HIDIRCAN KAYA-BURAK TAŞ

Bursa genelindeki Ar-Ge merkezleri, tasarım ofisleri ve teknoparklar, üretim altyapısını geleceğe taşıyacak büyük bir teknoloji hamlesi yürütüyor. Küresel pazardaki maliyet baskılarına ve zorlu rekabet koşullarına karşı en güçlü kalkanı yüksek teknoloji ve inovasyon olarak belirleyen kent sanayisi, katma değerli üretime odaklanıyor. Mühendislik odaklı bu dönüşüm, ihracat rakamlarına da doğrudan yansıyor. İnovasyon yetkinliğini artıran stratejik sektörler, ihracat hacimleriyle pazardaki sarsılmaz yerini koruyor. Kent genelinde yatırımlar artık sadece standart makine parkurlarına değil, bu sistemleri tasarlayacak ve geliştirecek ileri Ar-Ge mühendisliğine aktarılıyor.

Üretim hatlarında tam dijitalleşme

Küresel pazarlarda liderliği korumanın yolu, Bursa’daki üretim hatlarında ileri teknoloji ve otonom entegrasyondan geçiyor. Küresel pazarla rekabet eden Bursa sanayisi, ileri otomasyon teknolojilerini kullanarak operasyonel süreçlerin ana omurgası haline geliyor. Finansmana erişim ve üretim maliyetleri gibi küresel yapısal zorluklar, tam zamanlı dijital otomasyon çözümleriyle aşılıyor. Teknoloji odaklı yeni nesil planlamalar, operasyonel esnekliği artırırken kent sanayisine küresel arenada çok büyük bir hız ve verimlilik avantajı kazandırıyor.

İnovasyonda küresel üstünlük

Bursa merkezli yürütülen inovasyon projeleri, dünya pazarlarındaki teknik bariyerleri gelişmiş yerli teknolojiyle aşıyor. Ar-Ge laboratuvarlarında artık sadece üretim hacmini artırmaya değil, yazılım odaklı inovasyonlar geliştirmeye odaklanılıyor. Bu mühendislik yatırımları, Bursa'da üretilen teknolojik çözümlerin dünya pazarındaki prestijini en üst seviyeye çıkarıyor. Küresel rakiplerine karşı teknolojik ve inovatif üstünlük elde etmek isteyen sanayi tesisleri, bütçelerinin öncelikli kısmını eğitim, Ar-Ge ve inovasyon projelerine ayırıyor. Geliştirilen her yeni yazılım ve ileri teknoloji donanımı, Bursa’yı geleceğin küresel teknoloji üssü yapma vizyonunu adım adım gerçeğe dönüştürüyor.

Durmazlar Makine

Sektörün ilk Ar-Ge merkeziyle dönüşüm

Teknoloji ve inovasyonu iş modelinin merkezine alan Durmazlar Makina, Endüstri 4.0’a erken adapte olan sanayi kuruluşları arasında yer almaktadır. Bulut tabanlı iletişim altyapısına sahip makineler sayesinde ekipmanlar arası veri paylaşımı mümkün hale gelmekte, üretim süreçleri gerçek zamanlı olarak izlenebilmektedir. Panel Bender büküm operasyonlarında kullanılan Edge AI (uç yapay zekâ) destekli dijital operatör sistemleri, verimliliği yeniden tanımlamaktadır. Bu sistemler, operatörlere sahada anlık ve akıllı karar desteği sunarak hata payını minimize etmekte; deneyim seviyesi düşük çalışanların dahi kısa sürede uzman yetkinliğine ulaşmasını sağlamaktadır. Durmazlar tarafından geliştirilen D-MOBILE uygulaması, kullanıcıların makinelerini her an ve her yerden izleyebilmesine olanak tanımaktadır. Gerçek zamanlı takip, anlık bildirimler ve geçmiş verilerin hızlı analizi sayesinde üretim süreçleri kesintisiz ve verimli şekilde yönetilebilmektedir. Firmanın yeni nesil makinelerinde kullanılan Durma Cloud 2.0 teknolojisi, makine verilerinin güvenli biçimde depolanması, analiz edilmesi ve performans takibi açısından önemli avantajlar sunmaktadır. Ayrıca Durmazlar’ın geliştirdiği Brilase lazer sistemi, düşük lazer sapma açısı ve yüksek hassasiyet özellikleriyle metal işleme alanında fark yaratmaktadır. Makine sektöründe Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezini kuran Durmazlar Makina, her yıl yerli patent başvurularında ilk 10’da yer alarak teknoloji üretme gücünü somut biçimde ortaya koymaktadır. Lazer teknolojileri, sac işleme çözümleri ve Endüstri 4.0 entegrasyonları, bu merkezde geliştirilen yenilikçi projelerin başında gelmektedir. Şirket, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında yürüttüğü ultra hızlı ve tek modlu lazer projeleriyle ileri teknoloji yatırımlarına kesintisiz biçimde devam etmektedir. Bu stratejik yaklaşım, Durmazlar’ın küresel ölçekte rekabet gücünü artırırken, yerli ve milli teknolojilerin gelişimine de önemli katkılar sağlamaktadır.

Şahinler Metal Makine

Ar-Ge Şahinler Metal’in DNA’sı

Ar-Ge çalışmaları, Şahinler Metal Makine’nin kurumsal DNA’sının temelini oluşturuyor. Bünyesindeki Ar-Ge birimi ile sac işleme teknolojilerinde yeni nesil çözümler geliştiren firma, üretimin her aşamasında dijitalleşme ve verimlilik odaklı bir mühendislik anlayışı benimsiyor. CNC torna, freze, borwerk, dik işlem ve üniversal tezgâhlarla desteklenen üretim altyapısı, yüksek hassasiyet ve enerji verimliliğini mümkün kılıyor. Şahinler Metal Makine, çevreye duyarlı üretim anlayışıyla sektörde fark yaratmaya devam ediyor. Atık yönetimi, enerji verimliliği ve su tasarrufu alanlarında hayata geçirilen uygulamaların yanı sıra, karbon ayak izini azaltmaya yönelik projeler de kararlılıkla sürdürülüyor. Bu kapsamda firma, yenilenebilir enerji yatırımlarına da özel bir önem veriyor. Üretim tesislerinde devreye alınan Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımlarıyla enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü temiz ve sürdürülebilir kaynaklardan karşılayan Şahinler Metal Makine, fosil yakıt kullanımını azaltarak çevresel etkilerini en aza indirmeyi hedefliyor. Firma, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir zorunluluk olarak değil; aynı zamanda gelecek nesillere karşı üstlenilen sosyal bir sorumluluk olarak ele alıyor.

Ahmet Özkayan

Ermaksan YKB

Ar-Ge yatırımlarından taviz vermedik

Ermaksan olarak, yenilikçi çözümlerle endüstriyel hayatı dönüştürmek ve bu dönüşümün güvenilir teknoloji ortağı olmak vizyonuyla hareket ediyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana hedefimiz yalnızca üretmek değil, mühendislik kabiliyetimizi yüksek katma değerli teknolojilere dönüştürmek oldu. Günümüzde üretim gücünün tek başına yeterli olmadığının bilinciyle; fark yaratan unsurun dijitalleşme, otomasyon ve sürdürülebilirlik odaklı teknolojiler geliştirebilmek olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda, verimlilik ve rekabetçilik stratejimizde yapay zekâ, robotik otomasyon ve Endüstri 4.0 uyumlu sistemlere büyük bir ağırlık veriyoruz. Lazer kesim ve abkant büküm makinelerimizde robotik kol ve kule otomasyon entegrasyonlarıyla üretkenliği artırırken, akıllı sensörler ve yapay zekâ algoritmalarıyla proses takibi ve enerji verimliliğini üst seviyeye taşıyoruz. Bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri olan FIBERMAK GEN-5 modelimiz, yapay zekâ destekli ERAI asistanı ve gelişmiş görüntü işleme teknolojileriyle dikkat çekiyor.

Biz, müşterilerimize yalnızca makine değil, dijital kabiliyetlerle desteklenmiş bütüncül üretim sistemleri sunuyoruz. Bugün ileri üretim teknolojilerinden savunma sanayine kadar geniş bir alanda, teknolojiyi merkeze alan bu büyüme anlayışımızı tüm ürünlerimize ve projelerimize kararlılıkla yansıtıyoruz. Dalgalı piyasa koşullarına rağmen Ar-Ge yatırımlarımızdan ve teknoloji odağımızdan taviz vermedik. Özellikle lazer sistemleri, ileri sac işleme teknolojileri ve savunma sanayine yönelik çözümlerimizle yüksek katma değerli projelere odaklandık. Sürdürülebilirliği iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini belirten Özkayan, Enerji verimliliği yüksek teknolojiler geliştirerek hem kendi üretim süreçlerimizde hem de müşterilerimizin operasyonlarında çevresel etkiyi azaltmayı hedefliyoruz.

Yalçın Aras

Gökçelik A.Ş YKB

Ar-Ge inovasyon ve dijitalleşme ana stratejimiz

Gökçelik olarak, sürdürülebilir büyüme stratejimizin merkezine Ar-Ge, inovasyon ve dijitalleşmeyi koyuyoruz. Bugün lojistik ihtiyaçlar hızla değişiyor, depolama verimliliği beklentileri artıyor ve dijital dönüşüm süreçleri tüm iş yapış biçimlerimizi şekillendiriyor. Biz de bu dinamikleri yakından takip ederek ürün gamımızı sürekli geliştiriyoruz. Tasarımlarımızda dayanıklılık, esneklik ve güvenlik kriterlerini her zaman ön planda tutuyor, sektörde fark yaratan çözümlere imza atıyoruz. Gökçelik’in 50. kuruluş yıl dönümünü kutladığımız bu özel dönemde, önümüzdeki döneme yönelik stratejik planlamalarımızı teknoloji odaklı ürün geliştirme ve dijital dönüşüm alanında yoğunlaştırmış durumdayız. Ar-Ge bölümümüz tarafından geliştirilen; radyo frekans kontrollü, uzaktan arıza tespiti ve performans izleme özelliklerine sahip, LIFO ve FIFO projelerine uyumlu, çarpışma önleyici sensör donanımları, lityum iyon pil teknolojisi ve 1,5 tona kadar taşıma kapasitesi ile pazarda büyük beğeni toplayan “Mekik Raf Sistemimiz Gökçelik Depo Sistemlerinin yeni nesil teknoloji ürünü olarak öne çıkıyor. Yine Ar-Ge bölümümüz tarafından geliştirilen ve uygulandığı alanlarda yüzde 100 kapasite artışı sağlayan “Mobil Rack” sistemimiz ise sektörde fark yaratan çözümlerimiz arasında yerini almayı başarıyor. Perakende alanındaki dijital dönüşüme de öncülük ediyor, yapay zekâ destekli “Okut-Paketle-Öde” prensibiyle çalışan Kasiyersiz Kasa sistemimizle kullanıcı deneyimini ileriye taşıyoruz; elektronik etiket (ESL) çözümleriyle entegre yapısı sayesinde fiyat yönetimi, operasyonel verimlilik ve anlık güncelleme kabiliyetini müşterilerimize bir arada sunuyoruz. Rekabetin bu denli yoğun olduğu bir sektörde, Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğuna inanıyoruz. Gökçelik olarak ürünlerimizi sadece bugünün ihtiyaçlarına göre değil, geleceğin dünyasını da öngörerek tasarlıyoruz. Mühendislik gücümüzü sürekli geliştiriyor, yenilikçi çözümlerle müşterilerimize katma değer sağlıyoruz. Şirketimiz bünyesindeki Ar-Ge ekiplerimiz; yeni nesil raf sistemleri, yüksek taşıma kapasiteli çözümler ve farklı sektörlere özel tasarımlar üzerinde çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Bu çalışmalar, pazardaki rekabet gücünü artırırken, müşterilerimize de uzun vadeli ve verimli çözümler sunmamızı sağlıyor. Dijitalleşmeyi sadece üretim süreçleriyle sınırlı görmeyerek, tüm iş yapış biçimlerimize entegre eden bir yaklaşım benimsiyoruz. Üretimden lojistiğe, projelendirmeden satış sonrası hizmetlere kadar birçok alanda dijital çözümleri devreye alıyoruz. Endüstri 4.0 uygulamaları, otomasyon sistemleri ve veri odaklı yönetim anlayışı, operasyonel verimliliğimizi artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Teknolojiye yatırım yapmak, bizim için geleceğe yatırım yapmak anlamına geliyor. Dijitalleşme sayesinde hem üretim kalitemizi artırıyor hem de müşterilerimize daha hızlı ve doğru çözümler sunabiliyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki yatırımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Modern makine parkurumuz ve dijital altyapımızla, yüksek kalite standartlarında üretim yaparken, hatasız ve zamanında teslimat konusunda da sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergiliyoruz.

Yusuf Bakioğlu

Referans Holding YKB

Dijitalleşme ile gelen şeffaflık

Referans Holding olarak operasyonel mükemmelliğimizi güçlendirdiğimiz ve kurumsal altyapımızı çok daha ileri bir seviyeye taşıdığımız stratejik bir dönem geçirdik. Bu süreçte dijitalleşme uygulamalarımızı yaygınlaştırarak veri temelli izlenebilirlik sistemlerini devreye aldık ve üretim kontrol mekanizmalarımızı en yeni teknolojik altyapılarla destekleyerek operasyonel verimliliğimizi önemli ölçüde artırdık. Teknolojik gelişmeleri bizim için yalnızca bir uyum süreci değil, aynı zamanda çok önemli bir rekabet avantajı alanı olarak görüyoruz. Dijital izlenebilirlik sistemlerimiz, elektronik kayıt ve dokümantasyon altyapılarımız sayesinde üretim, kalite ve operasyon süreçlerimizi tamamen entegre bir yapıya kavuşturduk. Verimliliğimizi en üst seviyeye çıkarmak amacıyla veri analitiği ve yapay zekâ destekli üretim izleme sistemlerini, otomatik kalite kontrol mekanizmalarını ve karbon ayak izi takip yazılımlarını başarıyla hayata geçirdik. Bu sayede hem operasyonel performans hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından ölçülebilir kazanımlar elde ederken; karar alma süreçlerimizi çok daha analitik, hızlı ve şeffaf bir yapıya ulaştırdık.

Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı; çevresel, sosyal ve ekonomik sorumlulukların dengeli biçimde yönetilmesi esasına dayandırıyor ve stratejimizin tam merkezinde konumlandırıyoruz. Doğal kaynakların verimli kullanımı, enerji ve su tasarrufu, atık azaltımı ve etkin atık yönetimi bizim temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Çevreci üretim anlayışımızı destekleyen dijital sistemlerimiz sayesinde kâğıt israfını en aza indirirken, çok daha büyük ve somut yeşil enerji adımları da atıyoruz. Bu kapsamda fabrikamızın çatısına kurduğumuz 420 adet güneş enerjisi paneli ile yıllık yaklaşık 340 bin kWh elektrik üretimi sağlıyor ve karbon ayak izimizin azaltılmasına doğrudan katkı sunuyoruz. Ayrıca lojistik operasyonlarımızda emisyon kontrolünü sıkı tutuyor, çevreci araçları tercih ediyor ve binek araç filomuzun bir bölümünü elektrikli araçlara dönüştürerek sürdürülebilirlik vizyonumuzu kararlılıkla uyguluyoruz.

Artan maliyet baskılarına ve ekonomik dalgalanmalara rağmen, güçlü stratejik planlama yaklaşımımız sayesinde operasyonel sürekliliğimizi korumayı başardık. Aynı zamanda insan kaynağımıza yönelik eğitim programları, süreç iyileştirme çalışmaları ve risk yönetimi uygulamalarıyla kurumsal dayanıklılığımızı daha da güçlendirerek, sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda istikrarlı ve güçlü bir performans sergilemeye devam ediyoruz.

Nuri Körüstan

Nuri Körüstan Makina Metal YKB

Teknolojiyle, taleplere hızlı dönüş

Nuri Körüstan Makina Metal olarak, büküm, doğrultma ve testere kesim alanlarında yüksek kapasitemizle hizmet veriyoruz. Bünyemizde bulunan 7 adet CNC hidrolik abkant tezgâhı ile 6.000 mm boyunda ve 40 ile 600 ton arasında değişen kapasitede standart ve özel büküm işlemleri gerçekleştiriyoruz. Stres alma ve doğrultma işlemleri için kullandığımız leveling tezgâhı ile birlikte 150–600 ton aralığındaki 6 adet doğrultma presimiz, malzemelerin düzgün ve rijit şekilde işlenmesini sağlıyor. Testere kesim bölümümüzde ise 6 adet CNC testere tezgâhı ile 700 mm kalınlığa kadar olan malzemeleri 1.600 x 2.000 mm ölçülerine kadar kesebiliyoruz. Bu hizmetimizi de tıpkı diğer üretim süreçlerimizde olduğu gibi 7/24 esasına göre sunuyoruz. Levha sac, boru ve profil ürünleri, aşınmaya dayanıklı çelikler, köşebentler, lama ve kare ürünler, kreyn rayları ile özel profiller başta olmak üzere oldukça geniş bir ürün gamıyla faaliyet gösteriyoruz. Sahip olduğumuz güçlü makine parkuru sayesinde müşterilerimizin farklı ve özel taleplerine çok hızlı şekilde yanıt verebiliyoruz. Bu teknolojik altyapı firmamıza büyük bir esneklik kazandırırken, hizmet kalitemizi de doğrudan yükseltiyor. Yeni tesis yatırımımızla birlikte, çevreye duyarlı üretim anlayışımızı daha ileri bir seviyeye taşıdık. Enerji verimliliği yüksek makinelerimiz, atık yönetimi uygulamalarımız ve geri dönüşüm çalışmalarımızla karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyoruz. Bizim için çevreci üretim yalnızca bir tercih değil, sanayinin geleceği açısından bir zorunluluktur.

Levent Akyapak

Akyapak Makine Yönetim Kurulu Başkanı

Ar-Ge ve dijitalleşme israfı azaltıyor

Akyapak Makine firması olarak biz Ar-Ge’ye verdiğimiz önemle sürdürülebilir enerjiden ulaşıma, sağlık altyapısından büyük endüstriyel projeleriyle pek çok alanda, makinelerin israfını azaltıyor ve güvenliği en üst seviyeye çıkarıyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda otomotivden savunma sanayine, enerjiden gemi inşasına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz. Osmangazi Köprüsü, Dubai Eye, Nef Stadyumu, İstanbul Havalimanı, Yüksek Hızlı Tren Projesi ve Bakü-Ceyhan Boru Hattı gibi birçok prestijli projede Akyapak imzası bulunuyor. Kendi makinelerimizi ithalata ihtiyaç duymadan üretebilen dünyadaki sayılı firmaların başında olarak yerli tasarımın ve yazılımın hem firmaya hem de ülke ekonomisine büyük katkısını sağlıyoruz. Proje bazlı üretimin güçlü bir inovasyon kültürü gerektirdiğine inanarak Ar-Ge yatırımlarının bu anlayış doğrultusunda şekillendiriyoruz. Bugüne kadar 20 tescilli patent, 8 endüstriyel tasarım ve TÜBİTAK destekli 16 Ar-Ge projesine imza atan firmamızla her özel siparişi yeni bir mühendislik çözümü olarak ele alıyoruz. Akyapak Makine olarak Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra şirket içi süreçlerde de kapsamlı bir dijital dönüşüm yürütüyoruz. En ileri teknolojileri hem üretim hem de yönetim süreçlerine entegre eden firmamız, müşteri deneyimini sürekli iyileştirmeyi hedefliyor.

Uzm. Dr. Ahmet Özkul

Hayat Hastanesi YKB

Dijitalleşmeye yatırım yapıyoruz

Bursa, nüfus büyüklüğü ve ekonomik gücüyle ülkemizin en önemli şehirlerinden biri olmakla birlikte, tarih boyunca şifa dağıtan bir kent kimliğine de sahiptir. Kamu ve özel sektör tarafından yapılan sağlık yatırımlarıyla Bursa’nın, Türkiye’nin sağlık üssü olma yolunda hızla ilerlediğini görüyor ve biz de Özel Hayat Hastanesi olarak 47 yıldır bu büyük gelişime katkı sunmaktan gurur duyuyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana insan odaklı, etik değerlere bağlı ve nitelikli sağlık hizmeti anlayışımızdan ödün vermeden yolumuza devam ediyoruz. Sağlık alanındaki vizyonumuzu ileriye taşımak adına ortopedi alanında yaşanan teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor; diz ve kalça protezi ameliyatlarında hasta konforunu ve cerrahi başarıyı önemli ölçüde artıran robotik cerrahi teknolojisini hastanemizde aktif olarak kullanıyoruz. Diz ve total kalça protezi ameliyatlarında bu teknolojiyi devreye alarak ortopedi cerrahisinde yeni bir dönemi başlattık; hastaya özel planlama, yüksek hassasiyet ve hızlı iyileşme avantajları sunan robotik cerrahi yöntemiyle protez ameliyatlarında çok daha başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Ameliyat öncesi planlama ve ameliyat sırasındaki uygulama süreçlerinde ileri teknoloji robotik sistemleri kullandığımız bu yöntem sayesinde cerrahlarımız, hastanın anatomik yapısını bilgisayarlı tomografi çekimleriyle üç boyutlu olarak değerlendirerek kişiye özel en uygun protezi belirliyor ve yerleştirme sürecini milimetrik hassasiyetle kontrol edebiliyor. Sağlıkta ileri teknolojinin yanı sıra sürdürülebilirlik alanında da çok önemli adımlar atıyor, lisanssız Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımımızı hayata geçirmiş bulunuyoruz. Bu yatırımımız sayesinde yılda 4,4 milyon kWh enerji üretiyor ve Hayat Hastanesi’nin enerji ihtiyacının tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılıyoruz. Yaklaşık 1.617 hanenin yıllık elektrik ihtiyacına denk gelen bu yerli ve yeşil enerji kapasitemizin yanı sıra su ve doğalgaz tüketimini azaltmaya yönelik çevre dostu projelerimizi de kararlılıkla sürdürüyoruz; dijitalleşme ve enerji verimliliği, önümüzdeki dönemde de öncelikli yatırım alanlarımız arasında yer almaya devam edecektir.

Muzaffer Çilek

Çilek Mobilya YKB

Ar-Ge ile ürün kapasitemizi güçlendiriyoruz

Çilek markası olarak Bursa için önemli bir sanayi aktörü olduğumuzun bilincindeyiz. Şehrimizde istihdam, üretim ve ihracat odaklı yapımızla Bursa ekonomisine yüksek katma değer sağlıyoruz. Güçlü tedarik ekosistemimizle birlikte hem bölgesel kalkınmaya hem de sanayinin sürdürülebilir gelişimine öncülük ediyoruz.

Tasarımı, çocuk sağlığı ve güvenliğiyle birlikte ele alan özgün üretim anlayışımız, bugüne kadar birçok ulusal ve uluslararası prestijli ödülle taçlandırıldı. Son olarak 2025 yılında, dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden Good Design Award’da üç farklı tasarımımızla üç büyük ödül birden kazanmanın gururunu yaşadık. Bugün 5 kıtada, 50’den fazla ülkede ve 500’ü aşkın satış noktasında dünya çocuklarının hayallerine dokunmaya, onlar için güvenli alanlar inşa etmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Önümüzdeki döneme ait yol haritamızda net hedeflerle ilerliyoruz. İçinde bulunduğumuz 2026 yılında temel odak noktalarımız; üretimde verimliliği ve kaliteyi daha da ileri taşımak, dijital dönüşüm projelerimizi tüm süreçlerimize yaygınlaştırmak olacaktır. Aynı zamanda Ar-Ge yatırımlarımızla ürün ve süreç geliştirme kapasitemizi güçlendirmeyi, ihracat pazarlarımızda ise çok daha derin ve etkin bir yönetim modeli kurmayı amaçlıyoruz. Verimliliğimizi ve küresel rekabet gücümüzü artırmak adına uzun süredir yalın üretim yaklaşımını benimsiyoruz. 2008 yılından bu yana yürüttüğümüz yalın üretim süreçleriyle israfı azaltan, kaliteyi artıran ve işlem sürelerini kısaltan kalıcı iyileştirmeler yapıyoruz. Bu noktada teknolojinin rolü de yadsınamaz. Gerçekleştirdiğimiz dijital dönüşüm hamleleri; üretim kalitemizi standardize etmeyi, hataları en aza indirmeyi ve rekabette bize büyük bir hız kazandırmayı mümkün kılıyor.

Nurcan Özdemir

EPSA YKB

Kalitemizden ödün vermiyoruz

EPSA olarak, yapı kimyasalları alanındaki yenilikçi yaklaşımımızı QUADROFLEX markamızla daha ileri bir noktaya taşıdık. Özellikle su yalıtımı, bina güçlendirme ve endüstriyel zemin kaplamaları alanında geliştirdiğimiz ürünlerle inşaat sektörüne daha dayanıklı ve uzun ömürlü çözümler sunuyoruz. QUADROFLEX ile yapıların daha sağlam ve sürdürülebilir olmasına katkı sağlıyoruz; bu marka, teknik disiplin ve kalite anlayışımızın sahadaki güçlü yansımasıdır.

Bunun yanı sıra Eskişehir’deki üretim tesisimiz, özellikle EPS bazlı ambalaj çözümleriyle dikkat çekiyor. Üretimimizin önemli bir bölümünü beyaz eşya ve tekstil sektörüne yönelik darbe dayanımlı, hafif ve yüksek koruma sağlayan ambalaj elemanları oluşturuyor. Bu alandaki üretim hacmimizle Türkiye’de ilk üç üretici arasında yer almanın gururunu yaşıyoruz. Tekstil sektörüne özel geliştirdiğimiz EPS separatör çözümlerimiz ise hem maliyet avantajı hem de çevre dostu yapısıyla ihracatçı firmalar için stratejik bir çözüm sunuyor.

TEKNOSAB’daki en önemli yatırımlarımızdan biri olan EPP (Expanded Polypropylene) üretim hattımız ile ileri mühendislik hamlemizi gerçekleştirdik. Tam otomatik kalıplama sistemleri, çok eksenli CNC kesim hattı ve yüksek kapasiteli buhar teknolojileriyle donattığımız tesisimiz sayesinde; EPP’nin hafiflik, yüksek darbe dayanımı, enerji absorpsiyonu ve geri dönüştürülebilirlik gibi avantajlarını yüksek hassasiyetle işleyebiliyoruz. Bu yatırım, mühendislik kapasitemizi geleceğe taşıyan stratejik bir adımdır. Mobilite dünyasında elektrikli araçların artan rolünü dikkate alarak, batarya güvenliği ve enerji absorpsiyonu sağlayan çözümler geliştirmeye odaklandık. Bu sayede otomotiv, elektrikli araç, savunma sanayi, lojistik ve beyaz eşya sektörleri için proje bazlı mühendislik parçaları üretme kabiliyetine ulaştık. Özellikle elektrikli araçlara yönelik batarya koruma modülleri ve darbe emici komponentler, yeni nesil ürün gamımızda öne çıkıyor. EPSA olarak, mevcut güçlü iç pazar konumumuzu korurken ihracatta daha kalıcı ve dengeli bir büyüme stratejisi izliyoruz. Afrika ve Orta Doğu pazarlarında attığımız adımların üzerine koymayı hedefliyor; hızlı büyümeden ziyade sürdürülebilir ve uzun vadeli iş birliklerine odaklanıyoruz. 2025 yılını yalnızca kapasite artışı değil, aynı zamanda kurumsal dönüşüm yılımız olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda yapı kimyasalları, EPS ve EPP üretimimizi entegre bir mühendislik vizyonuyla birleştirerek, çok sektörlü bir sanayi grubuna dönüşme yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Modern ve verimli üretim altyapımızla hem mevcut gücümüzü artırdık hem de yeni alanlara açıldık. Müşterilerimizle yalnızca ürün tedarikçisi değil, çözüm ortağı olarak çalışmaya devam edeceğiz.

Yesari Süralp

Ermetal Şirketler Grubu CEO

Teknolojiye liderlik ediyoruz

Ermetal olarak, sürdürülebilirliği, Ar-Ge'yi ve dijital dönüşümü kurumsal stratejimizin merkezine yerleştirerek geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz.Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı çerçevesinde, 'İklim Değişikliği ve Sera Gazı Emisyonlarının Azaltılması' konusunu temel stratejimiz olarak belirledik. 2014 yılından bu yana gönüllülük esasına dayalı olarak sera gazı emisyon envanterimizi oluşturuyor, CO₂ emisyonlarımızı KPI hedeflerimiz arasında titizlikle takip ediyoruz. ISO 14064 standardına uygun olarak belgelendirdiğimiz bu çalışmalarımızla, sürdürülebilirlik alanında sektörümüzün öncü firmaları arasında yer alıyoruz. Nitekim uluslararası değerlendirme kuruluşu EcoVadis tarafından karbon yönetimi alanında 'ileri seviye tedarikçi' olarak sınıflandırılmaktan ve geçtiğimiz yıl (2025'te) Ford Otosan tarafından bu alandaki performansımız nedeniyle ödüle layık görülmekten büyük gurur duyuyoruz. Geleceği şekillendirmenin yolunun inovasyondan geçtiğini biliyoruz. Bu doğrultuda, 2011 yılından bu yana Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı olarak faaliyet gösteren Ar-Ge merkezimizde, yaklaşık 60 mühendis ve teknisyenimizle güçlü projelere imza atıyoruz. Ar-Ge bütçemizi, ciromuzun yüzde 3,5–4,5’i gibi yüksek bir oranda tutarak; uluslararası iş birlikleri, patent/faydalı model çalışmaları, bilimsel yayınlar ve TÜBİTAK–TEYDEB destekli projelerle inovasyon yaklaşımımızı besliyoruz. Aynı şekilde Plasmot bünyesindeki Ar-Ge çalışmalarımızı da başarıyla sürdürüyoruz. Tüm bu süreçleri taçlandıran dijital dönüşümü ise yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, bütüncül bir yönetim modeli olarak ele alıyoruz. Gelişmiş ERP altyapımız sayesinde uçtan uca dijital süreç yönetimi sağlarken; üretim ve lojistik planlamamızı otomatik sistemlerle yürütüyoruz. IoT, dijital ikiz, yapay zekâ, makine öğrenmesi ve robotik süreç otomasyonu gibi geleceğin teknolojilerinde Ar-Ge projeleri geliştiriyoruz. Elbette dijitalleşmenin temel unsurlarından biri olan bilgi güvenliğini de unutmuyoruz; ISO 27001 sertifikasıyla desteklenen altyapımız sayesinde siber güvenlik alanında ileri seviye koruma sağlıyoruz.

Türkay Eyrice

Eyrice Dental Grubu YKB

Kalitemizi teknolojiyle arttırıyoruz

Eyrice Dental Grubu olarak, çeyrek asrı aşan tecrübemizle Bursa’dan dünyaya açılırken, TEKNOSAB’daki yeni tesisimizle hem Türkiye ekonomisine hem de küresel diş protezi endüstrisine yön vermeye hazırlanıyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ destekli üretim sistemleriyle donatacağımız bu yeni tesisimiz; enerji verimliliği yüksek, kendi enerjisini üreten ve tıbbi atıklarını kendi bünyesinde bertaraf edebilen çevreci bir modelle tasarlandı. Fabrikamız, bu yönüyle Türkiye’de diş protezi üretiminde bir ilk olacak. Diş protezi tamamen kişiye özel bir üründür; seri üretimi ya da stoklanması mümkün değildir. Her protez, hastadan alınan ölçülere göre birebir üretilir. Bu nedenle üretimde en üst düzey hassasiyetle çalışıyor, yapay zekâ destekli sistemlerle kalite standartlarımızı daha da yukarı taşıyoruz. Bizim için bu yeni fabrika yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir eğitim merkezi olacak. Üniversitelerle gerçekleştireceğimiz iş birlikleri sayesinde sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefliyoruz. Endüstri 4.0 altyapısına sahip üretim hatlarının yer alacağı tesiste yaklaşık bin kişiye yeni istihdam sağlayacağız. Gençlerimizin son teknolojiyle donatılmış bir ortamda yetişmesini çok önemsiyoruz; bu tesis hem üretim hem de eğitim anlamında sektörümüz için örnek bir yapı olacak. TEKNOSAB’daki bu yatırımımız, ülkemiz açısından da stratejik bir eşiktir. Fabrikamız tamamlandığında Türkiye; ABD, Hindistan ve Çin’in ardından son teknolojiyle diş protezi üreten dünyadaki dördüncü ülke konumuna yükselecek. Bu hem sektörümüz hem de ülkemiz adına tarihi bir adımdır. Üretimdeki bu gücümüzü, sağlık hizmetleri alanındaki entegre yapımızla destekliyoruz. Grup bünyemizde faaliyet gösteren Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM), Bursa’nın ilk A Grubu Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olma özelliğini taşıyor. Modern altyapısı, uzman hekim kadrosu ve entegre diş protez laboratuvarıyla hizmet veren merkezimizde; ameliyathane, sedasyon ünitesi, çocuk kliniği ve engelli hasta birimlerimizle hasta konforunu her zaman ön planda tutuyoruz.

Lütfi Akıncıoğlu

Lothbrog Makine YKB

Ciromuzun yüzde 15’ini Ar-Ge’ye ayırıyoruz

Alanında dünya lideri olan Gweike tarafından üretilen fiber lazer teknolojilerini ülkemize kazandıran bir şirket olarak, firmaların tasarımsal özgürlüklerini genişletmelerine ve üretim vizyonlarını ileriye taşımalarına katkı sağlıyoruz. Lothbrog Makine olarak sektörde yalnızca sunduğumuz ileri teknoloji çözümleriyle değil; kalite anlayışımız, güçlü satış sonrası hizmet yapımız, yaygın teknik servis ağımız ve müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımımızla da ayrışan bir konumda yer alıyoruz. Satış sonrası süreçleri bizim için bir hizmetten öte, uzun soluklu bir iş ortaklığıdır; bu nedenle müşterilerimizin üretim sürekliliğini ve verimliliğini her zaman ön planda tutuyoruz. Öte yandan temsil ettiğimiz Gweike markasının cirosunun yüzde 15’ini Ar-Ge’ye ayırması, ülkemize sunduğumuz teknolojinin sürekli güncel kalmasını sağlıyor; çünkü bizim için teknoloji durağan değildir ve biz de bu dinamizmi müşterilerimize doğrudan yansıtıyoruz. Bu yenilikçi vizyonumuzu sergilemek, verimliliğimizi ve rekabet gücümüzü artırmak amacıyla ulusal ve uluslararası fuarlara yaklaşık 500 metrekarelik büyük stantlarla aktif katılım sağlıyoruz. İleri teknolojiye sahip lazer kesim makinelerimizi ve entegre üretim çözümlerini ziyaretçilerle buluşturduğumuz bu fuarlar sayesinde, hem mevcut müşterilerimizle birebir temas kurma hem de yeni iş birlikleri geliştirme imkânı elde ediyoruz; sektörel beklentileri doğrudan analiz ederek operasyonel süreçlerimizi daha verimli ve rekabetçi hâle getiriyoruz. Fuar katılımlarımızın yanı sıra, teknik ekiplerimiz için düzenlediğimiz sürekli eğitim programları sayesinde servis kalitemizi de her geçen gün yükseltiyoruz. Şirket olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil; ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da bütünsel olarak ele alıyoruz. Geliştirdiğimiz dijital altyapılar sayesinde servis takibi, müşteri ilişkileri ve operasyonel süreçlerimizi tamamen veriye dayalı olarak yönetiyoruz. Kaynakların verimli kullanımı ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesiyle uzun vadeli ekonomik sürdürülebilirliği desteklerken, insan kaynağını stratejik bir değer olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda, uzun vadeli insan kaynağı planlaması yapıyor, çalışanlarımızın gelişimini destekleyen sürdürülebilir eğitim programlarına yatırım yapıyoruz; tüm bu çalışmalarımızla, makine sektöründe yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin gerekliliklerine de yanıt veren güçlü ve kalıcı bir yapılanma oluşturmayı hedefliyoruz.

Dr. Erol Kılıç

BURTOM YKB

Sağlık sistemi dijitalleşmeyle güçlenecek

BURTOM Sağlık Grubu olarak, yapay zekâyı geleceğin değil, bugünün sağlık teknolojisi olarak konumlandırıyoruz. Grubumuz bünyesindeki yapay zekâ destekli MR ve Bilgisayarlı Tomografi (BT) cihazlarımız sayesinde daha kısa çekim süreleri, daha net görüntüler ve daha düşük radyasyon dozları sunuyoruz. Bu teknoloji; küçük lezyonların tespiti, hareket artefaktlarının azaltılması ve radyologlarımıza karar destek mekanizması sunması açısından tanı süreçlerimize çok önemli katkılar sağlıyor. Yapay zekâyı hekimlerimizin yerine geçen bir sistem olarak değil, onların kararlarını güçlendiren güçlü bir yardımcı olarak görüyoruz. Bu yatırımlarımızla hasta güvenliğini ve klinik başarımızı en üst seviyeye çıkarıyoruz. Sağlık hizmetini yalnızca insan sağlığıyla sınırlı görmüyor, çevresel sürdürülebilirliği de kurumsal sorumluluğumuzun asli bir parçası olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda İnegöl’de hayata geçirdiğimiz Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımımızla, grubumuzun elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyoruz. Toplam 27 bin metrekare alana kurulu santralimiz sayesinde yılda 2.236 MWh elektrik üretiyor ve 983 ton CO₂ salımının önüne geçiyoruz. Bu yatırımla hem doğaya hem de ülke ekonomisine katma değer sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Gelecek vizyonumuzu yalnızca niceliksel bir büyüme üzerine değil; verimlilik, kalite ve uzmanlaşma üzerine kuruyoruz. İçinde bulunduğumuz 2026 yılı itibarıyla mevcut merkezlerimizde teknolojik kapasitemizin artırılması, nitelikli insan kaynağına dayalı istihdam politikalarımız ve stratejik yeni yatırımlarımız öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Uzun vadeli amacımız; BURTOM’u sadece hizmet sunan bir sağlık grubu değil, entegre sağlık çözümleri üreten dev bir ekosistem haline getirmektir. Sağlık turizmi, yaşlı bakımı, geriatri, sağlıklı yaşam ve bütüncül tıp alanlarındaki öncü uygulamalarımızla hem ulusal hem de uluslararası ölçekte değer üretmeyi hedefliyoruz. 32 yıllık kurumsal hafızamız, güçlü teknolojik altyapımız ve etik değerlerden ödün vermeyen yaklaşımımızla, geleceğin sağlık hizmetlerini bugünden inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

Osman Güler

Elektroteks YKB

Gelecek vizyonumuzda dijitalleşme var

Elektroteks olarak büyümemizi yalnızca kapasite artışıyla değil, sürdürülebilir üretim anlayışıyla destekliyoruz. Görükle Sanayi Bölgesi’nde devreye aldığımız 40 bin metrekarelik yeni üretim tesisimiz ve Kayapa OSB’deki fabrikamızla birlikte toplam 55 bin metrekarelik üretim alanına ulaştık. Enerji ihtiyacımızın önemli bir bölümünü güneş enerjisinden karşılıyor, çevreci enerji kullanımıyla karbon ayak izimizi azaltırken maliyet verimliliği de sağlıyoruz. Bunun yanı sıra, kadın istihdamını artırmaya yönelik projelerimizle özellikle imalat ve otomasyon bölümlerimizde kadın çalışan sayımızı yükseltmeyi hedefliyoruz. Gelecek vizyonumuzda robotik üretim ve dijitalleşme çok önemli bir yer tutuyor. Yatak üretiminde kullanılan malzemelerin esnekliği robot entegrasyonunu zorlaştırsa da uzun süredir bu alanda çalışıyoruz. Hedefimiz, dünya genelinde robotik sistemlerle donatılmış ‘karanlık fabrikalar’ kurmaktır. ERP ve CRM sistemlerimizle üretim ve müşteri yönetimimizi dijital ortama taşırken, Ar-Ge merkezimizde her ay yeni projeler geliştirerek teknolojik üstünlüğümüzü sürdürüyoruz. Bursa merkezli üretim gücümüz, entegre çözümlerimiz ve teknoloji odaklı vizyonumuzla; yatak ve sünger üretim teknolojilerinde dünya liderliği hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Türkiye’nin makine ihracatında öncü markalarından biri olarak hem sektörümüze yön veriyor hem de ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam ediyoruz.

Murat Tarakçıoğlu

Cargill Gıda YKB

Tarımın merkezinde inovasyon var

Cargill Gıda olarak, Türkiye tarımının dijitalleşmesinde gerçek bir başarı hikayesine dönüşen "1000 Çiftçi 1000 Bereket" programımızla gurur duyuyoruz. Yedinci yılında 27 ilde 7.000’in üzerinde mısır, ayçiçeği, kanola ve zeytin üreticisine ulaşan bu programımızla, bugün 1 milyon dekarı aşkın bir alanda güçlü bir etki yaratmaya devam ediyoruz. Çiftçilerimize sunduğumuz ücretsiz tarımsal eğitim, dijital tarım araçlarına erişim ve tarlaya özel danışmanlık hizmetleriyle 2019’dan bu yana verimlilikte yüzde 20’ye, karlılıkta ise yüzde 39’a varan artışlar sağladık. Üstelik programımızın, yatırılan her 1 TL’ye karşılık 3,72 TL sosyal fayda yaratması, projemizin başarısını tescilleyen en somut göstergelerden biri oldu. Tarımsal üretimde kadınların gücünü görünür kılmak amacıyla 2024 yılında programımıza eklediğimiz Kadın Çiftçi Modülü ile bu etkiyi daha da güçlendirdik.2025 yılında yakaladığımız bu güçlü ivmeyi, içinde bulunduğumuz 2026 yılında da kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde en büyük önceliğimiz, Türkiye’nin geleceğine olan inancımızın bir göstergesi olarak ülkemiz için katma değer üretmeye devam etmek olacaktır. Bu doğrultuda sürdürülebilirlik ve inovasyon, tüm faaliyetlerimizin merkezinde yer alacaktır. Tarımda verimliliği ve çiftçi refahını artıran "1000 Çiftçi 1000 Bereket" gibi başarılı programlarımızı yaygınlaştırmak, su kaynaklarının korunması gibi kritik çevresel konularda sorumluluk üstlenmek ve faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde toplumsal fayda yaratmak, 2026 ajandamızın temel başlıklarını oluşturmaktadır. Cargill olarak, Türkiye’nin ekonomik büyümesine paralel bir şekilde sosyal ve çevresel refahına da katkı sağlama hedefimizi daha da ileriye taşıyacak, ülkemizin sürdürülebilir geleceğinin inşasında aktif rol oynamaya devam edeceğiz.

Oktay Akyıldız

NUKON Lazer Makine YKB Vekili

Ar-Ge ile sektörde hızla yükseliyoruz

NUKON olarak, sektörün geleceğini şekillendiren temel dinamiklerin bilinciyle hareket ediyor; dijitalleşme, enerji verimliliği ve otomasyon–yapay zekâ entegrasyonunu stratejik önceliğimiz olarak görüyoruz. Bizim için dijitalleşme artık bir tercihten öte, tamamen bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu dönüşümün merkezinde yer alan lazer kesim makinelerimizde; OPC-UA tabanlı haberleşme altyapısı, uzaktan izleme ve hata analizi sistemleri, yapay zekâ destekli kesim optimizasyonu, veri analitiği ve robotik yükleme–boşaltma çözümlerini standart olarak sunuyoruz. Geliştirdiğimiz bu sistemler sayesinde makine performansını anlık olarak izliyor, sorun giderme süreçlerini optimize ederek üretim verimliliğini artırıyor ve müşterilerimizin ERP sistemleriyle tam uyum sağlıyoruz. Yapay zekâ ve veri analitiğiyle desteklediğimiz bu altyapı sayesinde, üretim süreçlerinde maksimum verim hedefini destekliyoruz.

Sektördeki hızlı yükselişimizin temelinde, üretim gücümüz kadar Ar-Ge’ye verdiğimiz büyük önem bulunuyor. Rekabet avantajının yalnızca makine üretmekle sınırlı kalmadığının; yazılım, elektronik ve performans algoritmalarının sürekli geliştirilmesiyle sürdürülebilir hale geldiğinin farkındayız. Bu nedenle Ar-Ge çalışmalarımızı; daha hızlı kesim, düşük enerji tüketimi, yüksek dayanıklılık, üstün yüzey kalitesi ve akıllı makine davranışları üzerine yoğunlaştırıyoruz. Fiber lazer kesim teknolojilerindeki güçlü altyapımızı sürekli geliştirerek; güvenilir, dayanıklı ve özelleştirilebilir çözümlerle sektörün ihtiyaçlarına yanıt vermeyi amaçlıyoruz. Bu yaklaşımımızla, endüstriyel verimliliğin artırılmasında kritik bir rol oynuyoruz.

Endüstri 4.0’ın sunduğu imkânları ve fiber lazer teknolojilerindeki gelişmeleri yakından takip ederek geleceğin sanayisine yön vermeyi hedefliyoruz. Otomasyon ve robotik entegrasyonun, lazer kesim teknolojilerinin geleceğini belirleyen başlıca unsurlar olacağını öngörürken; enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik konularının da üretim süreçlerinde giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çekiyoruz. Bugün üretim hacmimiz, ihracat performansımız ve Ar-Ge kapasitemizle, lazer kesim makineleri alanında Türkiye’nin küresel rekabet gücünü temsil eden firmalar arasında yer alıyoruz. Sektörün geleceğinin hız, hassasiyet, enerji verimliliği ve dijitalleşme üzerine kurulu olduğunun bilinciyle, bu dönüşümün itici gücü olma kararlılığımızı sürdürüyoruz.

Şafak Çetiner

Bekamak Makine Satış Direktörü

Teknolojik yetkinliğimiz Ar-Ge ile gerçekleşiyor

Sürekli gelişim ve yenilikçi üretim felsefesini temel alan şirketimiz BEKAMAK, 2019 yılında kurduğumuz tescilli Ar-Ge merkezimiz ile teknolojik yetkinliğini daha da ileri taşıdı. Bugün 210 kişilik uzman kadromuz ve 22 bin 500 metrekarelik üretim alanımız ile metal sektörüne yüksek katma değerli çözümler sunuyor, sahip olduğumuz mühendislik birikimini global rekabete başarıyla yansıtıyoruz. Büyüme stratejimizi yalnızca kapasite artışıyla değil, sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla şekillendiriyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz 1030 kWp kapasiteli Çatı GES yatırımımız, çevreye duyarlı üretim yaklaşımımızın somut göstergelerinden biri oldu. Devreye aldığımız bu yatırımla birlikte, artık tüm enerji ihtiyacımızı güneşten karşılar hale geldik. Enerjimizin yüzde 100’ünün güneşten gelmesi sadece ekonomik bir kazanım değil, karbon ayak izimizi azaltarak çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmenin de bir yoludur. Geleceğe yönelik adımlarımızı da şimdiden planlıyoruz. 2030 yılına kadar mevcut üretim alanımızı genişleterek 40.000 metrekareye çıkarmayı ve istihdam kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Bu büyüme planı hem üretim gücümüzü artırmayı hem de BEKAMAK’ın sektördeki lider konumunu uzun vadede güvence altına almayı amaçlıyor. BEKAMAK olarak, dijitalleşme ve yapay zekâ alanındaki yatırımlarımızla da sektörde örnek gösterilen firmalar arasında yer alıyoruz. TÜBİTAK 1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında destek almaya hak kazanan ‘Metal Kesim Makineleri için Büyük Dil Modeli Tabanlı Akıllı Asistan’ projemiz, bu alandaki vizyonumuzu net bir şekilde ortaya koyuyor. BEKAMIND alt markamız altında yürüttüğümüz bu çalışmalarla; kestirimci bakım, arıza öncesi uyarılar, üretim optimizasyonu ve operatörlerimize doğal dilde destek gibi özellikler sunarak makinelerimizi “öğrenen” sistemlere dönüştürüyoruz. Süreci dijital ikiz, parametre optimizasyonu ve kullanıcı destek sistemleriyle de güçlendiriyoruz. Geleceği teknoloji, sürdürülebilirlik ve insan odaklı yatırımlarımızla inşa etmeye devam edeceğiz.

Barbaros Onulay

Bursa Beton Genel Müdürü

Uzun ömürlülük Ar-Ge öncülüğünde oluyor

Bursa Beton olarak; Bursa, Kütahya, Yalova, Bandırma ve Kocaeli’de faaliyet gösteren 20 tesisimizle, günlük 22 bin 800 metreküp üretim kapasitesine sahibiz. Tam otomasyonlu beton santrallerimiz, güçlü araç filomuz, agrega üretim ve kırma-eleme tesislerimizle entegre bir üretim modeli benimsiyoruz. Kaliteli ve kontrollü hammadde kullanımı, üretim anlayışımızın temelini oluşturuyor. Ar-Ge çalışmalarımızla uzun ömürlü, dayanıklı ve yüksek performanslı beton üretimine odaklanıyoruz. Müşterilerimize yalnızca ürün değil, aynı zamanda güvenilir ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyoruz. Beton kalitesini sürekli kontrol altında tutuyor, ulusal ve uluslararası standartlara tam uyum sağlıyoruz. Çevre dostu üretim anlayışımız, tüm faaliyetlerimizin merkezinde yer alıyor. Sürdürülebilirlik ve bütün faaliyetlerimizde çevresel etkileri azaltmak ve çevrenin korunmasına katkı sağlamak temel prensiplerimizdendir. Uçucu kül kullanımıyla karbon ayak izimizi azaltıyor, geri kazanım ünitelerinde toplanan agregayı yeniden üretim sürecine dahil ederek doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyoruz. Ayrıca tesislerimizde geri kazanım suyu ve yağmur sularını değerlendiriyoruz. Bu çevreci yaklaşımımızın Yeşil Nokta Çevre Ödülü gibi prestijli ödüllerle tescillenmiş olmasından da gurur duyuyoruz.

Osman Aşlav

Demircioğlu Grup YKB

Dijitalleşmeyi yakından takip ediyoruz

Demircioğlu Grup olarak üretim vizyonumuzu; yüksek kaliteyi düşük maliyetle, doğru zamanda ve istenen miktarda sunma prensibi üzerine kuruyoruz. Kanuni yükümlülüklere tam uyum sağlayarak, kalite yönetim sistemini tüm çalışanlarımızın ortak sorumluluğu olarak görüyoruz. Modern teknoloji yatırımlarımız ve eğitimli personel yapımızla süreçlerimizi sürekli iyileştiriyor, “sürekli gelişme” anlayışını üretim kültürümüzün merkezine yerleştiriyoruz. Bizim için kalite bir sonuç değil, bir süreçtir. Üretimin her aşamasında verimlilik, standartlaşma ve kontrol mekanizmalarını titizlikle uyguluyoruz. Hedefimiz, bugüne kadar yakaladığımız kalite seviyesini daha da yukarı taşımak ve müşteri memnuniyetini kalıcı hale getirmektir. Grubumuz, otomotiv endüstrisine yönelik süspansiyon elemanları ve şase bileşenleri üretiminde uzmanlaşmış güçlü bir yapıya sahiptir. Ürün portföyümüzde; profil şase sistemleri, körük taşıyıcı traversler, viraj denge çubukları, körük alt pistonları, üst pleytler ile otobüs, kamyon ve dorse grubu şase bileşenleri yer alıyor. Gelişmiş makine parkurumuz, hassas üretim tekniklerimiz ve kalite kontrol süreçlerimiz sayesinde, ağır vasıta sektörünün ihtiyaç duyduğu dayanıklılık ve güvenlik standartlarını en üst düzeyde karşılıyoruz. Üretim süreçlerimizde modern teknolojiyi etkin biçimde kullanan Demircioğlu Şase markamızla hem dayanıklılığı hem de maliyet etkinliğini her zaman ön planda tutuyoruz. Misyonumuz; müşteri memnuniyetini en önde tutan, teknolojiyi kesintisiz takip eden, hem müşterilerimize hem de ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlayan bir firma olmaktır. Çevreye saygılı üretim anlayışını benimseyerek, sürdürülebilir büyümeyi stratejik hedeflerimizin merkezinde görüyoruz. Vizyonumuzu ise yurt içi ve yurt dışında otomotiv endüstrisi için süspansiyon elemanları üretimi grubunda lider firmalardan biri olmak şeklinde tanımlıyoruz. Küresel pazarda daha güçlü bir marka olma hedefiyle yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üretimde, yönetimde ve kalitede öncü olma ilkemizle hareket edeceğiz. Hedefimiz, Demircioğlu Şase’yi uluslararası pazarda çok daha güçlü bir oyuncu haline getirmektir. Yarım asrı aşan tecrübemiz, üretim gücümüz ve kalite odaklı yaklaşımımızla, Bursa’dan Türkiye’ye ve dünyaya uzanan bu başarı hikâyesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

Erdi Altıntaş

ESA Lojistik YKB

Lojistiği dijitalleştiriyoruz

ESA Lojistik olarak, uluslararası karayolu taşımacılığından parsiyel çözümlere, minivan hizmetlerinden hava ve denizyolu taşımacılığına kadar uzanan oldukça geniş bir yelpazede katma değerli hizmetler sunuyoruz. Avrupa genelindeki güçlü lojistik ağımız ve kapıdan kapıya teslimat modelimizle müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artırırken, çevre dostu uygulamalarımız sayesinde karbon ayak izimizi azaltacak adımları kararlılıkla atıyoruz. Pandemi süreci, lojistik sektörünün küresel ve yerel düzeyde ne kadar kritik bir rol üstlendiğini hepimize çok net bir şekilde gösterdi. Bizim vizyonumuza göre lojistik; yalnızca bir taşımacılık faaliyeti değil, ekonomik ve sosyal hayatın sürdürülebilirliği açısından temel bir can damarıdır. Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri ve Afrika arasında çok önemli, stratejik bir köprü konumunda yer alıyor. Bu benzersiz avantajı çok daha güçlü kılabilmemiz için ülke genelinde lojistik altyapı yatırımlarının hız kesmeden artırılması gerektiğine inanıyorum. İhracatımızdaki güçlü artışla paralel olarak; karayolunda sürücü kalitemizin yükseltilmesi, gümrük süreçlerinin sadeleştirilmesi ve navlun fiyatlarına standart getirilmesi sektörümüzün geleceği için büyük önem taşıyor. Ayrıca denizyolu yatırımlarına ağırlık verilerek konteyner hacminde çok daha büyük ivmeler yakalayabiliriz. Müşterilerimize finansal ve operasyonel kolaylık sağlamak adına depolama hizmetlerimizde de esnek iş modelleri geliştirdik. Firmalar komple bir depo kiralamak yerine, kendi güncel ihtiyaçlarına göre palet ya da metrekare bazlı alan kiralayabiliyorlar. En üst düzey güvenlik sistemleri ve sigorta güvencesiyle korunan depolarımızla, kısa ve uzun vadeli çözümler sunarak iş ortaklarımızın maliyetlerini optimize ediyoruz. Bunun yanı sıra, özellikle Bursa–İstanbul hattında gerçekleştirdiğimiz düzenli günlük parsiyel taşımalarla bölgedeki ticari mobilitenin en güçlü destekçilerinden biriyiz. ESA Lojistik olarak teknolojiyi işimizin kalbine koyuyor ve gelirimizin yüzde 20’sini doğrudan Ar-Ge çalışmalarımıza ayırarak dijitalleşmeye dev yatırımlar yapıyoruz. Gelişmiş araç takip sistemlerimiz ve uçtan uca entegre müşteri yönetim altyapımız sayesinde, tüm operasyonel süreçleri anlık ve şeffaf olarak izleyebiliyoruz. Dijitalleşmenin en temel yapı taşını ise bilgi güvenliği olarak görüyoruz; ISO 27001 sertifikalı altyapımızla siber güvenlik alanında en üst seviyede koruma sağlıyoruz.

Anıl Alirıza Şohoğlu

EVO Mühendislik YKB

Rekabetin yolu Ar-Ge ve inovasyon

EVO Mühendislik olarak; fabrikalar, alışveriş merkezleri, hastaneler, iş merkezleri ve kamu tesisleri başta olmak üzere insan yaşamının ve üretimin olduğu her alanda nitelikli mekanik sistem çözümleri sunuyoruz. Buhar tesisatları, gaz hatları, endüstriyel ve genel havalandırma sistemleri, yangın koruma ve söndürme sistemleri, ısıtma-soğutma sistemleri, sıhhi tesisatlar ve komple mekanik tesisat taahhüt işlerindeki uzmanlığımızla sektörde güçlü referanslara sahibiz. Projelerimizin tasarım aşamasından uygulamaya kadar tüm süreçlerini, yürürlükteki mevzuatlar ve uluslararası teknik standartlar doğrultusunda titizlikle yürütüyoruz.

Sektörümüzde rekabet avantajı elde etmenin yolunun inovasyon ve Ar-Ge yatırımlarından geçtiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda, özellikle enerji ve mekanik taahhüt alanlarında yeni teknolojilere yönelik kapsamlı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Proje süreçlerimizde dijitalleşmeyi merkeze alırken, teknik kapasitemizi artıracak yazılım ve sistem yatırımlarımızı da hız kesmeden sürdürüyoruz. Taahhüt projelerimizi artık dijital platformlarda anlık olarak takip ediyoruz. Dijital proje takibi ve anlık veri akışı sayesinde süreç yönetiminde verimliliğimizi artırırken, hata oranlarımızı minimize ediyoruz. Bu yaklaşımımız hem zaman yönetimini hem de kalite kontrolünü bizim için çok daha etkin hale getiriyor. Bu sayede iş ortaklarımıza daha verimli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir projeler üretiyoruz.

Mühendislik birikimimizi enerji sektörüne de taşıyarak yenilenebilir enerji yatırımlarına güçlü bir şekilde yönelmiş durumdayız. Adıyaman’da kurduğumuz güneş enerjisi santrali (GES) ve Sivas’ta hayata geçirdiğimiz biyometanizasyon tesisi, sürdürülebilir enerji vizyonumuzun en somut örnekleri arasında yer alıyor. Geleceğimizi korumak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüyoruz. Bu doğrultuda; çevresel yükümlülüklere tam uyum, önleyici risk yönetimi, etkin kaynak kullanımı ve enerji verimliliği ilkeleriyle hareket ediyoruz. Çevresel riskleri minimize etmeyi ve sürekli iyileştirme anlayışını kurumsal kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.

Mustafa Gümüş

Gümüş Enerji YKB

Yeni teknolojilere Ar-Ge ile adapteyiz

Gümüş Enerji olarak, Self Silver Steamer, Infrared, Arı, Külhan, prosese özel fırın fırınlarımız ve Gold Flame proses yakıcılarımız gibi geniş ürün yelpazemizle farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik yüksek verimli ısıtma çözümleri sunuyoruz. Küresel ölçekte enerji verimliliğine katkı sunmayı amaçlıyor, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Geliştirdiğimiz makineler yalnızca Türkiye’de değil; Avrupa, Orta Doğu ve Asya başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde güvenle kullanılıyor. Uluslararası fuarlarda aldığımız ödüllerle başarımızı kanıtlamaya devam ederken, Self Silver Steamer ürünümüzle EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı’nda ödüle layık görülmenin gururunu yaşıyoruz. Çevreye duyarlı üretim anlayışımızla karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor, Ar-Ge çalışmalarımıza büyük önem vererek yeni teknolojileri yakından takip ediyoruz. Bu vizyonla, TÜBİTAK’ın “Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı” kapsamında destek almaya hak kazanan Q TERM projemizde tek bir makineyle açık en düz boya tüm kumaş ve boyar maddelerin kullanılabildiği yenilikçi bir sistem geliştirdik. Projemiz sayesinde boya fiskeleme sürecinde hem boyar madde hem de su kullanımı ciddi oranda azalıyor; kumaşta kullanılan boyar madde miktarı düştüğü için yıkama sürecini hava destekli olarak tamamlıyoruz. Daha önce geliştirdiğimiz makinelerle entegre edilen bu sistemimiz, işletmelere yaklaşık yüzde 75 oranında verimlilik sağlıyor. Tekstilden dondurarak kurutmaya uzanan yenilikçi hamlelerimiz kapsamında, mevcut sistemlerde uzun süren ve yüksek enerji tüketen süreçleri inceleyerek daha kısa sürede, daha düşük enerjiyle çalışan bir proses hattı geliştirdik; böylece üretim maliyetlerini düşürerek ürünlerin daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefliyoruz. Gümüş Enerji olarak, grup bünyemizdeki Safira Tekstil, Utku Isı Sistemleri, Envira Çevre ve Argent Kimya gibi şirketlerimizle de enerji, çevre ve sanayi alanlarında entegre çözümler sunmaya kararlılıkla devam ediyoruz.

Sinan Türel

Lima Logistics Kurucu Ortağı

Temel odağımız teknoloji ve sürdürülebilirlik

Oldukça geniş ve entegre bir hizmet ağına sahip bir şirket olarak; havayolu, karayolu, denizyolu ve intermodal taşımacılığın yanı sıra ekspres kurye, fuar lojistiği ve proje taşımacılığı gibi uzmanlık gerektiren alanlarda da uluslararası ölçekte hizmet sunuyoruz. Lima Logistics olarak en önemli farkımız, standart çözümler yerine her yükü kendi dinamikleri içinde değerlendirerek müşterilerimize ihtiyaca özel planlamalar sunmamızdır. Uluslararası büyüme yolculuğumuzda önemli bir adımı Hollanda merkezli Lima Europe ile attık ve Avrupa’daki operasyonel gücümüzü her geçen gün artırıyoruz; orta vadede Romanya’daki yapılanmamızı güçlendirmeyi hedeflerken, Almanya ve Amerika’da planladığımız yeni yatırımlarla global ağımızı adım adım, sağlam ve sürdürülebilir bir yapı üzerine kurmayı hedefliyoruz. Bu küresel büyüme vizyonumuzun yanı sıra, 2026 ajandamızda odağımıza üç temel başlığı aldık: insan, teknoloji ve sürdürülebilirlik. Müşteri odaklılığımızı daha da derinleştirerek hizmet kalitemizi ve çözüm esnekliğimizi artırıyor; dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarımızla iş süreçlerimizi daha verimli, hızlı ve akıllı hale getiriyoruz. Sürdürülebilirliği tüm iş yapış biçimimize entegre ederek çevresel ve toplumsal fayda üretmeye odaklanıyor; bu dönüşümü desteklemek için yeni bir eğitim platformunu devreye alıyor, performans sistemlerimizi yeniliyor ve toplantı kültürümüzü daha verimli bir yapıya dönüştürüyoruz. Şirket kültürümüzdeki bu gelişimle birlikte, artık çalışanlarımızı yalnızca yaptıkları iş kadar değil, işe kattıkları değer üzerinden değerlendiren modern bir modele geçiş yapıyoruz.

Mustafa Yıldırım

Mac Machines YKB

Ar-Ge şirketlerin varlık sebebi

Mac Machines olarak operasyonel yaklaşımımızın merkezinde verimlilik yer alıyor ve tüm süreçlerimizi yalın üretim prensipleri doğrultusunda optimize ederek mühendislikten kalite kontrole kadar her aşamayı entegre bir sistemle yönetiyoruz. Sürekli eğitimlerle desteklediğimiz insan kaynağımız, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıran en temel unsurumuzdur. Ar-Ge çalışmalarımızı müşteri geri bildirimleri ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda şekillendiriyor; performansı artıran, bakım süreçlerini kolaylaştıran ve kullanıcı deneyimini iyileştiren yenilikçi çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Dijital dönüşümü stratejik bir gereklilik olarak gördüğümüz için üretim planlama, kalite kontrol ve satış sonrası süreçlerimizde dijital sistemlerden aktif olarak faydalanıyoruz; çünkü teknolojik dönüşüme hızlı adapte olamayan firmaların rekabet gücünün zayıfladığının bilincindeyiz ve bu nedenle dijitalleşmeyi ve Ar-Ge’yi basit bir yatırım kalemi değil, şirketimizin varlık sebebi olarak kabul ediyoruz. İhracatta güçlü bir marka konumu elde ettiğimiz bu süreçte, 2026 vizyonumuz doğrultusunda ihracat pazarlarımızı genişletmeyi, Ar-Ge yatırımlarımızı daha da artırmayı ve otomasyon seviyesi yüksek, katma değerli makine çözümlerine odaklanmayı sürdürüyoruz. Yeni makine serilerimiz ve kapasite artırıcı yatırımlarımızla en büyük hedefimiz, Mac Machines’i uluslararası pazarlarda referans gösterilen bir Türk sanayi markası haline getirmek ve yerli üretimin gücünü dünyaya çok daha güçlü şekilde taşımaktır. Bursa’nın güçlü sanayi ekosisteminin aktif bir parçası olarak, yarattığımız istihdam, yerel tedarik zinciri iş birliklerimiz ve ihracat yoluyla sağladığımız döviz girdisiyle kent ekonomisine doğrudan katkı sunmanın gururunu yaşıyoruz. Ticari başarılarımızın yanı sıra, genç mühendislerin sektöre kazandırılması ve teknik bilginin paylaşılması gibi sosyal sorumluluk alanlarına da büyük önem veriyoruz; metal işleme teknolojilerinde mühendislik odaklı yaklaşımımız, sürdürülebilir büyüme vizyonumuz ve küresel ihracat hedeflerimizle, Bursa’dan dünyaya uzanan güçlü bir sanayi markası olarak yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz.

Meltem Yıldız

Norkven YKB Yardımcısı

Verimlilik üzerine Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz

Norkven olarak, enerji sektöründe faaliyet göstermenin beraberinde getirdiği çok önemli sorumlulukların bilinciyle hareket ediyoruz. Bizim için çevre dostu ve verimli sistemler artık bir tercih değil, tamamen bir zorunluluktur. Bu doğrultuda, verimli enerji sistemleri, uzun ömürlü ürün tasarımları ve minimum karbon ayak izi hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle enerji izleme ve verimlilik çözümleri üzerine yoğun Ar-Ge yatırımları yapıyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımız hem üretim süreçlerimizde hem de tasarladığımız projelerde belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.

Bunun yanı sıra dijital dönüşüm çalışmaları şirket kültürümüzün çok önemli bir parçası hâline geldi. Yapay zekâ destekli satış yönetimi, ERP altyapısı ve servis planlama sistemleri sayesinde hem iç süreçlerimizde büyük bir hız kazandık hem de müşteri memnuniyetimizi ciddi oranda artırdık.

Toplumsal katkı başlığında ise en çok nitelikli insan kaynağına yatırım yapmaya önem veriyoruz. Genç mühendislerin sektöre kazandırılması, teknik eğitim programlarıyla bilgi paylaşımı ve yerel kalkınmaya katkı sağlayan projeler her zaman önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bursa merkezli bir firma olarak; üretim, istihdam, ihracat ve yan sanayi iş birliklerimizle bölge ekonomisine değer katmaya devam ediyoruz.

İbrahim Can Altıparmak

Nümerik Ve Oemak Makine Kurucu Ortakları

Ar-Ge şirket kültürümüz

OEMAK Makine olarak, Nümerik Mühendislik’in metal sektöründe edindiği güçlü otomasyon tecrübesini ahşap işleme teknolojilerine taşıyor ve sektörümüzde güçlü bir yerli alternatif oluşturuyoruz.CNC ahşap torna ve CNC freze makineleri üretiminde uzmanlaşan bir firma olarak, özellikle yurt dışından ithal edilen 5 eksen CNC ahşap makinelerine karşı dünya standartlarında, kullanıcı dostu ve tamamen yerli çözümler sunuyoruz. Geliştirdiğimiz bu ileri teknolojik altyapı sayesinde kullanıcılarımızın yüksek teknolojiye erişimini kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda ülkemizin bu alandaki dışa bağımlılığının azaltılmasına da çok ciddi bir katkı sağlıyoruz. Geniş ürün gamımız, güçlü satış sonrası hizmetlerimiz ve kesintisiz teknik destek altyapımızla ahşap işleme sektöründe güvenilir ve yenilikçi bir marka olarak konumlanıyoruz. Bizim için Ar-Ge, sadece ayrı bir birim olmanın çok ötesinde, şirket kültürümüzün tam merkezinde yer alıyor. Sahadan ve müşterilerimizden gelen her geri bildirimi ürün geliştirme süreçlerimize hızla entegre ediyor; yeni nesil kontrol sistemleri, otomasyon çözümleri ve yazılım güncellemeleriyle makinelerimizi sürekli olarak yeniliyoruz. Bu çevik ve dinamik yapımız, değişen pazar koşullarına anında uyum sağlamamıza olanak tanıyor. Yerli mühendislik gücümüzü yazılım ve üretim kabiliyetimizle birleştirerek, sadece bugünün değil yarının ihtiyaçlarına da cevap verebilecek makineler geliştirmeyi hedefliyoruz. Geleceğe yatırımın en önemli ayağını insan kaynağı olarak görüyoruz. Bu doğrultuda üniversiteler ve meslek okullarıyla kurduğumuz güçlü iş birlikleri sayesinde, genç mühendis ve teknisyenlerimizin sektöre kazandırılmasına katkı sunuyoruz. Sahip olduğumuz eğitimli iş gücü, üretim kalitemizi ve yenilikçi bakış açımızı besleyen en temel unsur olarak öne çıkıyor.

Yağmur Ertoksöz

Oktay Holding Dış Ticaret Sorumlusu

Teknoloji ve Ar-Ge ile yenilikçi ürünler

Oktay Holding olarak, çatımız altında yer alan Heinz Parts ve Heinz Linear markalarımızla, yedek parça tedarikinden elektromanyetik sistemlere kadar uzanan geniş bir alanda yüksek teknolojili ve uluslararası kalite standartlarında çözümler sunuyoruz. Yedek parça tedarik alanında faaliyet gösteren markamız Heinz Parts ile liman araçları başta olmak üzere tel, kablo, filtre ve lastik ürün gruplarında güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyoruz. Sektördeki konumumuzu rekabetçi fiyat politikamız ve kısa termin sürelerimizle her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Diğer yandan elektromanyetik sistemler ve elektrostatik toz boya alanında uzmanlaşan markamız Heinz Linear ile otomotiv ve çelik sanayine yönelik manyetik tutucular, ayırıcılar, tamburlar ve özel üretim çözümler geliştiriyoruz. Ayrıca mimari, endüstriyel, otomotiv ve beyaz eşya boyalarından oluşan geniş ürün yelpazemizle çok farklı sektörlerdeki müşterilerimize hitap ediyoruz. Hertz Motor ve Heinz Linear bünyesinde yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarıyla CNC, otomotiv ve çelik sanayine yönelik yenilikçi ürünler geliştirmeyi sürdürüyoruz. Sadece teknolojiye değil, gezegenimizin geleceğine de odaklanarak çevre dostu üretim anlayışıyla karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda yeniden kullanılabilir ambalajları ve sürdürülebilir üretim süreçlerini operasyonlarımızın merkezinde tutuyoruz. Holding olarak, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarını iş süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getiriyoruz. Bizim için teknoloji, tüm iş süreçlerimizi geliştirirken insan odaklı yaklaşımımızı her adımda destekleyen ve bizi geleceğe taşıyan en güçlü araçtır.

Osman Yıldız

Oytaş Yıldız İnşaat YKB

İnovasyon iş modelimiz

Oytaş Yıldız İnşaat olarak, Bursa’nın sanayideki yeni merkezlerinden biri olan Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi (TEKNOSAB)’nde üstlendiğimiz projelerle öne çıkıyoruz. TEKNOSAB’da global firmalara yönelik fabrika inşaatlarının yanı sıra altyapı ve mevcut tesis güçlendirme çalışmalarını da titizlikle yürütüyor, bu yatırımlarımızla Bursa sanayisinin geleceğine doğrudan katkı sunuyoruz. Hem bölgemiz hem de ülke ekonomimiz açısından stratejik önem taşıyan bu projelerde, sürdürülebilirlik ve inovasyonu iş modelimizin merkezine alıyoruz. Yeşil bina konsepti doğrultusunda çevresel etkileri en aza indiren projeler geliştiriyor; enerji verimliliği sağlayan sistemler, geri dönüştürülebilir malzemeler ve çevre dostu uygulamalarla yatırımcılarımıza uzun vadeli ekonomik avantajlar sunarak gelecek odaklı yapı anlayışımızla sektörde fark yaratıyoruz. Ülkemizin en büyük gerçeklerinden biri olan deprem bilinciyle hareket ediyor, tüm projelerimizde ileri mühendislik çözümleri ve titiz denetim süreçleri uyguluyoruz. Müşteri güvenliği bizim her zaman en temel önceliğimizdir. Bu nedenle her projemizde statik hesaplamaları, beton kalitesini ve mühendislik detaylarını en ince ayrıntısına kadar denetliyoruz. Özellikle fabrika güçlendirme alanında üst seviyede bir uzmanlığa ve ciddi bir bilgi birikimine sahibiz. Statik hesaplamalar ve yüksek beton kalitesi kontrolleriyle yapı güvenliğini her zaman en üst seviyede tutuyoruz.

Sektörel deneyimimizi genç nesillere aktarmayı da kurumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu kapsamda Bursa Teknik Üniversitesi ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği sayesinde öğrencilere staj imkânı sunuyor, teorik bilgilerin sahada pratiğe dönüşmesine katkı sağlıyoruz. Sektörümüzün geleceği açısından genç mühendislerin en iyi şekilde yetişmesine büyük bir önem veriyoruz.

Rasim Çağan

Rudolf Duraner Genel Müdürü

Operasyonel verimlilik teknoloji ile artıyor

Rudolf Duraner olarak, tekstil sektöründe rekabetçiliğimizi korumak ve geleceği şekillendirmek adına dijitalleşmeyi, verimliliği ve katma değerli üretimi stratejimizin merkezine koyuyoruz. Sektörümüzde verimliliğin artık bir zorunluluk haline geldiğinin bilinciyle, manuel ve verimsiz proseslerin hızla dijitalleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Üretim süreçlerini dijitalleştirmek, küresel pazarda güçlü kalmamız için şarttır. Bu doğrultuda, kendi bünyemizde geliştirdiğimiz dijital platformlar sayesinde müşterilerimizin üretim süreçlerini en ince ayrıntısına kadar analiz ediyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu analizler ışığında proses iyileştirmeleri yapıyor; böylece müşterilerimizin operasyonel verimliliklerini artırırken, üretim maliyetlerini ciddi oranda düşürmelerine doğrudan katkı sağlıyoruz. Yalnızca bugünü değil, geleceği de titizlikle planlayan bir anlayışla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Müşterilerimizin hizmet ettiği pazarları, küresel tüketici trendlerini ve beklentilerin nasıl değiştiğini yakından analiz ediyoruz. Bu sayede pazarın ihtiyaçlarını henüz oluşmadan önceden öngörüyor, müşterilerimizin ürettikleri ürünlerin katma değerini artırmalarına güçlü bir şekilde destek oluyoruz. Türk tekstil sektörünün geleceğinin artık sadece ham üretim gücüyle ayakta kalamayacağının farkındayız; bu doğrultuda sektörümüzün küresel arenada liderliğini sürdürebilmesi için tasarım gücünü, yüksek kalite anlayışını ve güçlü marka olma vizyonunu her adımda destekliyoruz.

Sinan Öktem

Uludağ Enerji CEO’su

Yol haritamızı dijitalleşmeyle şekillendiriyoruz

Uludağ Enerji olarak, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı tüm stratejik kararlarımızın temeli haline getiriyor; finansal performansımızın ötesinde toplumsal katkıyı da büyümemizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bizim için enerji sektörünün geleceği, çevresel sorumlulukla ekonomik büyümeyi tam anlamıyla birlikte ele almayı gerektiriyor. Bu doğrultuda yatırımlarımızı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, yarının iklim ve kaynak gerçekliğini gözeterek planlıyoruz. İklim değişikliğiyle mücadele, dijitalleşme, müşteri memnuniyeti ve toplumsal etki başlıkları altında şekillendirdiğimiz yol haritamız; teknik kayıplarımızın azaltılması, uzaktan müdahale kapasitemizin artırılması ve kaynak verimliliğimizin yükseltilmesi gibi son derece somut hedefler içeriyor. Hayata geçirdiğimiz dijitalleşme ve verimlilik odaklı projelerimiz sayesinde hem karbon ayak izimizi her geçen gün daha da azaltıyor hem de hizmet kalitemizi sürekli olarak artırıyoruz. Çevresel sorumluluğumuzu somut bir katkıya dönüştürmek amacıyla yürüttüğümüz "Yeşil Dönüşüm Ormanları" projemiz kapsamında ise tam 80 bin metrekarelik yeşil alan oluşturmanın gururunu yaşıyoruz.

Toplumsal fayda sağlamayı ve sosyal sorumlulukta öncü olmayı kurumsal misyonumuz olarak benimsiyoruz. Erken yaşta enerji tasarrufu ve güvenliği bilincini kazandırmayı hedeflediğimiz "Enerjini Geleceğe Taşı" projemizle geçtiğimiz yıl tam 41 bin çocuğumuza ulaştık. "Trafolar Konuşuyor" projemiz aracılığıyla kan bağışı, kadına yönelik şiddet ve toplumsal farkındalık gibi hayati konuları sokaklardaki trafolarımıza taşıyarak toplumsal bilinci destekliyoruz. Sanat ve enerjiyi uluslararası ölçekte buluşturan "Şehrin Işıkları" fotoğraf yarışmamızla kültürel gelişime katkı sunarken; her yıl Ekim ayında yürüttüğümüz "Pembe Lambalar" ve "Pembe Faturalar" projelerimizle meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekiyoruz. Geleceğe yatırım yapma vizyonumuzla, toplumumuza ve çevreye değer katmaya kararlılıkla devam ediyoruz.

Ayhan Korgavuş

Ünver Group Yönetim Kurulu Başkanı

Ar-Ge ile müşteri taleplerine hızlı dönüş

Ünver Group olarak, otomotiv sektöründeki küresel dönüşümün hız kazandığı bu dönemde, özellikle elektrikli araç projelerini şirket stratejimizin tam merkezine koyuyoruz. Elektrikli araçlarla birlikte batarya ve termal yönetim sistemlerinin çok daha kritik hâle geldiğinin bilinciyle, Ar-Ge ve üretim altyapımızı bu büyük dönüşüme en uygun şekilde yapılandırıyoruz. İçinde bulunduğumuz 2026 yılında elektrikli araç projelerindeki payımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. 2017 yılından bu yana resmi Ar-Ge merkezi statüsünde olan şirketimizde; müşterilerimizin özel taleplerine yönelik ürün geliştirme, kalıp tasarımı ve performans testlerini oldukça kapsamlı bir laboratuvar altyapısıyla yürütüyoruz. Teknolojik gücümüzü artırmak adına, bu yıl laboratuvar altyapımıza yeni bir test makinesi yatırımı yapmayı da planlıyoruz.2026 yılına ilişkin küresel planlamalarımız kapsamında bizim için çok önemli bir eşik olan harika bir gelişmeyi paylaşmanın gururunu yaşıyoruz. İngiltere’ye, dünyanın en prestijli markalarından biri olan McLaren’ın bir modeline yönelik doğrudan ürün sevkiyatımıza başlıyoruz. Premium segmentte yer alan böyle global bir markanın doğrudan tedarikçisi olmak; yüksek teknik yeterliliğimizin, ödün vermediğimiz kalite disiplinimizin ve sürdürülebilir üretim anlayışımızın en somut göstergesidir. Bu prestijli projenin, küresel tedarik zincirindeki konumumuzu çok daha güçlü bir seviyeye taşıyacağına inanıyoruz.

Ceyhun Yalçın

Yalçın Elektrik Grubu Kurucusu

Teknoloji ile markamız doğdu

Yalçın Elektrik Grubu olarak, başarımızın arkasında birbirini tamamlayan ve stratejik olarak konumlandırdığımız güçlü faaliyet alanlarımız yer alıyor.

Sürdürülebilir büyümenin, uzmanlaşmış ama aynı zamanda birbirini besleyen yapılar kurmaktan geçtiğine inanıyoruz. Bu nedenle her yatırımımızı stratejik bir bütünün parçası olarak ele alıyoruz. Grup bünyemizde; Yalçın Elektrik ile endüstriyel elektrik taahhüt projeleri yürütüyor, Bursa Şalt Merkezi ile elektrik malzemeleri tedariki sağlıyor, Neser Sac İşleme Merkezi ile sac işleme ve endüstriyel üretim operasyonlarımızı gerçekleştiriyoruz. Ayrıca BEY PANO markamızla modüler ve boş pano üretimi yaparken, ACK Geri Dönüşüm markamızla da plastik geri dönüşüm ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında aktif olarak faaliyet gösteriyoruz.

Üretim tarafındaki en dikkat çekici dönüşümlerimizden birini Neser Sac İşleme Merkezi ile gerçekleştirdik. 2010 yılında yerel ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla kurduğumuz Neser'i, 2021 yılında yaptığımız makine, altyapı ve insan kaynağı yatırımlarıyla bambaşka bir noktaya taşıdık. Bu büyük dönüşümle birlikte modüler pano üretimine geçiş yaptık. Üretim kapasitemizi ve kalite standardımızı artırınca, bizim için markalaşma ve ihracat kaçınılmaz bir hale geldi. Bu stratejik sürecin doğal ve başarılı bir sonucu olarak da BEY PANO markamızı doğurmuş olduk.

Görkem Varlık

İNOKSAN CEO

Teknolojiyle gelen performans

İNOKSAN olarak, 45 yıllık köklü geçmişimizi güçlü bir dönüşüm iradesiyle birleştiriyor; yenilikçi bakış açımızla sektörde yön belirleyen marka konumumuzu pekiştiriyoruz. İçinde bulunduğumuz 2026 yılında amacımız yalnızca büyümek değil; değer üreten, kârlılığı sürdürülebilir kılan ve sektörde yön belirleyen bir İNOKSAN inşa etmektir. Organizasyonumuzu, süreçlerimizi ve stratejik önceliklerimizi yeniden yapılandırdığımız bu büyük dönüşümde temel hedefimiz; ürün kalitemiz, teknolojimiz, proje uzmanlığımız ve sektör vizyonumuzla hem Türkiye'de hem de dünyada belirleyici markalar arasındaki yerimizi daha da güçlendirmektir. Bu kararlılığımızı sadece organizasyonel bir yapılanmayla sınırlı tutmuyor, kurum kültürümüzün tamamına yayıyoruz. Bu doğrultuda çalışan deneyimini güçlendiren, yetkinlik gelişimini önceleyen ve performans odaklı bir yönetim anlayışını benimsiyoruz. İnsan kaynağımızı en stratejik değerimiz olarak konumlandırarak; teknik uzmanlığı artıran eğitim programları, liderlik gelişim süreçleri ve veri temelli performans sistemleri ile kurumsal kapasitemizi çok daha ileriye taşıyoruz. Yeni dönemimizde müşteri deneyimini de dönüşüm ajandamızın tam merkezine alıyoruz. Proje bazlı üretim kabiliyetimizi, satış sonrası hizmet altyapımızı ve çözüm odaklı mühendislik yaklaşımımızı daha da güçlendirerek, müşterilerimize yalnızca ürün değil, uçtan uca entegre çözümler sunmayı amaçlıyoruz. Özellikle büyük ölçekli otel, hastane, zincir restoran ve endüstriyel tesis projelerinde çözüm ortağı kimliğimizi çok daha görünür hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda, teknik servis ağımızı yaygınlaştırıyor ve dijital servis takip sistemlerimizi hızla devreye alıyoruz.

Attığımız tüm bu adımlarla, 45 yıllık köklü deneyimimizi yalnızca geçmişin bir birikimi olarak değil, geleceğimizin en stratejik gücü olarak değerlendiriyoruz. "Geleceği Üreten Dönüşüm" vizyonumuz doğrultusunda, daha çevik, daha rekabetçi ve daha yenilikçi bir kurum yapısı inşa ediyoruz. Değişen küresel dinamikler karşısında proaktif bir yaklaşım benimseyerek, endüstriyel mutfak sektöründe yalnızca takip eden değil, dünya standartlarını belirleyen bir oyuncu olma kararlılığıyla yolumuza devam ediyoruz.

İlker Oral

Sinta YKB Vekili

Teknolojiye ve dijitalleşmeye hızlı uyum

SİNTA olarak, rekabet gücümüzü artıran en temel unsurlardan birinin teknolojiye gösterdiğimiz hızlı uyum olduğunun bilinciyle hareket ediyor; dijital dönüşümü yalnızca üretimde değil, tüm yönetim süreçlerimizde de hayata geçiriyoruz.

İş süreçlerimizde yapay zekâ, siber güvenlik ve robotik süreç otomasyonları gibi en ileri dijital çözümlerden aktif olarak yararlanıyoruz. Dijital dönüşüm çalışmalarımız; maliyetlerimizi kontrol altına almamıza, operasyonel verimliliğimizi artırmamıza ve projelerimizi çok daha etkin bir şekilde yönetmemize olanak sağlıyor.

Verimlilik politikalarımız kapsamında kalifiye insan kaynağımıza yatırım yapmayı, sürekli iyileştirme süreçlerini uygulamayı, kalite yönetim sistemlerini güçlendirmeyi ve çalışan motivasyonuna yönelik adımları her zaman ön planda tutuyoruz. SİNTA güvencesiyle ürettiğimiz tüm yapı elemanlarını düzenli olarak TSE denetimlerinden geçirerek, yüksek kalite sürekliliğimizi her zaman garanti altına alıyoruz.

Zarif Alp

İzmakpar Genel Müdürü

Dijitalleşme bizim kaldıracımız

İzmakpar olarak, tüm üretim süreçlerini kendi bünyesinde yürüten entegre yapımızla sektörde fark yaratıyoruz. Progresif kalıplardan kaynak, montaj, işleme ve kontrol fikstürlerine kadar tüm sistemlerimizi CAD/CAM destekli 3D tasarımlarla geliştiriyor; 3D CMM ve robotik ölçüm sistemlerimizin yanı sıra gelişmiş laboratuvarlarımızla kaliteyi en üst seviyede tutuyoruz. Bugün CNC işleme, lazer kesim, abkant ve boru bükme ile kumlama gibi geniş bir proses çeşitliliğiyle farklı sektörlere hizmet sunarken, 950 tona kadar ulaşan pres kapasitemizle seri ve yüksek kaliteli üretime imza atıyoruz. Manuel ve robotik kaynak işlemlerimizin yanı sıra boya ve kaplama süreçlerini de kendi çatımız altında yürüterek tam kontrol sağlıyoruz.

Bu güçlü altyapımız sayesinde, üretimimizin önemli bir bölümünü doğrudan otomotiv ana sanayisine ihraç ediyor ve özellikle Avrupa pazarındaki konumumuzu her geçen yıl daha da güçlendiriyoruz. Küresel belirsizliklerin yaşandığı dönemlerde dahi verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı anlayışımızla büyüme hedeflerimizden taviz vermiyoruz. 2000’li yıllardan itibaren otomasyona yaptığımız yatırımlarla makine parkurumuzu sürekli yeniliyor, nitelikli insan kaynağımızı en son teknolojiyle buluşturarak toplam kalite bilinciyle hareket ediyoruz. Bizim için en kritik nokta şu; makine yatırımlarımızı, bu teknolojileri en verimli şekilde kullanacak insan kaynağımızla birlikte planlıyoruz. Bu sayede verimliliğimizi artırırken küresel rekabette de öne çıkıyoruz ve dijitalleşmeyi şirketimiz için stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. Tüm bu büyüme yolculuğunda sürdürülebilirliği bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk olarak kabul ediyoruz. Dijitalleşen süreçlerimiz, enerji verimliliği uygulamalarımız, yeşil enerji yatırımlarımız ve sıfır atık politikalarımızla sürdürülebilir üretimi iş modelimizin tam merkezine yerleştirdik. Üretimimizin her aşamasını çevreye, doğaya ve insana saygı ilkeleri doğrultusunda şekillendiriyoruz; çünkü attığımız her adımın, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefimizin bir parçası olduğunun bilincindeyiz.

Özer Matlı

Bursa Ticaret Borsası YKB

Dijital dönüşüm tarımın vizyonu

Bursa Ticaret Borsası olarak başarımızı yalnızca işlem hacmindeki artışla sınırlı görmüyoruz. Tarım ticaretinin geleceğini fiziki pazarların ötesine taşıyan dijital bir dönüşüm vizyonuyla hareket ediyoruz. Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın A grubu büyük hissedarları arasında yer alan kurumumuzda, dijitalleşmeyi bir araç değil, ticaretin yeni omurgası olarak konumlandırıyoruz. Bu vizyonumuzun en somut örneklerinden biri, kurucu ortakları arasında yer aldığımız Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’dur (Marmara ÜPAK). Ocak ayında başlayan işlemlerle birlikte Marmara ÜPAK’ta 637 milyon TL’yi aşan bir işlem hacmine ulaştık. 22 borsanın yer aldığı bu platformda Bursa’mızın üst sıralarda konumlanması, kentimizin tarım ticaretinde dijitalleşmenin öncü merkezlerinden biri haline geldiğini açıkça gösteriyor. Üretilen değerin doğru pazarlara taşınmasının sürdürülebilirliğin temel şartı olduğuna inanıyoruz. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğümüz Gıda UR-GE Projesi ile firmalarımızın küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz. 2025 yılında Romanya ve Bulgaristan’da gerçekleştirdiğimiz B2B organizasyonları, Bursa gıda sektörüne yeni pazarların kapısını aralarken aynı zamanda yeni bir ticaret disiplini kazandırdı. Bu süreç, Bursa gıda sektörümüzün güçlü ve rekabetçi yapısını net biçimde ortaya koydu.

Küresel ligde kalıcı olmanın yolu ölçek büyütmekten geçiyor. İçinde bulunduğumuz 2026 yılında ise rotamızı Japonya başta olmak üzere Asya pazarlarına çeviriyoruz. Amacımız kısa vadeli kazançlar değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir ticari ilişkiler kurmaktır.

Fatih Tuncer Hatunoğlu

BUSİAD YKB

Dijitalleşme verimliliği arttırıyor

BUSİAD olarak dönüşüm vizyonumuzu; yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve toplumsal dönüşüm olmak üzere üç temel başlık üzerine kuruyoruz. Bu üç başlık arasında bizim için toplumsal dönüşümün yeri her zaman önceliklidir. Çünkü dijital ve yeşil dönüşüm; ancak kentli olma bilincini içselleştirmiş, üretimin sadece ekonomik değil toplumsal fayda yarattığının farkında olan bireylerle mümkündür. Bizler, işte böyle bir kent ve dünya hayalinin peşinden koşuyoruz. Bursa’mız geçmişte sanayileşmede her zaman öncü bir rol üstlendi. Nasıl ki bundan 65 yıl önce sanayiye pilotluk yapmış bir kent isek, bugün de dönüşüme pilotluk yapmaya ve yeni bir hikâye yazmaya kararlıyız. Gelişme hayalimizdeki Bursa, tam olarak bu yoldan geçiyor. Bu hedef doğrultusunda; eğitim, tarım ve gıda, dijital dönüşüm, yenilikçilik ve yaratıcılık, sürdürülebilirlik ve enerji gibi alanlarda uzmanlık gruplarımızla çok önemli çalışmalar yürütüyoruz. Şunun altını çizmek isterim ki; tarımsız, turizmsiz ve sanayisiz bir Bursa düşünülmesi imkânsızdır. Kendi uzmanlık alanım olan dijital dönüşüm, yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak görülmemelidir. Dijital dönüşüm; yoğunluk artışını kontrol altına almayı, üretim hatalarını azaltmayı ve verimliliği artırmayı mümkün kılan stratejik bir süreçtir. Yapay zekâ, robotlaşma ve karanlık fabrikalar gibi kavramların merkezde olduğu bu yeni dönemde, BUSİAD olarak dijitalleşme alanındaki çalışmalarımızı işlerimiz, kentimiz ve ülkemiz için kararlılıkla sürdüreceğiz.

Levent Eski

DOSAB YKB

Sürdürülebilirliğe ve dijitalleşmeye öncülük ediyoruz

DOSAB olarak, sanayicilerimize uluslararası rekabette büyük avantaj sağlayacak dijital altyapı yatırımlarına aralıksız devam ediyoruz. Bölge genelinde hayata geçirdiğimiz “Haberleşme Projesi” kapsamında fiber optik altyapımız üzerinden internet, telefon, metro ethernet, veri merkezi, endüstriyel bulut, güvenlik duvarı ve yedekli bağlantı hizmetlerini tek bir çatı altında sunuyoruz. Bölgemizin kendi teknik ekibiyle sunduğu bu hizmetler sayesinde sanayicilerimizin farklı firmalardan ayrı ayrı hizmet almak yerine, OSB bünyesinde daha hızlı, güvenli ve ekonomik çözümlere ulaşmasını sağlıyoruz. Fiber altyapımız sayesinde yalnızca iletişim değil; DDoS atak önleme, 5651 log yönetimi ve yangın ihbar sistemleri gibi yüksek katma değerli güvenlik hizmetlerini de bizzat sağlıyoruz. Bölgemizi yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda modern bir çalışma ve yaşam alanı haline getirmek hedefiyle sosyal projelere de ağırlık veriyoruz. DOSAB'a kazandıracağımız hizmet adası projemiz kapsamında; konferans salonu, banka şubeleri, sergi alanları ve cami gibi birçok sosyal donatıyı hayata geçiriyoruz. Ayrıca sanayi bölgemizdeki araçların akaryakıt ihtiyacını karşılamak üzere ihalesini tamamladığımız akaryakıt istasyonumuzu, ana cadde üzerinde önümüzdeki aylarda hizmete açıyoruz. Bu yatırımın, sanayicilerimizin günlük operasyonlarını ve lojistik süreçlerini ciddi şekilde kolaylaştıracağına inanıyoruz. Ulaşım ve lojistik alanında da çok kritik adımlar attık. Bölge içi trafiği rahatlatmak amacıyla Mustafa Karaer Caddesi’nde kavşak ve bölünmüş yol düzenlemelerini tamamladık. En önemlisi, otoyol bağlantı projemizle DOSAB, Bursa’da otoyola doğrudan erişim sağlayan ilk OSB olma özelliğini kazandı. Lojistik süreçleri desteklemek amacıyla DOSAB Antrepomuzun kapalı alanını 6 bin metrekareden 18 bin metrekareye çıkararak, firmalarımıza çok daha geniş ve verimli depolama alanları sunduk. Enerji maliyetlerini azaltmak, sanayicimizin rekabet gücünü korumak adına kendi elektrik ticaretini yürüten sayılı OSB’ler arasında yer alıyoruz. Geçmiş dönemde gerçekleştirdiğimiz enerji ticareti sayesinde sanayicilerimize yaklaşık 70 milyon liralık doğrudan bir tasarruf sağladık. Yeşil enerji yatırımlarımız kapsamında ise mevcut GES kurulu gücümüz olan 55,8 MW kapasiteyi, devam eden projelerimizle içinde bulunduğumuz yılın sonuna kadar 80 MW’a çıkarmayı hedefliyoruz. Çevreci yatırımlarımızın en somut ve gurur verici nişanesi olan Atıksu Arıtma ve Geri Kazanım Tesisimizle Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyoruz. 11 hektarlık dev bir alana kurulu tesisimiz, günlük 82.500 metreküp atıksu arıtma kapasitesine sahip. Geri kazanım ünitemiz sayesinde günlük 25 bin metreküp suyu yeniden sanayide ve üretimde kullanıyor, bu sayede yılda yaklaşık 4 milyon metreküp su tasarrufu sağlıyoruz. Bugüne kadar “En Çevreci OSB” ve “En İyi Uygulama Ödülü” gibi birçok prestijli ödülle taçlandırılan bu çevreci vizyonumuzla, DOSAB'ı geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Onur Kutlualp

DOSABSİAD YKB

Küresel ligin yolu dijitalleşme

DOSABSİAD olarak öncelikli çalışma alanlarımızı; yapay zekâ ve dijitalleşmenin üretime entegrasyonu, Yeşil Mutabakat uyumu, enerji verimliliği ve sürdürülebilir büyüme olarak belirliyoruz. Bu başlıklarda yürüttüğümüz projelerle siz değerli üyelerimizin hem maliyet baskılarına karşı dayanıklılığını artırmayı hem de Avrupa başta olmak üzere küresel pazarlardaki rekabet gücünü korumayı hedefliyoruz. Geride bıraktığımız 2025 yılı boyunca, katma değerin ancak bilgi ve teknolojiyle mümkün olduğu anlayışıyla hareket ettik; sizlere küresel trendleri öngörme ve stratejik karar alma imkânı sunan projelere ağırlık verdik. Bu kapsamda, dünyanın önde gelen trend analiz kuruluşlarından WGSN ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde, 2026 ve sonrası tüketici beklentilerini bugünden analiz edebilmenize olanak sağladık. Teknoloji alanında ise AIT iş birliğiyle düzenlediğimiz yapay zekâ eğitimleriyle, dijital araçların üretimde nasıl verimlilik sağladığını uygulamalı şekilde siz sanayicilerimizle buluşturduk. BUTEKOM ile Ar-Ge odaklı temaslarımızı artırırken, Türk Eximbank yetkilileriyle gerçekleştirdiğimiz toplantılarda ihracatın finansmanı ve alacak sigortası gibi kritik başlıklarda üyelerimize rehberlik ettik.

Bugün sanayicimizin içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşulların hepimiz farkındayız. Yüksek enflasyon, finansmana erişim güçlüğü ve nitelikli insan kaynağı açığı sanayicimizin en önemli sınavları olarak karşımızda duruyor. Biz DOSABSİAD olarak, üyelerimizin bu süreçten güçlenerek çıkabilmesi için yalnızca sorun tespiti yapan değil, çözüm üreten ve yol gösteren bir yapı olmayı önemsiyoruz. Artık ucuz iş gücüyle rekabet etme dönemi tamamen kapanmıştır. Bursa sanayisinin küresel ligde kalmasının yolu; bilgiyi ürüne dönüştürmekten, dijitalleşmeden ve sürdürülebilirlikten geçiyor. Biz de dernek olarak tüm projelerimizi ve gelecek adımlarımızı tam olarak bu vizyonla hayata geçiriyoruz.

Özkan Kamiloğlu

UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı

Ar-Ge ve inovasyon ile ihracatçıya destek

2025 yılında özellikle ABD ve Avrupa pazarlarında yakaladığımız büyüme, doğru stratejilerle rekabet gücümüzün sürdürülebilir olduğunu açıkça gösterdi. Yılın son ayı olan aralık ayında 22 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, yılı 290 milyon doları aşan bir hacimle kapatmayı başardık. Ortaya çıkan bu tablo, sektörümüzün küresel pazarlardaki dayanıklılığının ve esnekliğinin en net göstergesidir. Ancak mevcut başarımızı kalıcı hale getirebilmemiz için önümüzdeki yapısal sorunları hızla çözüme kavuşturmamız gerekiyor. Özellikle üretim maliyetlerindeki artış, baskılanmış döviz kuru ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar ihracatçılarımızın üzerindeki yükü her geçen gün daha da artırıyor. İşte tam da bu nedenle; dijitalleşme, otomasyon ve katma değerli üretim artık bizler için bir tercih değil, sürdürülebilir bir gelecek için mutlak bir zorunluluktur. UMSMİB olarak, üyelerimizin ve sektörümüzün bu dönüşümü en sağlıklı şekilde gerçekleştirebilmesi adına eğitim, Ar-Ge ve inovasyon odaklı projelerimizle ihracatçılarımızı kesintisiz bir şekilde desteklemeyi sürdürüyoruz.

Tolga Papatya

GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı

Ar-Ge ve dijitalleşmeyle firmalar bilinçleniyor

GESİAD olarak, 34 yıllık köklü geçmişimizden aldığımız güçle, genç iş insanlarının sesi olmaya, Bursa ekonomisine katkı sağlamaya ve aramızdaki ortak akıl mekanizmasını her geçen gün daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.

Çağın gerekliliklerine uyum sağlamak amacıyla üyelerimizin rekabet gücünü artıracak adımlar atıyoruz. Bu doğrultuda; Ar-Ge, e-ticaret ve dijitalleşme başlıklarında üyelerimizi bilinçlendirmeye yönelik çok yönlü çalışmalar yürütüyoruz. Dernek merkezimizde düzenleyeceğimiz finansal okuryazarlık seminerleriyle başlayacak eğitim programlarımızı, e-ticaret ve e-ihracat konulu stratejik etkinliklerle devam ettirmeyi planlıyoruz. Ekonomik faaliyetlerimizin yanı sıra, sosyal ve kültürel organizasyonlarla da üyelerimiz arasındaki güçlü dayanışma kültürünü besliyoruz. Siyaset, spor, bilim ve teknoloji gibi farklı alanlarda uzman konukları ağırladığımız Sinerji Toplantılarımızla vizyonumuzu genişletirken; geleneksel iftar programlarımız ve özel organizasyonlarımızla iş dünyasını ve kent dinamiklerini aynı masada buluşturuyoruz. Bursa’daki genç girişimcileri aynı çatı altında topladığımız derneğimizde, geleneksel hale getirdiğimiz 'Oktober Fest' etkinliğimizin ikincisinde bir araya gelmekten ve katılan tüm üyelerimizle misafirlerimizi ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu özel gecenin asıl sürprizi ise derneğimizin dijital vizyonunu yansıtan yeni GESİAD aplikasyonu oldu. Hem Android hem de Apple telefonlarla uyumlu olan bu online uygulama sayesinde, derneğimizle ilgili tüm bilgilere anında ulaşabileceksiniz. Üyelerimizin ve firmalarımızın bilgilerinin yer aldığı bu platform üzerinden, gerçekleştireceğimiz tüm organizasyonların müracaatları ve ödemeleri de kolayca yapılabilecek.