Değerli Okurlar,

Yıllar öncesinde sistem kurulmadan, alt yapı oluşturulmadan ülkemizin borsasında kağıtlar gün içerisinde sınırsız çıkış ve inişler sergilerdi. O dönemde; bazen firma sahipleri bazende spekülatörler kağıtların değerlerini olmayacak şekilde değiştirirlerdi. Kontrolü elinde olanlar ve bilgisi olanlar haksız kazanç elde eder, diğer vatandaş ise büyük zarar görürdü.
Daha sonra kontroller, kurallar ve takipler sıkılaştı, günlük kayıp/kazanç oranlarına sınırlar konuldu, kâğıdın gidişatını etkileyecek gelişmeler ise anında KAP (Kamu Aydınlatma Platformu)’a bildirilme zorunluluğu getirildi

Şu tanımlamayı da yapmak lazım: Sistemin içerisinde aslı astarı olmayan, sağlam temelli olmayan, manipülatörler tarafından şişirilmiş, saf yatırımcıları (bu gruba Keriz diyorlar) hedefleyip, onlar üzerinden para kazanmak yani KERİZ SİLKELEMEK için oluşmuş kağıtlara da PONZİ deniyor. Yani insanın ZOMBİ’si gibi!

Baştan şunu söyleyelim; günümüz sisteminde ve alt yapısında, göz yumulmadan, menfaat ortağı olmadan, savsaklamadan BÖYLE BİRŞEY MÜMKÜN DEĞİL…

O ZAMAN HER SEVİYEDEN BİRİLERİ BU KONUDA SUÇ ORTAĞI HATTA SUS ORTAĞI,

DOLANDIRICI İSE ZATEN DOLANDIRICI…

Amatör oyuncu ve yorumcuların bile yıllar önce uyardığı, kamu yöneticilerinin uzun zaman önce “BİZ HER ŞEYİN FARKINDAYIZ, SAKIN HAA!” demelerine rağmen, GÖZ GÖRE, KULAK DUYA, DİL SÖYLEYENE AMA DUR DEMİYENE karşın BALON PATLADI.

Başka bir şekilde anlatmak gerekirse; şişmemiş bir balon düşünün, içi boş ve kapladığı yer yok, sonra bu balonun içine şişebildiği kadar değeri olmayan hava bastığınızı düşünün, İŞTE BU BALON PATLADI!

Mevcut batış için 18, 20 hatta 32 milyar $ batık lafları dolaşırken; 1990’lı yıllarda banka krizinin yaklaşık 4 milyar $, Tüpraş’ın değerinin yaklaşık 16 milyar $ olduğunu dikkate aldığımızda HASARIN BÜYÜKLÜĞÜNÜ anlarsınız. Öte yandan; üreten, çalışanı olan, itibarlı, yaygın bir yapıya ait olmayan fonlar oldukları için, bence daha çok ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKTI! YOKSA PERİŞAN OLURDUK!

Bu konuda çok yorum varken ve yasal süreç devam ederken ben sizlerle detay yerine, bence birkaç şey daha paylaşmak isterim.

- Bu konuda para kaybedenler benim koyduğum isim PONZEDE (Ponzi zede),

- Makam, mevki ne ve kim olursa, mutlaka ters kelepçeli gözaltı sonrasında gerekli cezalara çarptırılmalıdır,

- Sistem sağlamsa, bu niye oldu? Bence sistem, yanlış kişi ve yöneticilerin oyuncağı olmayacak şekilde incelenip, yenilenmeli,

- PONZEDE’lere “devlet tanımlı olmayan ödeme garantisi vermemeli, hukuk garantisi vermelidir”,

- Bu parayı devletin ödemesi demek; birkaç yüz hırsızın parasını 86 milyon vatandaşa ödetmek demek olur! ki yapılmamalı,

- Kolay para kazanmak isteyen yatırımcılar (PONZEDELER), bu riske katlanmalı ve batıklarına razı olmalıdır. Hızlı ve yüksek kazancın riskini de almalısınız,

- Uluslararası finans sisteminde ülkemiz büyük bir itibar kaybı yaşamıştır. Yatırımcıların güveninin geri kazanması zaman alacaktır,

- Bu ve bundan sonraki süreçte; örtmeyin, saklamayın, korumayın, şeffaf olun…

EN BÜYÜK HASARI İSE DİĞER KAĞITLARDA OLAN YATIRIMCILAR VE O KURUMLAR YAŞADILAR. ÜLKE EKONOMİSİDE EN BÜYÜK HASARI BURADA GÖRDÜ!

Unutmayın! Herhangi bir finansal enstrümanda %50 kaybı yerine koymanız için %100 kazanmalısınız. Yani, geri kazanımı zaman alır. Yeni başlayacaklar için ise BORSADA ALIM ZAMANI OLABİLİR (yatırım tavsiyesi değildir).

Bundan sonrası için, kolay paraya tamah etmeyin; peynir yakınsa, kapan yakınlardadır!

Saygılarımla