banner8

banner6

banner11

04.05.2021, 00:57

Merkez Bankası’nın enflasyon tahmini gerçekçi mi?

2021 yılının ikinci enflasyon raporu TCMB başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun sanal ortamda yaptığı sunumla açıklandı. Piyasaların gözü bu rapordaydı. Çünkü 2021 yılının enflasyon oranı revize edilecek mi bu hayli merak konusuydu. Ocak ayında yayınlanan yılın ilk enflasyon raporunda 2021 yılı enflasyon beklentisi %9.4’tü. Piyasaya göre bu oran yukarı yönlü revize edilmeliydi. Hatta sadece yukarı yönlü revize edilmesi tek başına yeterli değildi. Merkez Bankası gerçeklere uygun bir yukarı yönde bir revize gerçekleştirmeliydi ki enflasyonla mücadelede kararlı ve samimi olduğunu ispat edebilsin. 
2021 yılı için %9.4 olan enflasyon tahmini Merkez Bankası tarafından enflasyon raporunda yukarı yönde %12.2’ye yükseltildi. Yine %7 olan 2022 sonu enflasyon tahmini %7.5’a yükseldi. 2023 tahmini ise % 5 olarak korundu. Böylelikle gelecek döneme ilişkin para politikası duruşunda bir değişiklik olmayacağı vurgulanan ve sıkı duruşun enflasyon görünümüne bağlı olacağının altı çizilen enflasyon raporunda TCMB 2021 yılı için 2.8 puanlık yukarı yönlü bir revizyon gerçekleştirmiş oldu.  Bunun 1.8 puanı Türk lirası cinsinden ithal fiyatları kaynaklı güncelleme, 0.4 puanının ise gıda fiyatlarındaki yüksek seyirden kaynaklandığı belirtildi. Haberleşme hizmetlerindeki özel iletişim vergisi artışı ile tütündeki vergi ayarlaması da tahmindeki artışa 0,1 puan ekledi. Diğer etkiler ise toplam talep koşullarının öngörülenden güçlü seyrinin yarattığı 0,4 ile enflasyon ana eğiliminde gözlenen artışın yol açtığı 0,1 puan oldu.
Peki piyasalar %12.2’ye yükseltilen enflasyon tahminini nasıl karşıladı? 2021 yılsonu için piyasadaki enflasyon beklentisi en düşük %12.3 ile en yüksek %16 arasındaydı. Bir diğer deyişle hâkim beklentiye göre enflasyonun bu sene sonunda %15’in altına inmesi pek mümkün gibi görünmüyor. Bu açıdan Merkez Bankası’nın beklentisi olan %12.2 piyasa tarafından oldukça “iyimser” bulundu. Anlaşılan o ki piyasalar  %12.2’lik enflasyon beklentisini çok da gerçekçi bulmadı. Enflasyon raporu toplantısında piyasaların olumsuz karşıladığı bir diğer durumda Kavcıoğlu’nun enflasyonun Nisan ayında yaklaşık %17’ye yükselerek yıllık zirve yapacağını fakat sonradan gerileyeceğini beklediklerini dile getirmesi oldu. TCMB’ye göre gıda fiyatlarında meydana gelecek düşme, ihracatın normale dönmesi ve turizm sezonunun açılması ile birlikte artacak gelir enflasyonda Nisan sonrası düşmenin en önemli kaynakları olacak. Oysa piyasalara göre TCMB’nin bu senaryosundan sapma kuvvetle muhtemel. Çünkü özellikle küresel düzeyde artış gösteren maliyet enflasyonu bu senaryo karşısındaki en büyük engel gibi görünüyor. Ayrıca ülke içinde de döviz kurunun oldukça volatil ve belirsiz olması ve önümüzdeki dönemde de döviz kurunun bu şekilde devam etme olasılığının yüksek olması da bu senaryonun gerçekleşmesi önündeki bir diğer önemli engel. Öte yandan piyasalara göre bir TCMB’nin Nisan’dan sonra enflasyon düşecek deyip ardından yılsonu enflasyon tahminin yukarı yönlü revize etmiş olması da önemli bir paradoks.
Kavcıoğlu’nun sunumda reel faizin gerçekleşen ve beklenen enflasyonun üzerinde olacağının altını sıkılıkla çizmesi piyasalarda faiz indirimi geleceğine ilişkin beklentiyi daha da bir güçlendirmiş oldu. Bu nedenle toplantı sonrası tartışılan önemli konulardan biri de faiz indiriminin en erken ne zaman gelebileceği oldu. Çünkü şu an politika faizi %19, sene sonu enflasyon oranı beklentisi ise %12.2, yani arada 7 puana yakın bir fark var. Hâkim beklentiye göre tıpkı Nisan ayı gibi Mayıs ve Haziran ayı enflasyon rakamlarının da yüksek geleceği dikkate alınırsa Ağustos’dan önce faiz indirimi çok da mümkün görünmüyor. Bu bağlamda Mart ayındaki başkan değişimi sonrasında yıl ortasına çekilen ilk faiz indirimi beklentilerinin enflasyon raporu ve başkan Kavcıoğlu’nun açıklamaları ile birlikte yılın 3. veya 4. çeyreğine doğru kaydığını söylemek çok yanlış olmayacaktır.
TCMB tarafından her ne kadar piyasalar tarafından düşük de bulunsa enflasyonun yukarı yönlü revize edilmesi ve sıkı para politikası vurgusuna devam edilmesi nedeniyle gün içinde BİST-100’de yükseliş görüldü. Enflasyon raporunun açıklandığı gün BİST-100 günlük %1.13’lük artışla haftanın en yüksek puan seviyesi olan 1406 seviyesini test ederek günü kapadı. Yine enflasyon raporu sonrasında dolar/TL kurunda da 8.20 TL’den 8.15 TL düzeyine bir gerileme oldu. Bu açıdan enflasyon raporunun yurt içi piyasalarda olumlu etki yarattığı söylenebilir. Bu hafta Pazartesi Nisan ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜFE Nisan’da %17,14’e yükselirken Yİ-ÜFE’de %4.34’lük artışla %35.17 seviyesine yükseldi. TÜFE her ne kadar beklentilerin altında artış göstermiş olsa da Yİ-ÜFE’deki artış ve haliyle Yİ-ÜFE ve TÜFE arasındaki makas hayli dikkat çekici. Söz konusu makasın zamanla TÜFE’ye yansıyacağı düşünüldüğünde Nisan ayından sonra enflasyonun düşeceği ve yılsonunda %12.2 seviyesine ulaşacağı tahminleri oldukça iyimser görünüyor.  Şimdi gözler 6 Mayıs’ta TCMB PPK faiz kararı ve karar metninde. Ben TCMB’nin bu ayda politika faizini yukarıda anlattığım gerekçelerle sabit tutacağını düşünüyorum, karar metninde de çok önemli bir değişiklik beklemiyorum. 

Yorumlar (0)
31
açık
banner12