EPSA, son gerçekleştirdiği yatırımlarla desteklediği üretim altyapısı ve Ar-Ge kabiliyeti sayesinde, farklı sektörlere entegre çözümler sunan yüksek katma değerli bir yapıya dönüşüyor. EPSA Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir, şirketin dönüşüm sürecini değerlendirirken, yalnızca üretim yapan bir şirket değil, farklı sektörlere çözüm geliştirme kabiliyeti yüksek bir sanayi şirketine dönüştüklerini belirtti. Özdemir, “Biz EPSA olarak yalnızca ürün geliştiren değil, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler üreten bir yapı kuruyoruz. İnşaat ve yapı sektörünün yanı sıra otomotivden beyaz eşyaya, savunma sanayiden ısıtma soğutma sistemlerine dek farklı sektörlere yüksek katma değerli çözümler sunan güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Amacımız, güçlü olduğumuz yalıtım ve yapı kimyasalları alanını merkezde tutarak, bilgi birikimimizi yeni nesil malzemeler ve mühendislik çözümleriyle farklı sektörlere taşıyabilmek” dedi.
Yalıtım ve yapı kimyasalları büyümenin merkezinde konumlanıyor
EPSA, yalıtım ve yapı kimyasalları ürün grubunu büyüme stratejisinin merkezinde tutmaya devam ediyor.
Su yalıtım sistemlerinden seramik yapıştırıcılarına, derz dolgularından epoksi ve poliüretan esaslı ürünlere kadar uzanan geniş ürün gamı, şirketin hem iç pazarda hem de ihracatta rekabet gücünü destekleyen ana unsurlar arasında yer alıyor. Şirketin ana faaliyet alanının yalıtım ve yapı kimyasalları ürün grubu olduğunu ve bu alanın EPSA’nın en güçlü kası olmaya devam ettiğini vurgulayan Özdemir, yapı kimyasallarının yalnızca tamamlayıcı değil, yapının performansını doğrudan etkileyen kritik bir bileşen olduğuna dikkat çekti. Özdemir, “Yapı kimyasalları, yapıların kullanım ömrünü uzatan, dayanıklılığını artıran ve bakım maliyetlerini azaltan sistemlerdir. Özellikle su yalıtımı, betonarme yapılarda donatı korozyonunun önlenmesi ve yapısal dayanımın korunması açısından kritik bir rol oynar. Biz bu alanda bitüm, çimento ve reçine esaslı sistemlerle farklı uygulama ihtiyaçlarına cevap verebilen çözümler geliştiriyoruz. Doğru bir su yalıtımı uygulaması, yapı ömrünü onlarca yıl uzatır ve bakım maliyetlerini ciddi şekilde azaltır. Bu nedenle su yalıtımı artık bir tercih değil, zorunluluktur.” şeklinde konuştu.
“Yapı performansı yalnızca taşıyıcı sistemle değil, yalıtımla belirlenir”
EPSA, yalıtımı yalnızca enerji tasarrufu sağlayan bir uygulama olarak değil, yapıların bütünsel performansını belirleyen temel unsurlardan biri olarak konumlandırıyor. Özdemir, bu yaklaşımı şu sözlerle ifade etti.
“Bugün yalıtım, enerji verimliliği, iç mekân konforu, yapı sağlığı ve uzun ömür açısından kritik bir parametre. Sadece ısı kayıplarını azaltmakla kalmıyor, nem kontrolü, su geçirimsizlik ve yapı elemanlarının korunması açısından da önemli rol üstleniyor. Bu nedenle yalıtımı bir ürün değil, bir sistem yaklaşımı olarak ele almak gerekiyor.”
Ar-Ge ve ileri malzeme teknolojileri dönüşümün ana unsuru
EPSA’nın son dönemde öne çıkan en önemli başlıklarından biri, Ar-Ge ve ileri malzeme teknolojilerine yaptığı yatırımlar oldu. Bursa TEKNOSAB’da hayata geçirilen yeni üretim yatırımıyla birlikte EPSA, EPP (Expanded Polypropylene) tabanlı üretim kabiliyeti kazanarak ileri malzeme teknolojileri alanında önemli bir adım attı. EPP, hafifliği, darbe emiciliği, yüksek enerji sönümleme kapasitesi ve çoklu darbe dayanımı gibi özellikleriyle özellikle otomotiv endüstrisi, dayanıklı tüketim ürünleri, koruyucu ambalaj sistemleri, endüstriyel taşıma çözümleri, savunma sanayi gibi alanlarda stratejik bir malzeme olarak öne çıkıyor. Özdemir, bu yatırımı şu şekilde değerlendirdi. “Eskişehir’deki üretim altyapımızla uzun yıllardır başta beyaz eşya sektörü olmak üzere farklı sektörlerde dünyanın önde gelen üreticilerine hafif, dayanımlı ve yüksek koruma sağlayan ambalaj çözümleri sunuyoruz. EPP yatırımı ise bu deneyimi daha ileri bir mühendislik seviyesine taşıyan önemli bir adım oldu bizim için. Bu alanda amacımız, müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel tasarlanmış, hafif, dayanıklı ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek. Bu yaklaşımımızla hem mevcut ürün gamımızı güçlendiriyor hem de yeni pazarlara açılmayı hedefliyoruz.”
Elektrikli araçlar ve yeni pazarlar radarında
EPSA, ileri malzeme teknolojileri alanındaki yatırımlarını yalnızca mevcut sektörlerle sınırlı tutmayarak, gelişen teknolojilerin ihtiyaçlarına yönelik çözüm geliştirme perspektifiyle ele alıyor. Bu kapsamda şirket, özellikle, elektrikli araçlara yönelik hafif ve darbe emici komponentler, enerji verimliliğini destekleyen sistem çözümleri ve özel tasarım endüstriyel ambalaj uygulamaları gibi alanlarda çözüm geliştirme kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Sürdürülebilirlik ve uzun vadeli büyüme yaklaşımı
Büyümesini yalnızca hacim artışıyla değil, sürdürülebilirlik ve katma değer ekseninde şekillendiren Epsa, ısı yalıtım çözümleriyle binalarda enerji tüketiminin azaltılmasına katkı sağlarken, yapı kimyasallarıyla yapıların ömrünü uzatan ve endüstride de malzeme verimliliğini artıran bir değer zinciri oluşturuyor. Özdemir, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik artık yapı sektörünün ayrılmaz bir parçası. Biz de ürün geliştirme süreçlerimizde bu kriterleri önceliklendiriyoruz. Daha az kaynakla daha yüksek performans sunan çözümler geliştirmek, önümüzdeki dönemde en önemli odak alanlarımızdan biri olacak” ifadelerini kullandı.





