HIDIRCAN KAYA
Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi (HOSAB)’nin kurulumu 2008 yılında tamamlanarak OSB olma statüsü kazandı. Bu süreçte altyapı, çevre ve dijital dönüşüm yatırımlarını ekonomik göstergeleri yakından izleyerek planlayan HOSAB, yeşil OSB unvanını alarak sürdürülebilirlik alanında önemli bir adım attı. HOSAB, 2026 yılında sanayiciyi zorlamayan, ihtiyaçlara odaklanan ve kademeli ilerlemeyi esas alan bir yol haritası izlemeye hazırlanıyor. HOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Korun, ‘Başkanlar Konuşuyor’ serisinde, bölgenin mevcut durumu, yatırım öncelikleri ve sanayicilerin beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
• HOSAB hakkında genel bir bilgi verir misiniz?
Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nin (HOSAB) toplam alanı 213,94 hektardır. Bölgede 155 sanayi parseli bulunmakta olup, bunların 145’inde aktif olarak üretim yapılmaktadır. HOSAB’daki firma dağılımına bakıldığında; yüzde 29,7’sinin otomotiv ana ve yan sanayinde, yüzde 16,8’inin makine ve teçhizat, yüzde 14,2’sinin plastik ve kauçuk ürünleri imalatında faaliyet gösterdiği görülmektedir. Bunları yüzde 9,7 ile metal sanayi, yüzde 5,8 ile mobilya ve orman ürünleri, yüzde 4,6 ile kimya ve yüzde 2,6 ile gıda ürünleri imalatı takip etmektedir. Ayrıca bölgede yazılım, kâğıt, tekstil ve elektrikli teçhizat imalatı alanlarında faaliyet gösteren firmalar da bulunmaktadır. HOSAB, yaklaşık 18 bin kişiye istihdam sağlarken, yıllık ihracat hacmi 1 milyar dolar seviyesindedir. Bursa’nın batısında, gelişim aksı üzerinde konumlanan HOSAB, güçlü altyapısı ve sunduğu hizmetlerle katılımcılarına rekabetçi bir üretim ortamı sunan modern bir organize sanayi bölgesidir.
• HOSAB’ın 2026 yılı gündeminde hangi yatırımlar ve projeler öne çıkıyor? Altyapı, çevre veya dijital dönüşüm açısından yeni planlarınız var mı?
2025 yılı içerisinde Yeşil OSB unvanını almaya hak kazandık. Türkiye genelinde bu belgeye sahip yalnızca 27 OSB bulunuyor ve Hasanağa OSB de bu sınırlı sayıdaki bölgeler arasında yer alıyor. Gümüş seviyesinde aldığımız bu belge, tek seferlik bir kazanım değil; süreklilik gerektiren ve her yıl geliştirilmeyi zorunlu kılan bir süreci ifade ediyor. Bu kapsamda 2026 yılında da çevre, altyapı ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarımız devam edecek. Küresel ölçekte süren savaşlar, jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler dikkate alındığında, yatırımlarımızı temkinli ama planlı bir şekilde ilerletiyoruz. HOSAB’da tüm alt yapı tamamlandı. Ancak 2019 yılında bünyemize kattığımız bizim HOSAB Akçalar Gelişim Bölgesi dediğimiz ikinci bölgede doğalgaz ve elektrik hatlarının yer altına alınması ile projemizde sanayicimize bu ortamda fazla yük getirmeden yavaş ilerleyeceğiz.
Arıtma tesisimizin kapasitesinin 3500 metreküp/günden iki katına yükseltilmesi öncelikli projelerimiz arasında… Bu yatırım için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız’ın kullandırdığı Dünya Bankası kredisi için son aşamaya doğru ilerliyoruz. Yaklaşık 350 milyon TL tutarında bir kredi için hazırlıklarımızı tamamladık. Kredinin sağlanması halinde bu arıtma kapasite artışı projemizi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Arıtma tesisimizde planlanan kapasite artışı, Kayapa OSB’nin atık sularını da arıtıyor olmamız nedeniyle artık zorunlu hale gelmiş durumda.
Ancak sanayicilerimizi zorlamamak adına, acil olmayan yatırımları ekonomik göstergelere bağlı olarak 2026’nın ikinci yarısına ertelemeyi planlıyoruz. Bölgemizde yatırımlarımızı sanayicilerimizden alınan altyapı katılım paylarıyla gerçekleştiriyoruz. Bunun yanında, bölge içinde “Sanayi 515” adıyla sosyal alan ihtiyacına cevap verecek bir kafeterya projesinin inşaatına başladık. Dijital dönüşüm tarafında ise mevcut fiber altyapının yetersiz kalması nedeniyle kendi fiber hatlarımızı kurarak sanayicilerimize daha güçlü ve kesintisiz internet hizmeti sunmayı hedefliyoruz. 5G konusunda gelen teklifleri ise teknolojinin tam anlamıyla oturmasını bekleyerek şimdilik erteledik.
Döviz kuru üzerindeki baskı rekabet gücünü olumsuz etkiliyor
• Enflasyonu düşürmeye yönelik uygulanan sıkı para politikasının sanayi kesimine etkileri neler oldu? Ekonomik tabloyu HOSAB ölçeğinde nasıl değerlendiriyorsunuz?
Enflasyonu düşürmeye yönelik uygulanan sıkı para politikalarının sanayi kesimi üzerindeki etkileri ne yazık ki olumlu olmadı. Yüksek faiz oranları, özellikle yatırım ve işletme sermayesi ihtiyacı olan sanayicilerimizi ciddi anlamda zorladı. Türkiye’de bir yandan günlük hayatta hissedilen enflasyon, diğer yandan ise kâğıt üzerindeki veriler olmak üzere iki farklı tabloyla karşı karşıyayız. Buna ek olarak döviz kuru üzerindeki baskı, otomotiv ve makine ağırlıklı, ihracat yapan firmalarımızın rekabet gücünü olumsuz etkiliyor.
• Sanayicilerin gündeminde şu anda en çok hangi konular var?
Sanayicilerin gündeminde doğal olarak ilk sırada ekonomik gelişmeler yer alıyor. Bölgedeki firmalarımız üretim ve sipariş anlamında büyük bir sorun yaşamadıklarını, ancak ihracat ağırlıklı çalışmaları nedeniyle kur baskısının maliyetleri artırdığını ve bu maliyet artışlarını yurtdışındaki müşterilere anlatmakta zorlandıklarını dile getiriyorlar. Bunun yanı sıra enerji fiyatları, asgari ücret artışları ve nitelikli iş gücü bulma sorunu da öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. Türkiye’de bir yandan işsizlik konuşulurken, diğer yandan sanayici çalışacak kalifiye eleman bulmakta zorlanıyor. Özellikle ara eleman eksikliği ve üst kademe çalışan maliyetlerinin artması firmalar üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
• Yeşil OSB süreci hakkında bilgi verir misiniz?
Yeşil OSB unvanını alabilmek için bölge yönetimi olarak hem kendi bünyemizde hem de bölgedeki firmaların çalışanlarına yönelik kapsamlı çalışmalar ve eğitimler gerçekleştirdik. Atık yönetimi, çevre bilinci, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik konularında yoğun bir hazırlık süreci yürüttük. Yaklaşık bir buçuk yıl süren bu çalışmaların ardından belgeyi almaya hak kazandık. Ancak bu sürecin belgeyle birlikte sona ermediğini özellikle vurgulamak isterim. Her yıl düzenli olarak denetleniyoruz. Gümüş seviyesini altına çıkarmayı hedefliyoruz ve bu doğrultuda 2026 yılında da çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.
HOSAB’ın su ile ilgili problemi bulunmuyor
• Sanayide su yönetimi ve su tasarrufu konusunda HOSAB’da ne tür uygulamalar hayata geçiriliyor?
Su yönetimi konusunda HOSAB oldukça güçlü ve hazırlıklı bir konumda bulunuyor. Bölgemizdeki su kaçak oranı yüzde 1’in altında. Yıllar önce suyun gelecekte en önemli sorunlardan biri olacağını öngörerek Hasanağa Sulama Barajı’nın yüzde 17,7’lik kullanım hakkını satın aldık ve buradan bölgeye hat çektik. Bu suyu arıtarak sanayicilerimizin kullanımına sunuyoruz. Atık sularımızı kendi arıtma tesisimizde arıtıyor, yağmur suyunu ise ayrı bir sistemle topluyoruz. Ayrıca Çınarcık Barajı’ndan Bursa’ya uzanan hattan yıllık yaklaşık 500 bin metreküp su alma hakkımız bulunuyor. Tüm bu çalışmalar sayesinde HOSAB’ın suyla ilgili herhangi bir problemi bulunmuyor.
• Eklemek istedikleriniz nelerdir?
HOSAB yaşayan bir bölge. Yaklaşık 18 bin kişinin çalıştığı bu alanda ihtiyaçlar sürekli değişiyor ve yenileniyor. En büyük sorunlarımızdan biri ise İzmir Yolu’ndan HOSAB’a ulaşımı sağlayan güzergâhtaki yol problemi. 2012 yılından bu yana bu konuda çeşitli girişimlerimiz olmasına rağmen henüz kalıcı bir çözüme ulaşılamadı. 2026 yılında sanayicilerimizin üzerine fazla yük bindirmeden, ekonomik koşulları gözeten ve daha temkinli bir yol haritası izlemeyi hedefliyoruz.





