Ülkeler sanayileşmede büyük bir yarışın içerisine girmiş durumda. Eskiden gelişmekte olan ülkeler üretim merkezi haline gelirken günümüzde gelişmiş ülkelerin yeniden sanayileşme gayreti gösterdiği anlaşılmaktadır.

Gelişmekte olan ülkeler tarife dışı engellerle sanayileşmede rekabet gücünü yitirirken yeni bir ekonomik ortama girildiği görülmektedir.

Yeni ekonomik iklimin ilk farklılığı tarife yani gümrük vergilerinden gelmiştir. Gelişmiş ülkeler başta ABD olmak üzere üretimin kendi topraklarına dönmesi için zayıf pazarların mallarını pahalı hale getirmiştir.

Son yıllarda Yapay Zeka ve robot teknolojilerinde yaşanan gelişmeler artık gelişen ülkelerin sanayileşmeye yeniden dönme fırsatı yaratmaktadır.

Artık daha küçük alanlarda, aydınlatmaya dahi ihtiyaç duymadan 7/ 24 üretim yapabilme imkanı vardır. Ne yemek arası, dinlenme ihtiyacı, servis, sigorta, izin, rapor v.b. sorunlar olmadan çalışan tesisler kurulabilmektedir. Robotlarla üretim yapan fabrikaları dahi robotlar inşa edebilmektedir.

Çalışma hayatına bağlı sorunlar, yeşil dönüşüm gibi endişeler ortadan kalkmış durumdadır.

Üretimin her adımının her an ölçülebilir olması, kaynak tüketimi, sürdürülebilirlik gibi anlayışlarının önem yitirmesine neden olmaktadır.

İnsan unsuru da üretim modelinden çıkarıldığında gelişmiş pazarlarda üretim yapmak daha avantajlı hale gelmektedir.

Bir de bu yeni üretimin iki ayağının – Yapay Zeka ve robot teknolojilerinin- gelişmiş ülkelerin elinde olması dengeleri dramatik bir şekilde değiştirmektedir.

Evet, sanayileşmede gelişmiş ekonomiler büyük bir geri geliş öncesindedir. Yakın zamanda teknolojide yaşanacak sıçramalarla gelişmekte olan ülkeler üretim alanında rekabet şansını çok hızlı bir şekilde yitirecektir.

Türkiye’ nin sanayi ve sanayiciye bakış açısını acilen gözden geçirmesi gerekmektedir.