Türkiye’nin yaş sebze ve meyve ihracatı, 2026 yılı ilk verilerine göre geçen yılın aynı dönemine oranla %39 artış göstererek 2milyar 353 milyon dolara ulaştı ve tarihinde ilk kez ilk altı ayda 2 milyar doları aştı. Sektör yıl sonu 4 milyar dolarlık toplam ihracat bekliyor. Öne çıkan ürün gurupları da şöyle;
Narenciye: (Turunçgiller): 911 milyon dolar ile ilk yarıda en önde.
Taze Meyve: 757 milyon dolarlık hacme ulaştı.
Taze Sebze: 667 milyon dolarlık gelir sağladı.
Bu ürünler içinde öne çıkan türler, domates, limon, mandalina, kiraz ve portakal.
Öne çıkan pazarlar: Irak, Rusya ve Almanya başta olmak üzere Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Azerbeycan, Ermenistan, Moldova ve tüm diğer Avrupa ülkeleriyle geniş bir ticaret ağı.
Yılsonu hedefi: Sektör temsilcileri, artan küresel talep ve güçlü ürün yelpazesi sayesinde yıllık toplam ihracatın 4 milyar dolara ulaşmasını bekliyorlar.
İhracatçı Birlikleri: Türkiye’de yaş sebze ve meyve sektörü ihracatını geliştirmek, üretici ve ihracatçıları organize etmek amacıyla Türkiye genelinde 6 farklı gurup bünyesinde Yaş Sebze ve Meyve İhracatçı Birlikleri faaliyet göstermektedir. Bu birlikleri şöyle sıralayabiliriz;
Akdeniz Yaş Sebze ve Meyve İhracatçıları Birliği, Uludağ Yaş Sebze ve Meyve İhracatçı Birliği, Ege Yaş Sebze ve Meyve İhracatçı Birliği, İstanbul Yaş Sebze ve Meyve İhracatçı Birliği, Antalya Yaş Sebze ve Meyve İhracatçılar Birliği ve Karadeniz Yaş Sebze ve Meyve İhracatçılar Birliği.
Birliklerin temel görevlerini, üyelerinin dış ticaret işlemlerini düzenlemek ve geliştirmek, ülke genelinde yaş sebze ve meyve ihracat stratejilerini belirlemek, Uluslararası fuar ve ticaret heyetleri oluşturmak, sektörel sorunlar için resmi kurumlara çözüm önerileri sunmak, olarak sıralayabiliriz.
Uluslararası pazarlarda yer alan çok değerli bir ürünümüz de Zeytin ve Zeytinyağımızdır. Bu sektörde Ege Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Birliği Türkiye’deki tüm zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarının genel koordinatör birliğidir. Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği(Marmara Birlik) bölgedeki üreticilerden gelen sofralık zeytinleri dünya pazarlarına ulaştıran büyük bir kooperatiftir.
Buraya kadar, dört mevsim iklim koşullarına, verimli ve büyük bölümü DSİ projeleriyle sulanan tarım toraklarına sahip ülkemizde yetiştirdiğimiz tarım ürünlerimizin dış pazarlara başarılı biçimde ulaşmasını sağlayan ihracat yapımızı önümüze koyduk. Gelin biraz da ihraç ettiğimiz yaş sebze ve meyveleri ve de zeytini nasıl ürettiğimizi sorgulayalım, üretimde başarılı mıyız? Geçen hafta gazete manşetlerini dolduran bir haber vardı, Armut Üzdü, Şeftali Dalda Kaldı, Umut İncirde!
Yazımın ilk bölümünde ürettiğimiz ürünleri dış pazarlara ihraç etme yolunda başarılı adımlar attığımızı gördük, ama bu adımların başarısı ihraç edecekleri yaş sebze ve meyvenin ve de zeytinin verimli ve ucuz maliyetli üretilmesinde buluşuyor. Maliyeti düşük ve fakat kalitesi yüksek üretim tarzının da, her vesile ile bu köşede sizlerle paylaştığım, üretici çiftçilerimizin Hollanda Modeli Kooperatif çatısı altında üretim yapmalarından geçeceğini, vurgularım. Bu arada Hollanda’nın 2025 yılı, ağırlıklı olarak yaş sebze ve meyveden oluşan tarım ürünleri ihracat tutarının 169 milyar dolar olduğunu hatırlayalım, biz ise sebze ve meyvede 4 milyar dolar ihracatı hedef alıyoruz(!!!) Bu vesile ile hem yukarıda isimlerini saydığım Yaş Sebze ve Meyve İhracatçı Birliklerine, hem de Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerine ve de İllerin yerel yöneticilerine sesleniyorum;
Anadolu’nun verimli toprakları üzerinde yaş sebze, meyve ve zeytin üretilen bölgelerimizde, üreticileri köy bazında Hollanda Modeli Kooperatif çatısı altında toplayın. İhracatçı Birlik yöneticileri, gelecek sezon iç ve dış pazarlarda talebi yüksek olacak sebze ve meyve türlerini kooperatif yönetimlerine iletsin. Kooperatif yönetimleri, Hollanda Modelinin temel yapısı içinde, seçilecek ürün cinslerine ait tohum ve fideleri, gübre ve tarım ilaçlarını toptan alıp üyelerine teslim etsinler. Üretimde kullanılacak tüm tarım aletleri kooperatifin kullanımında olsun. Zeytinliklerde de budama, sürme, gübreleme, varsa sulama ve benzeri işler yine kooperatif yönetimince tek elden yapılsın. Böylece üretim sonunda hem dış pazarların talep kalitesinde ürün elde edilsin, hem de üretim maliyetleri kontrol altında tutulsun ve sonuçta hem üreticiler hem de ihracatçılar daha fazla kar elde etsin.
Bu vesile ile üreticilerimize yine sesleniyorum, gelin Hollanda Modeli Kooperatif çatısı altında bir araya gelin. Ürünlerinizi Yaş Sebze ve Meyve İhracatçı Birlikleri uygun fiyatlarla alsın, size para kazandırsın, onlar da aldıkları ürünleri dış pazarlarda iyi fiyatlarla satsınlar, para kazansınlar. Sonuçta Türkiye, Hollanda ile yarışan, belki de geçen tarım zengini ülke olsun!!!