İbra kurumu Roma hukukunda da borcu sona erdiren sebepler arasında görülmüştür. Roma hukukunda, şekle tabi ibra (acceptilatio) ve şekilsiz ibra (pactum de non petendo) olmak üzere iki türlü ibranın varlığından söz edilebilir. Pactum de non petendo, alacaklının alacağını borçludan talep etmeyeceğine dair, alacaklı ve borçlu arasındaki şekilsiz bir anlaşmadır. Bu durumda borç sona ermez. Borçluya sadece bir defi hakkı tanınır. Bu bakımdan daha sonraları sadece acceptilatio ibra olarak değerlendirilmiştir.[1]
İsviçre Borçlar Kanunu’nun 115 inci maddesinde ibra düzenlenmiştir. Sistematik olarak TBK'nın 132'nci maddesinde düzenlenen ibra müessesesi, öğreti ve uygulamada da borcu sona erdiren sebeplerden biri olarak kabul edilmektedir.
Türk Borçlar Hukukunda ibra; borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsun ya da olmasın, şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle, borcun tamamen veya kısmen ortadan kaldırılmasını ifade eder (TBK m.132/I).
TBK m.132/I hükmünde; borç, "ortadan kaldırılabilir"” ifade edilmektedir. Kuntalp’ e göre; burada asıl olan, alacağın sona erdirilmesidir. Öğretide de ibra, alacaklının borçlu ile yaptığı bir sözleşme ile alacağından vazgeçerek borçluyu borçtan kurtarması şeklinde tanımlanmaktadır. İbranın bir sözleşme olmasının sebebi ile, ayni haklardan ve yenilik doğuran haklardan farklı olarak, hak sahibinin alacak hakkından tek taraflı vazgeçememektedir. Ancak borçlunun rızası ile alacağından vazgeçebilir. İşte ibra da bir alacaktan vazgeçilmesi ile borcun sona ermesini amaçlamaktadır.[2]
İbra yalnız dar anlamdaki borcu sona erdiren bir sebeptir. Ancak ibra sözleşmesinin sözleşme ilişkisinin içerdiği münferit borçların tamamını sona erdirmesi de mümkündür. Buna karşılık geniş anlamda borç ilişkisi ibra ile sona erdirilemez. Taraflar geniş anlamda borç ilişkisini sona erdirmek istiyorlarsa, bozma (borcu ortadan kaldırma = ikale) sözleşmesi (Aufhebungsvertrag) yapmak zorundadırlar.[3]
Akdi niteliği itibariyle ibra, hem kabul (alacaklı) temerrüdünden hem de alacağı talep hakkından, feragattan farklıdır.[4] Çalışmalarınızda başarı, ailenizle birlikte esenlik ve mutluluklar diler, en içten saygılarımızı sunarız.
Jur. Dr. Mevci Ergün
[1] Çelik, A.: Anonim Ortaklıklarda Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrası, Adalet Yayınevi, Kasım 2007, s.13 (Denizci, Ö.S.: Türk Borçlar Hukukunda İbra, Yüksek Lisans Tezi, T. C. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, s.cdlxv, Naklen, https://nek.ıstanbul.edu.tr (Erişim tarihi: 7.102021) (Kısaltılmış; Denizci, Tez)
[2] Kuntalp, E./Barlas, N./ Moralı, A.A./Işıntan,P.Ç./İpek, M./Yaşar, M./Koç, S.: Türk Borçlar Kanunu Tasarısına İlişkin Değerlendirmeler, Galatasaray Üniversitesi Yayınları, Mayıs 2005, s.82 (Denizci, Tez, s. cdlxv, Naklen)
[3] Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, s.1258
[4] Keller/Schobi, age., IV, s.190 (Eren, Borçlar Genel Hükümler, s. 1258 Naklen); Ergün, M.: Sözleşmeler Hukuku Genel Hükümler, C.2, Ankara 2024, s.1475-1476