Rakamlar ne kadar doğru, bilemiyoruz; ancak sanayide kapasite kullanım oranlarına bakıldığında görünümün hissedilen kadar kötü olmadığı sonucu çıkıyor.

Son 10 yılda sanayide kapasite kullanım oranlarının %60-80 arasında değiştiği görülmektedir. %60, pandemi sürecinde kısa bir süre için kayıtlara geçen bir orandır. Bugünlerde %73 ile pandemiden sonra en kötü dönem olduğu görülmektedir. Veriler, ortalamalardan %3-4 oranında aşağıda seyredildiğini göstermektedir.

Birinci husus, verilerin ne kadar sağlıklı olduğu noktasında vatandaşın aklındaki soru işaretleridir. Bu nedenle daha çok göreceli bir yorumda bulunmak istiyoruz.

Sektörel rakamlara bakıldığında; kimya, kauçuk, plastik, gıda ve içecek faaliyetlerinde bir bozulma olmadığı anlaşılmaktadır.

Bozulma; tekstil, giyim ve metal sektörlerinde yaşanmaktadır. Bu sektörler, istihdamın en yoğun olduğu alanlardır. İşin bir diğer yanı, bu sektörlerin Bursa’nın en önemli sektörleri olmasıdır.

Bu üç sektördeki bozulmanın Türkiye ortalamasını %3-4 puan düşürmesi, ifade edilen alanlarda büyük bir krize işaret etmektedir. Emek yoğun ve istihdam sağlayan bu sektörlerin, ülkede işçilik maliyetlerindeki artıştan olumsuz etkilendiği görülmektedir.

Ülke ekonomisindeki sıkıntılar bir yana, Bursa ekonomisi için tasalanmanın zamanı geldiği ortadadır.

Türkiye, içerisinde bulunduğu sorunları bir şekilde çözecektir.

Bursa sanayisi, sektörel analizler yaparak açılımlar yapmak durumundadır. Sermaye gücü ve insan kaynağıyla ihtiyaç duyulan geçişi yapması işten değildir. Ancak bir “meydan okumaya” ihtiyaç vardır.