GÖKSEL BAŞARAN – AYDIN DAĞTEKİN

 

Dünya Kadın Mühendisler Günü nedeniyle görüşlerini dile getiren Bursalı kadın mühendisler de, meslek yaşamlarında cinsiyetçi yaklaşımlarla karşılaşabildiklerini dile getirirken, eğitimle ve teşvikle engelleyici sosyal kalıpların değişebileceğini kaydettiler. Kadınlar, böylece çalışma hayatının da daha verimli bir alana dönüşeceğini belirttiler.

 

 

Ülfet Öztürk

BUMKAD Başkanı

Saha kadına hazır hale getirilmeli

Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 2000 mezunuyum. 2001 – 2003 yılları arasında Londra’da dil eğitimim için bulundum. Otomotiv sektöründe 24 yıllık sektör tecrübesi sonrasında Mart 2024 yılında Tofaş Ar-Ge Direktörlüğünden emekli oldum. Şu an tam zamanlı BUMKAD Kurucu Başkanlığı görevimi devam ettiriyorum. Bununla beraber Dünya Ekonomik Forumu (WEF) üyesiyim.

 Dünya gündeminin en önemli konusu, 17 sürdürülebilir kalkınma amacı ve bu amaçların gerçekleşebilmesi için gerekli olan dünya devletlerinin aldığı aksiyonlar ve çözüm önerileri. Raporlar dünyanın iki önemli sorunu olduğunu belirtiyor; biri toplumsal cinsiyet eşitliği ve diğeri ise nitelikli eğitim. Bu iki problem çözülürse sürdürülebilir kalkınma amaçlarının diğer 15 maddesinde hedefe çok daha hızlı ulaşılacağı belirtiliyor. Kadın mühendisler olarak toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını önceliklendiriyoruz. Bu kapsamda mesleğin cinsiyetleştirilmesi algısını ortadan kaldırmalıyız. Yapay zeka olgusunun hayatımıza hızlıca dahil olduğu yeni dünya düzeninde, mühendislik artık listenin en başındaki meslek ve bugün bizler çocuklarımızın STEM alanında eğitim almasını desteklemeliyiz. Türkiye’de üniversite mezun kadın mühendis oranımız yüzde 15. Bu oranın yükselmesi için ilkokul, ortaokul ve lise çağındaki çocuklarımıza mesleği doğru anlatmalıyız.

İş hayatında kadın mühendislerin karşılaştığı en büyük zorluk, mesleğin erkek mesleği olduğu algısı. Kadın yetkinliklerin farkında ise tüm mühendislik dallarında çalışabilir, bu konuda kadının motivasyonu ve özgüveni yüksek olarak sektöre adım atması desteklenmelidir. Türkiye’de kadın ve erkek arasındaki ücret eşitsizliği yüzde 15,6, çocuğu olan kadın ve erkek arasındaki ücret farkı yüzde 19, 40’lı yaşlarındaki kadınlar ile erkekler arasındaki ücret farkı yüzde 25,6 seviyelerine çıkmaktadır. Kadın ve erkeğin her alanda eşit haklara sahip olması sağlanmalıdır.

Günümüz dünyasında artık kadınların iş hayatı içerisinde olması konusu zorunluluk haline gelmiştir. Cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği konusu kapandığında OECD ülkelerinde çalışan kadınların dünya ekonomisine katkısı 2 trilyon dolar olarak belirlenmiştir. Kadınların iş hayatında daha etkin rol alabilmesi için başarısızlık hikayelerinden öğrenmeleri, mentorluk ve gelişim programlarının oluşturulması, kadınların erken yaşlardan itibaren teknoloji sektörüne dahil edilmesinin sağlanması, kadınların kişisel gelişimlerinin maksimum seviyede desteklenmesi gerekmektedir. Kadınların cam tavanlarının ortadan kaldırılması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, her konuda daha kapsayıcı politikalar oluşturulması sağlanmalıdır. Sahanın kadına hazır hale getirilmesi önemlidir.

Kadın mühendis adaylarımızın, kadın mühendislerimizin güçlenmesi için BUMKAD olarak var gücümüzle çalışıyoruz. Kutup Yıldızım ve Genç Mimozalar projelerimiz ile kadın mühendis adaylarımızı, Toplum 5.0, Geleceğin Meslekleri ve Futurizm konulu konferansımız ile ortaokul ve lise çağındaki çocuklarımızı, Dönüşüm Bugün projemiz ile Kadın Mühendislerimizi destekliyoruz. Çocuklarımızın STEM alanına yönlendirilmesi ve kadın mühendis istihdamının arttırılması çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Bu yolculukta yanımızda olan gönüllülerimize, kurumlarımıza, paydaşlarımıza teşekkür ederiz. Gelecek için Kadın, Kadın için Mühendislik!

 

 

Esra İnhanlı

YDKB Bursa Şube Başkanı

Kadınlar iş yaşamının her alanında olmalı

Uludağ Üniversitesi Balıkesir Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliğinden 1996 yılında mezun oldum. 2002 yılına kadar otomotiv yan sanayinde çalıştım. 2002’de inşaat taahhüt, mekanik, tesisat, proje ve uygulama işlerini yaptığımız aile şirketimizi kurduk. 2012 yılında halen devam eden Bursa Metropol Yapı denetim şirketini kurduk.

Kadın mühendis olmanın zorluğunu yaşamadım hiç. Çünkü cinsiyet fark etmeksizin eğer bir kişi mesleğinin gerektirdiği bilgi, donanım ve tecrübeyi edinmiş ise zorluklar karsında bir problem yaşamaz. Kadınlar iş yaşamında hızlı karar alabilme, organizasyon yapabilme ve yönetim kabiliyetleri ile her alanda olmalılar.

Kadın mühendislerin iş hayatında daha etkin olabilmeleri için öncelikle kendilerine çok güvenmeleri gerekiyor.  Sektörde sayıca az olan biz kadın mühendisler kendimizi geliştirip yenilemeliyiz sürekli. Böylece hem kadın mühendislerin hem de şirketlerin ilerlemelerine ve mühendislik alanında daha çeşitlilik yaratmasına ve fikir zenginliğine katkıda bulunmalarına yardımcı oluruz.

Cumhuriyetimizin 2. Yüzyılından sonra ne mühendislikte ne de başka meslek gruplarında kadın /erkek ayrımının yapılmayacağını günler diliyorum.

 

Yasemin Yeşilova

Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Üyesi

İş yerinde fırsat eşitliği politikaları güçlendirilmeli

Koç Üniversitesi Endüstrisi Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Ardından Madrid’de Uluslararası İşletme Yüksek Lisansımı tamamladım. Eğitim hayatım sonrası aile şirketimiz Yeşilova Holding ve grup şirketlerimizden olan Canel Otomotiv’de çeşitli görevlerde bulundum. Bugün ise holding bünyesinde Yönetim Kurulu Üyeliği görevini sürdürmekteyim.

Kadınlar ister mühendis, ister ofis ya da saha çalışanı olsun, iş hayatında üretkenlikleri, farklı bakış açıları, problem çözme yetenekleri, yapıcı ve emeğini esirgemeyen yönleri ile bulundukları her ortamın başarı çıtasını hep yukarı taşıyorlar. Kadın mühendisleri de genç kızlara ve diğer kadınlara rol model olarak özellikle mühendislik mesleğini sadece bir erkek mesleği olmadığını gösteriyorlar. Elbette ki kadın mühendislerin de iş hayatında cinsiyet ayrımcılığı, iş-özel yaşam dengesini sağlama gibi konularda karşılaştıkları zorluklar bulunuyor. İş yerinde fırsat eşitliği politikalarının güçlendirilmesi ve bu konudaki duyarlılıkların artması, bu zorlukların üstesinden gelmek için çok önemli.

Güçlü, özgür ve hayatın her alanında daha fazla söz sahibi kadınlar ile hem ülkemiz hem de dünyamız bugünden çok daha iyi yarınlara ulaşacak. Bu uzun yolculukta kadın mühendislerimiz de geleceğin inşasında önemli bir yer tutacak. Bir kadın olarak, benim gibi mühendis kadınların dünyamızı değiştirmesinden, güzelleştirmesinden, değerler oluşturmasından mutluluk duyuyorum. Yeşilova Grubu olarak kadınların hem mühendislik hem de tüm diğer alanlarda topluluğumuza katılımlarını destekliyor, başarılarıyla gururlandıran tüm mühendis kadınlarımızın Dünya Kadın Mühendisler Günü’nü kutluyorum.

 

Ayşe KÖKSAL

ERA Alüminyum YKB

Kadın mühendisler rol model olsun

Eğitim hayatım, analitik bakış açısı kazandığım, aslında planlı iş disiplinin temellerinin atıldığı keyifli bir yolculuktu. İş hayatım ise, teoriğin pratiğe dönüştüğü, bazen inişli çıkışlı, sürekli gelişimin, öğrenmenin her an var olduğu bir süreç olarak devam ediyor.

Kadın mühendisler sürdürülebilir bir gelecekte, çeşitlilik, yenilikçilik ve cinsiyet eşitliği ilkesiyle birleşen sürükleyici güç olmalıdır. Sürdürülebilirlik ile ilgili karar alma süreçlerinde, politikaların ve stratejilerin sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olarak geliştirilmesinde kadın mühendisler aktif olarak katkıda bulunmaya devam etmelidir. Bu hedeflerine ulaşmak için, iklim değişikliği, çevre koruması, enerji verimliliği, toplumsal cinsiyet eşitliği konularında daha kapsayıcı ve yenilikçi projeler ile liderlik rollerini üstlenmelidir.

Teknoloji alanındaki mühendislik çalışmalarını gerçekleştiren ekipleri cinsiyetlerinden bağımsız değerlendirmek gerekir. Bu alanda yapılacak çalışmaların etkin sonuca ulaşması, sürdürülebilir hayata teknolojinin entegrasyonu için tüm toplumu kapsayıcı, farklı bakış açılarına sahip, inovatif ve yenilikçi düşünceye sahip, etkili çözümler üreten ekiplerin varlığı önem taşımaktadır. Bu nedenle cinsiyetten bağımsız olarak, mühendislerin teknik yetkinliklerine ilave olarak mental ve davranışsal yetkinliklerine de yapacakları yatırımlar, teknoloji alanında daha sağlam adımlar atılarak daha başarılı ve etkili sonuçlar alınmasına fayda sağlayacaktır.

Bu kapsamda Bursa Mühendis Kadınlar Derneği ile birlikte kız çocuklarını STEM alanına yönlendirmek üzere pek çok farkındalık çalışması ve eğitimler düzenliyoruz. Mühendislik alanındaki öğrencileri nitelikli eğitimler ile destekleyerek, sürdürülebilir bir dünya için geliştirecekleri güçlü projelere hazırlamak üzere mentörlük programlarına dahil ediyoruz. Kendi şirketimiz içerisinde toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesi ile, kadının iş gücüne katkısını önemsiyor ve kadın çalışan istihdamını arttıracak şekilde destekliyoruz. İş kolu olarak GES alanında da faaliyet gösteren şirketimizde, karbon ayak izi azaltma hedefiyle, temiz ve yenilenebilir enerji projeleri ile birlikte enerji verimliliği konusunda pek çok iyileştirme çalışmasını stratejik yol haritamıza dahil ettik. Kısa ve Orta vade içerisinde devreye alınması için çalışmalar hız kesmeden devam ediyor.

Rol model olarak kadın mühendislerin görünürlüğü arttırılmalıdır. Başarılı kadın mühendislerin, başarı ya da kazanıma dönüşen başarısızlık hikayelerinin paylaşılması, onların rol modeller olarak öne çıkarılması önemlidir. Bu, kız çocuklarına mühendislik kariyerine adım atan genç kadınlara ilham verirken, profesyoneller için de zaman zaman ihtiyaç duydukları motivasyon olacaktır.

Eğitim sisteminde, cinsiyet ayrımcılığına yönelik bakış açısı artık tarihe karışmalıdır. Mühendislik mesleğinin cinsiyet özelliklerinden bağımsız bir meslek olduğu konusunda farkındalık yaratacak, kız çocuklarının da STEM alanlarına ilgi duymasını farkındalıkla teşvik edecek etkinlikler ve müfredat düzenlenmelidir.

Kadınların iş dünyasına, bilhassa üretime katılımlarını artırmak ekonomik gelişmişliği de etkileyecektir. Yapılan bir araştırmaya göre, kadınların işgücüne tam katılımı halinde küresel ekonomiye 28 trilyon dolarlık bir katkı sağlanabilir. Bu, dünya Gayri Safi Milli Hasılasında (GSYH) yüzde 26'lık bir artış anlamına gelir.

Dilara Korgavuş

Ünver Group Fabrika Müdürü

Eşit fırsatlar sunulmalı önemli

İstanbul Ticaret Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra, Milano’da European School of Economics’te Business Management Master programını tamamladım ve ardından mühendislik kariyerime başladı. Yıllar içinde farklı departmanlarda ve projelerde mühendislik ve yöneticilik rollerini üstlendim. Şu anda Ünver Group'ta Fabrika Müdürü olarak görev yapmaktayım.

Kadın mühendisler, geliştirdikleri teknik bilgi ve becerileriyle iş yaşamında şirketin kurumsal stratejilerini etkileyen liderlik rollerini üstlenerek organizasyonel başarıyı teşvik etmeliler. Kadın olmanın getirdiği kapsayıcılıkla takım çalışmasına katkıda bulunarak yenilikçiliği ve yaratıcılığı teşvik ederek çalışma ortamındaki performansı arttırmalılar.

Karşılaştığımız zorluklar arasında, sektörde genel olarak cinsiyet ayrımcılığı, mühendislik rollerine uygunluğu sorgulayan önyargılar, iş-yaşam dengesi oluşturma, ücret farkı ve ilk kademe yönetici terfilerindeki engeller gibi konular yer almakta.

Otomotiv sektörü ihracatta vites küçülttü Otomotiv sektörü ihracatta vites küçülttü

Ünver Group olarak, iş yaşamında cinsiyet eşitliğine çok önem veriyor ve kadın mühendislerimizin potansiyellerini tam olarak ortaya koyabilecekleri bir ortam yaratmaya çalışıyoruz. İnsan Kaynakları departmanımızın hedeflerinden biri de sürdürülebilirlik boyutunda toplumsal cinsiyet eşitliği başlığı altında kadın çalışan sayısının arttırılması. Bu hedef doğrultusunda da karşılaşılan zorlukları aşmak için sürekli olarak farkındalık oluşturmaya ve destekleyici politikalar geliştirmeye devam ediyoruz.

Kadın mühendislerin iş hayatında daha etkin olabilmesi için eğitimden başlayarak iş yerinde eşit fırsatlar sağlanmalı, mentorluk programları ve profesyonel gelişim fırsatları sunulmalıdır. Ünver Group olarak, kadın mühendislerin liderlik pozisyonlarında daha fazla yer almasını teşvik ediyoruz. Bu durum, ekonomimize yenilikçi çözümler ve rekabet gücü kazandırarak, genel verimliliği artıracaktır. Kadın mühendislerin iş gücüne daha fazla katılımı, ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınma açısından da önemli katkılar sağlayacaktır.

 

Nazan Akıncı

Akka Kalıp Enjeksiyon YKB

Genç kızlara ilham kaynağı oluyoruz

2003 yılında makine mühendisi olarak otomotiv sektöründe iş hayatına başladım, 2012 yılında deneyim sahibi olduğum otomotiv sektöründe, girişimci olarak Akka Kalıp Enjeksiyon firmasını kurdum. Halen kurucusu olduğum Akka Kalıp Enjeksiyon’da Yönetim Kurulu Başkanı olarak iş hayatım devam ediyor.

Kadın mühendisler olarak üzerimize düşen örnek olmak; sadece kişisel başarılar için değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüm için de önemli bir rol oynamaktadır. Bizler; genç kızlara ve diğer kadınlara ilham kaynağı olarak ve onlara kendi potansiyellerini keşfetmeleri için cesaret kaynağıyız.  Kadın mühendislerin varlığı ve çeşitliliği arttıkça farklı bakış açılarıyla daha yenilikçi çözümler bulunmasına katkıda bulunmaktayız.

Bizler genellikle iş yerinde erkeklere göre terfi, ücret adaletsizliği ve iş yerinde saygınlık gibi konularda daha fazla ayrımcılığa maruz kalıyoruz. İş ve aile yaşamlarını dengelemek biz kadınlara düştüğünden, kariyerlerinde ilerlemeleri zorlaşıyor, Çocuk sahibi olmak veya aile üyelerine bakmak gibi sorumluluklar, çoğu zaman kadınların iş hayatında geri planda kalmasına neden oluyor. Erkekler ile aynı seviyede konuşmak veya kendilerini ifade etmek konusunda bazen daha fazla çaba sarf etmek zorunda kalabiliyoruz. Karar alma süreçlerinde sesimizi duyurmak ve fikirlerimizi paylaşmak konusunda zorluk yaşayabiliyoruz. Maalesef işlerinde rahat çalışmamız engelleyebiliyor ve psikolojik olarak etkilere maruz kalabiliyoruz.

Kendi haklarımızı savunmalı ve kendimize güvenmeliyiz, bu sayede iş yerlerinde cinsiyet eşitliği politikalarının uygulanması ve toplumsal farkındalığın artırılması, kadınların iş hayatındaki zorlukların azaltılmasında destekleyici olabiliriz. Kadınların ekonomiye katkısı sadece maddi değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel açıdan da büyük önem taşır. Kadınların iş gücü olarak ekonomik hayatta var olması ve desteklenmesi, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve kalkınma için önemli ve gereklidir.

Mühendislik, insanlık tarihindeki en önemli ve etkili mesleklerden biri ve modern yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır. Mühendislikle güçlenen dünya, teknolojik gelişmeler ve altyapı projeleri sayesinde insanlık için daha modern, verimli ve sürdürülebilir bir yaşam tarzının mümkün kılar. Bu nedenle mühendislik, dünyanın karşılaştığı karmaşık sorunlara çözüm bulma ve geleceği şekillendirme konusunda kritik bir rol oynamaktadır.

Büşra Demiroğlu Okur

Burçak Metal Genel Müdür

Mühendislik erkek egemen bir meslek

Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümü 2014 mezunuyum. Aile şirketimiz olan Burçak Metal’de 2014 yılında çalışmaya başladım. İnsan kaynakları, üretim planlama, lojistik, satın alma, satış ve kalite bölümlerimde aktif görev aldım. 2018 yılından beri de Genel Müdür olarak görevime devam etmekteyim.

Erkek egemen bir meslek olan mühendislik mesleğinde çalışan kadınlar birçok zorlukla karşılaşıyor. Kadınların iş hayatında özgüvenlerinin geliştirilmesi, iş hayatına teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Dünyada ve ülkemizde toplumlarda cinsiyet eşitliği sağlandığı zaman kadın mühendislerin birçok başarıya imza atabildiğini görüyoruz.  Ülke ekonomisine can damarı olan sanayi kuruluşlarında da durum aynı, ön yargılarımızı kaldırıp, imkanlarımızı eşit bir şekilde ortak amaçlar doğrultusunda kullandığımız zaman cinsiyetlerinin bir anlamı olmadığını ülkesi için çalışan, üreten ve katkı koyan insanların olduğunu görüyoruz.

Bende dahil olmak üzere bugün birçok kuruluşun üst düzey yöneticilerinin kadın mühendislerin oluştuğunu gözlemleyebiliriz. Hatta kendi kanaatimce kadın mühendislerin yönetmiş olduğunu şirketlerin daha eşitlikçi, detaycı ve irdeleyici olduğu yönündedir. İş dünyasında söz konusu erkek erkil bir toplum zihniyetinden çıkıp, kadın ya da erkek fark etmeksizin insanların başarılı olabilecekleri ortamları sağlamak, iş dünyasında kadın mühendislerimizin, üst düzey yönetici ve kadın çalışan sayılarını artırılmış olacaktır.

Lale Yıldız

TTI PHARMA İlaç Gıda Kurucu Ortağı

Sürdürülebilir kalkınma için kritik önemde

1995 yılında ODTÜ Gıda Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünde yüksek lisansımı tamamladım. Aynı bölümde doktora eğitimime devam ediyorum. Kurucusu ve ortağı olduğum TTI PHARMA unvanlı tesisimizle hem iç piyasaya hem de ihracata yönelik gıda takviyeleri üretiyoruz. Ayrıca tesisimizde üretimini yaptığımız kendi tescilli markamız olan Dulylife Gıda Takviyelerini de tüm online platformlar aracılığı ile tüketicilerle buluşturuyoruz.

İş dünyasında kadın mühendislerin varlığı, sadece bireysel kariyer gelişimleri açısından değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve sosyal refahın sağlanması, teknolojik yeniliklerin teşvik edilmesi ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi açısından da kritik önem taşımaktadır. Kadın mühendislerin liderlik pozisyonlarına gelmesi, mentorluk yapması, inovasyon süreçlerine katkı sağlaması ve çeşitlilik politikalarını geliştirmesi, iş dünyasında daha kapsayıcı, verimli ve sürdürülebilir bir yapının oluşmasına katkıda bulunacaktır. Deneyimlerimizi birbirimizle daha çok paylaşmalıyız, çünkü kadınlarımızın elde ettiği her başarı, diğer kadınlar için yol açıcı ve ilham verici oluyor.

İş hayatında bir kadın mühendis olarak karşılaştığım zorluklar olmadı açıkçası. Üniversite mezuniyetim sonrasında kendi aile şirketimizde çalışmaya başladım. 29 yıldır devam eden aktif iş yaşantımda hep kendi firmalarımız bünyesinde görev aldım. Dolayısıyla, sistemini ve çalışma kurallarını kendinizin dizayn ettiği bir yapının içinde, görece daha şanslı oluyorsunuz şüphesiz. Ama her şeyin ötesinde kadınlar olarak başarabileceğimize dair inancımızın çok önemli olduğunu düşünüyorum ve bu inançta kendi beynimizde yarattığımız cinsiyetçi bariyerler olmamalı. Artık cinsiyetleri değil yetenekleri konuşuyor olmamız gerek.

Kadın mühendislerin iş hayatında daha etkin olabilmesi, kapsayıcı politikaların geliştirilmesiyle çok daha mümkün olacaktır. İşe alım, terfi ve ücretlendirme süreçlerinde ayrımcılığı önleyici adımlar atmak, kadın mühendislerin kariyer gelişimini desteklemek amacıyla mentorluk programları hazırlamak, profesyonel ağlarını genişletebilmeleri için networking etkinlikleri ve platformları oluşturmak, iş ve özel hayat dengesini sağlayabilmeleri için esnek çalışma saatleri ve uzaktan çalışma imkanları sunmak, iş yerlerinde kreş hizmetleri, doğum izni, ebeveyn izni gibi aile dostu politikalar uygulamak, başarılarını ödüllendirerek görünür kılmak ve elbette erkek mühendisler ve yöneticiler tarafından da tam anlamıyla desteklenmek, kadın mühendislerin iş dünyasında çok daha etkin olmalarını sağlayacaktır.
Bu durum, iş gücü verimliliğinden yenilikçiliğe, rekabet gücünden toplumsal refaha kadar geniş bir yelpazede ekonomik büyüme ve kalkınma üzerinde olumlu etkiler yaratır. İş gücünde çeşitlilik ve kapsayıcılık, sadece ekonomik performansı artırmakla kalmaz, aynı zamanda daha adil ve dengeli bir toplumsal yapı oluşturur. Bu nedenle, kadın mühendislerin desteklenmesi ve iş dünyasında daha fazla yer almasının teşvik edilmesi, ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınması için stratejik bir öneme sahiptir.

Funda Geyimer

Tofaş Model Planlama Sorumlusu

Kadın mühendislerin katkıları yadsınamaz

Uludağ Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. 15 yıldır otomotiv sektöründe üretim ve Ar-Ge departmanlarında farklı görevler üstlendim. Son olarak Alfa Romeo markası için proje yönetimi konusunda çalışıyor ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

Kadın mühendislerin iş yaşamındaki rolü, çeşitlilik ve kapsayıcılığın artırılması, yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması açısından son derece önemlidir. Kadın mühendislerin katkıları, mühendislik ve teknoloji alanlarının ilerlemesine büyük fayda sağlar. İş hayatında kadın mühendislerin daha fazla yer alması, farklı bakış açıları ve yeteneklerin bir araya gelmesine olanak tanır, bu da daha yaratıcı ve etkili çözümler üretir. Farklı cinsiyetlerden, kültürel arka planlardan ve deneyimlerden gelen bireylerin bir arada çalışması, yenilikçi fikirlerin ortaya çıkmasını sağlar.

Kadınlar iş hayatında Cinsiyet Ayrımcılığı ve Önyargılarla mücadele etmek zorunda kalıyor, herkesin kabul ettiği Cam Tavan Sendromu hala çok büyük bir problem ve Çalışma ve Aile Yaşamı Dengesini kurmak kadının sorumluğunda.

Cumhuriyetin 2. yüzyılında kadın mühendislerin iş hayatında daha etkin olabilmesi için çeşitli adımlar atılması gerekmektedir. Bu adımlar, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak, kadın mühendislerin kariyerlerinde ilerlemelerine destek olmak ve iş yerlerinde kapsayıcı bir ortam oluşturmak kritik öneme sahiptir.

Kadın mühendislerin iş hayatında daha etkin olması, sadece bireysel kariyer gelişimlerine değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik ve toplumsal kalkınmasına da önemli katkılar sağlayacaktır. Bu nedenle hem kamu hem de özel sektör, kadın mühendislerin desteklenmesi ve teşvik edilmesi konusunda aktif bir rol üstlenmelidir.

Özlem Yiğit

Haksan Otomotiv Kalite Güvence Mühendisi

Kadın mühendisler önemli katkılar sağlayabilir

Lisans eğitimimi Pamukkale üniversitesi endüstri mühendisliği bölümünde tamamlayarak 2022 yılında mezun oldum. Mezun olduktan kısa bir süre sonra Haksan otomotiv firmasında kalite güvence mühendisi olarak çalışmaya başladım. 2024 yılı itibariyle de Bursa Teknik üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimime devam etmekteyim.
İş hayatında kadın mühendisler olarak, bizler de aynı yeteneklere, bilgi birikimine ve tutkuya sahibiz. Ancak bazen, cinsiyetimiz nedeniyle karşılaştığımız bazı zorluklar olabiliyor. Örneğin, toplumda yaygın olan önyargılar, iş yerinde bizi değersiz hissettirebilir veya yükselme fırsatlarımızı kısıtlayabilir.

Ancak, bu zorluklarla başa çıkabiliriz. Kendimize güvenmeli, yeteneklerimizi sergilemeli ve sesimizi duyurmalıyız. Aynı zamanda, destekleyici bir çalışma ortamı ve mentorluk gibi kaynaklardan yararlanarak kendimizi geliştirebiliriz. Kadın mühendisler olarak, çeşitliliği ve kapsayıcılığı teşvik etmek ve gelecek nesillere ilham vermek için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Birlikte çalışarak, iş hayatında daha eşitlikçi bir ortam oluşturabiliriz.

Cumhuriyetin 2. yüzyılında, kadın mühendislerin iş hayatında daha etkin olmaları için öncelikle cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratılması ve ayrımcılığın önlenmesi gerekiyor. İş yerlerinde daha fazla kadın mühendisin istihdam edilmesi ve liderlik pozisyonlarında daha fazla yer almaları için teşvik edici politikalar ve programlar oluşturulmalıdır. Ayrıca, kadın mühendislerin kariyerlerini desteklemek ve geliştirmek için mentorluk programları ve eğitim fırsatları sağlanmalıdır.

Kadın mühendislerin iş hayatında daha etkin olması, ekonomiye önemli katkılar sağlayabilir. İlk olarak, kadınların yeteneklerinden ve fikirlerinden daha fazla yararlanılması, işletmelerin yenilikçilik ve rekabet gücünü artırabilir. Ayrıca, kadınların iş gücüne katılımının artması, ekonomik büyümeyi ve işsizlik oranlarının düşmesini destekleyebilir. Kadın mühendislerin liderlik pozisyonlarında daha fazla yer alması, işletmelerin sürdürülebilirliği ve uzun vadeli başarısı için de önemlidir.

Bedriye Ebru Göbel

Ermetal Şirketler Grubu Giriş Kalite ve Laboratuvar Şefi

Gençlerimize örnek oluyoruz

Afyon Kocatepe Üniversitesi Malzeme Mühendisliği ile başlayan gelişim yolculuğum Uludağ Üniversite Mühendislik ve Teknoloji Yönetimi Yüksek Lisans ile devam etti. Coşkunöz Metal Form, Beyçelik Gestamp gibi değerli firmalarda stajımı tamamladım. 2017 yılında Ermetal firmasında giriş kalite mühendisliği görevine başladım, giriş kalite ve laboratuvar şefi olarak devam etmekteyim. Ermetal şirketi kariyer hayatımın önemli bir adımı oldu. Bilginin su gibi sonsuz olduğu bir şirkette çalışmaktayım ve ekibin parçası olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.

Mühendislik deyince aklıma gelen ilk iki sözcük; yaratıcılık ve üretmektir. Bu anlamda hayatı şekillendiren ve başlatan kadının rolü büyüktür. Yaratmak onun doğasının bir gereğidir. İfade etmek, araştırmak, keşfetmek… Hatta bunları topluma hizmet eden ve geliştiren fikirler üzerine kurmak. Çözüm ve yaratıcılık odaklı çalışmalar sürdüren kadınlar, çalıştıkları projelere eşsiz değerler katmaktadır. Yaratıcı fikirleri hayata geçirecek cesaretteki kişilere ülkemizin ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır. Bu kişilerin başında da kadın mühendisler gelmektedir. Toplumsal baskılara kulak tıkayarak aklından geçen fikirleri gerçekleştirerek, ülkemizin daha aydınlık bir geleceğe sahip olmasında, “Elinin hamuruyla erkek işine karışma”, “Bu erkek işi, sen yapamazsın” diyenlere inat her gün elini attığı her işi en iyi şekilde yaparak bu yolda eğitim almak isteyen gençlerimize örnek oluyoruz.

Özellikle mühendisliğin erkek egemen bir meslek olarak görülmesi ve mesleğin icrasında gerekli olduğu varsayılan niteliklerin, sadece erkeklere özgü nitelikler olduğu ve kadınlığın bu niteliklerle bağdaşmadığı düşüncesi karşılaştığım en büyük zorluk. Bu tutum nedeniyle alanda eğitim almak ve çalışmak isteyen kadın sayısı erkeklere oranla bir hayli az. Kadınların fikirleri toplumsal ve ekonomik hayatta daha çok yer bulabilmesi kadın ve erkek çalışanların eşit şekilde rekabet edebilmesiyle cinsiyet eşitsizliğinin önüne geçilmiş olur. Kadınların iş hayatındaki yerini kabul etmek ve cinsiyet eşitliğinin olduğu bir çalışma ortamı yaratmak için; ilk olarak kadınlara saygı duymak ve kadınların başarılarını desteklemek gerekir.

Kadın mühendislerin desteklenmesi, çalışma sahalarında yenilikçi ve yaratıcı fikirlerin artmasına bilimin ve teknolojinin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Geleceğe umutla bakan, kendi ayakları üzerinde durabilen ve topluma yapacağı katkıyla gururlanan kadın mühendisler iş hayatını, ekonomi ve toplumsal hayatı farklılaştıracaklardır. Atatürk “Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır.” sözü ile kadına verdiği değeri anlatmıştır.

Çevrenizle ilişkilerinizi güçlü tutmaya çalışın. İş ve sosyal çevrenizde size değer katacak insanlar sayesinde düşünce yapısı, tecrübe, bilgi birikimi ve nezaketiniz zamanla gelişecektir. Sabırla, uğraşarak, emek verdikçe gelişim sürecimiz yaşamımıza yol gösterecektir. Yaşam bir ekip işidir.

Emine Güzel

Akrida Tekstil İnsan Kaynakları ve Kalite Yönetim Sorumlusu

Mesleklere cinsiyetçi bakış açısı ironik

Balıkesir Üniversitesi’nden mezun bir Endüstri Mühendisiyim. Her geçen gün daha iyiye gitme misyonuyla kariyer yolculuğuma Akrida Tekstil’de devam ediyorum.

Kadınların iş hayatına katılma oranı, kadın-erkek istihdam oranı farkı gibi değerler; ülkelerin gelişmişlik düzeylerindeki önemli göstergelerdendir.  Bu konuyu sektör ve meslek grubu ayırt etmeksizin geniş çerçevede ele alıp, farkındalık bilinci uyandırmamız gerektiğini düşünüyorum.

Yıl 2024. İnsanlık tarihinde çok yol aldığımızı düşünmemize rağmen hala meslekleri cinsiyet bazlı inceliyor olmamız oldukça ironik. Öncelikle “Mesleğin cinsiyeti yoktur.” anlayışının tüm çalışma hayatında benimsenmesi gerekiyor. Aksi halde kişisel, kurumsal ve global bir büyüme beklemek söz konusu değil. Öncelikle yıkılması gereken, bireysel ve toplumsal tabularımız var.

AB ülkelerinde çalışma hayatında roller yüzde 55 erkek, yüzde 45 kadın şeklinde dağılım gösterirken; TÜİK verilerine göre ülkemiz yüzde 67 erkek yüzde 33 kadın dağılımına sahiptir.  Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı ise yüzde 19,6’dır. OECD ülkelerinde erkekler kadınlardan yüzde 13,5 oranında daha fazla ücret alırken, TÜİK verilerinde bu fark yükseköğrenim mezunları bazında yüzde 17,1’e çıkmaktadır.

Tüm bu veriler ışığında kadının iş hayatındaki yeri ortadadır. Bu duruma kayıtsız kalmadan, toplumsal bir farkındalık oluşturarak güçleri dengelemek; sürdürülebilir kalkınmanın bir gereğidir. Kadına biçilen sosyal roller, toplumsal kalıplar ve önyargılar, cinsiyet temelli yaklaşımlar, cam tavan uygulamaları, adil olmayan ücret politikaları gibi kadınların istihdam oranının artmasının önündeki tabulardan bir an önce kurtulmamız şarttır. Kadın gücünün erkek gücü ile dengelenmesi, ekonomik ve sosyal gelişmişlik düzeyine ulaşmanın ön koşuludur.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) raporuna göre; cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi 130 yıl alabilir. Bu durum bize, iyileşme sürecinin ne kadar yavaş ilerlediğini göstermektedir. Süreci hızlandırmak da işgücü piyasasında bu bilincin özümsenmesi ve toplumsal çaba ile mümkündür.

Eşitlik, aynı zamanda adaletin bir gereğidir. Gelecek kuşaklara da yön verebilmek adına kadının gücü iş hayatına dahil edilmelidir. Bırakalım, hayatın her alanına kadın eli değsin.

Değer katan, geleceğe ışık tutan, yenilikçi fikirleriyle topluma güç katan meslektaşlarımın Dünya Kadın Mühendisler Gününü yürekten kutluyorum.

Hilal Sevindik

Sage Diniz Otomotiv Ticaret Müdürü

Toplumun vizyonunu da genişletiyoruz

Lise eğitimimi Bursa Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2007 senesinde Uludağ Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümünden mezun oldum. 4. Sınıfta Erasmus öğrenci değişim programı ile gittiğim İspanya’da Universidad De Valencia’da 6 ay eğitim aldım. 2014 senesinde İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA programından mezun oldum. Şu anda Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisiyim. Hayat boyu öğrenme düşüncesi ve farklı disiplinlerden bakış açıları kazanmak kişisel gelişimim için en büyük motivasyonumu oluşturuyor.

Profesyonel iş hayatıma 2007 senesinde fantezi iplik üretimi yapan Çelebi Tekstil’de başladıktan sonra, sırasıyla Kipeo Cycling Teamwear Firma Yöneticiliği, ardından Aunde Teknik Proje Liderliği sorumluluklarını aldım. 2012 senesinde Program Müdürü olarak göreve başladığım işyerim Sage Diniz Otomotiv’de 13 sene içerisinde aldığım farklı yöneticilik pozisyonlarından sonra şu anda Ticaret Müdürlüğü görevini yürütmekteyim. İngilizce ve İspanyolca dillerini biliyorum.

Bilimin imkanlarının; gözlem, yaratıcılık, analitik zeka, olaylar ve nesneler arasında bağlantı kurabilme gibi yetkinliklerle pratik hayatta tüm canlıların hayatlarını kolaylaştırıcı birer unsur olarak yansıtılması, mühendislik mesleğinin temel aktivitesi. “Cinsiyetsiz” bir meslek olan mühendislik mesleğini icra ederken kadın mühendisler, bilimin ve teknolojinin geldiği en son noktaya kadar kendini sürekli güncellemeli, tüm gelişmelerde, gözlemci rolünden çıkarak katılımcı ve süreç geliştirici rolü üstlenmelidir.

Bu şekilde sürekli gelişim ve öğrenim süreci içinde aktif rol almanın yanı sıra yaşadığı coğrafyadan bağımsız bir kadın mühendisin aslında en önemli rolünün, kendi neslinden sonra gelen kadınları, yaratıcılık, gözlem gücü gibi yetkinliklerini kullanabilecekleri mühendislik mesleğine yönlendirici, onları cesaretlendirici, destekleyici bireysel veya örgütsel projeleri desteklemek, gerektiğinde liderlik etmek olduğunu düşünüyorum. Sürdürülebilir bir gelecek için ilk misyonumuz, bu mesleği tek bir cinsiyetin zekası ile kısıtlayan algının mesleğimize ve aslında büyük çerçevede insanlığın gelişimine getirdiği kısıtları tamamen ortadan kaldırarak, kadınlarda mühendislik mesleğinin sürdürülebilirliğini sağlamak ve kadın zekasının artan bir oranda insanlığın hizmetine çalışmasını sağlamak olmalıdır.

Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılında kadınların önce iş hayatında sonra da mühendislik mesleğinde daha etkin olabilmesi için onlara rol model olabilecek kadın liderlerin, girişimcilerin ve olumlu örneklerin özellikle görsel medyada görünürlüğünün ve bilinirliğinin artmasının genel anlamda toplumun vizyonunu geliştirilmesi anlamında çok etkili olacağı inancındayım. Lise ve üniversiteli genç kadınlara yönelik kişisel gelişim programlarının düzenlenmesi, esnek ve evden/uzaktan çalışma olanaklarının artırılırken ev içinde üstlenmeleri beklenen görevleri destekleyici uygulamaların sağlanmasında resmi ve özel kurumların çözümler geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Çok hızlı sonuçlar alınmasını sağlayabilecek kadın girişimcilere yönelik mentorluk ve koçluk programlarının yaygınlaştırılması ve yenilerinin sayıları artarak hızla hayata geçirilmesinin şart olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca kadın mühendislerin iş hayatı ve mesleklerine ilişkin tecrübelerini karşılıklı fayda sağlamak amacıyla birbirlerine açabildikleri platformların çoğalmasının, kız kardeşlik ruhunu da geliştirerek birbirimizden beslenerek güçleneceğimiz bir ortam yaratacağı düşüncesindeyim. Kadın mühendislerin çalışma hayatına katılım oranı arttıkça, az önce bahsettiğimiz teknoloji sektörü gibi daha katma değerli sektörlerde yaşanacak atılımların hızlanması sağlanarak ülke ekonomimizi daha yüksek gelirli, sürdürülebilir, daha fütüristik kaynaklar ile besleyebilir, yerli kaynaklarımızın değerlerini arttırabilir ve geleceğimizi dış kaynakların etkisi ve gücünden bağımsız hale getirerek sağlam adımlarla inşa edebiliriz.

Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, milletimizin önünde açtığı yüz yıllık aydınlık bir yol var ardımızda. Bu yolu aydınlatan en kuvvetli meşaleler ise biz kadınların ellerinde.  “Kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir. Kadınlar toplum yaşamında erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır.” Sözüyle elimize verdiği meşalenin adını ilim ve fen koyan Ata’mıza saygıyla yolumuzun bundan sonraki yüzyıllarda da aydınlık kalması için üstümüze düşen sorumlukların farkında olmalıyız. Belki herkesten, diğer coğrafyalardaki hemcinslerimizden daha da zorlanarak aşacağımız koşullar olacak; ama yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layık Türk kadını olduğumuzu asla unutmayacak, O’nun evlatları olarak her birimiz elimizdeki meşalenin sönmeden yanması gerektiğinin bilincinde olarak yürüdüğümüz yolu daha da aydınlatmaya devam edecek, meşaleyi bizden sonra nesillere elden ele uzatacağız.

Burcu İrdesel

Marelli Ar-Ge Proje Sorumlusu

Daha alınacak çok yol var

Pamukkale Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünde Lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Marelli firmasında iş başı yapmanın ardından, iş ile eş zamanlı olarak Uludağ Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. 2012 yılında tasarım mühendisi olarak iş başı yaptığım Marelli firmasında, proje sorumlusu olarak kariyerime devam etmekteyim.

Bence iş yaşamında kadın mühendislerin rolü diye bir ayrım olmamalıdır, iş yaşamındaki tüm roller hem kadın hem erkek için eşit potansiyelde değerlendirilmeye başlanmalıdır. Sanıyorum ki kadınların en çok mağdur olduğu konuların başında, kadınların teknik konulardaki yeterliliğine inancın az olması ve kadınların kendini kanıtlamak için bir erkeğe göre çok daha fazla efor sarfetmek zorunda kalması gelebilir.

Konunun temeline, yani ailelere odaklanmak, onları kızlarına cesaret vermeleri için bilinçlendirmek başlıca yapılacaklar arasında. Devamında da eğitim hayatına devam etmekte olan kız çocuklarını desteklemek, onların iş hayatında kendilerine yer edinmelerine katkı sağlamak, iş hayatında kadın etkinliğini arttırmada oldukça önemli rol oynayacaktır. Kadınlar olarak her alanda varlığımızı sürdürdükçe ve sayımızı arttırdıkça, firmaların, liderlik, çeşitlilik, rekabet ve inovasyon gibi birçok konuda daha da çok geliştiğine ve dönüştüğüne şahit olacağız.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF)’nun eğitim, sağlık imkânları ve fırsat eşitliği gibi kriterlerden yararlanarak kadınların ekonomi içerisinde ne ölçüde var olduklarını ölçtükleri 2020 Cinsiyet Eşitliği Raporuna göre, 153 ülkenin yer aldığı raporda Türkiye 130’uncu sıradadır. Daha alınacak çok yol var, pes etmeden yola devam...

Ebru Koçak

Erkay Maden Ar-Ge Mühendisi

Türkiye ekonomisi daha dinamik yapıya kavuşur

Lisans eğitimi Kütahya Dumlupınar Üniversitesi-Jeoloji Mühendisliği alanında tamamladım. Yüksek Lisans eğitimimi mühendislik ile yakın ilişkili olan farklı bir teknik dalında gerçekleştirmek istedim. Mesleki riskler ve yaptığım araştırmaları göz önünde bulundurarak; Bursa Teknik Üniversitesi-İş Sağlığı ve Güvenliği alanında yüksek lisansımı yaptım. Krom Açık İşletme Maden Ocağında, Jeoloji Mühendisi pozisyonunda aktif olarak iş hayatıma devam etmekteyim.

İş yaşamında kadın mühendislerin rolü, erkek meslektaşlarıyla eşit haklara, fırsatlara ve sorumluluklara sahip olmalarını sağlayarak, yeteneklerini en üst düzeyde kullanmalarını teşvik etmek olmalıdır. Bir kadın mühendis olarak, iş hayatımda cinsiyet ayrımcılığı, terfi ve yükselme fırsatlarındaki adaletsizlik ve erkeklerin egemen olduğu bir ortamda cinsiyetçi tutumlar gibi zorluklarla karşılaşıyorum. Kadın mühendislerin potansiyellerini tam olarak kullanabilmeleri için iş hayatında bence, eşit fırsat ve adil çalışma ortamı oluşturulmalıdır. Böylece, kadın mühendislerin potansiyellerini tam olarak ortaya çıkararak, iş dünyasında daha etkin ve başarılı bir rol üstlenebilmeleri sağlanabilir. Kadın mühendislerin iş hayatında daha fazla yer almasıyla, Türkiye ekonomisi daha dinamik, yenilikçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşabilir.

Kadın mühendislerin Türkiye ekonomisine katkıları, teknoloji odaklı girişimlerin ve yenilikçi projelerin artması yoluyla sağlanabilir. Ayrıca, kadın mühendislerin liderlik rollerini üstlenerek işletmelerde çeşitliliği artırmasının ve şirketlerin rekabet avantajını güçlendirmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum.

 

Ceren Tarcan

Paynatech Endüstriyel Çözümler Proje Mühendisi

Ön yargılar gerçekten sıkıntı yaratabiliyor

Anadolu Üniversitesi'nden Malzeme Bilimi Mühendisliği bölümünden mezun oldum ve şu anda Paynatech firmasında proje mühendisi olarak çalışıyorum. Benim için işim, iletişim kurma, sorunları çözme ve öğrenme süreciyle gelişme üzerine kurulu. Bilgi birikimimle donanmış, tutku dolu bir şekilde işime odaklanıyor, her yeni projede kendimi geliştirmek için heyecanla çalışıyorum.

Üçüncü yılımı doldurduğum firmamızda bu sene büyük başarılara imza attık. İlk olarak, Avrupa satış birinciliği ödülünü alan ilk kadın mühendis olmak benim için inanılmaz bir gurur kaynağı oldu. İkincisi ise, enerji verimliliği konusundaki çalışmalarımızın Avrupa'da en iyi proje olarak ödüllendirilmesi! Bu ödüllere ek olarak, bu alanda çalışmalarımızın tanınması ve ödülü kazanan ilk kadın olmam ayrı bir mutluluk kaynağı.

Bu başarılar, sadece benim değil, aynı zamanda kadınların mühendislikteki rolünün güçlenmesi ve cinsiyet eşitliği için de önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Kendimi her gün biraz daha geliştirmek için bu heyecan verici yolculukta ilerliyorum.

Kadın mühendislerin iş hayatındaki önemi ve katkıları gerçekten büyük. Mühendislik, sadece bilimsel ve teknik bilgiyi kullanmakla kalmaz, aynı zamanda yaratıcılığı, problem çözme yeteneklerini ve inovasyonu da içerir. Bu nedenle, kadınların mühendislik alanındaki katılımı, farklı perspektiflerin ve deneyimlerin bir araya gelerek daha yenilikçi çözümler üretmesine katkıda bulunabilir.

Ancak, bu yolculukta bazı zorluklarla karşılaşıyoruz. Ön yargılar gerçekten sıkıntı yaratabiliyor. Bazen insanlar, kadınların teknik konularda yetenekli olamayacağını düşünebiliyorlar ve bu da iş yerinde motivasyonu etkileyebiliyor.

Ayrıca, iş ve aile yaşamı dengesini sağlamak da bazen gerçekten zor olabiliyor. Hem işte başarılı olmak hem de ailemize zaman ayırmak arasında denge kurmak her zaman kolay değil. Bu dengeyi sağlamak için destek sistemlerine ihtiyaç duyuyoruz.

Atatürk, kadınların eğitim ve meslek sahibi olmalarını toplumun medeniyet seviyesini belirleyen temel unsur olarak görüyordu. "Bir milletin gerçek medeniyet seviyesi, kadınlarının medeniyet seviyesi ile ölçülür" sözü, kadınların gücünü ve etkisini vurgular nitelikte. Kadınların eğitim ve iş hayatına katılımı, toplumun kalkınması için vazgeçilmezdir. Bu mirasa sahip çıkmalı ve kadınların her alanda daha fazla başarıya ulaşmaları için destek olmalıyız.

Geleceğe dönük olarak, kadın mühendislerin iş hayatındaki etkinliğini artırmak için bazı adımlar atılmalı. Öncelikle, eğitimde ve iş fırsatlarında cinsiyet eşitliği sağlanmalı. Ayrıca, iş yerlerinde mentorluk ve destek programları gibi inisiyatiflerle kadınların kariyerlerini ilerletmeleri desteklenmeli.

Toplumun genelinde ise cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmak ve cinsiyetçi tutumlarla mücadele etmek önemli. Bu, kadınların iş hayatında daha özgüvenli ve başarılı olmalarına yardımcı olabilir.

Sektördeki kadın mühendislerin görünürlüğünü artırarak, genç kadınların mühendislik kariyerlerine olan ilgilerini ve güvenlerini artırabilir. Kadınların iş gücüne daha fazla katılımı, ekonomiye gerçekten büyük bir katkı sağlayabilir. Farklı bakış açıları ve çeşitlilik, inovasyonu teşvik edebilir ve şirketlerin rekabet gücünü artırabilir. Ayrıca, kadınların iş hayatına daha fazla katılması, ekonomik büyümeyi destekleyebilir ve toplumun genel refahına olumlu etki yapabilir.

Sonuç olarak, kadın mühendislerin iş hayatında daha etkin olmaları için desteklenmeleri ve cesaretlendirilmeleri gerekiyor. Bu, sadece iş dünyasında adaletin sağlanması için değil, aynı zamanda ekonomik büyüme ve toplumsal refah için de hayati öneme sahip.

Dünya Kadın Mühendisler Günü, kadınların mühendislikteki rolünü kutlamak ve desteklemek için harika bir fırsat. Kadın mühendislerin, kariyerlerinde karşılaştıkları zorluklarla mücadele etme cesaretini, bilgi birikimlerini ve başarılarını kutlamak önemlidir. Aynı zamanda, genç kızlara ve kadınlara mühendislik alanına ilgi duymaları ve bu alanda kariyer yapmaları için ilham vermek de bugünün önemli bir hedefidir.

Bu özel günde, kadın mühendislerin başarılarını ve katkılarını kutlarken, aynı zamanda mühendislik alanında cinsiyet eşitliğine yönelik çalışmaların ve çabaların devam etmesi gerektiğini hatırlamak önemlidir. Herkesin eşit fırsatlara ve destekleyici bir ortama sahip olduğu bir gelecek için çaba göstermeliyiz. Kadınların mühendislik alanında daha fazla temsil edilmesi, sadece bu alanda değil, tüm toplumun ve dünyanın daha iyi bir geleceği için önemlidir. Sizlere bu konuyla ilgili duygu ve düşüncelerimi sorduğunuz için teşekkür ediyorum. "Bu vesileyle, tüm kadın mühendislerin Dünya Kadın Mühendisler Günü'nü en içten dileklerimle kutluyorum!

Gülçim ATAY 

B PLAS FMEA Lideri 

İş hayatındaki daha etkin kadınlar

2016 yılında Makine Mühendisi olarak mezun olduktan sonra otomotiv sektöründe iş hayatıma başladım. 2021 yılından itibaren B PLAS şirketinde FMEA Lideri olarak görev almaktayım.

Günümüzde kadın mühendislerin kendini kanıtlama, baskı altında çalışma gibi yaşadığı problemler ne yazık ki erkek mühendislerden çok daha fazladır. Özellikle yönetim sürecinde birçok stres ile başa çıkabilme ve kadın mühendislerin çalışma hayatında daha etkin olması adına verdikleri uğraş kadınlarımızda stres teşkil etmektedir. Her ne kadar tarihsel süreçte toplumdaki algı mühendislik mesleğinin eril bir meslek olduğunu yansıtsa da mesleğin temel eylemine baktığımızda aslında cinsiyetsiz bir yetkinlik olduğu kanıtsanamaz. Kadın mühendislerimiz teknik becerilerini, yaratıcılıklarını, kriz yönetimini en iyi şekilde tasarlamaları ve teknolojiyi kullanma ve gelişimini destekleme konusundaki özverisi aslında iş hayatındaki kadın rolünü ortaya koymakta ve kadınlarımızın iş hayatında aktif ve emin adımlarla ilerlemesini sağlamaktadır.

Bu sebeple kadın mühendislerimizin istihdam seviyesi arttıkça ülkemizin de gelişmişlik seviyesi artacaktır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında mühendis kadınlarımızın sayısının artması, eğitimlerinde destekleyici çalışmalarda ve sosyal etkileşimlerde daha fazla etkin rollerde olması bu problemi günden güne kırmaktadır.

Rol model olarak kadın mühendislerin görünürlüğünün arttırılması ve desteklenmesi adına başarılı kadın mühendislerimizin hikayelerinin paylaşılması, onların rol model olarak tanıtılması önemlidir. Kız çocuklarımıza ilham verirken, profesyonellerimiz için de motivasyon için pozitif ivme kazandıracaktır. Genel anlamda rol model kadın mühendislerimizin desteklenmesi, toplumun vizyonunun geliştirilmesi anlamında çok etkin olacağına inanmaktayım. Bu nedenle bilgi ve tecrübelerimizi genç kadınlarımızı cesaretlendirmeye geliştirmeye profesyonellerimizi ise destekleme yönelik odaklanmalıyız. 

Deniz Uyan

Salih Zeki Ün Mühendislik Proje Müdürü

Kadın mühendisler birbirlerinden güç almalı

2003 yılında Dumlupınar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünü tamamladıktan sonra yirmi yılı aşkın süredir Yapısal Tasarım Mühendisliği, Tasarım Kontrolü, Performansa Dayalı Tasarım ve Yapısal Danışmanlık alanlarında çalışmaktayım. Yüksek lisansımı Uludağ Üniversitesi Yapı Bölümünde ‘Betonarme Döşemelerde Titreşim’ konusu üzerine yaptım.

Cinsiyet ayırımcılığı kadınların kariyer basamaklarında yükselememelerine ve üst düzey yönetim kademelerine ulaşamamalarında sistematik bir sorundur.

Erkek egemen bir meslek olarak görülen mühendisliğin erkeklere özgü niteliklerle yapılabileceği önyargısının ortadan kaldırılması için kadın mühendisler birbirlerinden güç alarak hareket etmelidir. Aynı işi yapıyor olmalarına rağmen kadın mühendislerin erkeklerden daha düşük maaş alması konusuna dikkat çekilmeli. Günümüzde birçok iş yerinde yaşanan ayırımcılık çalışan kadının ruh sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Meslek hayatı boyunca neden mühendislik sorusuna maruz kalarak kendini ifade etmeye çalışan kadın mühendislerin yolu açılmalıdır.

Kadın güçlendikçe ülke güçlenir bakış açısı toplumun her ferdine kazandırılmalı.

Gülşah Arslan Güngör

Erdem Kaya Patent Operasyon Bölüm Müdürü

Sabırlı yapılarıyla daha yenilikçi oluyorlar

Liseyi Bursa Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2010 yılında Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden Kimya Mühendisliği’nden mezun oldum. Akabinde, Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Anabilim Dalı’nda yüksek lisansımı "Yüzey modifiyeli Rhizopus arrhizus ve şeker pancarı küspesinin anyonik ve katyonik boyarmadde gideriminde kullanılabilirliğinin araştırılması" konulu tez çalışmam ile 2013 yılında tamamladım. Yüksek lisans eğitimim sonrası 2 yıl boyunca otomotiv yan sanayi firması B-PLAS A.Ş’de Ar-Ge Merkezi’nde Proje Geliştirme Uzmanı olarak görev yaptım. Burada Plastik hammadde ve formülasyon geliştirme, geri dönüşümlü plastikler konusunda çalışmalar yaptım ve Tübitak TEYDEB projeleri yürüttüm. Bu projelerle ilgili olarak ulusal ve yerel kongrelerde poster sunumları yaptım.

9 yılı aşkın bir süredir Erdem Kaya Patent bünyesinde FSMH alanında danışmanlık vermekteyim. Görevime 2015 yılında Patent Uzmanı olarak başladım ve patent araştırma, tarifname hazırlanması, tekniğin bilinen durumunun araştırılması, ihlal analizi gibi konularda çalışmalar yaptım. 2016 yılından itibaren Yurtdışı Patent başvuru ve süreçleri konusunda müvekkillerimize hizmet vermeye başladım. 2020 Ocak ayı itibariyle Yurtdışı ve Yabancı operasyon yöneticisi olarak görev yaptım.    2022 Şubat ayı itibariyle Operasyon Bölüm Müdürü olarak görevime devam etmekteyim. Bir yandan da mühendis kimliğim ile dijitalleşmeye yönelik projeler yürüterek operasyonel süreçlerin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yapmaktayım.
Profesyonel iş yaşamım boyunca kadın bir mühendis olarak dezavantajlı bir durum yaşamadım. Erdem Kaya Patent’te cinsiyetten bağımsız olarak, yenilikçi fikirler her zaman önemsenir ve yapılan süreçsel iyileştirmeler, başarılı çalışmalar takdir edilir. Uzun yıllardır bu motivasyon ve enerjiyle iş hayatıma ve üretmeye devam ediyorum. Firmamızdaki yöneticilerin yüzde 60’ından fazlasını kadınların oluşturduğunu özellikle vurgulamak isterim. Mutlaka kadın mühendis olup iş hayatında çeşitli zorluklar yaşayan meslektaşlarım vardır. Zaman zaman bu yönde çıkan haberleri üzülerek takip ediyorum. Ancak eğitimle her engelin aşılacağına inanıyorum. Eğitim seviyesi arttıkça ve yönetim kadrolarına daha çok kadın meslektaşım dahil oldukça bu zorlukların peyderpey azalacağını, toplumumuzun bilinç düzeyinin artacağını umut ediyorum. Bununla beraber, cumhuriyetimizin 2. yüzyılında, kadınların mühendislik eğitimine erişimleri mentörlük ve destek programlarının sağlanmasıyla kolaylaştırılabilir. Bu sayede kadın mühendislerin iş hayatında daha aktif rol almaları sağlanabilir görüşündeyim.

Kadınların farklı, çeşitli ve detaylı bakış açıları ve sabırlı yapıları sayesinde yenilikçi fikirler ve yaratıcı çözümler ortaya çıkaracaklarına, Ar-Ge faaliyetlerinin üst düzeye ulaşacağına ve iş hayatında ekonomiye ciddi katkılar sağlayacaklarına olan inancım tam. Uzun yıllardır IP sektöründe çalışan biri olarak son yıllarda kadın buluşçuların sayısının artışını mutlulukla takip ediyorum.

Ulu Önder Atatürk’ün söylediği gibi; “Dünyada her şey kadının eseridir. Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.”

Bu inançla ülkemiz için çalışacak ve değer üretmeye devam edeceğiz.

Gizem Ersezen Nar

Bosch Satın Alma Proje Yöneticisi

Yaşam kalitesini olumlu yönde etkiler

Endüstri Mühendisliğinden mezun oldum, İngiltere'de bir süre yaşadım, Bursa'ya döndüm ve Martur Fompak International şirketlerinde Müşteri ve Proses Kalite, Risk Analizi ve Kalite Metot ve Kıdemli Proje Mühendisliği alanlarında toplamda 6,5 yıl çalıştım. 1,5 yıldan beri de Bosch şirketinde Satın Alma Proje Yöneticiliği departmanında çalışmaktayım.

Ayrıca Lise döneminde UNICEF'te , Üniversite döneminde üniversitenin Endüstri Mühendisliği Öğrenci topluluğu EMOT'te sosyal sorumluluk projelerinde yer aldım ve, 2021 Yılından beri BUMKAD (Bursa Mühendis Kadınlar Derneği)'ta görev yapmaktayım. BUMKAD içerisinde İnovasyon ve Girişimcilik Ekibinde yer aldım ve Toplum 5.0 Projesinde Koordinatör olarak çalıştım ve 2022 ile birlikte BUMKAD Yönetim Kurulunda görevimi sürdürmekteyim.

Genel olarak gözlemlerimi paylaşmam gerekirse, kadınlar yönetsel ve liderlik pozisyonlarında erkeklere göre daha az yer almakta. Kesinlikle bunun geliştirilmesi eşitlik ve çeşitlilik prensipleri değerlendirilerek liyakate dayalı bir düzen oluşturulmalıdır. Kendi iş hayatımı değerlendirdiğimde kadın olduğum için herhangi bir zorbalık yada olumsuz bir durumla karşılaşmadım. Ancak belirtmem gerekir ki çalıştığım şirketlerin kurumsal olması sebebiyle ben yaşamamış olsam da daha küçük ölçekli şirketlerde çalışan arkadaşlarımın karşılaşmadığını söyleyemem.

Öncelikle kadın mühendislerin artması ve nitelikli olması konularına değinmek isterim. STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarında kız çocukların eğitimine daha fazla yatırım yapılmalı, genç kızlar özendirilmeli ve teşvik edilmelidir.

İş hayatına gelecek olursak: Kadın ve erkek mühendisler arasında eşit ücret politikaları uygulanmalıdır. Terfi ve kariyer ilerlemesi konusunda cinsiyet ayrımcılığı yapılmamalıdır. Şirketler Kadın mühendisleri, liderlik ve yönetim pozisyonlarında bulundurarak şirketlerin karar alma süreçlerinde çeşitlilik ve yenilikçiliği teşvik edebilirler. Kadın liderlerin varlığı, şirketlerin stratejik vizyonunu genişletebilir ve daha kapsayıcı politikalar geliştirilmesine yardımcı olabileceğini düşünüyorum.

Kadın mühendislerin iş hayatında etkin olması, toplumsal cinsiyet eşitliğini destekler ve kadınların ekonomik bağımsızlığını artırır. Bu durum, genel toplumsal kalkınmayı ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkiler.

 

Gökçe Yurdakul İleri

Martur Fompak Akademi Müdürü

Yenilikçilik ve rekabet gücü de artacak

Lisansımı Uludağ Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nde tamamladıktan sonra, Bahçeşehir Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi alanında yüksek lisansımı gerçekleştirdim. İş hayatıma, Yazaki’de Endüstri ve Üretim mühendislikleri görevinde bulundum. Şu anda Martur Fompak International’da Akademi Müdürü olarak görev yapıyorum.

İş yaşamında kadın mühendisler, hangi sektörde olursa olsun, kapsayıcılığı, çeşitliliği, empatiyi, farklı bakış açılarını ve işbirliğini olumlu anlamda etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda göstermektedir ki, kadın mühendislerin bu pozitif etkisi ile birlikte, stratejik planlama, inovasyon kültürünün gelişmesi ve iş gücünün zenginleşmesi de sağlanmaktadır. 

Kadın mühendislerin getirdiği pozitif etkiler araştırmalarla ortaya konsa da, kadın hala cinsiyet ayrımcılığı, koşullardaki eşitsizlikler, cam tavan sendromu, izolasyon hissi ve iş – aile dengesinin sağlanması sorumluluğunun tek kendisinden beklenmesi gibi zorluklarla karşılaşmaktadır.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kadın mühendislerin iş hayatında daha etkin olması için pek çok strateji ve politika hayata geçirilebilir. Her alanda gerçekleştirilecek yasal ve kurumsal düzenlemeler ve çalışma koşullarının eşit hale getirilmesi ile kadın mühendis istihdamının arttırılması sağlanabilir. Bununla birlikte kadın mühendisin sadece sahada değil, liderlik vasıfları ile de iş hayatının içerisinde daha çok yer alması oldukça önemlidir. Tüm bu düzenlemelerin ve iyileştirmelerin sürdürülebilir hale getirilebilmesi için de aileden ve ilkokul çağından başlanarak STEM alanında kız çocukların teşvik edilmeli ve kadın mühendislerin başarı hikayelerinin her platformda vurgulanmalıdır. Bu stratejiler ve politikalar uygulandığı takdirde, iş gücü verimliliği, ekonomik büyüme, yenilikçilik ve rekabet gücü de artacaktır ve toplumun refah düzeyine önemli katkılar sağlanacaktır.

Ahu Kor Dayıoğlu

TOFAŞ Araç Maliyet Mühendisi

Toksit ortamlara karşı önlem alınmalı

Ege Üniversitesi Kimya mühendisliğinden 2008 yılında mezun oldum. 2009 yılından beri aktif olarak otomotiv sektöründe; proje & Ar-Ge mühendisi olarak görev aldım. Son 7,5 yıldır da Tofaş da çalışıyorum. 2018 yılında Malzeme Mühendisliği alanında yüksek lisansımı tamamladım. Halen Uludağ Üniversitesi Polimer malzemeler bölümünde Doktora programına devam ediyorum.

Kadın mühendisler iş hayatının her alanında yer alabilir, bu konuda alınan mühendislik eğitimi ve kadının iş hayatındaki disiplini, iş ve özel hayat dengesini iyi kurabilmesi ve kendisine olan öz saygısı ile muazzam şekilde sergilemektedir.

Genel olarak, kadın ve çocuklu bir kadın olarak kariyerine verdiğin önemi ve başarılı bir iş hayatını sergilemek için elinden gelenin en iyisini yaptığını göstermek için erkek arkadaşlara göre daha fazla efor sarfetmek ya da yaptıklarımızı gösterebilmek için daha görünür olmak zorunda kalabiliyoruz.  Bu da zaman zaman daha fazla kırgınlıkları kendi içimizde yaşamamıza sebep olabiliyor.

Kadının iş hayatında daha etkin olması için; öncelikle kadının da kendi içindeki o gücü hissederek, yapabileceklerinin farkında olarak tutkulu şekilde iş hayatında başarılarını göstermeleri gerekiyor.  Tabiki bunları yaparken de daha uygun bir ortam sağlanması için ilk yöneticiden başlayarak, şirketlerdeki tüm kademelerde kadına saygı ve kadının da her şeyi çok başarılı şekilde gerçekleştirecek gücü olduğunun farkında olacak yaklaşımların gerekirse bilgilendirmelerin olması gereklidir. İlave olarak, farklı düşüncelere sahip olan kişilerin de toksik bir ortam yaratmaması için gerekli önlemlerin alınması sağlanabilir. 

Ekonomimiz katma değerleri işleri ön plana çıkarıp, işini tutkulu ve etik şekilde yapacak kişileri doğru konumlara oturttuğunda istenen başarıları zaman içinde sağlayacaktır.  Bu ve benzeri tüm güzellikleri içinde bulunduran kadın mühendisler ile de istenen seviyelere gelmek çok daha hızlı ve kolay olacaktır.

Melike Erdoğan Kabukçu

YEK Okulları Eğitim Koordinatörü

Kadınların belli konumlara gelmesi engellenebiliyor

2012 yılında İTÜ Elektronik Haberleşme Mühendisliği Bölümünden mezun oldum. Hemen akabinde yüksek lisans programına başladım ve aynı zamanda hocamın Teknokent şirketinde çalışmaya başladım.  Daha sonra evlenip Bursa’ya yerleşince Doktorayı Uludağ Üniversitesinde devam etme kararı aldım. Bu süreçte eşimin girişimcilik faaliyeti doğrultusunda 2016 yılında YEK Eğitim Kurumlarını açtık ve bu zamandır bir fiil bu işte çalışıyorum.

Mühendislik çoğunlukla erkeklerin daha yoğun faaliyet gösterdiği bir alan olmasına rağmen kadın mühendislerin sayısı her geçen gün artıyor. Birçok kurum ve kuruluşlar, bazen kadınlar üzerinde cinsiyetçi yaklaşımlarda bulunarak kadınların hak ettikleri konumlara gelmesini engelleyebiliyorlar. Bu da tüm kadınlarımız için ciddi bir baskı ve özgüven kaybına sebebiyet veriyor. Bu noktada kadınlarımıza haksızlık yapıldığını üzülerek belirterek, kadınlarımızın birçok işi beraber yürütebilme, farklı bakış açılarını kazandırabilme ve çoklu düşünebilme gibi becerilerinden kurumların faydalanamadıklarını söylemem gerekiyor. Çünkü kadınların analitik düşünce yapısını kompleks düşünme yeteneği ile birleştirerek iş hayatında ciddi bir fark yaratabileceğimize inanıyorum. Bugün dünyada disiplinler arası çalışmasının önemi vurgulanırken kadınlar bu anlamda daha başarılı işler çıkarabildiklerini düşünüyorum. Yani sadece sebep sonuç ilişkisine bakmak değil birden fazla etkiyi ve etmeni beraber düşünebilen kadınlar mühendislikte de özellikle yönetici pozisyonda daha fazla var olması gerektiğini düşünüyorum.

Öncelikle kadınların çoğunlukla anne olmaları ve bununla beraber gelen sorumluluklarının ülkemizde iş hayatında hep olumsuz değerlendirilmesine sebep oluyor. Kurumların bunlarla ilgili daha geniş bir bakış açısı kazanabilmeleri için devlet tarafından kadın istihdamına yönelik maddi desteklerle birlikte yapısal desteklerin zorunlu olması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle yukarıda belirttiğim gibi kadınların özellikle yönetici olarak ve üretim mühendisliği aşamalarında daha işlevsel düşünmelerinin üretimde daha iyi ürünlerin ortaya çıkmasına ve bunların sürdürülebilirliği ve ekonomideki katkısının yadsınamayacak ölçekte olacağını düşünüyorum.

Gelişmiş toplum ancak toplumun her ferdine dokunan kadının gelişmesi ve iyi bir şekilde yetişmesi ile mümkündür. Hem iş hayatında hem de toplumsal hayatta kadına verilen değer arttıkça hem ekonomik olarak hem de toplumsal olarak kalkınabiliriz.

Sıla Altun

Tofaş Ar-Ge Süreç Uzmanı

Yorulmadan yürümeye devam edeceğiz

Balıkesir Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden 2016 senesinde mezun oldum ve 2017’de Uludağ Üniversitesi’nde yine Endüstri Mühendisliği bölümünde ancak bu sefer makine öğrenmesi üzerine yüksek lisansa başladım. Yüksek lisans için geldiğim Bursa’da iş hayatına da giriş yaptım. Yüksek lisansa paralel olarak Bosch bünyesinde önce satın alma, daha sonra da yalın üretim departmanlarında yarı zamanlı olarak toplamda 3 sene çalıştım. Sonrasında küçük bir tekstil sektöründe üretim planlama macerasının akabinde tekrar otomotiv sektörüne dönerek Tofaş ARGE’de Süreç Uzmanı olarak çalışmaya başladım ve 4 senedir görevime devam ediyorum.

Kadın mühendislerin iş yaşamındaki rolleri, sektörden sektöre ve şirketten şirkete değişiklik gösterebilecek olsa da genel olarak, erkek meslektaşlarıyla eşit haklara ve fırsatlara sahip olmalarını sağlayan birçok önemli faktöre dayanır. Mühendis kadının mesleğindeki rolünün anlaşılması, cinsiyet eşitliği ve çeşitliliğin teşvik edilmesi önemlidir.

Kadın mühendisler, teknik becerileri, liderlik yetenekleri ve yaratıcı çözüm yaklaşımları ile her seviyede değerli katkılar sağlayabilirler. Kadın mühendisler, toplumsal ve kültürel açıdan pozitif bir etki yaratmak için rol model olabilirler. Bu, genç kızlara STEM alanlarına ilgi duymaları için ilham verebilir ve kadınların mühendislik alanındaki varlığını artırabilir. Kadın mühendisler, yaratıcı düşünme ve yenilikçi çözümler geliştirme konularında önemli bir rol oynayabilirler. Farklı bakış açılarıyla problemlere yaklaşarak daha etkili ve sürdürülebilir çözümler üretebilirler. Sonuç olarak, kadın mühendislerin iş yaşamındaki rolü, eşitlik, çeşitlilik, liderlik ve inovasyon gibi temel değerler üzerine kurulmalıdır. Bu değerlerin desteklenmesi, daha kapsayıcı ve başarılı bir iş ortamının oluşturulmasına yardımcı olacaktır.

Ancak, bu role ilişkin anlayış ve uygulamalarda hala gelişmeler gerekmektedir. Kadın mühendislerin iş yaşamında karşılaştıkları zorluklar, genellikle cinsiyet eşitsizliği, önyargılar, iş ve özel hayat dengesini kurma, kariyer gelişim fırsatlarına erişim ve mesleki ağ oluşturma gibi konularda yoğunlaşmaktadır. Bu zorluklar, kadın mühendislerin kariyerlerini ilerletmelerini ve potansiyellerini tam olarak gerçekleştirmelerini engelleyebilir. Birçok meslektaşım gibi özellikle yeni mezun olduğum dönemlerde ben de benzer zorluklar ile defalarca yüzleştim ve bu konu hakkında toplumun bilinçlenmesi için elimden geleni yapmak üzere bir adım atarak BUMKAD ile buluştum.

Cumhuriyetin 2’nci yüzyılında kadın mühendisler olarak iş hayatında daha etkin var olabilmemiz için hem biz kadın mühendisler hem erkek meslektaşlarımız hem toplum hem de sektör tarafından yapılacak pek çok aksiyon olabilir. Öncelikle toplumun bilinçlendirilmesi, mühendisliğin erkek egemen bir meslek olmadığının altının çizilmesi gerekmektedir. Toplumun mühendislik algısına kadın yerleştikçe kız çocuklarının STEM alanında varlığı da artacak, sayısal ve analitik yetkinliklere sahip kız çocukları ileride kendi yetkinlikleri ile örtüşen doğru mesleği bulacaklardır.

Mühendislikte kendini bulan kadınlara ise işe alım ve terfi süreçlerinde erkek meslektaşları ile eşit haklar tanınmalı, insan kaynakları ayağında cinsiyet ayrımcılığıyla daima mücadele edilmelidir. Paralelde kadınların iş yaşamında daha etkin olmalarını sağlamak için çalışma ortamı kadınları da kapsayacak şekilde dizayn edilmeli, kadının erkek meslektaşına göre hem fiziksel hem psikolojik olarak dezavantajlı olmasının önüne geçilmelidir. Cinsiyet temelli taciz ve ayrımcılığın önlenmesi için güçlü politikalar ve prosedürler geliştirilmelidir. Bu sayede kadın mühendisler iş hayatında daha etkin olacaktır.

Bu durum, kaçınılmaz olarak Türkiye ekonomisine de çeşitli katkılar sağlar. Daha fazla kadın mühendisin iş gücüne katılımı, işgücü piyasasının genişlemesini ve verimliliğin artmasını sağlayacaktır. Ayrıca, kadınların mühendislik alanındaki yeteneklerini kullanmaları, yenilikçi çözümlerin ve teknolojik gelişmelerin hızlanmasına da destek olacaktır. Bununla birlikte, kadın mühendislerin iş hayatındaki etkinliği, Türk şirketlerinin rekabet gücünü de arttırarak Türkiye'nin ekonomik büyümesine oldukça fayda sağlayacaktır. Bu sayede, daha kapsayıcı bir işgücü geliştirecek Türkiye, daha sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve kalkınma gücüne sahip olacaktır.

Mühendislikte cinsiyet eşitliği sağlandığında, kadın mühendislerin getirdiği çeşitlilik ve yenilikçi bakış açıları, sektöre değer katan önemli bir unsura dönüşecektir. Bu bilinçle BUMKAD olarak elimizi taşın altına koyuyoruz, her adımda birlikte daha da güçlendiğimiz bir yolda yorulmadan yürüyoruz ve yürümeye devam edeceğiz.