17 Mayısta Bursa Erkek Lisesi’nde Geleneksel 143. Pilav Günü’nde buluştuk Erkek Liseli dostlarla. Aramızda Bakanlık, Milletvekilliği yapmış dostlarımız ve de mezunlarımız vardı. Okulun her köşesindeki anılarımızı, tekrar tekrar yaşadık, anlattık, gelin hem okula ait bilgileri, hem de okulda kendi yaşadıklarımı sizlerle de paylaşayım;

Önce okulun tarihçesine göz atalım, 1883 yılında Mülkiye İdadisi adıyla, 2 sınıf ve 60 öğrenciyle, Necip Bey Konağında öğretime, 1886 yılında, bugün de kullanılan tarihi binanın inşaatına başlanmış. 1894 yılında yatılı sisteme dönüştürülmüş. 1910 yılında Mektebi Sultani, 1924 yılında da Bursa Erkek Lisesi adıyla eğitime devam etmiş. 2005 yılında Anadolu Lisesi statüsüne geçirilerek ve de karma eğitime dönüştürülerek Bursa Anadolu Erkek Lisesi adıyla eğitime devam etmektedir.

Ben Tahtakale’deki Süleyman Çelebi İlkokulundan mezun olduktan sonra aynı ilkokulun öğretmeni olan babam beni BEL ortaokul bölümüne kaydettirdi, ama yatılı olarak. O yıllarda lisenin ortaokul bölümüne Bursa’dan öğrenci kaydı yapılmazdı, Bursa dışından yatılı öğrenci alınırdı, özellikle Polatlı’dan gelen çok olurdu. Babam ilkokul öğretmeni olduğundan Maarif Müdürüne rica edip beni kaydettirmişti, ama yatılı olmak şartıyla! Yatakhanemiz Mahkeme Simit Fırınının arkasında, iki katlı bir Bursa eviydi, evin giriş katı okul müdürümüz Rıfat Tokgöz’ün lojmanıydı, üst katında da biz yatardık. Binanın yanındaki sokağın devamında, Tahtakale’deki ucunda, adeta yürüme mesafesinde, bizim evimiz vardı, her akşam okuldaki etüt çalışmamız bitince çantalarımızı toplayıp yatakhaneye geçerken ben yolun öbür ucuna bakar, evimizi özleyerek ağlardım.

Gelin şimdi de size okuldaki yaşamımdan, hala beynimde canlı kalmış, toplantıda dostlarla da paylaştığım anılarımdan bazı aktarmalar yapayım;

Beden Eğitimi hocamız Reşat Esmer, kendisi çok şık giyinir, derslere kravatlı takım elbisesiyle gelirdi. İlk derste önümüze bir kasa koydu, üzerinden nasıl atlayacağımızı güzelce tarif ettikten sonra sırayla atlamaya başlattı bizleri, sıra bana geldiğinde, atlayamadım, 3 yıl ortaokul, 4 yıl lise dönemimde o kasadan atlayamadığım, ama diğer derslerden tam not alıp iftihara geçtiğimden, mani olmamak için hoca 5 not verirdi. Yağmurlu havalarda sınıfta, tahtaya çok güzel çizimlerle değişik spor hareketlerini anlatırdı. Kuş öğrenci olduğumdan bu anlatımlar beynime iyi işlenirdi, bir derste bahçede futbol oynuyorduk, frikik oldu, arkadaşlar bana attırdılar, hocanın derste anlattığı tarzda topa vurdum, top ta doksandan girdi, gol oldu, hoca kim attı bunu dedi, arkadaşlar Erdem dediler, olmaz öyle şey, o atamaz dedi. Lise bitirme imtihanında sadece 19 Mayıs Hareketleri yaptık, hepsini eksiksiz yaptım ve ilk defa 10 aldım. İşte yaşamımın bu bölümündeki ruhsal yapım bana, ileriki yıllarda, 8 kolda ilkokula yeni başlamış çocuklara, önce oyun düzeninde spor yaptırılan, spor uzmanları tarafından yetenekleri keşfedilen ve seçildikleri dalda spor eğitimi verilen DSİ Nilüferspor’u oluşturttu, örneğin Bursa’da tenis sporu ilk defa Setbaşı DSİ tenis kortlarında küçük çocuklar ve meraklı Bursalıların tenis öğrenmesiyle başladı.

Müzik Eğitimi, ortaokul 1. Sınıfta ilk dersten itibaren müzik öğretmenimiz Hüsnü dayı, kendisine koyduğumuz lakabı buydu, sınıfa getirdiği gramofonda klasik batı müziği türlerini, bestecilerini anlatarak dinlettiği eserlerle bizi bu müzikle tanıştırdı, sevdirdi. Ruhumu dolduran o müzik sevgisi, tüm yaşantım boyunca klasik müzik konserlerini kaçırmamayı ve de Uludağ Üniversitesi Rektörü Rahmetli Prof. Dr. Ayhan Kızıl ile kol kola girerek, Üniversite/Büyükşehir Belediyesi ortaklığıyla Bursa Senfoni Orkestrasının kuruluş yolunu açtı.

Matematik Eğitimi, lise yıllarındaki matematik hocamız Şevket hocamız, matematik biliminin köşe taşlarını beynimize yerleştirdi. Lise son sınıfta üniversite sınavlarına hazırlanırken, Kız Lisesindeki arkadaşlardan, onlara hocalarının, üniversite giriş sorularına örnek olabilecek, yüzlerce matematik problemi çözdürdüğünü, öğrenirdik. Şevket hoca ise derslerde sadece birkaç problem çözdürerek bizi hazırlardı. Bir gün kendisine, Kız Lisesinde matematik hocalarının öğrencilerine üniversite sınavlarına hazırlık için yüzlerce problem çözdürdüğünü anlattığımızda, bize ‘’Ya derste çözmedikleri 101. soru gelse ne yapacaklar? Ben size örnek problemlerle tüm sorulara çözüm olacak yolları öğretiyorum, dedi. Gerçekten Şevket Hoca sayesinde ben İTÜ İnşaat Fakültesine üçüncü olarak, Rahmetli Teoman Özalp İTÜ Mimarlık Fakültesine, Rahmetli Mustafa Egel de Makine Fakültesine iyi derecelerle girdik.

PLAV GÜNÜNÜN açılış konuşmaları arasında bir lise öğrencisinin yaptığı konuşma, sunuş tarzı ve içeriğiyle Lisemizde halen yürürlükte olan eğitim programlarının üstün kalitesini açıkça gösterdi, bizlere.

İşte bu özellikleriyle Bursa Erkek Lisesi Bursa’mızın çok değerli bir eğitimi kurumu, bu değerinin korunmasını sağlayan bugünkü okul yönetimine ve öğretmenlerimize, Bursa Erkek Liseli olarak, şükranlarımı sunarım.

Değerli Okurlarımın Kurban Bayramını Kutlarım.