Bursa sakinleri olarak Bursa’da olanların hepimizi üzdüğü kanaatindeyim. Siyaset yapmak istemiyorum ama mecburen mecburiyetten bir şekilde dokunmak zorunda hissediyorum kendimi.
Belediye seçimlerinden önce bütün Bursalı vatandaşlar olarak Bursa’nın bazı belediyelerindeki yolsuzlukları duyuyorduk. Ama şimdi yaşadıklarımız hepimizi iyice şaşırttı. Büyükşehir belediye başkanı dahil birçok görevden almalar, şehrimizin gelişimi ile ilgili her şeyi ama her şeyi mahvetti.
Özellikle trafik, artık şehir kilitlendi. Yürümüyor. Her ne kadar toplu taşımaya önem vererek metro ve otobüslerin kullanımı artmış olsa da Bursa’da bulunan birkaç otomobil fabrikasından her gün üretimden çıkan yeni otomobil ve taşıtların büyük bir kısmı şehrimizde kalıyor. Sonuç, kilitlenen trafik.
Toplu taşımayı öne geçirmezsek olacağı bu. Şehir zaten eski ve tarihi bir şehir. Birçok yerine dokunamıyorsunuz. Batıya doğru büyürken tek bir arter üzerinde büyüyorsunuz. Bir de Türk milletinin meşhuuur bir düsturu var. AT – AVRAT – SİLAH
Bursalılar, fırsat bulunca hemen özellikle AT SAHİBİ OLMAYA VE KENDİ ATINI KULLANMAYA ÇALIŞIYORLAR. Buradaki AT ARTIK OTOMOBİL OLDU. Kahraman Türk milleti her yere bireysel aracını kullanarak gitmeye çalışıyor. Sonra da trafik kilitleniyor diye şikayet ediyor. Çözüm için çare bulup sunacak olanlar ise siyasetle uğraşırken ve bir şekilde şehir iktidarını ele geçirmeye çalışırken çare bulmayı da unutuyorlar.
Sevgili Bursalılar,
a. Kesinlikle toplu taşımayı artırıp kullanmalıyız.
b. Bursa kent yöneticileri, Bursalıların toplu taşımayı kullanması için çareler ve tedbirler araştırınız.
c. Yapılan yol, otobüs, metro ve metrobüs yollarını zamanında ve baştan yapılan plana göre bitiriniz lütfen.
d. 3-4 ayda bitirilmesi gereken bir geçit 2-3 yıl sürdü.
e. Şehir hastanesi kent dışına yapıldı ama ulaşımı ve otoparkı düşünülmedi.
f. Şehir stadyumu ve yeni yapılan hastane aynı şekilde uzun yıllar inşaatı sürdü ve halen otopark gibi düzenlemeler yapılmadı.
g. Bu gidişle çevre yolları da yakında tıkanır hale gelecek. O zaman ne yapacağız?
h. BURSAYA BAKIYORUM VE AKLIMA DETROİT GELİYOR.
i. Bir zamanların sessiz sakin Bursası yok artık ve daha da kötü hale gelmesi için yöneticilerimiz uğraşıp duruyor.
j. Sevgili yöneticiler, yapmayın, etmeyin, bakın bugüne kadar yapılanların sonucuna.
k. Ne görüyorsunuz?
--Bir zamanlar Bursa Türkiye’nin ve dünyanın en meşhur termal şehri idi.
Şimdi çıkın Çekirge meydanına, o eskinin güzel termal otelleri eskimiş, kullanılmıyor ve ve veeee özellikle yenilenmesine izin verilmiyor. Böyle giderse Bursa’nın termal özelliği tamamen yok olacak.
--Bursa su şehri idi. Nerede o gürül gürül akan sular
--Bursa’nın kestanesi, şeftalisi, enginarı, meyve ve sebzeleri nerede?
--Bursa ulaşılmaz bir şehir olmuştur.
--Havaalanı doğru dürüst çalışmıyor.
--İdo ve Budo bırakın doğru dürüst çalışmayı, eğri olarak bile çalışmıyor.
Sevgili dostum Levent sen ne diyorsun bu işe.
Şehrin çevresi, İstanbul’un imkanlarını artırmak veya oradan faydalanmak üzere hazırlanmış ulaşım yolları ile çevrili. Ama o yollar da çalışmıyor, çalışması engelleniyor. Yapmayın etmeyin, Bursa’yı ulaşılmazlıktan kurtarın lütfen.
Gelelim turizme, şehrimiz binlerce yıllık tarihi eserlere sahip ama bunlara ulaşım için de doğru dürüst bir planlama yapılmadığı için turizm de tersine gidiyor.
Eski şehrin içi, gerek gezi ve gerekse konaklama için imkanları olmayan bir durumda.
Ooof, canım sıkıldı. Yazımı burada kesiyorum. İnşallah birileri okur da tedbirler almak için çalışır. Biz de ahır ömrümüzde İnşallah Bursa’nın eski ihtişamlı günlerine kavuşuruz.
Yine de düzenlemeler yapılmayıp şehir daha da kötü duruma düşerse, mezarımızdan sonunda başımızı kaldırıp Nasrettin Hoca taklidi yaparız.