Değerli Okurlar,
Ülkemiz ve dünya gündemindeki bazı gelişmeler ve yorumlarımı paylaşmak isterim.
İran-abd:
İmzalanan barış anlaşma (ülkemizin katkısı çok kıymetlidir) metinlerine bakınca; İran’da birçok enkaz var ama en önemli madde, İran’ın savaş önceki uluslararası ambargosunun kalkması müthiş bir kazanımdır. Ne yazık ki İsrail bu zihniyeti ve eylemlerini sürdürdükçe bu bölgede bu ve diğer savaşlar bitmeyecektir; taa ki bize dalaşana kadar!
Ülkemizdeki Suriyeli göçmenler:
Şam Büyükelçimizin yaptığı açıklamaya göre” Suriyelilerin dönüşünü konuşmak yerine entegrasyonu konuşmamız gerekiyormuş. Bu da bir devlet stratejisi olarak değerlendirilebilirmiş.” Farklı rakamların konuşulduğu yaklaşık 5 milyon nüfustan bahsedilen resmi ve gayrı resmi rakamların detayına girmek istemiyorum ancak doğum oranlarına bakıldığında 50 sene sonra ülke nüfusumuzun %30’una ulaşabilirler. Bu partiler üstü bir durumdur, günümüz oy ve eleman ihtiyaçlarına bakıp geleceği riske atmamalıyız. Gidiş planlanmalı, çalışacaklarsa da kontrollü misafir olmalılar, vatandaş değil!
Mutlak butlan:
Hecelerle ve kelimelerle oynarsak (koyu harfler mevcut), Umutlan Bunlan, Çatlak Bunlar, Mutlan Bunlan, Mutlaka Yaslan, Mutlaka Saklan, Mutfağa bak lan, Umutla Canlan; gibi benzetmeler çıkar, bugün yediğiniz hurmalar, yarın rahatsız eder…
Tavukçular ve kayyum:
Bir hafta içerisinde, dünya verilerine göre yediğimiz en hesaplı et olan sektörün çoğuna kayyum atandı, gözaltılar oldu, sonra hepsi iptal oldu. Soruyorum; neden yaptınız? Yapacaksanız, kırmızı ette olanlar ve dünya ölçeğinde pahalılık yeterince veri olmalı…
AB parlamentosu:
Kabul ettiği Türkiye raporunda "AP, Türkiye'nin, 'Mavi Vatan' doktrinini teşvik etmek de dahil olmak üzere, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti gibi AB üye devletlerinin egemenliğini ve egemenlik haklarını ihlal etmeye devam etmesini kınamaktadır" ifadeleri kullanılmış ve AB fonlarının durdurulması önerilmiş. Halt etmişsiniz; MAVİ, ülkemizin KIRMIZI çizgisidir. Birlikte olmak zorunda değiliz, iki yüzlü olmayınız…
Dünya kupası:
Bu yazıyı kaleme aldığımda henüz bir maç oynayıp kaybetmiştik! Her takım sürprizlerle dolu, bu itibarla kupayı gol atamayıp, puan alamadan da bitirebiliriz, final oynayarak da… Her sonuçta bizi onurlandıran çocuklarımıza ve emeği geçenlere sahip çıkmalıyız; başarı içinse ligde futbolcular Türk olmalı ve iyi bir strateji ile çocukken başlamalı (sadece futbolda değil!)… Kupayla ilgili bir sorum da şu: niçin hakemimiz yok?
Saygılarımla