11 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Bursa Organize Sanayi Bölgesi 15.Olağan Genel Kurulunda Hüseyin Durmaz güven tazeleyerek yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. Seçim sonrası yaptığı konuşmada Bursa Organize Sanayi Bölgesinin, şehrin merkezinde kalması nedeniyle uzun vadede buradan taşınması gerektiğini belirterek ‘’Artık yeni bir vizyon ve hareket zamanı’’ dedi. Sanayinin dönüşmesini de dile getiren Hüseyin Durmaz, özellikle küçük ve orta ölçekli sanayicilerin yeni alanlara taşınabileceğini, kaydetti.
Konuşmasının devamında Bursa sanayi ailesine de çağrılarda bulundu,
Yeşil Dönüşüm: Sanayide sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm süreçlerine hız verilmesini,
Yüksek Teknoloji: Üretim yapısının yüksek teknolojiye ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesini,
Birlik ve Dayanışma: Bursa OSB’nin Türkiye ekonomisindeki öncü rolünün sürdürülmesi için sanayicilerle işbirliği içinde çalışmayı, önerdi.
Ben de kendisine, Yeşil Dönüşümün karbon salınımı sıfır üretim olarak tanımlanmasını önererek ve aşağıdaki bilgileri sunarak, Bursa’nın artık yeni bir sanayi bölgesi kurulmasına ve de yeni sanayi oluşumlarının pompalayacağı göçmenleri yerleştirecek uygun alanı kalmadığını, karnımızı doyurduğumuz besinlerin üretildiği tarım alanlarının da korunması gereğini, hatırlatmak istiyorum. Gelin bu gözle önce Bursa’da OSB’lerin oluşum sürecine göz atarak Sayın Başkan’a atacağı adımların doğru hedeflere yönlenmesinde katkıda bulunalım;
Bursa Organize Sanayi Bölgesi 1961 yılında Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesi olarak kuruldu. Toplam 712 hektarlık alan üzerinde 316 firma faaliyet göstermektedir. İlk kuruluş yerinin belirlenmesinde, benim çalıştığım DSİ’den görüş alınmıştı. Bugünkü yeri DSİ uzmanları, hem tarım değeri düşük hem de etkin tarım alanlarına mesafeli olduğunu göz önünde tutarak, önermişlerdi.
OSB denince her vesile ile bu sayfada dönemimde hazırlayıp yürürlüğe soktuğumuz, yeni hazırlanan 1/100.000lik plan henüz Büyükşehir Belediyesi Meclisince onaylanmadığı için, paramparça edilmesine rağmen, halen geçerli olan imar planında sadece BOSB ve NOSAB’ın yer aldığını vurgularım. Planın hazırlanış sürecinde, BOSB’nin daha yarısı bile dolmamışken, dolduğunda ihtiyaç duyulacak yeni sanayi alanı olarak, Bursa’nın çok değerli tarım topraklarının korunmasını öne çeken bir düzen içinde, NOSAB plana yerleştirilmişti. Bu yerleşim mühendislik açısından da, tarımın yoğun olmadığı ve fakat sağlam yapı temeli koşullarının bulunması açısından değerliydi. Plan onaylanmadan önce Ticaret ve Sanayi Odası Meclisinde Bursa iş dünyasına sunduğumda, planda yeni sanayi bölgesi olarak NOSAB’ın yer aldığını gören meclis üyeleri alkışlar altında bu plana Bursa Anayasası adını koymuşlardı.
DSİ tarafından 1960 yılında başlanan Bursa İçme Suyu Projesi kapsamında, uluslararası yöntemler kullanılarak yapılan nüfus etütleri, kentimizin 2000 yılı nüfusunun 1milyon 50 bin olacağı tahmin edilmişti ki bu aynen tuttu, 2030 nüfusu 2milyon 300 bin olacağı hesaplandı ama 2 yerine 17 sanayi bölgesinin oluşumuyla pompalanan göç daha şimdiden kent nüfusunu 3milyon 300binin üzerine çıkardı.
Planda BOSB ve NOSAB sanayi alanları ve 2milyon 300bin kişinin yaşayacağı yaşam alanları, genelde tarım alanlarının kenarında, sağlam zemin yapısına sahip bölümlere yerleştirildi. Kalan değerli tarım alanları da, etrafı kırmızıçizgiyle çevrilerek Korunacak Tarım Alanı olarak, planda yerini aldı. Bursa Ovası 150m derinliğine varan, uzun yıllar boyu yamaçlardan akan alüvyon topraklardan oluşan çok verimli tarım alanlarına sahip, ancak üzerinde oluşacak yapılaşma için de çok zayıf zemin yapısına sahip, o nedenle ovada yer alacak yapılarda çok özel temel yapısı gerekiyor.
Bugün Bursa ekonomisinin bel kemiği sanayi gibi görünse de, tarımın da, eğer üretimde doğru yöntemler uygulanırsa, önemli bir zenginlik pınarı olduğu yadsınamaz. Bu konuda sağlam bir örnek tarım zengini Hollanda’dır. Avrupa Birliğinde yer alan, bizim Konya Ovasından biraz büyük Hollanda’nın dünyanın en zengin ülkelerinin ön sıralarına yerleştiği yadsınamaz. Bu zenginliğin bel kemiği, tarım ve hayvancılık sektörlerinin Hollanda Modeli Kooperatif çatısı altında üretim yapmalarıdır. Bu vesile ile Sayın BOSB Başkanı Hüseyin Durmaz’a aşağıdaki önerimi de iletmek istiyorum;
Tüm OSB Yönetim Kurulu Başkanları bir araya gelerek ve hatta aranıza Bursa Ziraat Odası Başkanını da alarak, Bursa ekonomisinin, tabii ki ülke ekonomisinin ana köşe taşları olan sanayi ve tarımın geliştirilmesi yollarını masaya yatırın. Masadaki konularınız içinde, kentin nüfus artışındaki etkin rolünüz nedeniyle, yeni sanayi oluşumlarının frenlenmesi, Başkanlık seçimi sonrası iş dünyasına önerdiğiniz gibi, sanayide yeşil dönüşümün ve yeni teknolojilerin uygulanması yollarının araştırılması, yer almalıdır. Ve de tarımın ağırlıklı olduğu bölgelerde çiftçilerin, sizlerin OSB çatısı altında üretiminizin benzeri, Hollanda Modeli Kooperatif çatısı altında tarımsal üretim yapmalarına ve sizlerin yakın tanıdığı AB ülkelerine ürünlerini satmalarına destek olabilirsiniz…