Geçenlerde medyada fotoğraflı bir haber okudum, fotoğrafta sanki bir ucundan kesilmiş beyaz boyalı, beş katlı bir ev vardı, evin bitiminde yine ev yüksekliğinde ağaçların sıralandığı bir koridor vardı, ardından da yine aynı görünümde ama yarı genişliğinde ikinci bir ev yer alıyordu. Haberi okumaya devam ettiğimde, arsa sahibinin inşaatı yaparken ağaçları kesmeye kıyamadığını, onları koruduğunu ve bu proje değişikliğini yapıp binayı ikiye bölerek, tamamladığını öğrendim. Bunları okurken gözlerimin önünde, Belediye Başkanlığı dönemimde Bursa’ya kazandırdığım Botanik Park’ta 150 farklı türde 8.000, Hayvanat Bahçesinde 50 farklı türde 2000 ağacın varlığı ile Başkanlık sonrası kontrol mühendisi olarak çalıştığım, Bademlideki OLEA 43 sitesini yaparken arazinin yarısını kaplayan zeytin ağaçlarını budayıp arazinin dış kenarına naklettiğimiz, inşaat tamamlandığında o ağaçlardan üçer adedini evlerin bahçelerine yerleştirdiğimiz, bugün o evlerde yaşayanların yıllık zeytin ve zeytinyağı ihtiyaçlarını bu ağaçlardan karşıladığı, canlandı.
Bu girişten sonra gelin ABD’den de bir ‘’AĞAÇ’’ haberine göz atalım;
‘’Para ağaçta yetişmiyor’’ sözü meğer yanlışmış, en azından kentler için. Ağaç gölgesi oranının yüksekliği, bir mega kente sadece yaşam kalitesi katmıyor, müthiş bir ekonomik tasarruf ta sağlıyor. New York Eyalet Üniversitesince, dünyadaki on mega kentte yapılan incelemelerden sonra hazırlanan raporuna göre ağaç gölgesi, bir mega kentin sağlık, enerji ve çevre koruma gibi harcamalarında yıllık ortalama 500 milyon dolar tasarruf sağlıyor. Araştırma, çevre koruma ile ekonomik gelişmeyi birbirine zıt gören bakışı da, yanlış bulmasıyla dikkat çekiyor. Üniversite ayrıca, şehir ormanlarının kentlerdeki yaşamı daha sağlıklı ve daha ekonomik hale getirmekte çok önemli rol üstlendiğini, açıklıyor. Ağaçların serin hava etkisi oluşturduğuna, ağaç yapraklarının da hem güneş sıcaklığını hem de gürültüyü emme özelliğine dikkat çeken araştırma, şehir ormanlarının ve şehir içi ağaçlık alanların kent merkezi çevresindeki doğal alanlardan birkaç derece daha sıcak olmasına neden olan, Kentsel Sıcaklık Adası etkisini kırarak belirli bir şekilde aşağı çekebildiğini, belirliyor. Ağaç gölgesinin kentlerde astım, düşük doğum gibi birçok sağlık sorununu kırdığını da, uzmanlar açıklıyor.
Pekin, Moskova, İstanbul, Mexico City, Mumbai, Tokyo, Londra, Los Angeles, Kahire ve Buenos Aires’in dahil olduğu 10 mega-kentte yapılan incelemeler sonucu hazırlanan raporda, şehir meydanları, kaldırımlar ve oto park gibi alanlar ağaçlandırılırsa, kentsel ağaçlandırmanın bir mega kente sağladığı faydanın yaklaşık iki katı oranda artacağı, açıklanıyor. Ayrıca ağaçlık alanların oluşturduğu eko-sistemin, yaşam alanlarının hava kirliliği gibi suni etkilerden veya sıcak hava, fırtına gibi doğal etkilerden korunmasına yönelik faydalar oluşturduğu da, açıklanıyor. Yapılan araştırma, Kahire’de yüzey alanının sadece %8’inde ağaç gölgesi göründüğünü, Moskova’da ise bu oranın %36’ya çıktığını, 10 mega-kent ortalamasının da %21 olduğunu, gösteriyor. Tokyo ise, kişi başı ağaç gölgesi alanı ortalamasının en yüksek olduğu mega kent olarak görünüyor.
Dünyada 700 milyondan fazla insanın 40 mega kentte yaşadığını vurgulayan araştırma, kentlerdeki yeşil alanların korunmasının, şehir dışındaki doğal ormanların korunması kadar önemsenmesi gerektiğini, ağaç gölgesini artırmanın mega kentler için sadece psikolojik değil, ekonomik olarak ta büyük kazanç olduğunu, açıklıyor. Ağaçlar, sadece şehir manzarasının değil, alt yapısının da önemli bir bölümünü oluşturuyor.
ABD kent yönetimlerinde de, son yıllarda kent ağaçlarının, çevre düzenlemesinden çok, kentsel alt yapının ve kentsel ekonominin bir parçası olduğu, kabul buluyor. Bu bakışla kent yönetimi ve planlanması sadece mühendisliği değil, kentin biyolojisi ve ekolojisini de kapsıyor. Kentlerde ağaçlandırmadan sorumlu birimler artık park-bahçeler gurubundan çıkarılıp, şehir planlama birimlerine bağlanıyor. Ağaçlandırma işlevleri yol, köprü yapımları gibi kamusal alt yapı olarak kabul ediliyor. Kent yönetimleri ayrıca üniversitelerin de bilgisine başvurarak, en fazla gölge üreten ağaçlar, kaldırım ve açık otoparklarda büyümeye en elverişli ağaçlar, sellere en dayanıklı ağaçlar gibi konularda bilgi alıyorlar. Bu araştırmalar ışında yürütülen ağaçlandırmalarda maliyetler de aşağı çekiliyor.
New York Belediyesi, 2016 Kasım ayında yaptığı ağaç sayımı ile kent merkezindeki 685 bin ağacı tek tek yeniden türlerine, büyüklüklerine, sağlık durumlarına ve yaşlarına göre belirliyor ve kayıt altına alıyor. Bu sayımla New York’un ağaç nüfusunun 2005 yılına göre %12,5 arttığı tespit edilmiş. Her ağacın kent yaşamına ekonomik katkısı da biliniyor. Örneğin Halsey sokağındaki Londra çınarı, yılda 4000 galon sel suyunu tek başına engelliyor, bulunduğu yerleşimi gölgelendirmesi ve serinletmesiyle de yıllık 2000 kwatt saatlik enerji tasarruf ediyor.’’
Yeşil Bursa’mız için de benzer bir çalışma yapılıyor, Başkanlık sürecimde fikirlerine başvurduğum danışmanım olan ve şimdi de BUSİAD Yeşil Bursa Çalışma Gurubunda beraber çalıştığımız Y. Mimar Eser Ceyhan yürüttüğü bir çalışma ile, kentimizin boş olan tüm yeşil alanlarının, otoparkların ve yolların orta refüjlerinin, sokak aralarının ağaçlandırılma planlaması, yapılmaktadır. Çalışma bittiğinde uygulanması için Büyükşehir Belediye Başkanlığına önerilecektir.