HIDIRCAN KAYA – BURAK TAŞ

19-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen dev organizasyona, Türkiye otomotiv endüstrisinin kalbi konumundaki Bursa, lider üreticileri ve dev stantları ile adeta çıkarma yaptı. Türkiye’nin 14 milyar dolara ulaşan araç yedek parça ihracatını küresel pazarlarla buluşturan fuarda, Bursalı firmaların sergilediği yeni nesil e-mobilite teknolojileri, otonom sürüş komponentleri ve sürdürülebilir üretim çözümleri yabancı satın almacıların en çok ziyaret ettiği alanlar oldu. Toplam 14 salonda ve 40 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuarda, global arenada söz sahibi olan Bursalı otomotiv devleri gövde gösterisi yaptı.

9 Milyar dolarlık ihracat

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetler Derneği (OSS) yetkilileri, sektörün 2026 yılının ilk çeyreğini 9 milyar dolarlık rekor bir ihracat rakamıyla kapattığını vurguladı. Bursa’nın bu ihracat hacmindeki aslan payına sahip olduğunu belirten yetkililer, Automechanika İstanbul süresince yapılan yeni iş bağlantılarının, yılın ikinci yarısında Bursa’daki fabrikaların üretim bantlarında tam kapasite artışı getireceğini ifade etti.

Bursa, konumuyla ön planda

Mısır, Orta Doğu, Polonya ve Almanya’dan gelen nitelikli satın almacıların Bursa firmalarına gösterdiği yoğun ilgi, kentin küresel tedarik zincirindeki jeopolitik gücünü bir kez daha teyit etti. 25. yıla özel deneyim alanları, e-mobilite test sürüş parkurları ve geleceğin tamirhane çözümleriyle Automechanika İstanbul 2026, TÜYAP’ta küresel otomotiv endüstrisine yön verdi.

Automechanica’ya uluslararası ilgi

Fuarda yüzde 55’i aşan uluslararası katılımcı oranı dikkat çekerken, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Çin ve Fas başta olmak üzere onlarca ülkeden gelen heyetler ikili iş görüşmelerine (B2B) imza attı. Bunun yanı sıra, fuarın stratejik ortakları arasında yer alan servislerin dijitalleşmesi ve elektrikli araç bakım altyapıları konularında Bursa ve çevre illerdeki sanayi odalarıyla ortak projelerini duyurdu.

Taner Yılmaz

May Fren Sistemleri YKB

Yeni cihazımızla servisimizi genişletiyoruz

MAY Fren Sistemleri olarak, 3 yıl önce lansmanını gerçekleştirdiğimiz TKC9 test cihazımızın artık satış aşamasına gelmesi vesilesiyle bu fuarda resmi tanıtımını yaptık. Fuar sonrasındaki süreçte de aktif olarak satış işlemlerine başlayacağız. TKC9, geleneksel sistemlerden çok daha akıllı ve teknolojik bir altyapıya sahip. Sistemde yaşanan problemleri doğrudan noktasal olarak tespit edip müşteriye bildirebiliyor. Bu özelliği sayesinde operatörün üzerindeki iş yükünü ve sorumluluğu ciddi oranda azaltıyor. Yeni cihazımızın sunduğu bu avantajlarla birlikte, dünya genelinde halihazırda bulunan servis noktası ağımızı daha da genişletmeyi ve güçlendirmeyi planlıyoruz. Fuarın genel gidişatını ve sektörel durumu değerlendirecek olursak; küresel ve genel coğrafi riskleri göz önünde bulundurduğumuzda, organizasyondaki ziyaretçi sayısının önceki fuarlara kıyasla daha az olduğunu söyleyebilirim. Ancak bu durum bizim standımıza yansımadı; firmamız açısından son derece yoğun, hareketli ve yüksek tempolu geçen bir fuar süreci yaşıyoruz. Bunun yanı sıra, şirketimizin büyüme hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yeni fabrika yatırımımızda artık son aşamaya gelmiş bulunmaktayız. Yeni üretim binamızı Ağustos 2026 sonu itibarıyla resmen faaliyete açacağız. Bu yatırımın tamamlanıp binamızın devreye alınmasıyla birlikte, toplam kapalı alan üretim kapasitemizi 18.000 metrekareye çıkarma şansını elde etmiş olacağız.

Hüseyin Oruç

Üçel Kauçuk YKB Vekili ve Genel Müdürü

Yeni ürün gruplarımızı müşterilerimizle buluşturduk

Automechanika İstanbul, bizim sektörümüz açısından sadece bir fuar değil; aynı zamanda mevcut iş birliklerini güçlendirdiğimiz, yeni trendleri takip ettiğimiz ve uluslararası pazarlardaki gelişmeleri yakından gözlemlediğimiz çok önemli bir platform. Üçel Kauçuk olarak uzun yıllardır bu organizasyonda yer alıyoruz ve her yıl sektördeki dönüşümü burada daha net görme fırsatı buluyoruz.

Bu yıl fuarda özellikle aftermarket alanındaki güçlü ürün gamımızı ve AR-GE çalışmalarımız sonucunda geliştirdiğimiz yeni ürün gruplarını müşterilerimizle buluşturduk. Mevcut iş ortaklarımızla bir araya gelmek, uzun yıllardır devam eden ticari ilişkilerimizi daha da güçlendirmek bizim için çok kıymetliydi. Aynı zamanda farklı ülkelerden gelen sektör temsilcileriyle de oldukça verimli görüşmeler gerçekleştirdik.

Otomotiv sektöründe yaşanan teknolojik dönüşüm aftermarket tarafını da doğrudan etkiliyor. Özellikle elektrikli araçlar, bağlantılı sistemler ve yeni nesil mobilite çözümleri artık ürün geliştirme süreçlerinde belirleyici hale geldi. Bugün yalnızca üretim yapmak yeterli değil; kalite, mühendislik gücü, sürdürülebilirlik ve hızlı tedarik kabiliyeti küresel rekabette çok daha önemli bir noktaya geldi. Biz de Üçel Kauçuk olarak değişen sektör dinamiklerine uyum sağlayan üretim anlayışımızla yatırımlarımıza devam ediyoruz.

Şu anda 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Özellikle motor ve şanzıman takozları ile süspansiyon parçaları alanında aftermarket sektörüne yönelik geniş bir ürün yelpazemiz bulunuyor. Türk otomotiv yan sanayisinin küresel pazardaki konumunun her geçen yıl daha da güçlendiğini düşünüyorum. Üretim kalitesi, mühendislik altyapısı ve esnek üretim kabiliyeti açısından Türkiye çok önemli bir noktada.

Tabii bu yıl fuar özelinde bazı farklı dinamikler de vardı. Organizasyonun Kurban Bayramı öncesine denk gelmesi ve küresel ölçekte devam eden jeopolitik gelişmeler özellikle bazı bölgelerden gelen ziyaretçi yoğunluğunu etkiledi. Özellikle Orta Doğu pazarında bunun yansımalarını gördük. Ancak buna rağmen Automechanika İstanbul uluslararası niteliğini korumaya devam ediyor. Avrupa başta olmak üzere farklı pazarlardan gelen sektör temsilcilerinin ilgisinin sürdüğünü gözlemledik.

Genel olarak baktığımızda, Automechanika İstanbul’un sektörümüz açısından önemini koruyan güçlü bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Biz de Üçel Kauçuk olarak üretim, ihracat ve mühendislik gücümüzle hem Türkiye’de hem uluslararası pazarlarda büyümeye devam etmeyi hedefliyoruz.

Uğur Akın

Ümay Otomotiv Genel Müdürü

Talepler ürün çeşitliliğini arttırıyor

Firmamızın temelleri 1976 yılında, Murat Akın tarafından ufak bir kaporta imalat atölyesi olarak atıldı. O dönem Türkiye’de yaşanan yedek parça sıkıntıları karşısında babam, kendi emeğiyle birkaç parça üreterek işe başladı ve ardından arkası çorap söküğü gibi geldi. 80’li yıllarda basit makineleşmelerle ufak çaplı seri üretime, 90’lı yıllarda ise yarı makineleşmeye geçerek ürün çeşitliliğimizi artırdık. Ben ise bu serüvene 2000 yılının başında dahil oldum. Türkiye’nin o dönemdeki ticari ivmesini de arkamıza alarak 2004-2005 yıllarında daha da ileriye doğru büyük bir atılım gerçekleştirdik. 2009 yılında imza yetkisini devraldıktan sonra, 2010 yılında ani ama radikal bir kararla babamın kurduğu mevcut düzeni tamamen değiştirdim. 2012 yılında kapasite artırımı kararı alarak yeni tesisimizin inşaatına başladık ve 2016 yılında şu an üretim yaptığımız modern fabrikamıza taşındık; kapalı alan metrajımızı da sürekli büyüterek yola devam ettik döneme kadar sadece tek bir markanın ticari araç grubu üzerine çalışıyorduk. Ancak katıldığımız yurt içi ve yurt dışı fuarlarda tek bir markaya bağlı kalmanın bizi dünyaya açma noktasında verimli kılmayacağını fark ettik. Küresel pazarda kalıcı olmak için her markanın bünyemizde olması gerekiyordu. "Ford’un olmadığı dünyada hangi ticari araç daha yoğun?" diye araştırdığımızda karşımıza Mercedes Sprinter çıktı. Türkiye’de o güne kadar kimsenin cesaret edip yapmadığı bu alana ani bir kararla girdik. Piyasada Çin ve Tayvan ürünlerine karşı oluşmuş yerleşik tabuları ve algıları kırarak büyük bir başarı elde ettik; ithalatın önünü keserek kendi ürettiğimiz parçaları satmaya başladık. Ardından Renault, Dacia, Fiat ve Volkswagen gruplarını da bünyemize kattık. Bir dönem BMW’ye de girdik ancak 4-5 üründe kalıp verim alamayacağımızı görünce hemen durdurduk. Son dönemde ise dünyada "ortak platform" olarak üretilen Fiat Doblo, Peugeot Partner, Citroen Berlingo, Toyota Proace ve Opel Combo gibi beş farklı markanın, metal aksamları aynı olan ürünlerinin üretimine girdik. Çok geniş bir yelpazeye hitap ettiğimiz için biz ürettikçe markalar da adeta üzerimize gelmeye, yeni talepler sunmaya başladı. Katıldığımız bu fuarda bile "Şunu da yapın, bunu da üretin" diye yoğun bir taleple karşılaşıyoruz. Dünyada da Türkiye’de de metal kaporta üreticisi sayısı çok az; çünkü metal üretimi zor, geri dönüşümü zahmetli ve ciddi bir alttan yetişme ustalık gerektiriyor. Bizim buradaki en büyük gücümüz ve başarımız, bu işi çekirdekten, babamdan öğrenerek devralmış olmamızdır. Üretimimizi sadece kaporta ile de sınırlamadık. Ümay Otomotiv olarak şu an 700’ün üzerinde kendi imalatımız olan ürün çeşidimiz var. Çamurluk, kaput, tampon demiri, iç ve dış sac aksamların yanı sıra yaklaşık 1,5 yıl önce enjeksiyon tesisimizle plastik üretimine de adım attık ve plastik ürünlerimizi AKN markası adı altında panjur aksamlarıyla birlikte piyasaya sunduk. Son 6 aydır ise Türkiye’de arzın talebe yetişemediği motor yağ karteri ve zincir kapakları sektörüne dahil olduk. Yoğun kalıp talebini karşılayabilmek için kendi atölyelerimizin yanı sıra Pakistan da dahil olmak üzere yurt dışında 5 farklı kalıp firmasıyla koordineli çalışıyoruz. Sektörümüzün geleceğine değinecek olursak; kalıcı ve sürdürülebilir bir devlet politikası doğru bir şekilde yürütülürse Türkiye’nin önü son derece açık, daha önce maliyet kaygılarıyla Mısır’a kaçan üreticiler, orada yaşanan su, doğalgaz ve elektrik gibi altyapı sıkıntıları nedeniyle şimdi bize geri geliyorlar. Kısacası ülkemiz aslında bir üretim cenneti, ancak tek eksiğimiz üreticinin doğru politikalarla yönlendirilememesi ve desteklenememesidir. Bu yapısal sorunlar çözüldüğü takdirde, Türk otomotiv yan sanayisinin dünyada sırtı yere gelmeyecektir.

Fikret Orman

Alton Air Springs YKB

Dinamik bir sektörün içindeyiz

Otomotiv yan sanayi sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Automechanica Fuarı’nda, Alton Air Springs olarak biz de yerimizi aldık. Fuar süresince standımızda fren sistemleri, süspansiyon sistemleri ve hidrolik sistemler olmak üzere üç ana ürün grubumuzun tamamını sergiledik ve ürünlerimiz yoğun bir ilgiyle karşılaştı. Genel olarak kalabalık bir fuar atmosferi olsa da standımıza gelen ziyaretçi kitlesinin büyük bir kısmını, önceki yıllarda olduğu gibi yine mevcut ve sadık müşterilerimiz oluşturdu. Elbette yeni iş birlikleri geliştirmek de önemli ancak uzun yıllardır birlikte yol yürüdüğümüz eski dostlarımızla, iş ortaklarımızla burada yeniden bir araya gelmek, bağlarımızı tazelemek bizim için çok hoş ve memnuniyet verici bir deneyim oldu. Normalde fuarlara çok sık katılan biri değilim, bu yıl da yalnızca iki günlüğüne buradaydım ama bu atmosferde bulunmaktan mutluluk duydum. Sektörümüzün geleceğine değinecek olursam; otomotiv yan sanayinin sürekli büyüyen, dinamik bir sektör olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Günümüzde artık araba bir lüks değil, herkes için temel bir ihtiyaç haline geldi ve bu da sektörel büyümeyi sürekli kılıyor. Ancak madalyonun bir de Türkiye tarafı var ki bizi oldukça zorluyor. Sektörümüz büyüyor büyümesine ama özellikle ülkemizdeki yüksek girdi maliyetleri nedeniyle ciddi bir baskı altındayız. Girdi maliyetlerimiz bu denli yüksek seyrettikçe, küresel pazardaki rekabet şansımız ne yazık ki her geçen gün daha da azalıyor. Sektörün geleceğinde kalıcı ve güçlü bir yer edinebilmemiz için bu maliyet sorunlarının ve rekabet şartlarının mutlaka dengelenmesi gerekiyor.

Kadri Öztürk

Orjin Otomotiv YKB

Sektöre yön veren marka olacağız

Firmamız, 1998 yılından bu yana otomotiv yedek parça sektöründe üretim ve satış faaliyetlerini sürdürmektedir. 2016 yılı itibarıyla, 15.000 metrekare kapalı alana sahip modern üretim tesisimizle Bursa Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet göstermeye devam etmekteyiz. Başlıca üretim kalemlerimiz; ön süspansiyon grubunda yer alan sac salıncak, rotil, rot başı, Z-rot ve rot millerinden oluşmaktadır. Üretim süreçlerimizde kalite, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik öncelikli yaklaşımımızdır. Fuarın bayram dönemi öncesine denk gelmesine rağmen, beklentilerimizin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık. Gerçekleştirdiğimiz görüşmeler ve kurduğumuz yeni iş bağlantıları doğrultusunda, hedeflerimize ulaştığımız verimli bir fuar süreci geçirdik. Otomotiv yedek parça sektöründe rekabetin her geçen gün arttığı ve son kullanıcı beklentilerinin daha da yükseldiği bir döneme giriyoruz. Önümüzdeki yıllarda gerçekleştireceğimiz yatırımlar, üretim kapasitesi ve teknoloji odaklı çalışmalarımızla sektörün geleceğine yön veren markalar arasında yer almayı hedefliyoruz.