Bir haftanın yorgunluğundan sonra baba; Pazar sabahı kalkmış eline gazetesini, yanına kitaplarını almış ve akşama kadar oturup dinlenecek olmanın keyfini çıkartmaya başlamış. Ama baba bunları düşünürken oğlu yanına gelerek kendisini parka götürmek için geçen hafta söz verdiğini hatırlatmış.

Bir haftanın yorgunluğundan sonra baba; Pazar sabahı kalkmış eline gazetesini, yanına kitaplarını almış ve akşama kadar oturup dinlenecek olmanın keyfini çıkartmaya başlamış. Ama baba bunları düşünürken oğlu yanına gelerek kendisini parka götürmek için geçen hafta söz verdiğini hatırlatmış. Adam, canı hiç dışarıya çıkmak istemediği için bir bahane bulup evde oturayım, dinleneyim diye düşünmüş.

Birden gazetenin ek olarak verdiği dünya haritası gözüne ilişmiş. Bu haritayı hemen parçalara ayırmış ve oğluna uzatmış; "Bu haritayı birleştirebilirsen hemen parka gideriz" demiş. Ardından da içinden derin bir oh çekmiş; "Dünyanın coğrafya profesörlerinden birini getirsen bile çok zaman alır, bunu iyi akıl ettim" diyerek sevinmiş. Kısa bir süre sonra çocuk koşarak babasının yanına gelmiş. Baba haritayı düzelttim parka gidebiliriz demiş.

Adam önce inanmamış ve görmek istemiş. Görünce de şaşırarak nasıl yaptığını sormuş.
Çocuk demiş ki; bana verdiğin haritanın arkasında insan resmi vardı,

“İNSANI DÜZELTİNCE DÜNYA KENDİLİĞİNDEN DÜZELDİ...”

(Not: 2010 yılında 8. Kalite ve Başarı Sempozyumu açılış konuşmamda aktardığım kıssadır.)

Saygılarımla