Yaklaşık 5 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren MEKAŞ Yemek, üretimden sevkiyata kadar tüm süreçlerini kalite ve gıda güvenliği yönetim sistemleri doğrultusunda yürütüyor. Şirket, sıcaklık ve lezzetin korunmasını sağlayan termobox sistemleri ile donatılmış araç filosu sayesinde yemek sevkiyatlarını zamanında gerçekleştiriyor. Sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda çevreci yatırımlarını sürdüren MEKAŞ Yemek, Mustafakemalpaşa’da 12 bin metrekarelik alanda kurduğu Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını devreye aldı. Yıllık 1.589 MWh elektrik üretim kapasitesine sahip santral ile şirket hem enerji maliyetlerini azaltmayı hem de karbon ayak izini düşürmeyi hedefliyor. MEKAŞ Yemek Genel Müdür Yardımcısı Esra Öztürk, hazır yemek sektöründe son dönemde artan hammadde, enerji ve işçilik maliyetlerinin sektörü doğrudan etkilediğini belirterek, buna rağmen kalite ve hijyen standartlarından ödün vermediklerini söyledi. Öztürk, “Maliyet artışları hiçbir zaman kalite ve hijyen standartlarını düşürmenin gerekçesi olamaz. Biz bu süreci etkin maliyet yönetimi, doğru planlama ve verimlilik odaklı üretim anlayışıyla yönetiyoruz” dedi. GES yatırımı, dijital proses takip sistemleri ve modern üretim ekipmanlarının bu süreçte önemli katkı sağladığını ifade eden Öztürk, kendi enerjilerini üretmelerinin çevresel sürdürülebilirliğin yanı sıra maliyet yönetiminde de avantaj oluşturduğunu kaydetti.

“Merdiven altı üretim sektör için risk oluşturuyor”

Gıda enflasyonunun fiyatlama ve tedarik süreçlerini zorlaştırdığına dikkat çeken Esra Öztürk, israfı azaltan ve yerli üretimi önceleyen bir tedarik modeli uyguladıklarını belirtti. Aracıları azaltarak üreticiyle doğrudan temas kurmaya önem verdiklerini ifade eden Öztürk, merdiven altı üretimin ise sektör açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, kayıtlı ve kurallara uygun üretim yapan firmaların desteklenmesinin önemine işaret etti.

Nitelikli insan kaynağına yatırım sürüyor

Sektörde nitelikli personel bulmanın her geçen yıl daha zor hale geldiğini belirten Esra Öztürk, aşçılık, hijyen ve gıda güvenliği alanlarında insan kaynağına yatırım yapmaya devam ettiklerini ifade etti. Şirket olarak iç eğitim programlarını sürekli geliştirdiklerini belirten Öztürk, meslek liseleri ve üniversitelerle iş birlikleri yaparak sektöre nitelikli iş gücü kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. Hazır yemek sektörünün toplum sağlığı açısından stratejik öneme sahip olduğunu dile getiren Öztürk, “Endüstriyel yemek yalnızca bir maliyet unsuru değil, insan sağlığıyla doğrudan ilişkili bir hizmet alanıdır. Biz en ucuz değil, en güvenilir ve sürdürülebilir hizmet anlayışıyla hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.