Şirketler

Vakıfbank, Bursada şube atağına kalktı

Vakıfbank

Vakıfbank, Bursada şube atağına kalktı
Seyit ERSÖZ
Finans sektörünün altıncı büyük bankası Türkiye Vakıflar Bankası, Bursa'da daha da büyümeyi amaçlıyor. Ticaret ve sanayinin çok yoğun olduğu Bursa'da, büyümelerini yeni şubelerle destekleyeceklerini söyleyen Vakıfbank Bursa Bölge Müdürü Hayati Yaman, "Potansiyel bir pazar bulduğumuz anda yeni şube açarız. Banka olarak sanayi ve ticaretin olduğu her yerde varız, olmaya da devam edeceğiz. Çok yakında Bursa'da 6 olan şube sayımızı 10'a çıkartacağız" dedi. Hayati Yaman, Vakıfbank'ı ve Türk finans sektörünü EKOhaber'e anlattı.
Ciddi rekabet var
Bankacılık açısından çok ciddi bir piyasa olan Bursa, sektörümüzün yoğunlukta olduğu ve rekabetin had safhada yaşandığı bir kent. Ülkemizde otomotiv ana ve yan sanayi ile tekstilin önde gelen illerinden birisi. Burada bankacılık çok ciddi fiyat rekabetinden dolayı biraz zor yapılıyor. Fakat bu fiyat rekabeti dinamik ve verimli olmayı da beraberinde getiriyor. Sektörümüz açısından kar marjları burada diğer illere göre biraz düşük olmasına rağmen yüksek potansiyel bunu dengeliyor. Bursa'da sürekli ciddi anlamda yeni sanayi ve modernizasyon yatırımları ile kapasite artırımları var. Bu yatırımlarda öz kaynağın yanı sıra kredi de kullanılıyor. Başka ilde bir sektöre yapılan yatırım tutarı toplamda 1-2 milyon doları geçmezken, Bursa'da 14-15 milyon doları bulabiliyor. Dolayısıyla düşük kar marjlarına rağmen Bursa'da, diğer bölgelerdeki karlılığa ulaşılabiliyor.
Yeni şube atağı
Bursa'da küçük bankalar bile ciddi bir şubeleşme içinde. Biz uzun yıllar burada 2-3 şubeyle faaliyet göstermemizin yanlışlığını anladık ve son dönemde şube atağına kalkarak sayımızı 6'ya çıkardık. Birkaç ay içinde ise Bursa merkezdeki şube sayımızı 10'a yükselteceğiz. Çok yakında Fomara, daha sonraki aylarda ise İhsaniye, Uluyol ve Demirtaş'ta yeni şubelerimizi açacağız. Şube açma konusunda yeni arayışlarımız var, her zaman da olacak. Potansiyel bir pazar bulduğumuz anda yeni şube açarız. Banka olarak sanayi ve ticaretin olduğu her yerde varız, olmaya da devam edeceğiz.
Daha aktif olacağız
Bursa'da ciddi bir ticaret ve sanayi hamlesi var. Çok sayıda OSB bulunuyor. Mevcutlara yenilerinin de ekleneceğini biliyoruz. Biz Banka olarak bundan sonraki süreçte Bursa'da daha aktif olacağız. Daha çok şube, daha çok temas ile ticaret ve sanayi hayatının içinde daha etkin olacağız ve Bursa'daki pazar payımızı hızla artıracağız.
Yatırımlara destek oluyoruz
Biz Türkiye'de 'KOBİ Bankacılığı'nın öncülerindeniz. Bu, çok iyi bildiğimiz bir alan. Dolayısıyla buradan yola çıkarak bütün finans sektöründe olduğu gibi bizde de mevduatın krediye dönüşüm oranı hızla artıyor. Zaten biz hiçbir zaman tamamen mevduat bankacılığı yapmadık. Her zaman yapılan yeni yatırımlara destek olduk. Bu, bundan sonra da böyle devam edecek. Vakıflar Bankası piyasa yapıcı bir bankadır. Bankamızın çeşitli birimlerinde sektörel analizler yapılıyor ve bunların sonucunda belli sektörlere ağırlık verilmesi konusunda stratejiler izleniyor. Bu strateji yöresel de oluyor. Örneğin Bursa'da otomotiv ve tekstil önde iken, başka bir yerde tarım ön plana çıkıyor.
Dünya ikincisiyiz
Koçbank-Yapı Kredi birleşmesine kadar sektörde, aktif büyüklük açısından beşinci büyük olan Vakıfbank, şimdi altıncı sarada. Fakat bizim önceki yıllarda elde ettiğimiz dünya çapında başarılar var. Örneğin, geçmişte 'aktifine göre en yüksek karlılık yapan' ve 'aktifini en hızlı büyüten' dünya ikincisi bir banka olmaktan gururluyuz.
Finans, ekonominin can damarı
Finans sektörü artık her ekonominin can damarıdır. Finans ve bankacılığın olmadığı bir ekonomi düşünülemez. Her ne kadar karlılık ve rekabet şartları zorluyorsa da Türkiye'de ciddi bir atılım var. Yabancıların sektörümüze olan ilgisi de bunu teyit ediyor. Türk finans sektörü yabancılar için çok cazip. Yabancı ilgisi önümüzdeki dönemde de sürecek gibi gözüküyor. Şu anda kamu bankalarının özelleştirilmesi gündemde. Onlara da taleplerin geleceği yönünde haberler okuyoruz. Kesin bir şey söyleyemeyiz ama sektördeki bu hızlı gelişimin süreceğini düşünüyorum. Türkiye bazı aşamaları kat etti. Dolayısıyla yabancıların sadece finans sektörüne değil sanayi yatırımlarına da geldiğini görüyoruz. Finans sektörü 2002den bu yana ciddi bir genişleme, büyüme gösterdi. Bankaların Hazine'ye para vermesi, kağıt alması olayları da o süreçten itibaren ciddi anlamda azaldı. Dolayısıyla bankalar piyasaya yöneldi. Likidite bolluğu, yeni yatırımların artması, düşük faizli konut kredileri ile bankalar, piyasaya ciddi anlamda para enjekte etti. Türkiye piyasası 2002'den itibaren yaşadığı bu genişlemeyi aynı oranda devam ettirir mi, bunu zaman gösterecek. Finans sektörü kendine çeki düzen verdi ve eskisine göre çok daha dinamik bir hale geldi. Artık hangi yatırımlara desek olunacağı çok iyi biliniyor.
Basel 2'ye uyum süreci
Bankalar, Basel 2'ye geçiş süreci ile ilgili teknik altyapı hazırlıklarını tamamladı. Ama bu konuda firmalarımız, piyasa pek hazır olmadığı için süreç bir yıl ertelendi. Onlar da en kısa zamanda Basel 2 kriterlerine ayak uydurmak zorunda. Öncelikle tamamen kayıt altına girilecek. Bu şekilde bilançolar gerçeği yansıtacak. Dışarıdan çok iyi olarak görülen bazı firmaların bilançolarına baktığınız zaman komik rakamlar görebiliyorsunuz. Bunlar yeni süreçte olmayacak. Basel 2 kriterlerine uymak gayesiyle kayıt içine girileceğinden piyasada rekabet ve verimlilik artacak. Bankaların da Basel 2'ye uyan firmalar ile uymayanlara bakış açıları farklı olacak. Basel 2'ye uyanlar kredi almada daha önde olacak. Bu sistemde, risk derecesine göre firmalar için fiyatlandırma ve teminatlar farklı uygulanacak. Basel 2'ye uymayanların riski derecesi yüksek olacağı için rekabet şanslarını da kaybedecekler. Bu yüzden mecburen sisteme dahil olacaklar.
Çok rekabetçiyiz pazar payımızı büyütüyoruz
Vakıfbank Bursa Şube Müdürü Eşref Önder, Banka olarak hem bireyselde, hem KOBİ, hem de ticari kredilerde çok rekabetçi fiyatlarla ciddi manada pazarda yer almaya başladıklarını söyledi.
Bayram ve yılbaşı gibi özel zamanlarda uyguladıkları paket krediler ile konut ve diğer alanlardaki kredilerde çok iddialı olduklarını belirten Önder, "Bursa'daki pazarımızı büyütüyoruz. KOBİ'lere ve büyük şirketlere kısa ve orta vadeli, bir yılı ödemesiz beş yıl vadeli kredilerle büyük destek oluyoruz. Çok ciddi rekabetçi fiyatlarımız var. Yoğun şekilde Bursa'daki pastadan daha fazla pay almak adına çalışıyoruz" dedi.
KOSGEB kredilerine aracılık eden üç bankadan biri olduklarını anlatan Önder, yakın zamanda Bursa'daki şube sayılarını 10'a çıkaracaklarının altını çizdi. Önder, "Sanayi ve ticaretin olduğu her yerde biz de varız" diye konuştu.
Yabancılar güveniyor
Türk finans sektöründeki gidişatın çok sağlıklı olduğunu da belirten Eşref Önder, bu bağlamda yabancı sermayenin girişini ölçü olarak aldığını kaydetti. Önder, "BDDK gibi kontrol sistemleri var, rasyolar takip ediliyor. Yabancılar da güveniyor ki geliyor, sektördeki payları artıyor. Globalleşme kaçınılmaz bir durum. Ama kötü değil. Yabancıların ülkemize gelmesi bize güvendiklerini gösteriyor. Bankacılık sektörüne girmek 20-25 yılık bir projeksiyondur. Dolayısıyla hemen çıkıp gidemezler" dedi.

Sayı: 607 - Sayı'nın Kapağı