Şener Şen, ödül aldığı bir akşam yaptığı konuşmada özetle;
“Dünyayı kötüler ve güçlüler yönetiyor.”
demişti.
Pakistan’ın karizmatik eski başbakanı İmran Khan, güçlülerin karşısında bacak bacak üstüne atınca mı, yoksa dediklerini yapmadığı için mi alaşağı edildi?
Belki ikisi de.
Dünya siyaseti tıpkı kumarhane gibi. Bir kasa var ve hep o kasa kazanıyor. Masadaki oyuncular değişiyor, kartlar yeniden dağıtılıyor, zarlar yeniden atılıyor ama kasa yerinde duruyor.
Kimin kazanacağına, kimin kaybedeceğine, kimin zenginleşeceğine, kimin fakirleşeceğine mümkün olduğunca o karar vermek istiyor.
Vietnam, son zamanlarda kasaya hem savaş meydanında hem de ekonomide kafa tutmuş nadir ülkelerden biri.
102 yaşına kadar yaşamış, aslında asker bile olmayan komutanları ve liderleri Võ Nguyên Giáp’ın bunda tabii ki büyük payı var. Bir öğretmenken general olmuş, Fransızlara karşı Dien Bien Phu’da tarihin akışını değiştirmiş, ardından Amerika’ya karşı verilen savaşın en önemli isimlerinden biri olmuştu.
Kasa büyüktü.
Vietnam küçüktü.
Ama bazen masadaki en küçük oyuncu, kasanın hesabını bozabiliyor.
Bu yazıyı önce Khan ve oradan yola çıkarak Benazir Butto ve eşi Asıf Ali Zerdari’yi, sonra da Benazir’in babası Zülfikar Ali Butto’yu düşünerek yazmaya başladım.
Pakistan bize çok benziyor.
Darbeleriyle, siyaset üzerindeki askerî vesayetiyle, liderlerinin başına gelenlerle, demokrasi sancılarıyla, Batı’yla kurduğu garip aşk-nefret ilişkisiyle bize çok benziyor.
Zülfikar Ali Butto başbakan oldu, devrildi ve idam edildi.
Kızı Benazir Butto başbakan oldu, iktidardan uzaklaştırıldı, sürgünler yaşadı ve sonunda bir suikastla öldürüldü.
İmran Khan başbakan oldu, iktidardan düştü ve hapse girdi.
Pakistan’da oyuncular değişiyor.
Ama kasa değişiyor mu?
Bize gelince…
Kasa bizi hep ütüyor.
Hem de ne ütmek!
Bir sağdan, bir soldan. Bir ekonomiden, bir siyasetten. Bir içeriden, bir dışarıdan.
Dünyayı gerçekten kötüler ve güçlüler yönetiyorsa, bu düzenin sonsuza kadar süreceğini düşünmüyorum.
Çünkü kötüler ve güçlüler çok uzun sürmez.
Tarih bunun örnekleriyle doludur.
İmparatorluklar yıkılır.
Diktatörler ölür.
Ordular yenilir.
Paralar değersizleşir.
Sınırlar değişir.
Bir zamanlar dünyanın sahibi olduğunu düşünenlerin saraylarında, birkaç yüzyıl sonra turistler fotoğraf çektirir.
Dünya bir şekilde mutlaka bunu yenecek.
Ya insan aklıyla…
Ya doğal yollarla…
Ya da kesinlikle DOĞAYLA.
Çünkü insanın kurduğu bütün kasalardan daha büyük bir kasa vardır:
DOĞA.
Ve son oyunda kasa gerçekten hep kazanır.