HIDIRCAN KAYA – İLMİNUR ATÇI
Yeni karar, otomotiv ürünlerinde nihai yerli katkı oranının güncellenen hesaplama sistemine göre belirlenmesine yönelik geçiş süresini uzatırken, sektörün teknik ve mali altyapı hazırlıklarını tamamlamasına imkân tanımayı amaçlıyor. Bakanlık, bu süreyle birlikte firmaların üretim süreçlerinde aksama yaşanmadan yeni metodolojiye uyum sağlamasını hedefliyor.
Düzenleme, özellikle nihai araç üretiminde uygulanacak yeni hesaplama yöntemine hazırlık açısından kritik görülüyor. Yerli katkı oranlarının daha şeffaf, izlenebilir ve standart bir sistemle hesaplanması hedeflenirken; firmaların veri toplama süreçleri, maliyet muhasebesi altyapıları ve tedarik zinciri yapıları üzerinde kapsamlı bir gözden geçirme yapması bekleniyor. Sektör temsilcileri, geçiş süresinin üretim ve teslimat takvimlerinde ani değişimlerin önüne geçeceğini, aynı zamanda yerli katkı oranlarının sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde hesaplanabilmesi için teknik hazırlık sürecine katkı sağlayacağını değerlendiriyor. Özellikle küresel tedarik zincirine entegre çalışan otomotiv sanayinde, yeni hesaplama modelinin uygulamaya alınması öncesinde sistemsel uyumun sağlanmasının önemine dikkat çekiliyor.
Stratejik fırsat olarak görülüyor
Kararla birlikte firmaların; yerli tedarikçi ağlarını yeniden analiz etmesi, ithal girdi kalemlerini gözden geçirmesi ve yerli üretim potansiyeli bulunan parçalar için alternatif planlamalar yapması gündeme gelecek. Bu süreç, uzun vadede yerlileşme oranlarının artırılması açısından da stratejik bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Bakanlığın yayımlayacağı rehberin ise hesaplama yöntemine ilişkin teknik detayları netleştirerek uygulamadaki belirsizlikleri azaltması bekleniyor. Rehberin, özellikle nihai ürün bazlı yerli katkı oranı tespitinde standart bir çerçeve oluşturması ve tüm firmalar için eşit bir uygulama zemini sağlaması hedefleniyor.
Yerlileşme politikaları sistematik yapıya kavuşacak
Uzmanlar, söz konusu düzenlemenin kısa vadede sektöre “uyum süresi” kazandırırken, orta ve uzun vadede daha şeffaf ve denetlenebilir bir yerli katkı sistemi oluşturabileceğine dikkat çekiyor. 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni uygulamanın, otomotiv sektöründe yerlileşme politikalarının daha sistematik bir yapıya kavuşmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Osman Aşlav
Demircioğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı
Stratejik öneme sahip
Yerli Malı Tebliği’nde yapılan değişiklik, otomotiv ana ve yan sanayisi açısından stratejik öneme sahiptir. Düzenleme, yerli katkı oranlarının daha şeffaf, izlenebilir ve standart bir yöntemle hesaplanmasını hedeflemekle birlikte bu durum orta ve uzun vadede sektörde kalite standardizasyonunu ve rekabet disiplinini güçlendirir. Kısa vadede ise maliyet muhasebesi sistemlerinin ve tedarik zinciri yapılandırmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerekecektir. Özellikle döviz ile alınan ithal hammaddeye bağımlı kalemlerde, yerlileştirme baskısı artar. Bu da sektörümüzde yatırım ve teknoloji dönüşümünü hızlandırabilecek bir etki yaratacaktır. 1 Temmuz’a kadar sağlanan geçiş süreci, sektör açısından önemli bir adaptasyon fırsatı sunsa da bu süre zarfında firmalar maliyet kırılımlarını detaylı analiz etmeli, yerli tedarik alternatiflerini değerlendirmelidir. Otomotiv sektöründe çok katmanlı tedarik zinciri bulunduğundan ani uygulamalar üretim planlamasında ve fiyatlandırmada ciddi dalgalanmalara neden olabilir. Geçiş süreci bu riskleri minimize etmektedir. Yerlilik oranlarının artırılması yalnızca belge odaklı değil, yapısal dönüşüm gerektiren bir konudur. Bu kapsamda firma olarak, yerli hammadde ve yarı mamul üreticileriyle daha güçlü iş birlikleri geliştirilmesi, Ar-Ge merkezimiz altında kritik komponentlerde yerlileştirme projelerinin başlatılması, Ar-Ge yatırımlarının artırılması, dijitalleşme, üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi öncelikli gündem maddelerimiz olarak hedeflenebilir. Yayımlanacak rehber, uygulamadaki en kritik unsur olacaktır. Yerli katkı oranı hesaplamalarında özellikle kafa karıştıran ekonomik beklentiler veya bazı teknik konular net tanımlanmadığı takdirde sektörde farklı yorumlar oluşabilir. Bu nedenle rehberin açık, örnekli ve uygulamaya dönük hazırlanması büyük önem taşımaktadır. Eğer teknik detaylar netleştirilirse, bu düzenlemenin sektörde şeffaflığı ve sürdürülebilir yerlileşmeyi destekleyeceğini düşünüyoruz.

Rengin Eren
Erener Otomotiv YK Üyesi
Sektör genelinde ortak bir anlayış oluşturacağına inanıyoruz
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerli Malı Tebliği’nde yaptığı değişiklik, otomotiv sektöründe geçiş sürecini yönetmeye yönelik önemli bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Nihai araçlarda yerli katkı oranı hesaplamasının 1 Temmuz’a kadar ertelenmesi; özellikle kamu alımları ve engelli araç satışlarında oluşabilecek aksaklıkların önüne geçerek üretim ve teslimat süreçlerinin kesintisiz devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Bu düzenleme, yerli katkı yükümlülüğünün kaldırılması değil; sektörün hesaplama metodolojisi, veri altyapısı ve tedarikçi dokümantasyonu açısından sağlıklı bir hazırlık yapabilmesi için tanınmış sınırlı bir uyum süresi olarak değerlendirilmelidir.
Sektör olarak bu süreyi, yerli katkı oranlarını kalıcı ve sürdürülebilir biçimde artıracak yapısal adımlar atmak için bir fırsat olarak görüyoruz. Özellikle kritik komponentlerde yerlileştirme, tedarikçi yetkinliklerinin geliştirilmesi, maliyet ve izlenebilirlik altyapısının güçlendirilmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bakanlığın yayımlayacağı rehber dokümanın ise hesaplama yöntemlerinde standartlaşmayı sağlayarak uygulamadaki belirsizlikleri azaltacağına ve sektör genelinde ortak bir anlayış oluşturacağına inanıyoruz.

Şükrü Kayaoğlu
Palaz Safety Belts CEO
Yerli katkıyı artırma hedefi rekabet kaybına yol açabilir
Düzenleme, yerli üretimi teşvik etmesi açısından olumlu olmakla birlikte, son yıllarda işçilik ve girdi maliyetlerinde yaşanan artışlar nedeniyle rekabet gücü zayıflayan sektör için dikkatli uygulanması gereken bir süreçtir. Maliyeti Türkiye’den daha düşük olan ülkelerle rekabet gerçeği göz ardı edilmemelidir. Bu geçiş süresi, firmalara tedarik zincirlerini yeniden değerlendirme ve maliyet yapılarını gözden geçirme açısından önemli bir uyum süresi sunmaktadır. Yerli tedarikçi kullanımını artırmanın yanı sıra, bazı ürün gruplarında rekabet gücünü koruyabilmek adına dış destekler ve teşviklerle birlikte değerlendirme yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Aksi halde, yerli katkıyı artırma hedefi rekabet kaybına yol açabilir.
Açık, net ve sektörü kapsayıcı bir rehberin, uygulamadaki belirsizlikleri azaltarak sağlıklı ve sürdürülebilir bir hesaplama sistemi oluşturacağına inanıyoruz.

Özge Canıtez
SKE Grup Koordinatörü
Bu süre verimli değerlendirilmeli
Yayımlanan tebliğ değişikliğinin sektördeki yerli katkı oranının hesaplanmasına ilişkin belirsizliklerin giderilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirileceğini düşünüyorum. Mevcut uygulamada yaşanan yorum farklılıklarının ve uygulama zorluklarının azaltılması daha öngörülebilir planlamaya imkân tanıyacaktır. Bunun dışında etkilerinin net biçimde görülmesi için uygulama süreci dikkatle izlenilmeli. Bu geçiş süresi hem mevcut sözleşmelerin hem de tedarik yapılarının yeni düzenlemeye uyumlu hâle getirilmesi açısından kritik bir fırsattır aynı zamanda, özellikle ithal ve yerli parça dengesinin kurgulanması ve raporlama süreçlerinin gözden geçirilmesi açısından bu süre verimli değerlendirilmeli. Uzun vadede sürdürülebilir ve rekabetçi bir yerli tedarik ekosistemi oluşturulmasının sektör için kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Ar-Ge ve kalite süreçlerinin desteklenmesi öncelikli gündemimiz. Net tanım ve örnek uygulamalar hem firmalar hem de denetim mekanizmaları açısından süreci daha şeffaf ve yönetilebilir hâle getirecektir.
Engin Işık
Engin Otomotiv Genel Müdürü
Düzenlemeyi yerlileşme yolculuğunda önemli bir eşik olarak görüyoruz
Yerli Malı Tebliği’nde yapılan değişikliğin, özellikle otomotiv sanayinde yerli üretimin daha şeffaf ve denetlenebilir bir çerçevede değerlendirilmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Sektörümüz uzun yıllardır ciddi bir yerlileşme tecrübesine sahip. Ancak hesaplama yöntemlerindeki farklılıklar zaman zaman uygulamada belirsizlikler oluşturabiliyordu. Yeni düzenleme, standartların netleşmesi açısından önemli bir adım. Bununla birlikte, otomotiv gibi küresel tedarik zincirine entegre bir sektörde yerli katkı oranlarının belirlenmesi teknik ve mali açıdan hassas bir konu. Dolayısıyla düzenlemenin uygulama detayları, sektör üzerindeki gerçek etkisini belirleyecek.
Geçiş süreci, firmalar açısından uyum sağlamak için önemli bir fırsat sunuyor. 1 Temmuz’a kadar hesaplama yapılmayacak olması, üretim planlamasında ani ve keskin değişikliklerin önüne geçecektir. Bu süre zarfında firmalar, tedarik zincirlerini gözden geçirme, maliyet analizlerini yeniden yapılandırma ve yerlileştirme potansiyeli bulunan kalemleri değerlendirme imkânı bulacaktır. Ancak bu sürecin belirsizlik yaratmaması için rehberin zamanında yayımlanması ve uygulamanın net bir şekilde tanımlanması büyük önem taşıyor.
Yerli katkı oranlarını artırmanın yolu; Ar-Ge yatırımlarının güçlendirilmesi, kritik komponentlerin yerli üretiminin teşvik edilmesi ve nitelikli yan sanayi kapasitesinin artırılmasından geçiyor. Bizler sektör temsilcileri olarak; Yüksek katma değerli parça üretimine odaklanmayı, yerli tedarikçi ağını genişletmeyi, üniversite-sanayi iş birliklerini artırmayı, dijital üretim ve otomasyon yatırımlarıyla verimliliği yükseltmeyi öncelikli adımlar arasında görüyoruz. Uzun vadede rekabetçiliğimizi koruyarak yerlilik oranını artırmak, yalnızca mevzuat gereği değil, stratejik bir gereklilik olarak ele alınmalıdır.
Rehberin, uygulamada karşılaşılabilecek teknik sorunları azaltacağına inanıyoruz. Özellikle hesaplama yönteminin net, ölçülebilir ve denetlenebilir kriterlere bağlanması sektör açısından önemlidir. Ancak rehberin hazırlanma sürecinde sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınması ve uygulamada ortaya çıkabilecek farklı senaryoların dikkate alınması gerekir. Eğer rehber bu kapsayıcı yaklaşımla hazırlanırsa hem kamu hem de özel sektör açısından daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir uygulama zemini oluşacaktır. Sonuç olarak, bu düzenlemeyi otomotiv sanayinin yerlileşme yolculuğunda önemli bir eşik olarak görüyoruz. Doğru uygulama ve güçlü iş birliği ile sektörümüzün rekabet gücünü daha da artırabileceğimize inanıyoruz.





