Dünyada bilginin ulaşmadığı yer kalmadı, her an herkes son bilgiyi kolayca edinebiliyor. Kim nereden neyi alıp nasıl işliyor, kime satıyor artık bilinmez değil.

Yeni pazarlar devreye girdikçe, yeni üreticiler de kendiliğinden oluşuyor. Günümüzde ekonomik alanda en önemli husus rekabet olarak karşımıza çıkmaktadır. Rekabet karlılığın düşmesini de beraberinde getirmektedir. Karlılıkların durmadan aşağı gelmesi üretimin anlamını yitirmesine neden olmaktadır. Bunun da şirketlerin sürdürülebilirliğinin üzerinde olumsuz etkileri söz konusudur.

Refahı yakalamak için farklı şeyler yapmak durumunda olduğumuz anlaşılmaktadır. Başkasının yapmadığı ya da yapamadığını gerçekleştirerek öne çıkmak durumundayız.

Bugün bir Tesla üretemeyiz, ancak Tesla’ nın varlığından faydalanabiliriz. Bugün Tesla’ nın ne olduğunu ve kabiliyetini bilmeyenimiz yoktur. Daha önce yazdığımız üzere neden Tesla FSD ( tam otonom sürüş ) özelliğinin Bursa ‘ da pilot uygulama olarak kullanıma açılması düşünülmez?

Otomotiv sektörünün geleceğinin otonom sürüşte olduğu bile bile bu konuda bir insiyatif gösterilmemektedir. Otonom sürüş sadece otomotiv sektörünün gelişimini desteklemeyecek ve şehirleşme de yeni anlayışın ( ulaşım alanında ) oluşmasına fayda sağlayacaktır.

Diğer taraftan Ocak ayında ImmunityBio şirketinin hisselerinde Nasdaq piyasasında yaşanan fiyat artışı tüm dünyanın dikkatini çekti. Fiyat artışındaki sebep şirketin on yılı aşkın süredir denemesini yaptığı Anktiva isimli kanser ilacının Suudi Arabistan’ da kullanılmasına izin verilmesiydi. Yıllardır çok önemli sonuçlar alınmasına rağmen ABD’ de ruhsatlandırma süreçlerinde yaşanan sıkıntıların bu yöntemle aşılacağı düşünülmektedir. Anktiva diğer ilaçlardan farklı olarak tüm kanser türlerinde kullanılabilmekte ancak şu ana kadar ABD’ de mesane ve akciğer kanserlerinde ( küçük hücreli olmayan ) ruhsat alabilmiştir. Tüm kanser türlerinden detaylı fazların uygulanması için çok uzun bir zamana ihtiyaç vardır. Tam bir zaman kaybından söz ediyoruz.

Yan etkisi olmayan bu teknolojinin önünü açmak için devreye Suudi Arabistan girmiştir. Dünyanın her yerinden hastalar Arabistan’ a giderek zenginliklerine zenginlik katarken hem tıbbi deneyimleri artarken hem de toplumsal bir motivasyona ulaşılacağı görülmektedir.

Neden bizim ülkemiz bu tür fırsatları değerlendirmez? Bir Anktiva üretemeyebiliriz, ancak bu değer üzerinden kendimize neden fayda sağlamayı düşünmeyiz?

Aklımızı kullanıp, gelişmenin önünü açacak vizyona sahip olursak refahı yakalamak işten bile değildir.