Yüksek hassasiyetli üretim altyapısı, mühendislik kabiliyeti ve müşteri odaklı çalışma anlayışıyla öne çıkan MGG Makina, özellikle proje bazlı üretimlerde sunduğu hızlı çözüm ve esnek üretim yeteneği sayesinde hem yurt içindeki sanayi kuruluşlarının hem de ihracat odaklı müşterilerin tercih ettiği üreticiler arasında yer alıyor. MGG Makina Genel Müdürü Müşfik Yadigar, şirketin kuruluşundan bu yana zorlu ekonomik dönemlerden geçtiğini ancak her krizden daha güçlü çıkarak yoluna devam ettiğini söyledi. Yadigar, “2017 yılında MGG Makina olarak yola çıktık. Aradan geçen süreçte farklı krizler yaşadık ancak bu dönemlerin her birinden güçlenerek çıkmayı başardık. Bugün geldiğimiz noktada hem üretim kapasitemizi hem de müşteri portföyümüzü önemli ölçüde büyüttük” dedi.

“Bu yıl ciromuzu katladık”

2026 yılının ilk yarı performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yadigar, yıl başında belirledikleri hedeflerin üzerinde bir sonuç elde ettiklerini belirtti. Müşfik Yadigar, “Bu sene ciromuzu adeta katladık. Hedef olarak baktığımızda olması gereken seviyenin de üzerine çıktık. Siparişler ve üretim tarafında ciddi bir hareketlilik yaşadık. Ancak burada önemli bir sorun var; ciromuz artmasına rağmen kârlılığımız oldukça düşük seviyelerde seyrediyor” şeklinde konuştu. Düşük kârlılık nedeniyle daha fazla üretim ve satış yapmak zorunda kaldıklarını ifade eden Yadigar, bu durumun şirketler üzerinde ciddi bir operasyonel baskı oluşturduğunu söyledi.Bu sebepten dolayı özellikle yatırım ve yeni üretim teknoloji yatırımlarında yurtdışı rakiplerine karşı geride kaldığınıda belirtti.

“Finansmana ulaşmakta zorlanıyoruz”

Makine sektörünün bugün karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin finansmana erişim olduğunu vurgulayan Yadigar, artan maliyetlerin sanayicinin rekabet gücünü zorladığını kaydetti. MGG Makina Genel Müdürü Müşfik Yadigar, “Finansmana ulaşmakta güçlük çekiyoruz. Özellikle üretim yapan firmaların uygun koşullarda krediye erişebilmesi büyük önem taşıyor. Bunun yanında enerji maliyetleri ve işçilik giderleri de sektör üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Makine sektörünün en büyük sorunu bugün maliyetlerdir” ifadelerini kullandı.Maliyetlerin artması düşük karlara, Düşük karlar bilanço erozyonuna ve zayıflayan özkaynaklara sebep oluyor. Bu durumda yabancı kaynak şart oluyor. Ancak piyasadaki kredi maliyetleri ile fonlanmak sürdürülebilir değil çünkü, yüksek borçlanma maliyeti bu düşük karlılık/kredi ihtiyacı döngüsünü daha da arttırıyor. dolayısı ile ihracatçılar için kamu kaynaklı uygun maliyetli kredilere ulaşmak artık ihtiyaçtan çok zaruriyet haline gelmiştir.

Avrupa’daki belirsizlik ihracatı etkiliyor

Otomotiv sektöründeki gelişmeleri de değerlendiren Yadigar, Avrupa pazarında elektrikli araçlara yönelik stratejik belirsizliğin tedarik sanayisini doğrudan etkilediğini söyledi. Yadigar, “Otomotiv pazarında son dönemde bir miktar açılma var. Ancak Avrupa’nın elektrikli araçlar konusunda nasıl bir yol izleyeceği hâlâ net değil. Bu belirsizlik bizi de zorluyor. Tedarik zincirindeki firmalar olarak yatırım kararlarını daha temkinli almak zorunda kalıyoruz” dedi. Çinli üreticilerin küresel pazardaki etkisinin her geçen gün arttığını belirten Yadigar, fiyat baskısının özellikle Avrupa pazarında hissedildiğini ifade etti.

“Elektrikli araçların yaygınlaşması zaman alacak”

Elektrikli araçların geleceğine ilişkin görüşlerini de paylaşan Yadigar, mevcut teknolojiyle dönüşümün beklenenden daha yavaş ilerleyeceğini düşündüğünü söyledi. Yadigar, “Elektrikli araç piyasasının hemen genişlememesi gerektiğini düşünüyorum. En az 1000-1200 kilometre menzile ulaşan araçlar olmadan bu dönüşümün tam anlamıyla oturacağına inanmıyorum. Bugünkü menzil ve altyapı şartları tüketicinin kararını etkiliyor” diye konuştu.