Geçen hafta gazetemiz ekinde yer alan ve Bursa sanayisinin motoru konumunda olan OSB’lerdeki sanayi kuruluşlarının tanıtımını içeren ayrı bir gazete, yukarıdaki başlıkla, okurlarımıza dağıtıldı. Çalı-Kayapa bölgesi tarımsal açıdan değerli bir alan olmasını bilmekte olmam, ayrıca yeni kurulan Kayapa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Toy’u tanımam nedeniyle, bu bölgeye ait bilgileri tekrar değerlendirmek, bazı önerilerde bulunmak istedim bu hafta. Gelin önce Yalçın Toy’un konu ile ilgili görüşlerinin bir bölümüne göz atalım;

‘’Sanayi, yalnızca üretmek değil, değişen dünyayı doğru okumak, geleceği bugünden ön görmek ve yarının rekabet koşullarına bugünden hazırlanmaktır. Kayapa Organize Sanayi Bölgesi olarak biz de yolculuğumuzu tam olarak bu anlayış üzerine inşa ediyoruz. Geçmişten aldığımız güç sanayicimizin üretim kabiliyeti ve ortak akılla oluşturduğumuz vizyon doğrultusunda Kayapa OSB’yi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren değil, geleceğin sanayi anlayışına hazırlanan güçlü bir üretim merkezi haline getirmeye çalışıyoruz…

İslah OSB sürecinden geçerek organize sanayi bölgesi statüsüne kavuşan Kayapa OSB, bugün Bursa sanayisinin önemli üretim merkezlerinden biri konumundadır. Bu dönüşüm bizim için yalnızca hukuki veya idari bir statü değişikliği değildir. Aynı zamanda plansız sanayiden, planlı sanayiye, mevcut yapıyı iyileştirmekten geleceğin sanayi yapısını oluşturmaya uzanan büyük bir değişimin ifadesidir. Kayapa OSB yeni dönemini, üretim, ihracat, teknoloji, sürdürülebilirlik, çevre, enerji verimliliği, güvenlik ve nitelikli insan kaynağını birlikte ele alan bütüncül bir kalkınma anlayışıyla şekillendiriyoruz. Bursa’nın üretim gücünün önemli bir parçasıyız…

Ancak küresel rekabet artık sadece daha fazla üretmeyi yeterli görmüyor. Dünya, daha verimli, daha teknolojik, daha düşük karbonlu, çevreye duyarlı ve katma değeri yüksek üretim talep ediyor. Sanayicimizin bu dönüşümün gerisinde kalmasını değil, dönüşümün güçlü aktörlerinden biri olmasını istiyoruz. Kayapa OSB olarak üzerinde önemle durduğumuz konuların başında yeşil dönüşüm geliyor. Biz sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda sanayicimizin gelecekteki rekabet gücünün temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda yürüttüğümüz Yeşil OSB çalışmalarımız, bölgemizin geleceğe hazırlanmasında önemli bir dönüm noktasıdır…’’

Değerli Yalçın Toy dostumun geçen hafta gazetemiz ekinde yayınlanan açıklamalarında yer alan Yeşil OSB çalışmalarına ışık tutmak amacıyla, yerleştikleri alanın doğa varlıklarını ve tarımsal üretimlerin çeşitliliğini, ben de bilgilerine sunmak istiyorum.

Önce Kayapa OSB’nin etkileşim altında tutacağı Çalı, Kayapa, Hasanağa bölgesinin tarımsal değerlerine göz atalım. Bölge özellikle coğrafi işaret tescilli Hasanağa enginarıyla ün salmış, verimli topraklarıyla Bursa’nın önemli tarım üretim merkezlerinden biridir. Bölgede her türlü sebze ve meyve üreticiliğinin yanında küçükbaş hayvan yetiştiriciliği de yaygındır. Ayrıca yöre kadınlarının ürettiği tarhana, erişte, turşu ve reçel türleri de tarımsal üretimin meyveleridir.

Bu bilgiler ışığı altında Kayapa ve Hasanağa OSB yönetimlerine aşağıdaki önerilerimi sunmak istiyorum. Bölgeye OSB oluşumları nedeniyle hem sanayi kurumlarında çalışmak, hem de kurum çalışanlarına çeşitli hizmetler sunarak iş bulmak amacıyla göç hareketi başlayacak ve hızlanacaktır. Yukarıda da vurguladığım gibi yöre arazisi çok değerli tarım topraklarıyla kaplıdır ve değerli tarım ürünleri yetiştirilmektedir. Göç hareketinin bu alanlara zarar vermesini en aza indirmek için ilgili Belediyelerce, çevrede tarım değeri düşük alanlar belirleyerek yeni yerleşim alanlarının oluşumu, bu alanlar dışındaki değerli tarım alanlarının kaçak yapılaşmaya karşı korunmasının sağlaması, büyük önem taşımaktadır. OSB Yönetimleri olarak bu konuda ilgili belediyelere yeni yerleşim alanlarının oluşumunu önermenizin etkili olacağı, kanısındayım.

Atılacak diğer önemli bir adım da yöredeki tarım yapan nüfusun güçlendirilmesini ve zenginleşmesini sağlayarak topraklarına sahip çıkmalarını ve de sanayi ile yarışacak zengin olma yollarını önlerine açmaktır. Her ne kadar yöre çiftçilerinin kurduğu bazı tarım kooperatifleri mevcutsa da, üyelerinin zenginliğini artıracak güçte olmasını sağlamak için, o kooperatiflerin Hollanda Modeli Kooperatif statüsüne dönüştürülmeleri, çok yararlı olacaktır.

Her vesile ile o modeli köşemde canlandırırım, kooperatif yapısı tarımın her safhasında, tarla sürülmesinden, gübreleme ve ilaçlama safhasına kadar işlemlerin kooperatif yönetimince toptan yapımıyla üretim maliyetinin aşağı çekilmesi, en önemli adımın ise pazarlamanın da, araya aracı girmeden yine kooperatif yönetimince yapılması, üyelerin kazancını zirveye çıkaracaktır.

Tekrar hatırlayalım, Hollanda tarım alanı toplamı 33,500 km2, %25’i deniz seviyesi altında, devamlı pompalı derin drenaj sistemiyle ekilebilir, oluyor. Bizim Konya ovası 16,800 km2, Güneydoğu Anadolu Bölgesi 33,000km2, Karadeniz Bölgesi Çay Alanı 800km2… Hollanda’nın 2025 yılı tarım ürünleri ihracatı 169 milyar dolar, bizim 36 milyar dolar?