bazıları buna yeni havalimanı diyorsa da aynı yerde deniz üstüne yapılacağı için, yenilenen ve daha da büyütülen bir meydan demek daha doğru olur.

Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün işi üstlenmesinden sonra Trabzonspor Tesisleri’nin deniz dolgu sahasına yapılacak havalimanına engel teşkil ettiği gerçeği ortaya çıktı.

Bu yıllarda görev yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanları’nın (Mehmet Cahit Turhan ve Adil Karaismailoğlu) ikisinin de Trabzonlu oluşu nedeniyle bu konu kamuoyundan uzak tutuldu. Fakat, kent halkı ‘Tesisler yıkılacak’ diyordu.

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu Divan Toplantısı’nda “Trabzon’a yeni havalimanı değil, spor tesisi gerekir” diyerek bu girişimi eleştirince iktidarın etkili makamlarından çok sert uyarılar geldi ve başkanın bu sözlerini kulübün yönetimi düzeltme gayretine girdi.

Bu kırılmayla Trabzonspor’da Başkan Ağaoğlu istenmeyen adam ilan edildi ve adaylığının önü de resmen kesildi.

Bakanlık ve yerel siyasi oluşumlar da

“Tesisler yıkılmayacak” sözünü daima dile getirip, konuyu daha sonra gelen bir başka Trabzonlu Ulaştırma Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na miras bıraktılar. Şimdi durum daha karışık.

Muharrem Usta döneminde alınan bir karar, Trabzonspor Tesisleri arazisinin istimlak edilmesinin yolunu açmıştı.

Trabzon Havalimanı’nın büyütülmesi ihalesi pazarlık usulüyle 48 milyar TL bedelle ikisi de hükümete yakın olan Mehmet Cengiz’in Cengiz İnşaat ve AK Parti eski milletvekili Abdülkadir Kart’a ait ASL İnşaat’a verilmişti.

Proje ilerleyip de, tesislerin bir yerlere taşınması işi gündeme gelince konu Trabzon’da bir numaralı gündem oldu.

Birileri, ‘devletten aldığımız bu istimlak parasıyla borcumuzu öderiz’ derken, birileri de ‘borçsuz ama tesisi olmayan bir kulüp olacağız’ diyor. Trabzon’da Trabzonspor’un en belirleyici oluşum olduğunu bilmeyen yok. Bu nedenle Hükümet ve Ulaştırma Altyapı Bakanı Uraloğlu, olası bir seçim arefesinde halkı küstürmemek için ince eleyip sık dokuyor. Tesislerin istimlak edilmesine sıcak yaklaşan Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan da bedelsiz iyi bir yer almadan tesisleri sakın vermesin diye

uyarılıyor. Tekrar aday olmayacağını sandığım Doğan da topu kendisinden sonra gelen yönetime atarak gidebilir.

Trabzonspor elbette yersiz ve yurtsuz kalmaz. Fakat, Trabzon’da yer bulmak en büyük sorunlardan biri. Stadyumu deniz kenarına dolgu alanına yapıp, oraya bir de hastane inşa etmek gibi bir yanlışa imza atanlar, TS tesislerİ için böyle yanlış yapmaz ve Mehmet Ali Yılmaz adını de silmezler umarım.

Üzüm yiyin, fakat bağcıyı dövmeyin.

Sonuç olarak, Trabzon’a büyütülecek bir havalimanı gerekliyse, spor tesisi de o kadar gereklidir. İkisinden de vaz geçilemez. Biri birine tercih edilemez.

Bir Trabzonlu ve 40 yıllık Trabzonspor Divan Üyesi olarak uyarmak istedim.

Mutlu yarınlar Türkiyem.