FIFA Dünya Kupası ilk kez 13 Temmuz 1930'da Uruguay'da düzenlendi. O tarihten günümüze, II. Dünya Savaşı yılları dışında her dört yılda bir gerçekleştirilen turnuvanın 22'si tamamlandı.

Türkiye ilk Dünya Kupası finallerine 1954 yılında katıldı ve ilk turda elendi. Ancak aslında Dünya Kupası sahnesine çıkma hakkını ilk kez 1950 yılında elde etmişti. Brezilya'da düzenlenen turnuvaya ekonomik sebepler nedeniyle katılamadık.

Ardından ülkemizin Dünya Kupası'na yeniden katılabilmesi için yaklaşık yarım asır beklemesi gerekecekti.

2002 yılında katıldığımız turnuvada dünya üçüncüsü olduk. Ülke olarak büyük bir sevinç yaşadık. Bu başarıyı, 2001 ekonomik krizinin etkilerinin hâlâ yoğun biçimde hissedildiği, toplumsal dayanışmaya en fazla ihtiyaç duyulan dönemlerden birinde elde etmiştik. Bazen düşünmeden edemiyorum: Acaba 1950'de de Dünya Kupası'na katılabilseydik benzer bir hikâye yazabilir miydik?

Sosyonomi alanında çalışan bazı araştırmacılar, büyük sportif başarıların çoğu zaman toplumların ekonomik ve sosyal açıdan zorlandığı dönemlerde ortaya çıktığını ileri sürmektedir. Bu görüşe göre kriz dönemleri, insanları daha mücadeleci, daha dayanıklı ve ortak hedefler etrafında daha kenetlenmiş hâle getirmektedir.

2002 yılında yaşadığımız başarı bu tezin lehine gösterilebilecek örneklerden biridir. Hatta 2008 Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale yükseldiğimiz dönemin de küresel ekonomik krizle çakışması dikkat çekicidir. Elbette bunlar birer kanıt değil, ancak üzerinde düşünmeye değer tesadüflerdir.

Eğer bu savda bir doğruluk payı varsa ve bugün gerçekten önemli bir ekonomik ve toplumsal dönüşüm sürecinden geçiyorsak, 2026 Dünya Kupası'ndan başarılı bir sonuçla dönmemiz şaşırtıcı olmayacaktır. Tıpkı 2002 sonrasında yaşanan dönüşüm döneminde olduğu gibi...

Peki ya başarı gelmezse?

O zaman da sosyonominin öne sürdüğü ilişkinin sanıldığı kadar güçlü olmadığı ya da içinde bulunduğumuz sürecin henüz dip noktasına ulaşmadığı yorumları yapılabilecektir.

Bir gerçek var ki, Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve rahat dönemlerinde büyük futbol başarıları elde ettiğini söylemek pek kolay değildir.

Bakalım sosyonomi alanında fikir üretenler haklı çıkacak mı?

1950'ye gidemedik.

Ama 2026 bize bir şeyler söyleyebilir.