Buski’nin su fiyatlarına zam yapması kent gündemine oturdu, eleştirilerin hedefinde doğal olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey var. Mustafa Bozbey ise su fiyatlarından önce, suyun varoluşunun peşine düşmüş durumda. Bakın neler söylüyor bu konuda;
Birleşmiş Milletlerin ‘’su iflası dönemine girdik’’ yönünde açıklama yaptığını vurgulayan Mustafa Bozbey, uzun süredir suyu tasarruflu kullanma çağrısı yapmalarının ne kadar doğru olduğunun bir kez daha görüldüğünü söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını belirterek, suyu tasarruflu kullanmamız gereğini vurguladı ve şöyle devam etti;
‘’Bursa’nın son 20 yılına bakılırsa yağış miktarında sürekli bir düşüşün yaşandığı görülür. Aslında bu düşüş görülüp daha önce tedbirlerin alınması gerekirdi. Bursa’nın üç tane büyük barajı bulunuyor. Yıllık, 743 milyon m3 su akış kapasitesi olan Çınarcık Barajı, %54’ü enerji, % 23’ü tarımsal sulama, %23’ü de içme suyu amaçlı kullanılmak üzere yapılmıştır. İnşaatı 2002 yılında bitirilmiş, hizmete hazır hale gelmiştir. Bu arada DSİ birçok kez ilgilileri uyararak Bursa’nın sürekli artan nüfusuna ve su ihtiyacına dikkat çekmiş, bu amaçla barajın hizmete sokulması için yapılması gerekenleri iletmiş. Biz göreve geldikten sonra bilim insanlarının uyarılarını dikkate aldık, Çınarcık Barajının suyunu Dobruca Arıtma tesislerine aktarmak için bir hat çektik. Ekim ayında yağış olmayınca mecburen su kesintilerini başlattık ve Bursalıları su kullanımında tasarrufa davet ettik. Günlük 520 bin metreküp olan su tüketimi, günlük 430 bin metreküpe kadar düştü.
Tasarrufa yöneltmede bir adımı da kullanımı üç kademede değerlendirerek attık. Yapılan hesaplamada 1,5 milyon abonenin %88’nin 12 m3’ün altında su kullandığını tespit ettik ve fiyatlandırmada ilk kademeyi 12 m3’e çektik. 12 m3 üstü su kullanan da maliyetini ödeyecek.’’ Yapılan bu düzenlemeyle Buski’nin yatırım yapmasına imkan tanımayı amaçladıklarını belirten Mustafa Bozbey, ‘’Fiyat düzenlemesi yapılmasaydı, bu sene Buski var olan kredilerini ödeyemez duruma geliyordu. 2025 yılında 1 milyar liraya yakın parayı Büyükşehir Belediyesi’nden Buski’ye aktarmak zorunda kaldık. Gönül isterdi ki suyu bedava verelim. Ancak su artık, dünyanın en kıymetli değeri haline geldi.’’
Bunları okurken benim de gözümün önünde, yenisi henüz Büyükşehir Meclisi’ne gelip onaylanmadığı için hala geçerli olan, ama paramparça edilmiş olan, dönemimde hazırlayıp önce halkın, sanayicinin ve sonra meclisin onayını olarak uygulamaya sokulan 1/100.000 ölçekli imar planın kentimizin gelişmesindeki rolünün sıfırlanması, canlandı.
Her vesile kentimizin geleceğe hazırlaması sürecini önünüze sererim, gelin bu vesile ile taa 1960’larda DSİ’nin başlattığı Bursa İçme Suyu Projesinden başlayarak, su kaynaklarını kullanımının planlanmasından, kentin 2030 yılını hedef alan yerleşim planlamasına kadar atılan adımları ve yapılan hataların sonuçlarını keskin hatlarıyla, bir defa daha önümüze serelim.
Evet, 1960 yılında çıkarılan yasayla, nüfusu 100.000’nin üzerindeki kentlerin içme-kullanma suyu projelerinin uygulama yetkisi DSİ Genel Müdürlüğüne verildi. Bursa İçme Suyu projesinde de ilk adım Bursa’nın yıllara göre nüfus büyüklüğünün belirlenmesi çalışmasıyla atıldı. Uzmanlarımız uluslararası yöntemler kullanarak, Bursa kentinin 2000 yılı nüfusunun 1milyon 50 bin olacağı hesaplamış ve bu büyüklük tahmini aynen tutmuştur. Aynı çalışma içinde kentin 2030 nüfusunun 2 milyon 300bin olacağı da hesaplanmıştı!
Dönemimde İmar İskan Bakanlığı uzmanlarıyla beraber hazırladığımız, kentimizin 2030 yılını hedef alan 1/100.000 ölçekli İmar Planı, Büyükşehir Belediye Meclisi ve İmar İskan Bakanlığınca onaylanarak yürürlüğe sokuldu. Bu İmar Planında 2milyon300bin nüfusun yaşayacağı alanlar, ovanın sağlam temel yapısına sahip bölümlerine yerleştirildi. O yıllarda alanının üçte biri dolu olan Organize Sanayi Bölgesinin dolmasıyla ihtiyaç duyulacak yeni sanayi alanı olarak NOSAB plana yerleştirildi. Bu yerleşimde tarımsal değeri düşük ve fakat temel yapısı sağlam zemin şartlarına sahip bir alan seçildi. Geri kalan Bursa Ovasının değerli tarım toprakları da Korunacak Tarım Alanı olarak planda yer aldı.
Ama ne yazık ki, onay öncesi kendilerine anlatılan ve bizzat sanayicinin Bursa Anayasası adını verdiği bu plan, onlar tarafından yok sayılarak OSB sayısı 2’den 17’e çıkarıldı. Bu sıçramanın oluşturduğu göç dalgasıyla pompalanan kent nüfusu şimdiden 3milyon 300’e ulaştı. Bu hızlı nüfus artışı karşısında, kentin su ihtiyacını karşılamak üzere 2030’da devreye girmesi planlanan Çınarcık Barajı’nın hemen Bursa içme suyu sistemine katılması çalışması sürdürülüyor. Bundan böyle devreye sokulacak yeni suyu kaynağı bulmak çok zor ama çözüm yine bizim elimizde;
Musluğumuzdan akan suyu tasarruflu kullanacağız, musluğu lüzumsuz açık bırakmayacağız, çatımıza düşen yağmur sularını depolayıp, sulama, temizlik, araba yıkama ve benzeri alanlarda kullanacağız…