Ülke ekonomisinin nabzını elinde tutan inşaat sektörünün temsilcileri, temkinli bir hareketliliğin yakalandığı 2010'un ikinci yarısında hedeflerin tutacağını söylediler.
BİRÇOK sektöre öncülük eden, devlet politikalarının büyüme politikalarını yönlendiren ve istihdam ettiği işçi profili sebebiyle tabanı kalkındıran bir sektör olarak öne çıkan inşaat sektöründe göstergeler olumlu yönde yükselmeye başladı.
Gerek yaz aylarının gelişi, gerek konut kredilerindeki düşüşün sürmesib nedeniyle sektördeki hareket ve iş akışındaki sirkülasyon hızla devam ediyor.
Bursa'daki inşaat sektörünün temsilcileriyle yaptığımız görüşmeler çerçevesinde oluşan ortak fikir, 2010 yılının ilk yarısında hafif bir hareketlenmeyle süren soru işaretleri ve belirsizlik ortamı, ikinci yarı itibariyle kendini daha önünü gören bir ortama bırakmış ve 2010 yılının hedeflerinin tutacağına dair umut ışığı olmuş.
Bursa'da konut yapılaşmasında arz fazlası olduğu söylemlerine karşı çıkan sanayiciler, Bursa'da arz fazlasının değil, yanlış zamanlama, yanlış konumlanmalar sayesinde yanlış yatırımların yapıldığını, o sebeple bu yatırımların, inşaatçıların elinde kaldığını belirttiler.
Doğru nokta ve zamanlarda yapılacak yatırımların ise sürekli nüfus artışı yaşayan ve göç alan bir şehirde hiz bir şekilde mevcuttaki konut yapılanmasının arz fazlası oluşturmayacağı konusunda birleşti sektör temsilcilerinin görüşleri.
İşte inşaat sektöründe faaliyet gösterem sanayicilerimizin görüşleri:
Toparlanma süreci içindeyiz
Fatih Vardar, Bursa Beton Genel Müdür Yardımcısı: Son dönemde Dolar kurunda bir artış, buna karşılık Euro kurunda düşüş yaşanmaktadır. Faaliyet gösterdiğimiz hazır beton sektörü çok fazla yabancı girdisi olmayan ve tamamına yakın yerli malzeme ve hammaddeyle üretim gösteren bir sektördür. Dolayısıyla döviz kurundan birebir etkilenmemektedir. Ancak motorin, elektrik gibi yakıt giderlerindeki artışlar, rekabetin etkisiyle diğer satış fiyatları sebebiyle etkisini daha da göstermeye başlamıştır.
Halen bir geçiş dönemi yaşamaktayız. İnşaat piyasası krizin etkilerini üzerinden atmaya başladı ve toparlanma sürecine girdi. Sezonla beraber özellikle kentin batı yakasında fabrika ve konut yatırımlarının arttığını görüyoruz. Bu son derece sevindirici bir durum. Ben yapılan bu yatırımların geri döneceğini ve yatırımcısına kazandıracağını düşünüyorum. Nitekim Bursa hızla büyüyen ve nüfusu artan bir şehir.
Sürdürülebilir artış yaşanıyor
Ali Karasu, Karasu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı: Konut alımları için bankaların verdiği düşük krediler ve malzeme fiyatlarının büyük bir artış göstermemesi inşaat sektörüne az da olsa canlılık getirdi. Konuta fazla talep olmasa bile yatırım amaçlı ve ileriye dönük ihtiyaçları karşılama gibi düşünceler sayesinde konut alımlarında artış gözleniyor.
Sektörde arz fazlası var. Bunun sebebinin de insanların başka yatırım araçlarından ziyade konuta yönlenmesi olarak değerlendiriyorum. İşyeri ve mağaza yatırımları da cazip geliyor insanlara. Bu sebepler çerçevesinde sektörde ciddi ve sürdürülebilir bir artış yaşandığını söyleyebilirim.
Tüm olumsuzluklara rağmen
2010'u iyi geçiriyoruz
Cevdet Yüce, Çevre İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı: İnşaat sektörü iki yıla yaklaşan bir süreden beri genel olarak durgunluk içerisindeydi. Bu durgunluk doğal olarak sektörün tamamı için geçerli bir tesbit olamaz. Çünkü, İnşaat Sektörü çok geniş bir yelpazede faaliyet göstermektedir. Geçen bu güreç içerisinde az da olsa kamu ve özel sektör yatırımları devam etmiştir. Ancak, geçilen bu dönem öncesi ile kıyaslandığında yavaşlamanın önemli ölçüde olduğu görülecektir. 2010 yılının ikinci çeyreğinden itibaren mevcut olumsuz havanın dağılma eğiliminde olduğu gözlenmektedir. İyileşme eğiliminin tam olarak konut üreticilerine yansımamasına rağmen arz devam etmektedir. Az da olsa, özellikle bölgemizde sanayi yatırımlarında hareket oluşmaktadır. Geçtiğimiz günlerde konut kredi faizlerinin artacağı söylentisi, konut satışlarına olumsuz olarak yansımıştır. Bütün bunlara rağmen inşaat sektörünün geleceği ile ilgili beklentilerimiz olumlu yöndedir.
Son günlerdeki döviz kurlarındaki değişimler doğal olarak inşaat sektörünü de olumsuz yönde etkilemektedir. İnşaat sektörünün ana girdileri olan demir ve çimento fiyatları dalgalanma göstermektedir. Her ne kadar rekabet ortamında çimento fiyatları olabildiğince düşük seyretse de, demir ve çelikte durum bundan farklıdır. Bütün dünyada demir çelik fiyatları geçtiğimiz bir kaç ay içerisined yükselmiş, Türkiye de demir fiyatları geri gelmiş, ancak demir türevi diğer ürün fiyatları düşmemiştir. İnşaat sektörünün ithal maddeleri ise döviz kurlarına bağlı olarak değişim göstermektedir. Aslında en önemli unsur döviz kurlarındaki istikrarsızlık, bizim sektörüm tarafından da olumsuz algılara sebep olmaktadır.
Ülkemiz genelinde ve özellikle de büyük kentlerimizde önemli konut projeleri hayata geçirilmektedir. Kentimiz de bu anlamda gerek TOKİ vasıtasıyla, gerek özel projeler aracılığı ile önemli bir konut arzı söz konusudur. Kent merkezindeki Doğanbey dönüşüm pojesi önemli bir konut arzı oluşturmaktadır. Genel olarak bakıldığında konut arzının fazla olduğun şeklinde kanaat oluşmaktadır. Ancak, unutulmaması gereken en önemli husus mevcut konutlarımızdaki uygunsuzluk ve olumsuzluklardır. Özellikle 1999 yılından önce inşaa edilmiş olan konutlarımızda Deprem Güvenliği, Yalıtım gibi önemli eksiklikler mevcuttur. Bu açıdan bakıldığında, talebin daha fazla olması gerekmektedir. Fakat bu durum genel piyasa şartları ve alım güçleri ile alakalıdır. Kentimizdeki mevcut yapılarımız aracılığı ile yaşanan ısı kayıpları ülke ekonomisi açısından hiçde gözardı edilebilecek boyutlarda değildir. Sadece bu iki konu dahi yeni konutların yapılmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Bunun dışında nüfus artışı, iç göç de ayrıca zikredilmesi gereken faktörlerdendir.
Bütün olumsuzluklara rağmen, özellikle AB tarafında şiddetli bir kriz yaşanmadığı takdirde 2010 yılının ikinci yarısının geçmişe göre daha iyi olacağı ümidimiz sürmektedir. Yurtdışı projeler, içeride devam eden yatırımlar sektör açısından son derece önem arzetmektedir. Bilgi birikimi, deneyimli teknik kadrolar, tecrübe inşaat sektörünün en önemli kazanımlarıdır.
Yatırımlar dikkatli yapılmalı
Mahmut Demiröz, MBM İnşaat Genel Müdürü: Çok sayıda nitelikli ve özel projelerin Bursa'da yapımına başlanması ve yatırımını gayrimenkule yatıracak insanların önüne oldukça çeşitli seçeneklerin sunulması, bankaların düşük faizli ve uzun vadeli konut kredileri sunması inşaat sektörünü hareketlendirmektedir. Yapılan konutların daha çok orta ve üst gelir grubuna hitap etmesi nedeniyle alt gelir seviyesinde yaşayan insanlar konut sahibi olamamaktadır. Mevcut ekonomik koşulların dikkate alınarak yatırım yapılmasının gerekliliğine inanıyorum. Aksi takdirde arz-talep dengesizliği devam edecektir. Öte yandan dolar-Euro'daki iniş çıkışlar ve faiz oranlarında yaşanacak dalgalanma konut sektörünü olumsuz yönde etkileyecektir. İnşaat sektörü ekonominin en önemli dinamiklerinden biri, bu sektörde istikrarlı büyüme ülkemizde ekonomik siyasi alanda istikrar ve güveni yakalamakla olur. Dış ve iç politikalardaki olumsuz gelişmeler, gerilmeler yabancı sermayeyi ve yatırımcıyı etkilemektedir. Türkiye'nin gündemi ekonomi, işsizlik olmalı, çözüm önerileri toplumun her kesimi ile paylaşılmalıdır. Kamu yatırımları da önemli bir bütçe ile devam ederse gelecek yılın yarısı da olumlu gelişmelerle sürecektir. Bu da 200'den fazla alt sektörü olan inşaat sektörünün işsizlik oranının düşürecektir.
2010 yatırımlarla bitecek
Aydınlar A.Ş. Necati Aydın: “Bilindiği üzere 2009 yılı Türkiye için zor bir yıldı. Kendi şirketimiz açısından bakacak olursak krizden etkilenmemek adına çalıştığımız firmaları çok iyi belirledik. Emeğimizin karşılığını almak için kurumsallaşmış ciddi firmalarla iş yapmayı tercih ediyoruz. Fazla kar etmek hayaliyle gerçeğe dayanmayan yatırımlara kalkışmadık. Her işe saldırmıyoruz diyebilirim. Daha agresif ama temkinli ve emin adımlarla hareket ediyoruz.
2010 yılı oldukça güzel başladı ve umarım tüm ülke olarak istikrarlı bir yıl geçiririz. İnşaat sektörünün de oldukça hareketli olduğunu söyleyebilirim. Mevduat faizleri bu kadar düşük ve konut faizlerinin bu kadar uygun olduğu bir ortamda insanların satın alma gücünün arttığını düşünüyorum. Beraberinde yatırımların da artacağına inanıyorum. Çünkü artık bankada duran sıcak paranın getirisi kimseyi tatmin etmiyor. Dolayısıyla da 2010 yeni yatırımlarla dolu bir yıl olarak tamamlanacaktır.”
2010'da hedefleri tutturduk
Mehmet Alemdaroğlu, Şentürkler İnşaat Satış ve Pazarlama Sorumlusu: Bu sene yaz ve ramazan ayınının ağutos ayına denk gelmesi sebebi ile haziran sonu itibari ile konut talepleri durma noktasına gelmiştir. Fakat bu talepler ramazan bayramı sonrasına ertlenemiştir. 2010 ilk yarısında hedeflediğimiz satış rakamlarına ulaşmış bulunmaktayız. Konut kredilerindeki düşük faiz oranın devam etmesi durumunda talebin artarak değil aynı kalarak devam edeceğini düşünüyorum. Bursa consept ve pahalı projelere doymuştur. Hane halkı gelirine göre baktığımızda aylık ortalama geliri 3-5 bin TL arasında olan kesime yönelik konut projeleri planlanmalıdır. Bu kesimin Bursa nufusna oranı yaklaşık yüzde 55'lik gibi büyük orana sahiptir.Dolayısı ile 100-120 bin TL arasında 100-120 m2 aralığındaki uygun fiyatlı ve sosyal imkanları tatil köyü gibi olmayan konut ihtiyacı vardır. İnşaat sektörü geçtiğimiz son birkaç yıla oranla daha toparlanmış lokomotif projelerle ön plana çıkmaya başlamıştır. Dolayısıyla gelecek süreç için olumlu atılımlar söz konusu olup ekonominin tüm alanlarında bu olumlu sürecin yansımaları görülecektir.
Önemli olan arz ve talebin aynı fiyat aralığında buluşması
Serkan Savu, Yedsa İnşaat Genel Müdürü:
Yılın 2. Yarısından itibaren de sektörde olumlu gelişmelerin olacağı düşüncesindeyim. Bursa'daki nüfus artışı, Türkiye'dekinin 2 katıdır. Bu perspektifden baktığımızda talep vardır ve önümüzdeki 5 yıl içerisinde artacaktır. Fakat konut ihtiyacı olan kesimin sadece %15'lik bir kısmı bunu satın alabilecek yada kredi taksitlerini ödeyebilecek maddi yeterliliğe sahip durumda olduğu da aynı araştırmaların bir başka göstergesi. Bu durumda önemli olan arz ve talebin aynı fiyat aralığında buluşabilmesidir. Bu yüzden hükümet de konut üretimi yapan firmaların maliyetlerini aşağı çekebilmeleri için gerekli olan düzenlemeleri yapmalıdır.
Sektörün iç dinamikleri hızlandı
Sabit Çakmak, İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı: İnşaat deyince olaya Kamu ihaleleri ve özel sektör olarak bakmak lazım. Ne kadar olumsuz gelişmeler olsa bile inşaat iç dinamikleri ve kamu yatırımlarındaki artışlarla dar ağızdan bir nebze artıya doğru harekete geçmiştir. Bunda yaz sezonunun olması da etkilidir.
Döviz hareketleri inşaat sektörünü fazla etkilemedi. Bunda inşaatta kullanılan hammaddenin %95 oranında Türkiye'de üretildiği için fazla bir etkisi olmadı kanaatindeyim. Bursa'da Arz'ın fazla olduğu bugün için fazla gibi dursa da Bursa artık bir marka şehir otomotiv, tekstil, enerji, perakende, turizm gibi alanlarda artık bir numara. Buna Bursaspor'u da eklemek lazım. Bu anlamda Bursa'nın çehresi değişiyor. Tabi ki insanların yaşam kalitesi artıyor ve konutların yenilenmesi yeni yaşam alanlarına ihtiyaç duyuluyor. Bu anlamda arz talep dengesi bozuk gibi dursa da yakın zaman dengeleneceğini düşünüyoruz.
Arz fazla değil
Murat Evke, Evke Yapı Genel Koordinatörü:
Ben arz fazlalılığı olduğu yönündeki görüşleri de haklı bulmuyorum. Doğru zamanda, kaliteli ve doğru yerde yapılan tüm konutlar talep görecektir. Bursa göç almaya devam ettiği sürece de bu arza talep kendiliğinden gelecektir zaten. Yanlış yapılan yatırımlar sayesinde elde kalan konutlardan dolayı arz fazlası görüşü doğmasının sebebidir. Bursa'da nüfus artışı ve göçle birlikte gelen taleplerle konut yapımında patlama yaşanacağı kanaatindeyim.
BİRÇOK sektöre öncülük eden, devlet politikalarının büyüme politikalarını yönlendiren ve istihdam ettiği işçi profili sebebiyle tabanı kalkındıran bir sektör olarak öne çıkan inşaat sektöründe göstergeler olumlu yönde yükselmeye başladı.
Gerek yaz aylarının gelişi, gerek konut kredilerindeki düşüşün sürmesib nedeniyle sektördeki hareket ve iş akışındaki sirkülasyon hızla devam ediyor.
Bursa'daki inşaat sektörünün temsilcileriyle yaptığımız görüşmeler çerçevesinde oluşan ortak fikir, 2010 yılının ilk yarısında hafif bir hareketlenmeyle süren soru işaretleri ve belirsizlik ortamı, ikinci yarı itibariyle kendini daha önünü gören bir ortama bırakmış ve 2010 yılının hedeflerinin tutacağına dair umut ışığı olmuş.
Bursa'da konut yapılaşmasında arz fazlası olduğu söylemlerine karşı çıkan sanayiciler, Bursa'da arz fazlasının değil, yanlış zamanlama, yanlış konumlanmalar sayesinde yanlış yatırımların yapıldığını, o sebeple bu yatırımların, inşaatçıların elinde kaldığını belirttiler.
Doğru nokta ve zamanlarda yapılacak yatırımların ise sürekli nüfus artışı yaşayan ve göç alan bir şehirde hiz bir şekilde mevcuttaki konut yapılanmasının arz fazlası oluşturmayacağı konusunda birleşti sektör temsilcilerinin görüşleri.
İşte inşaat sektöründe faaliyet gösterem sanayicilerimizin görüşleri:
Toparlanma süreci içindeyiz
Fatih Vardar, Bursa Beton Genel Müdür Yardımcısı: Son dönemde Dolar kurunda bir artış, buna karşılık Euro kurunda düşüş yaşanmaktadır. Faaliyet gösterdiğimiz hazır beton sektörü çok fazla yabancı girdisi olmayan ve tamamına yakın yerli malzeme ve hammaddeyle üretim gösteren bir sektördür. Dolayısıyla döviz kurundan birebir etkilenmemektedir. Ancak motorin, elektrik gibi yakıt giderlerindeki artışlar, rekabetin etkisiyle diğer satış fiyatları sebebiyle etkisini daha da göstermeye başlamıştır.
Halen bir geçiş dönemi yaşamaktayız. İnşaat piyasası krizin etkilerini üzerinden atmaya başladı ve toparlanma sürecine girdi. Sezonla beraber özellikle kentin batı yakasında fabrika ve konut yatırımlarının arttığını görüyoruz. Bu son derece sevindirici bir durum. Ben yapılan bu yatırımların geri döneceğini ve yatırımcısına kazandıracağını düşünüyorum. Nitekim Bursa hızla büyüyen ve nüfusu artan bir şehir.
Sürdürülebilir artış yaşanıyor
Ali Karasu, Karasu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı: Konut alımları için bankaların verdiği düşük krediler ve malzeme fiyatlarının büyük bir artış göstermemesi inşaat sektörüne az da olsa canlılık getirdi. Konuta fazla talep olmasa bile yatırım amaçlı ve ileriye dönük ihtiyaçları karşılama gibi düşünceler sayesinde konut alımlarında artış gözleniyor.
Sektörde arz fazlası var. Bunun sebebinin de insanların başka yatırım araçlarından ziyade konuta yönlenmesi olarak değerlendiriyorum. İşyeri ve mağaza yatırımları da cazip geliyor insanlara. Bu sebepler çerçevesinde sektörde ciddi ve sürdürülebilir bir artış yaşandığını söyleyebilirim.
Tüm olumsuzluklara rağmen
2010'u iyi geçiriyoruz
Cevdet Yüce, Çevre İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı: İnşaat sektörü iki yıla yaklaşan bir süreden beri genel olarak durgunluk içerisindeydi. Bu durgunluk doğal olarak sektörün tamamı için geçerli bir tesbit olamaz. Çünkü, İnşaat Sektörü çok geniş bir yelpazede faaliyet göstermektedir. Geçen bu güreç içerisinde az da olsa kamu ve özel sektör yatırımları devam etmiştir. Ancak, geçilen bu dönem öncesi ile kıyaslandığında yavaşlamanın önemli ölçüde olduğu görülecektir. 2010 yılının ikinci çeyreğinden itibaren mevcut olumsuz havanın dağılma eğiliminde olduğu gözlenmektedir. İyileşme eğiliminin tam olarak konut üreticilerine yansımamasına rağmen arz devam etmektedir. Az da olsa, özellikle bölgemizde sanayi yatırımlarında hareket oluşmaktadır. Geçtiğimiz günlerde konut kredi faizlerinin artacağı söylentisi, konut satışlarına olumsuz olarak yansımıştır. Bütün bunlara rağmen inşaat sektörünün geleceği ile ilgili beklentilerimiz olumlu yöndedir.
Son günlerdeki döviz kurlarındaki değişimler doğal olarak inşaat sektörünü de olumsuz yönde etkilemektedir. İnşaat sektörünün ana girdileri olan demir ve çimento fiyatları dalgalanma göstermektedir. Her ne kadar rekabet ortamında çimento fiyatları olabildiğince düşük seyretse de, demir ve çelikte durum bundan farklıdır. Bütün dünyada demir çelik fiyatları geçtiğimiz bir kaç ay içerisined yükselmiş, Türkiye de demir fiyatları geri gelmiş, ancak demir türevi diğer ürün fiyatları düşmemiştir. İnşaat sektörünün ithal maddeleri ise döviz kurlarına bağlı olarak değişim göstermektedir. Aslında en önemli unsur döviz kurlarındaki istikrarsızlık, bizim sektörüm tarafından da olumsuz algılara sebep olmaktadır.
Ülkemiz genelinde ve özellikle de büyük kentlerimizde önemli konut projeleri hayata geçirilmektedir. Kentimiz de bu anlamda gerek TOKİ vasıtasıyla, gerek özel projeler aracılığı ile önemli bir konut arzı söz konusudur. Kent merkezindeki Doğanbey dönüşüm pojesi önemli bir konut arzı oluşturmaktadır. Genel olarak bakıldığında konut arzının fazla olduğun şeklinde kanaat oluşmaktadır. Ancak, unutulmaması gereken en önemli husus mevcut konutlarımızdaki uygunsuzluk ve olumsuzluklardır. Özellikle 1999 yılından önce inşaa edilmiş olan konutlarımızda Deprem Güvenliği, Yalıtım gibi önemli eksiklikler mevcuttur. Bu açıdan bakıldığında, talebin daha fazla olması gerekmektedir. Fakat bu durum genel piyasa şartları ve alım güçleri ile alakalıdır. Kentimizdeki mevcut yapılarımız aracılığı ile yaşanan ısı kayıpları ülke ekonomisi açısından hiçde gözardı edilebilecek boyutlarda değildir. Sadece bu iki konu dahi yeni konutların yapılmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Bunun dışında nüfus artışı, iç göç de ayrıca zikredilmesi gereken faktörlerdendir.
Bütün olumsuzluklara rağmen, özellikle AB tarafında şiddetli bir kriz yaşanmadığı takdirde 2010 yılının ikinci yarısının geçmişe göre daha iyi olacağı ümidimiz sürmektedir. Yurtdışı projeler, içeride devam eden yatırımlar sektör açısından son derece önem arzetmektedir. Bilgi birikimi, deneyimli teknik kadrolar, tecrübe inşaat sektörünün en önemli kazanımlarıdır.
Yatırımlar dikkatli yapılmalı
Mahmut Demiröz, MBM İnşaat Genel Müdürü: Çok sayıda nitelikli ve özel projelerin Bursa'da yapımına başlanması ve yatırımını gayrimenkule yatıracak insanların önüne oldukça çeşitli seçeneklerin sunulması, bankaların düşük faizli ve uzun vadeli konut kredileri sunması inşaat sektörünü hareketlendirmektedir. Yapılan konutların daha çok orta ve üst gelir grubuna hitap etmesi nedeniyle alt gelir seviyesinde yaşayan insanlar konut sahibi olamamaktadır. Mevcut ekonomik koşulların dikkate alınarak yatırım yapılmasının gerekliliğine inanıyorum. Aksi takdirde arz-talep dengesizliği devam edecektir. Öte yandan dolar-Euro'daki iniş çıkışlar ve faiz oranlarında yaşanacak dalgalanma konut sektörünü olumsuz yönde etkileyecektir. İnşaat sektörü ekonominin en önemli dinamiklerinden biri, bu sektörde istikrarlı büyüme ülkemizde ekonomik siyasi alanda istikrar ve güveni yakalamakla olur. Dış ve iç politikalardaki olumsuz gelişmeler, gerilmeler yabancı sermayeyi ve yatırımcıyı etkilemektedir. Türkiye'nin gündemi ekonomi, işsizlik olmalı, çözüm önerileri toplumun her kesimi ile paylaşılmalıdır. Kamu yatırımları da önemli bir bütçe ile devam ederse gelecek yılın yarısı da olumlu gelişmelerle sürecektir. Bu da 200'den fazla alt sektörü olan inşaat sektörünün işsizlik oranının düşürecektir.
2010 yatırımlarla bitecek
Aydınlar A.Ş. Necati Aydın: “Bilindiği üzere 2009 yılı Türkiye için zor bir yıldı. Kendi şirketimiz açısından bakacak olursak krizden etkilenmemek adına çalıştığımız firmaları çok iyi belirledik. Emeğimizin karşılığını almak için kurumsallaşmış ciddi firmalarla iş yapmayı tercih ediyoruz. Fazla kar etmek hayaliyle gerçeğe dayanmayan yatırımlara kalkışmadık. Her işe saldırmıyoruz diyebilirim. Daha agresif ama temkinli ve emin adımlarla hareket ediyoruz.
2010 yılı oldukça güzel başladı ve umarım tüm ülke olarak istikrarlı bir yıl geçiririz. İnşaat sektörünün de oldukça hareketli olduğunu söyleyebilirim. Mevduat faizleri bu kadar düşük ve konut faizlerinin bu kadar uygun olduğu bir ortamda insanların satın alma gücünün arttığını düşünüyorum. Beraberinde yatırımların da artacağına inanıyorum. Çünkü artık bankada duran sıcak paranın getirisi kimseyi tatmin etmiyor. Dolayısıyla da 2010 yeni yatırımlarla dolu bir yıl olarak tamamlanacaktır.”
2010'da hedefleri tutturduk
Mehmet Alemdaroğlu, Şentürkler İnşaat Satış ve Pazarlama Sorumlusu: Bu sene yaz ve ramazan ayınının ağutos ayına denk gelmesi sebebi ile haziran sonu itibari ile konut talepleri durma noktasına gelmiştir. Fakat bu talepler ramazan bayramı sonrasına ertlenemiştir. 2010 ilk yarısında hedeflediğimiz satış rakamlarına ulaşmış bulunmaktayız. Konut kredilerindeki düşük faiz oranın devam etmesi durumunda talebin artarak değil aynı kalarak devam edeceğini düşünüyorum. Bursa consept ve pahalı projelere doymuştur. Hane halkı gelirine göre baktığımızda aylık ortalama geliri 3-5 bin TL arasında olan kesime yönelik konut projeleri planlanmalıdır. Bu kesimin Bursa nufusna oranı yaklaşık yüzde 55'lik gibi büyük orana sahiptir.Dolayısı ile 100-120 bin TL arasında 100-120 m2 aralığındaki uygun fiyatlı ve sosyal imkanları tatil köyü gibi olmayan konut ihtiyacı vardır. İnşaat sektörü geçtiğimiz son birkaç yıla oranla daha toparlanmış lokomotif projelerle ön plana çıkmaya başlamıştır. Dolayısıyla gelecek süreç için olumlu atılımlar söz konusu olup ekonominin tüm alanlarında bu olumlu sürecin yansımaları görülecektir.
Önemli olan arz ve talebin aynı fiyat aralığında buluşması
Serkan Savu, Yedsa İnşaat Genel Müdürü:
Yılın 2. Yarısından itibaren de sektörde olumlu gelişmelerin olacağı düşüncesindeyim. Bursa'daki nüfus artışı, Türkiye'dekinin 2 katıdır. Bu perspektifden baktığımızda talep vardır ve önümüzdeki 5 yıl içerisinde artacaktır. Fakat konut ihtiyacı olan kesimin sadece %15'lik bir kısmı bunu satın alabilecek yada kredi taksitlerini ödeyebilecek maddi yeterliliğe sahip durumda olduğu da aynı araştırmaların bir başka göstergesi. Bu durumda önemli olan arz ve talebin aynı fiyat aralığında buluşabilmesidir. Bu yüzden hükümet de konut üretimi yapan firmaların maliyetlerini aşağı çekebilmeleri için gerekli olan düzenlemeleri yapmalıdır.
Sektörün iç dinamikleri hızlandı
Sabit Çakmak, İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı: İnşaat deyince olaya Kamu ihaleleri ve özel sektör olarak bakmak lazım. Ne kadar olumsuz gelişmeler olsa bile inşaat iç dinamikleri ve kamu yatırımlarındaki artışlarla dar ağızdan bir nebze artıya doğru harekete geçmiştir. Bunda yaz sezonunun olması da etkilidir.
Döviz hareketleri inşaat sektörünü fazla etkilemedi. Bunda inşaatta kullanılan hammaddenin %95 oranında Türkiye'de üretildiği için fazla bir etkisi olmadı kanaatindeyim. Bursa'da Arz'ın fazla olduğu bugün için fazla gibi dursa da Bursa artık bir marka şehir otomotiv, tekstil, enerji, perakende, turizm gibi alanlarda artık bir numara. Buna Bursaspor'u da eklemek lazım. Bu anlamda Bursa'nın çehresi değişiyor. Tabi ki insanların yaşam kalitesi artıyor ve konutların yenilenmesi yeni yaşam alanlarına ihtiyaç duyuluyor. Bu anlamda arz talep dengesi bozuk gibi dursa da yakın zaman dengeleneceğini düşünüyoruz.
Arz fazla değil
Murat Evke, Evke Yapı Genel Koordinatörü:
Ben arz fazlalılığı olduğu yönündeki görüşleri de haklı bulmuyorum. Doğru zamanda, kaliteli ve doğru yerde yapılan tüm konutlar talep görecektir. Bursa göç almaya devam ettiği sürece de bu arza talep kendiliğinden gelecektir zaten. Yanlış yapılan yatırımlar sayesinde elde kalan konutlardan dolayı arz fazlası görüşü doğmasının sebebidir. Bursa'da nüfus artışı ve göçle birlikte gelen taleplerle konut yapımında patlama yaşanacağı kanaatindeyim.
Sayı: 739 - Sayı'nın Kapağı





