1999 yılında Alman kimya şirketi Rudolf GmbH ile Duraner Ailesi ortaklığında kurulan şirket, bugün Türkiye’nin yanı sıra çevre ülkelerdeki tekstil üreticilerinin de önemli çözüm ortakları arasında yer alıyor.Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Rudolf Duraner, 5 bin metrekare arsa üzerine kurulu 7 bin metrekarelik kapalı üretim alanı ve 10 bin metrekarelik lojistik deposuyla üretim faaliyetlerini sürdürüyor. Aylık 7 bin ton üretim kapasitesine sahip olan şirket, mevcut kapasitesinin yaklaşık 4 bin tonunu iki vardiya sistemiyle kullanıyor.
“İş güvenliği kırmızı çizgimiz”
Rudolf Duraner Genel Müdürü Rasim Çağan, kimya sektörünün yüksek risk barındıran bir alan olduğuna dikkat çekerek iş güvenliğini üretim süreçlerinin merkezine konumlandırdıklarını söyledi. Çağan, “Kimyasal üretim yüksek risk içeriyor. Bu nedenle çalışan sağlığı ve operasyonel güvenlik bizim için vazgeçilmez öneme sahip. Bu anlayış doğrultusunda gece vardiyası uygulamıyoruz. Talep artışı halinde üçüncü vardiya esnekliğimiz bulunuyor ancak bunu her zaman iş güvenliği kriterleri çerçevesinde değerlendiriyoruz” dedi. Şirketin güvenli üretim ve depolama altyapısını daha da geliştirmek amacıyla yeni yatırımlar planladığını belirten Çağan, önümüzdeki dönemde TEKNOSAB’da yeni bir yatırımın hayata geçirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
“Fark artık hizmette liderlik”
Rudolf Duraner’in kurumsal yaklaşımının merkezinde “değer üretmek” anlayışının bulunduğunu vurgulayan Rasim Çağan, şirket olarak sürekli müşteriye sağlanan katkıyı sorguladıklarını dile getirdi. Çağan, “Biz her zaman müşterilerimizin bizi neden tercih etmesi gerektiğini sorgulayan bir şirketiz. Çünkü değer üretmeyen bir yapının müşterisine, çalışanına ya da ülkesine fayda sağlaması mümkün değil. Bugün küresel rekabette yalnızca üretim gücü yeterli olmuyor. Asıl fark yaratan unsur, hizmette liderliktir” diye konuştu.
“Tekstil sektörünün adli tıbbı gibiyiz”
Rasim Çağan, üretim süreçlerinde yaşanan problemlerin kök neden analizlerini gerçekleştirdiklerini belirterek, “Biz kendimizi tekstil sektörünün adli tıbbı olarak görüyoruz. Üretimde yaşanan sorunların neden kaynaklandığını ortaya koyuyor, telafi yöntemlerini belirliyor ve aynı problemlerin tekrar yaşanmaması için gerekli önlemleri müşterilerimizle paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.