Başkanlığım sürecinde danışmanlığımı yapan değerli dostum Y. Mimar Eser Ceyhan’ın ‘’YENİDEN YEŞİL BURSA’’ başlığı altında topladığı bilgileri içeren raporu bu hafta da okumaya devam edelim.

Şehir Kuşları ve Kent Kültürüne Katkıları

Bursa’da yaşayan şehir kuşları

Serçe-Şehir merkezlerinde, parklarda ve yerleşim alanlarında

Güvercin-Özellikle meydanlarda, binaların çatılarında ve parklarda

Saksağan-Yeşil alanlarda, bahçelerde ve parklarda

Leş Kargası-Şehirlerin tenha bölgelerinde ve çöp alanları çevresinde

Sığırcık-Sonbahar ve kış aylarında guruplar halinde

Leylek-Bazı şehirlerde ve banliyölerde, bir de Uluabat Gölünde Adem Amcanın Yaren Leyleği!

Kırlangıç-Binaların çatı altlarında ve saçaklarında, görülürler.

Kuş türleri, insan yerleşimlerine adapte olmuş türlerdir ve Marmara Bölgesi’nin iklimi ve yeşil alanları sayesinde şehirlerde yaşamlarını sürdürebilirler.

Kültürel ve Sanatsal İlham Kaynağı: Kuşlar, şehir yaşamının bir parçası olarak edebiyatta, müzikte, resimde ve diğer sanat dallarında sıkça işlenir. Güvercinler barışın, martılar özgürlüğün sembolü olarak birçok kültürel eserde yer alır.

Kent Sesleri ve Atmosferi: Kuş sesleri, şehrin gürültüsü içinde doğal bir denge unsuru oluşturur. Sabah serçe cıvıltıları veya akşam kargaların ötüşü, kent yaşamına ritim katar ve insanlara doğayla bağ kurdurur.

Yerel Kimlik ve Aidiyet: Bazı kuş türleri belirli şehirlerle özdeşleşmiştir. İstanbul’daki martılar, Ankara’daki sığırcıklar veya Viyana’daki kargalar gibi. Bu türler, şehrin kimliğinin bir parçası haline gelir ve insanlarda aidiyet duygusunu güçlendirir.

Toplumsal Etkileşim ve Sosyalleşme: Parklarda kuşları beslemek, birçok kentli için ritüeldir. Bu aktivite, insanlar arasında sosyal etkileşimi artırır ve kuş gözlemciliği gibi hobilerle topluluklar oluşturur.

Ekolojik Denge ve Çevre Bilinci: Kuşlar, kent ekosisteminin önemli bir parçasıdır. Böcek popülasyonunu kontrol eder, tohumların yayılmasına yardımcı olur. Ayrıca, kuşların varlığı insanlarda çevre koruma bilincinin gelişmesine katkıda bulunur.

Turizm ve Kent İmajı: Kuşların yoğun olarak bulunduğu parklar, göller ve tarihi yapılar turistler için cazibe merkezi haline gelebilir.

SONUÇ: Kente girişten itibaren beton, cam ve asfalttan oluşan sert kent peyzajı içinde yeşil koridorlar sayesinde insanlarda huzur, estetik, sağlık, düzen, davetkarlık gibi duygular ve algılar uyanır. Kentin gelişmiş, modern, yaşanabilir olduğu imajı oluşur. Yeşil koridorlar, kent içi parkları, mahalleleri, orman alanlarını birbirine bağlayan bir ağ gibi görülür. Gürültüyü filitreler, havayı temizler, ısıyı düşürür, insanlarda rahatlık hissi uyandırır. 3,5 milyon nüfusa ulaşan kentimizi YEŞİL BURSA haline getirmek için:

Belirlenen, aşağıda adları yazılı 6 ana arterde çınar ağaçları ile yeşil koridor oluşturalım.

Ana arterler boyunca var olan park, yeşil alan, resmi kurum bahçeleri, kavşak, mezarlıklar gibi alanları ağaçlandırarak koru, orman haline getirelim.

3 merkez ilçemiz, Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım’da yeni park alanları ve mevcut park alanlarını ağaçlandırarak yine yeşil koridorlarla ana arterlere bağlayalım.

YEŞİL BURSA Oluşumunda Ağaçlandırma Maliyetleri:

Uludağ Üniversitesi-Kestel yol aksı 25km / Kent Meydanı-Ovaakça 13km / FSM Bulvarı 2km / Ata Bulvarı 3km / Mudanya Aksı 18km/ Yakın Çevre Yolu 4km Toplam: 65km

65kmlik yolun %30’u ağaçlandırılmış varsayarsak, ağaçlandırılacak yol uzunluğu 45km’ye düşer. Çift taraflı ağaçlandırmada yol boyu 90km, 10m ara ile çınar ağacı dikildiğinde 9 000 ağaç gerekir. Maliyeti de 1200TL den 10 milyon 800bin lira olur…

Tüm meslek yaşantımı DSİ’in yeşil ortamlarında geçirmiş bir kişi olarak, yakın dostum Y. Mimar Eser Ceyhan’ın bu projesini, Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’e, onun Yeniden Yeşil Bursa hedefine ulaşmasının bir yolu olarak, ben de öneriyorum. Bir önerim de yenisini bulup kapatmayı planladığınız Hamitler Katı Atık Depolama Alanı üzerini, DSİ’nin temizlemeyi planladığı Yunuselindeki Alman Kanalından çıkacak nebati topraklarla örtüp ağaçlandırın…