Günümüzde konutlarda kullanılan elektrikli cihaz sayısının her geçen yıl arttığını ifade eden Karabiber, güvenlik sistemleri, hidroforlar, merkezi sistemler ve elektrikli araç şarj istasyonlarının artık yaşamın ayrılmaz parçaları haline geldiğini belirtti. Buna rağmen birçok binanın elektrik tesisatının yıllar önceki ihtiyaçlara göre hizmet vermeyi sürdürdüğünü kaydeden Karabiber, bu durumun ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı. Vatandaşların elektrik sistemlerini çoğu zaman yalnızca arıza yaşandığında hatırladığını dile getiren Karabiber, sürekli atan sigortalar, ortak alanlarda yaşanan enerji kesintileri, voltaj dalgalanmaları ve elektronik cihazlarda meydana gelen arızaların önemli uyarı işaretleri olduğunu söyledi.

“Riskler çoğu zaman gözle görülmez”

Özellikle 20 yaşın üzerindeki binalarda elektrik panoları, kablo sistemleri ve topraklama tesisatlarının düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirten Karabiber, şu değerlendirmede bulundu: “Elektrik altyapısında ortaya çıkan birçok problem ilk aşamada gözle görülmez. Riskler sessizce büyür ve çoğu zaman ciddi bir sorun yaşanana kadar fark edilmez. Bir apartmanda asansörün çalışıyor olması, ortak alan aydınlatmalarının yanması veya hidrofor sisteminin devrede bulunması, elektrik altyapısının sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Nasıl araçlarımızı belirli aralıklarla muayeneye götürüyor, kombilerimizin bakımını yaptırıyorsak, yaşadığımız binaların elektrik sistemlerini de aynı hassasiyetle kontrol ettirmeliyiz.” Elektrik güvenliğinin yalnızca teknik bir konu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Karabiber, bunun aynı zamanda can güvenliği, mal güvenliği ve yaşam kalitesi açısından da kritik önem taşıdığını söyledi.