Uzun zamandır yazmak istediğim bir yazı. Türkiye’nin tarımı, tarımsal gücü. Gazetemizdeki sevgili dostumuz, üstadımız, ağabeyimiz, Erdem Saker büyüğümüz, gün geçmiyor, hafta geçmiyor ki, Hollanda’nın tarımsal üretimi, Konya kadar bir ülke oluşu ve milyarlarca dolarlık tarımsal ürün ihracatından bahsetmesin.
Uzun zamandır bu konuyu da düşünüyorum.
Hollanda bir zamanlar o küçücük toprakları ile dünyanın en güçlü donanmalarından birine sahip olmuş, Güney Afrika, Endonezya, Hindistan, Amerika gibi yerlerde büyük sömürgeler elde etmiş, hatta değişik bir sistem kurarak Hollanda Hindistan şirketini kurmuş, donanması ile İspanya’ya, İngiltere’ye, Portekiz’e meydan okumuş, inanların aklının almadığı başarılara imza atmıştır. Neden acaba? Büyük mühendislik ve okumuş insan gücü sayesinde diyebilirim.
Benim ağabeyim 1964 yılından 2020 yılında vefat edinceye kadar Hollandada idi. Bu sebeple ben de Hollanda ile ilgili gerek ekonomi, gerek tarih ve gerekse sanayi gücünü epeyce yakından inceledim. Arkadaşlarım bilirler, ağabeyimin sağlığında senede en az bir defa kendisini ziyaret eder, görüşür konuşurdum. Hollanda’nın gücü bana göre tamamen bilim, araştırma ve sınırsız çalışkanlığa bağlı idi.
Biz Türkiye olarak ne yapıyoruz ve bazı şeyleri neden yapmıyoruz diye kendimizi sorgulamalıyız.
Ülkemiz 783.562 km2. Yüz ölçümünde, 86 milyon nüfusa sahip, iki kıta arasında dünyanın merkezinde bir ülkedir.
Çok kısa bir süre öncesine kadar dünyanın kendi kendini besleyen 7 ülkesinden biri idi. Ama şimdi ne durumdadır. Yazımızda bahsedeceğiz.
a. Türkiye dünyanın gelişmiş 20 ülkesinden biridir.
b. Bir sanayi ülkesidir. Makine sanayi, oto sanayi, silah sanayiinde dünyada başa güreşen ülkelerdendir.
c. 60 milyar dolar turizm geliri ile dünyanın başta gelen turizm ülkelerinden biridir.
d. Tarımda da üretimi epey önemlidir.
e. Cumhuriyet kurulduğunda 12 milyon nüfuslu, her yönüyle dünyanın geri kalmış ülkelerinden biri idi. Ancak, binlerce yıllık bir imparatorluk geçmişi olduğu için kısa zamanda gerek tarımda ve gerekse sanayide kendini besleyebilen bir ülke olmuştu. Ancak bugün nüfusu 7 kat artmış ve dünyanın sayılı tarım ülkelerinden biri ünvanını kaybetmiştir.
f. Bugün Türkiye’nin nüfusunun %90 ına yakın kısmı şehirlerde oturmaktadır, insanlar köylerden kaçmaktadır.
g. Daha önceki yıllarda bir tarım planlaması vardı. Bugün tarım planlaması yok.
h. Oysa tarımsal üretim yapabilecek 40 milyon hektar toprağımız bulunmaktadır. Bu da 400.000 km2. Toprak demektir.
i. Yani Türkiye şu anda bu haliyle hem büyük bir sanayi ülkesi, hem büyük bir turizm ülkesi ve en az Ukrayna kadar üretim yapabilecek bir tarım ülkesi olabilecek durumdadır.
j. Öyleyse tarımsal planlama şarttır.
k. Devlet idarecilerimiz de bu durumun farkına varmış ve aşağıdaki çalışmalara başlamıştır. İnşallah, bu sistem de kurulur ve bir daha Hollanda veya bir başka ülke ile değil de dünyanın tarım ülkeleri ile de karşılaştırma yapabiliriz.
Geçenlerde değerli dostum Prof DR. Ertuğrul Aksoy ile karşılaştım. Yanında 3-4 arkadaşı da vardı. Onların da Üniversitede tarım profesörü olduğunu bahsedince bu fikirlerimden de bahsetmiştim.
Bu bilim adamları ile çata çat tarım münakaşası edebilecek bir bilim adamı değilim, ama aflarına sığınarak bu yazımı yazdım.
Ülkemizdeki idarecilerimiz de aşağıdaki çalışmaları yapmıştır.
Adım Adım Tarımsal Sayım Takvimi
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile çerçevesi çizilen sayım, üç ana aşamada yürütülecek:
1. Ön Hazırlık (Tamamlandı): Bu aşamada, uydu görüntüleri ve tapu verileri gibi teknolojik imkanlar kullanılarak mevcut idari kayıtlarda yer almayan tarım arazileri ve bu arazilerdeki tarımsal faaliyetler tespit edildi.
2. Tamsayım (1 Temmuz – 31 Aralık 2025): Altı ay sürecek bu ana fazda, SMS ile randevu verilen işletmelerden yüz yüze, e-Devlet veya telefonla arazi yapısı, ürün deseni, hayvan envanteri ve mekanik donanım gibi temel veriler toplanacak.
3. Örneklem ve Derinleştirme (2026): İlk fazda elde edilen veriler ışığında, 2026 yılında seçilmiş örnek bir kitle üzerinde daha detaylı analizler yapılacak. Bu aşamada işletme ekonomisi, girdi-çıktı dengesi, işgücü dağılımı ve finansman kaynakları gibi ekonomik göstergeler ölçülecek. Ön sonuçların 2026'nın ikinci yarısında, ayrıntılı mikro verilerin ise 2027 başında yayımlanması hedefleniyor.
Toplanacak Veriler Geleceğin Tarım Politikalarını Şekillendirecek
Sayım neticesinde elde edilecek zengin veri seti, Türkiye'nin tarım politikalarına yön verecek:
· Arazi ve Ürün Bilgileri: Parsel büyüklükleri, mülkiyet ve kiralama durumu, ürün desenleri ve toprak koruma uygulamaları.
· Hayvancılık: Tür ve ırk bazında hayvan envanteri ile barınakların kapasitesi ve özellikleri.
· Tarımsal Mekanizasyon: Traktör, biçerdöver gibi araçların plaka ve şasi bilgileri dahil olmak üzere detaylı makine parkı envanteri.
· Sulama ve Yönetim: Sulama sistemlerinin türü ve yaygınlığı gibi kritik veriler.
· Ekonomik ve Sosyal Veriler: İşgücü yapısı, finansal kaynaklar ve işletmelerin ekonomik performansı.
İnşallah bu konuda da ülkemiz çalışmaları başarılı olur ve dünyaya da örnek oluruz.