Yerküre üzerindeki canlı yaşam ortamı, İklim Değişikliği olgusuyla değişime uğramaktadır. Bilimsel araştırmalar da, yerküre üzerindeki insan yaşam düzeninin iklim değişikliğine neden olduğunu açıkça göstermektedir. Bu değişim, insan sağlığından, şehir altyapılarına, enerji, gıda ve su kaynaklarına kadar, sosyal, kültürel ve doğal kaynakları olumsuz etkilemektedir.

2015 Paris Anlaşması ve ardından gelen 2019 Avrupa Yeşil Mutabakatı, bu değişime karşı mücadelede küresel bir yön çizmektedir. Avrupa Komisyonu tarafından hayata geçirilen Avrupa Yeşil Mutabakatı, Avrupa Birliğinin 2050 yılına kadar iklim değişiminin sonlanmasını hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm planıdır. 12 Nisan 2024’te Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan, Gözden Geçirilmiş Binalarda Enerji Performansı Direktifi, bu alanda önemli bir dönüm noktasıdır. Direktif, tüm yeni binaların 2030 itibarıyla sıfır karbon salınımlı olması gerektiğini ve 2050’ye kadar Avrupa’daki tüm bina stokunun karbon salınımı olmayan konuma getirilmesini hedeflemektedir. Bu direktif çerçevesinde, konunun çizdiği kritik yol haritası kapsamında bizde de atılan adımlara bakarsak;

Eylem Planı: Türkiye, AB ile ticari beraberliği korumak amacıyla 2021 yılında Yeşil Mutabakat Eylem Planını yürürlüğe koymuştur.

İklim Yasası: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan İklim Kanunu ile yasal alt yapı oluşturulmuştur.

İşte bu adımlarla Türkiye, Avrupa Yeşil Mutabakatının tam merkezinde, üretim, ihracat, mevzuat ve tedarik zinciri içinde yer almaktadır. AB’nin uygulamaya başladığı, Sınırda Karbon Düzenlemesi yükümlülükleri nedeniyle Türkiye, kuralları dışarıdan değil, doğrudan uygulamak zorundadır. Gelin bu zorunluluklarımıza da göz atalım;

1. İhracat ve Sınırda Karbon Düzenlemesi: Bu kapsamda karbon salınımı yüksek sektörlerde, demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen üretimi sektörlerinde AB’ye ihracat, doğrudan karbon vergisi maliyetiyle karşı karşıyadır. Bu durum AB pazarı içindeki rekabet gücümüzü etkilemektedir, üretimlerimizi AB standartlarına uyarak yapmak zorunda bırakmaktadır.

2. Ulusal Mevzuat ve Karbon Piyasası: Türkiye yeşil dönüşüme hukuki zemin hazırlayan İklim Kanununu yürürlüğe sokmuştur. İklim Kanunu çerçevesinde karbon salınımlarını sınırlamak ve yönetmek amacıyla sanayi kuruluşlarının, AB standartlarına uyum sağlayacak üretim düzenine geçişi, hedeflenmektedir. Bu hedefte, 2050 yılında sıfır karbon salınımlı üretim yapmak yer almaktadır.

Dünya genelinde enerji tüketiminin ve sera gazı salınımının yaklaşık üçte birinden sorumlu olan bina kaynaklı enerji tüketimi ve karbon salınımları, yalnızca binanın kullanımıyla sınırlı kalmayıp, beton, çelik ve alüminyum gibi enerji yoğun yapı malzemelerinin üretimiyle de doğrudan ilişkilidir. Türkiye’de bina sektörü, enerji tüketiminin %32’sini oluşturarak sanayiye eşit düzeyde enerji harcamaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin 2053 net sıfır karbon salınım hedefine ulaşmasında bina sektörünün oynayacağı rol son derecede büyüktür. Bu nedenle, Türkiye’de Avrupa Yeşil Mutabakatının getirdiği standartlara uyum sağlamak sadece çevresel değil aynı zamanda ticari ve stratejik bir gereklilik haline gelmiştir. Tam da bu noktada, bina sektöründe çok aktörlü işbirliklerine dayalı ortak zemin oluşturmak amacıyla 2024 Türkiye Sürdürülebilir Binalar Ağı Paylaşım Platformu kurulmuştur. Bu platform yalnızca faaliyet yürüten bir girişim olmanın ötesinde, paydaşlar arasında sürekli bir bilgi akışını ve etkileşimini sağlamaktadır. Çalışmalara katılan kamu temsilcilerinden, akademisyenlere, mimar ve mühendislerden yapı malzemesi üreticilerine, gayrimenkul girişimcilerinden danışmanlara ve tüm sektörün temsilcilerine kadar çok çeşitli uzmanlık alanlarından paydaşlarını bir araya getirmektedir. Bu doğrultuda planlanan ve uygulamaya sokulmaya başlayan çalışmalar şöyle özetlenebilir;

Bina sektörüne yönelik hazırlanan e-öğrenme Modüllerinin yaygınlaştırılması ve Türkiye genelinde erişime açılması, sağlanacaktır.

Ulusal ve yerel düzeyde düzenlenecek çalıştay ve uzman seminerleri, paydaşlar arasında işbirliği ve bilgi paylaşımını güçlendirecektir.

Gençlerin sürece girmesini sağlamak ve yaratıcı çözümler geliştirmek amacıyla Avrupa Yeşil Mutabakatı ve bina sektörü odağında yenilikçi fikirlerin yarışacağı etkinlikler organize edilecektir.

Sektördeki başarılı uygulamaların daha geniş kitlelere ulaşımını sağlamak amacıyla ‘’İyi Uygulamalar Kütüphanesi’’ oluşturulacaktır.

Bu çalışmalarla Türkiye Sürdürülebilir Binalar Ağı, ortak akıl ve işbirliği temelinde, geleceğin şehirlerini bugünden inşa etme hedefiyle, çalışmalarını sürdürecektir.