Türk tekstil sektörünün küresel pazarlardaki önemli buluşmalarından Texhibition İstanbul Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Organizasyon; dokuma ve örme kumaştan denime, iplikten tekstil aksesuarlarına kadar sektörün farklı üretim alanlarını aynı çatı altında buluşturdu. Tekstil sektöründe köklü üretim geçmişi ve güçlü ihracat altyapısıyla öne çıkan Bursa, fuarda yoğun katılımla temsil edildi. Bursalı üreticiler yeni koleksiyonlarını ve katma değerli ürünlerini uluslararası alıcıların beğenisine sunarken, fuar boyunca mevcut müşterileriyle ilişkilerini güçlendirdi ve farklı ülkelerden gelen alıcılarla yeni ticari bağlantılar için görüşmeler gerçekleştirdi.

Texhibition İstanbul, üreticiler açısından yalnızca yeni ürünlerin sergilendiği bir organizasyon değil, küresel tekstil sektöründeki değişimin yakından takip edildiği önemli bir ticaret platformu oldu. Farklı coğrafyalardan gelen sektör profesyonellerinin buluştuğu organizasyonda, ihracata yönelik yeni iş birliklerinin geliştirilmesi için ikili görüşmeler yapıldı.

Uzun vadeli iş birlikleri gerçekleştirildi

Fuarda Bursa’nın dokuma, örme, iplik, tekstil aksesuarları ve katma değerli üretimdeki kabiliyeti uluslararası ziyaretçilere tanıtıldı. Bursalı firmaların organizasyondaki güçlü temsili, kentin Türkiye tekstil sektöründeki üretim ve ihracat potansiyelini bir kez daha uluslararası vitrine taşıdı.

Küresel pazarlarda rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleştirilen organizasyonda üreticiler, mevcut ihracat pazarlarındaki konumlarını güçlendirmenin yanı sıra yeni müşterilere ulaşmaya odaklandı. Fuarda gerçekleştirilen temaslar, yeni sipariş ve uzun vadeli ticari iş birlikleri açısından önemli fırsatlar oluşturdu.

Sürdürülebilirlik ve inovasyon öne çıktı

Texhibition İstanbul’da sürdürülebilirlik, inovasyon ve yeni nesil üretim anlayışı da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Tekstil sektörünün geleceğine yönelik yeni malzemeler, sürdürülebilir üretim uygulamaları ve teknolojik çözümler sektör profesyonellerinin dikkatine sunuldu.

Fuar kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerde yeni sezon kumaş trendlerinden sürdürülebilirliğe, dijital dönüşümden yapay zekânın tekstil sektöründeki kullanımına kadar birçok konu ele alındı. Organizasyon, Bursa tekstil sektörü açısından üretim kabiliyetinin uluslararası alıcılara tanıtılmasının yanı sıra yeni ihracat pazarlarına ulaşılması ve sektördeki küresel dönüşümün takip edilmesi açısından önemli bir buluşma noktası oldu.

Arzu Işık

Işıksoy Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı

Türk tekstili küresel pazardaki gücünü koruyor

Texhibition İstanbul, kadın giyim kumaş koleksiyonlarımızı ve yeni sezon desen/tasarım çalışmalarımızı sergilememiz açısından son derece verimli ve dinamik bir platform oldu. Özellikle katma değeri yüksek, trendleri yakalayan kumaş kalitelerimize gösterilen ilgi, yürüttüğümüz AR-GE ve tasarım odaklı vizyonun karşılık bulduğunu gösterdi. Organizasyonun profesyonel yapısı sayesinde sektör paydaşlarımızla bir araya gelme fırsatı yakaladık. Texhibition, Premiere Vision’un önüne geçti. Texhibition, dünyadaki en prestijli, en verimli tekstil fuarı haline geldi. Bu hepimiz için gurur verici.

Standımızdaki hareketlilik ve ziyaretçi profili beklentilerimizi karşıladı. Yalnızca yerli alıcılar değil; Avrupa, Orta Doğu ve çevre coğrafyalardan gelen profesyonel satın alma heyetlerinin varlığı fuarın uluslararası niteliğini bir kez daha kanıtladı. Ziyaretçilerin özellikle yenilikçi baskı tekniklerine, kumaş tuşesine ve hızlı termin kabiliyetimize yönelik ilgisi belirgindi.

Fuar süresince hem mevcut ihracat kanallarımızı güçlendiren hem de yeni pazarlara açılmamıza zemin hazırlayan çok sayıda nitelikli görüşme gerçekleştirdik. Özellikle global hazır giyim markalarıyla çalışan konfeksiyoncular ve doğrudan yabancı toptancılarla somut sipariş ve numune aşamasına geçtiğimiz verimli bağlantılar kurduk. Bu temasların önümüzdeki dönemde ihracat rakamlarımıza doğrudan katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Türk tekstil sektörü, üretim kalitesi, esnek tasarım anlayışı ve lojistik avantajıyla küresel pazardaki gücünü korumaya devam ediyor. Texhibition İstanbul gibi organizasyonlar da üreticilerimizin dünyaya entegrasyonu için kritik bir vitrin görevi görüyor. Emeği geçen tüm organizasyon komitesine ve sektörün sesini kamuoyuna taşıyan Ekohaber Gazetesi’ne teşekkür ederiz.

Ali Sayın

Karkent Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı

Yeni ürünlerle iş birliğimizi geliştirdik

Fuar bir önceki edisyona göre çok daha verimliydi. Tekstil sektöründe tekrar bir ivme yakalanacak gibi duruyor şu an ama sadece fuar ile bunu anlamak pek mümkün değil. Yine de katılımcı ve ziyaretçi sayısının yoğunluğu memnun edici düzeyde oldu diyebiliriz. Ziyaretçiler birçok farklı ülkeden olmakla birlikte yerli ziyaretçilerin de fuarda olması pozitif havayı daha da artırdı. Müşteri olma potansiyeli yüksek birçok ziyaretçi ağırlamış olduk.Yeni ve hiç olmadığımız pazarlardan gelen ziyaretçiler, bizim de farklı alanlar için geliştirdiğimiz yeni kalite ve ürünler ile birleşince hatrı sayılır iş birliği geliştirdiğimizi söyleyebiliriz. Tabi ki bu fuar alanında gelişen bu ilk tanışmanın uzun vadeli iş birliğine dönmesi en önemli hedefimiz.

Texhibition fuarı Türkiye tekstil sektörü için en ideal fuarlardan biri olma özelliğimi korumaya devam ediyor. Bundan sonraki edisyonlarda daha yoğun katılımcı ve ziyaretçi ile daha verimli fuarlar geçirmeyi ümit ediyoruz.

Cem Ünal

Ünallar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı

Sektörün güçlenmesini önemsiyoruz

Texhibition İstanbul, bizim için önem taşıyan ve her dönem umutla beklediğimiz fuarlardan biri. Bu yıl da fuarı büyük bir heyecanla bekledik. Ülkemizin, birçoğumuzun daha önce karşılaşmadığı ölçüde ekonomik sıkıntılar yaşadığı bir dönemde gerçekleştirilen organizasyon, sektör açısından bizleri heyecanlandırdı ve motive etti.

Fuar süresince beklentimizin oldukça üzerinde ziyaretçi ağırladık. Özellikle yabancı müşteri sayısındaki artış bizim açımızdan son derece değerliydi. Bunun yanında standımızı ziyaret edenlerin doğru hedef kitleyi oluşturması ve görüşmelerin ticari potansiyel taşıması fuarın en olumlu taraflarından biri oldu.

Elbette biz de bu fuara iyi hazırlandık ve organizasyonu önemsedik. Gösterdiğimiz hazırlığın aldığımız sonuçlarda önemli bir etkisi olduğunu düşünüyoruz. Fuar boyunca yaşadığımız yoğunluk nedeniyle diğer katılımcı firmaları çok fazla gözlemleme fırsatımız olmadı. Bu nedenle fuarın diğer firmalar açısından nasıl geçtiğini değerlendirmemiz doğru olmaz.Sektörün bir bütün olarak güçlenmesini önemsiyoruz. Çünkü hepimiz iyi olursak, sektörümüz de iyi olur.

Dilek Cansabuncu

Akrida Tekstil Dış Ticaret Müdürü

Firmaların en önemli ihtiyacı öngörülebilirlik

Texhibition İstanbul Fuarı bizim açımızdan oldukça verimli ve keyifli geçti. Fuar süresince mevcut müşterilerimizle bir araya gelirken, farklı ülkelerden yeni müşteriler ve sektör profesyonelleriyle de tanışma fırsatı bulduk. Yoğun ve hareketli geçen fuar, Türkiye tekstil sektörünün üretim kabiliyetini, ürün çeşitliliğini ve uluslararası pazarlardaki gücünü bir kez daha görmemiz açısından önemliydi.

Fuarın uluslararası katılımı ve ziyaretçi profili açısından dikkat çekici bir diğer nokta ise, bu dönemki katılımcı firmaların yaklaşık beşte birinin Fransa’daki Première Vision Fuarı’na da katılan firmalardan oluşmasıydı. Görüştüğümüz birçok firma, Première Vision’a ilişkin maliyet, verimlilik ve ticari geri dönüş açısından değerlendirmeler yaparken, bundan sonraki dönemde Fransa’daki fuara katılmama yönünde karar aldıklarını veya katılım konusunu yeniden değerlendirdiklerini ifade etti. Bu durum, sektör firmalarının artık yalnızca geleneksel fuar organizasyonlarına katılmak yerine, yatırımın karşılığını ve doğrudan ticari faydasını daha fazla sorguladığını göstermesi açısından dikkat çekici.

Ancak bugün tekstil sektörünü değerlendirirken yalnızca bir fuarın ticari sonuçlarına veya kısa vadeli ihracat rakamlarına bakmanın yeterli olmadığını düşünüyoruz. Türkiye'nin tekstildeki gücünü koruyabilmesi ve gelecekte daha da ileri taşıyabilmesi için daha geniş bir perspektife ihtiyacımız var. Artık yalnızca daha fazla üretmek değil; daha yüksek katma değer üretmek, teknolojiye yatırım yapmak, markalaşmak, tasarım gücümüzü geliştirmek ve dünya pazarlarında daha güçlü bir konum elde etmek zorundayız.

Fuar boyunca gerçekleştirdiğimiz görüşmeler bize şunu bir kez daha gösterdi: Türk üreticisinin en önemli avantajları arasında kalite, esneklik, hızlı teslimat, ürün çeşitliliği ve müşteriye yakınlık bulunuyor. Ancak küresel rekabet giderek daha zor hale geliyor. Uzak Doğu başta olmak üzere düşük maliyetli üretim merkezleriyle rekabet ederken, Avrupa ve diğer gelişmiş pazarlarda sürdürülebilirlik, izlenebilirlik, dijitalleşme ve yüksek katma değer gibi kriterlerin ağırlığı her geçen gün artıyor.

Bu nedenle üreticinin kamu otoritelerinden beklentisini yalnızca maliyetleri azaltmaya yönelik destekler üzerinden değerlendirmemek gerektiğine inanıyoruz. Asıl beklentimiz, Türkiye sanayisinin önünü görebileceği, uzun vadeli ve öngörülebilir bir üretim vizyonunun oluşturulmasıdır.

Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren firmaların en önemli ihtiyaçlarından biri öngörülebilirliktir. Enerji maliyetlerinden finansmana, vergi politikalarından istihdam maliyetlerine, ihracat desteklerinden yatırım teşviklerine kadar üreticinin önümüzdeki birkaç yılı planlayabilmesine imkân sağlayacak istikrarlı bir ekonomik ortam büyük önem taşıyor. Sanayici ancak önünü görebildiğinde yeni makine yatırımı yapabilir, kapasitesini artırabilir, yeni pazarlara girebilir ve çalışanlarına daha fazla yatırım yapabilir.

Bunun yanında finansmana erişim konusu da stratejik bir başlık olarak ele alınmalı. Özellikle ihracatçı ve üretici firmaların uzun vadeli yatırımlarını destekleyecek, rekabetçi maliyetlerle finansmana ulaşabilecekleri mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü bugün yapılan bir makine, teknoloji veya Ar-Ge yatırımı çoğu zaman kısa vadede değil, yıllar içerisinde karşılık buluyor. Türkiye'nin sanayi politikasının da bu uzun vadeli bakış açısını desteklemesi gerekiyor.

Bir diğer önemli konu ise nitelikli insan kaynağı. Tekstil sektörünün geleceği yalnızca makinelerle değil, o makineleri kullanabilecek, yeni teknolojileri geliştirebilecek ve küresel müşterilerin beklentilerini anlayabilecek insan kaynağıyla şekillenecek. Mesleki eğitimin sektörle daha güçlü bir şekilde buluşturulması, gençlerin üretime ve sanayiye yönlendirilmesi ve çalışanların sürekli eğitimine yönelik politikaların artırılması büyük önem taşıyor.

Aynı şekilde Ar-Ge, inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik konularında da Türkiye'nin daha iddialı bir hedef ortaya koyması gerektiğine inanıyoruz. Geleceğin tekstil sektörü yalnızca kumaş üreten değil; teknoloji, tasarım, fonksiyonellik ve sürdürülebilirlik üreten bir sektör olacak. Türkiye'nin bu dönüşümün takipçisi değil, öncülerinden biri olması gerekiyor.

Burada kamuya düşen en önemli görevlerden birinin, özel sektörün yatırım iştahını artıracak doğru ekosistemi oluşturmak olduğunu düşünüyoruz. Üretici ile devletin birbirini destekleyen iki ayrı yapı değil, aynı hedefe yürüyen iki ortak olarak hareket etmesi gerekiyor. Kamu politikalarının sahadaki gerçeklerle daha fazla örtüşmesi, sektör temsilcileriyle düzenli istişare mekanizmalarının güçlendirilmesi ve alınacak kararların üretim hayatındaki etkilerinin önceden değerlendirilmesi, Türkiye'nin rekabet gücünü önemli ölçüde artıracaktır.

Biz üreticiler olarak beklentimizi yalnızca "daha fazla destek" şeklinde ifade etmiyoruz. Daha güçlü bir üretim ekonomisi, daha yüksek katma değer, daha nitelikli istihdam ve daha güçlü ihracat için doğru zeminin oluşturulmasını istiyoruz. Çünkü üreticinin önünü açan her politika, aslında ülkenin ihracatına, istihdamına, teknolojik gelişimine ve refahına yapılan uzun vadeli bir yatırımdır.

Texhibition İstanbul'da farklı ülkelerden gelen sektör temsilcileriyle yaptığımız görüşmeler de bize Türkiye'nin hâlâ çok önemli bir üretim ve tedarik merkezi olduğunu gösterdi. Bu avantajımızı korumakla yetinmemeli, bir üst seviyeye taşımamız gerekiyor. Hedefimiz yalnızca dünyanın önemli tekstil üreticilerinden biri olmak değil; tasarımıyla, teknolojisiyle, markalarıyla ve yüksek katma değerli ürünleriyle dünyanın tercih ettiği ülkelerden biri olmak olmalı.

Biz sanayiciler olarak üzerimize düşeni yapmaya, yatırım yapmaya, üretmeye, istihdam oluşturmaya, ihracat pazarlarımızı büyütmeye devam edeceğiz. Bunun karşılığında beklentimiz ise uzun vadeli düşünen, üretimi merkeze alan, öngörülebilir ve rekabetçi bir ekonomik ortamın güçlendirilmesidir.

Türkiye'nin geleceğinin güçlü bir üretim ekonomisinden geçtiğine inanıyoruz. Tekstil sektörü de bu geleceğin önemli yapı taşlarından biri olmaya devam edecektir. Texhibition İstanbul'da kurduğumuz yeni bağlantılar, aldığımız olumlu geri dönüşler ve gördüğümüz uluslararası ilgi, doğru şartlar oluşturulduğunda Türk üreticisinin dünya pazarlarında daha da güçlü bir konuma gelebileceğini bir kez daha ortaya koydu.

Bizim hedefimiz kısa vadeli kazanımların ötesinde, gelecek nesillere daha güçlü, daha teknolojik, daha rekabetçi ve daha katma değerli bir üretim altyapısı bırakabilmek. Bunun için özel sektörün girişim gücü ile kamunun uzun vadeli vizyonunun aynı hedefte buluşmasının Türkiye açısından büyük bir fırsat olduğuna inanıyoruz.