Yayımlanan bildiride, küresel ısınma ve iklim krizinin insanlık için en büyük tehditlerden biri olmaya devam ettiği belirtilirken, buna rağmen dünyada nükleer silahların yeniden konuşulmasının ciddi bir risk oluşturduğu ifade edildi. BUSİAD YDK açıklamasında, geleceğe yönelik uyarılarda bulunanların “Kassandra Sendromu” yaşadığına dikkat çekilerek, insanlığın kendi sonunu hazırlayan bir sürece sürüklendiği kaydedildi. BUSİAD’ın 48 yıllık deneyim ve öngörüyle hareket ettiği belirtilen açıklamada, “Umudun yittiği yerde yaşama da yer yoktur” anlayışıyla her zaman çözüm seçeneklerinin bulunduğuna inanıldığı ifade edildi. Bu çerçevede Türkiye’nin çevresindeki çatışmalara karşı sağduyulu yaklaşımının takdir edildiği vurgulanırken, İran’a yönelik saldırıların haksız olduğu belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi: “Yüzlerce yıllık komşumuz İran’a yönelik girişilen haksız saldırılara karşı olduğumuzu BUSİAD olarak beyan ediyoruz. İran’ın ve bölgemizdeki tüm ülkelerin sınırlarına karşı saygılı olan Türkiye’nin bu tutumunun komşularımız tarafından da örnek alınmasını diliyoruz.” Açıklamada ayrıca, savaşın yeniden büyümemesi temennisinde bulunulurken, uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayan saldırıların dünyada hukuksuzluğun kapısını aralamasından endişe duyulduğu belirtildi. ABD ve İsrail’in girişimlerinin dünya açısından olumsuz örnek oluşturduğu savunulan bildiride, bu durumun Batı ittifakı içinde de kırılmalar yarattığı ifade edildi.
“Türkiye bölgenin parlayan yıldızı olabilir”
BUSİAD YDK açıklamasında Türkiye’nin jeopolitik ve jeoekonomik konumuna da dikkat çekildi. Türkiye’nin doğru stratejilerle bölgenin ve dünyanın parlayan yıldızı olabileceği belirtilirken, ülkenin önemli bir üretim üssü olma potansiyeline sahip olduğu kaydedildi. Öte yandan sosyal, hukuksal ve ekonomik sorunların çözümünün beklenenden daha uzun sürebileceği öngörüsüne yer verilen bildiride, toplumsal güven eksikliği nedeniyle enflasyonla mücadelenin zorlaştığı ifade edildi. Enerji ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim üzerindeki baskıyı artırdığı belirtilirken, üretici kesim için finansmana erişim ve düzenleyici kolaylık beklentisi dile getirildi.
“Gençlerimizin geleceği milli meseledir”
BUSİAD YDK, açıklamasında eğitim sistemi ve gençlere ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Son dönemde yaşanan okul saldırılarının toplumda derin üzüntü yarattığı belirtilirken, çocuklar ve gençlerin içinde bulunduğu psikolojik ve sosyolojik durumun toplumun tüm kesimleri tarafından ele alınması gerektiği vurgulandı. Bildiriye göre çocukların ve gençlerin doğa sevgisi, bilim, sanat, spor, üretim ve sosyal sorumluluk alanlarına yönlendirilmesi gerektiği ifade edilirken, ekran başında edilgen bir yaşam süren ve sosyalleşmeden uzaklaşan gençlerin yeniden topluma kazandırılmasının yetişkinlerin ortak sorumluluğu olduğu kaydedildi. Açıklamada ayrıca, yaşanan gelişmelerin gençlerin yurt dışına gitme eğilimini artırabileceği uyarısında bulunularak, beyin göçünü önlemek için gençlerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir toplumsal iklimin oluşturulmasının önemine dikkat çekildi.
“Toplumsal güven acilen yeniden tesis edilmeli”
BUSİAD YDK bildirisinde iş dünyası açısından güven, istikrar ve öngörülebilirliğin temel unsurlar olduğu belirtilirken, toplumsal güven ortamının yalnızca ekonomi için değil, ülkenin birlik ve beraberliği açısından da kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Açıklamada, adalete güven başta olmak üzere toplumun tüm kesimleri ve kurumları arasındaki güven ilişkisinin yeniden güçlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, görevlerde liyakat anlayışına yönelik toplumsal inancın da tam olması gerektiği belirtildi. BUSİAD Yüksek Danışma Kurulu üyeleri, söz konusu görüş ve önerileri kamuoyunun değerlendirmesine sunduklarını ifade etti.





