Bugünlerde KGK’nın aşağıya aynen aldığım açıklamasını hayretle okudum.

TFRS, BOBİ FRS Kapsamında Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlamanın Uygulanması başlığı altında aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

Ülkemizde 2021 yılı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksindeki (Yİ-ÜFE) yıllık artış %79,89; Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) yıllık artış ise %36,08 olarak gerçekleşmiştir. Bu durum Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını (TFRS) uygulayan işletmelerin 2021 yılı finansal raporlama döneminde TMS 29 Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama’yı (IAS 29 Financial Reporting in Hyperinflationary Economies) uygulayıp uygulamayacakları konusunda tereddütlerin oluşmasına yol açmıştır.

İlgili standartta esasen hiperenflasyonun (Bu terim, TMS 29’da “yüksek enflasyon” olarak çevrilmiştir.) mevcut olduğu ekonomiler ele alınarak bir ekonomide hiperenflasyonun mevcut olup olmadığının belirlenmesinde esas alınacak eşik değere yer verilmekte ve geçerli para birimi hiperenflasyonlu bir ekonominin para birimi olan işletmelerin finansal tablolarının enflasyona göre nasıl düzeltileceği açıklanmaktadır.

TMS 29’un 3’üncü paragrafında bir ekonomide son üç yılın kümülatif enflasyon oranının %100’e yaklaştığı veya bu oranı aştığı durumlarda söz konusu ekonomide hiperenflasyonun mevcut olduğu ifade edilmektedir. Bununla birlikte, TMS 29’un 37’nci paragrafında söz konusu eşik değerin belirlenmesi hususunda genel satın alım gücündeki değişiklikleri yansıtan bir fiyat endeksinin kullanılması gerektiği belirtilmektedir.

Uluslararası uygulamalarda, satın alım gücündeki değişiklikleri yansıtan genel fiyat endeksi olarak TÜFE esas alınmaktadır. Başka bir ifadeyle ilgili Standardın 37’inci paragrafına göre TFRS’yi uygulayan işletmelerimizin TMS 29’u uygulayıp uygulamayacağı konusunda da genel satın alım gücündeki değişiklikleri yansıtan TÜFE oranlarını esas almaları gerekmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan TÜFE oranlarına göre son üç yılın genel satın alım gücündeki kümülatif değişiklik %74,41 olarak gerçekleşmiştir. Bu itibarla, TFRS’yi uygulayan işletmelerimizin 2021 yılına ait finansal tablolarında TMS 29 kapsamında herhangi bir düzeltme yapmalarına gerek bulunmamaktadır.

Bu doğrultuda, Kurumumuzca yayımlanan ve gerçeğe uygun sunum sağlayan geçerli finansal raporlama çerçeveleri arasında uygulamada ciddi farklılıkların oluşmaması adına (BOBİ FRS) Bölüm 25 Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlamada yer alan ilgili hükümlerin TFRS’ye uyumlu şekilde değiştirilerek BOBİ FRS uygulayan işletmelerde de yukarıda belirtilen uygulamanın esas alınması sağlanacaktır. DENİLMEKTEDİR.

Ben, uzun zamandır yüksek enflasyonlu ekonomilerde finansal raporlama standardı TMS 29’un değiştirilmesi gerektiğini, bizim yani Türkiye’nin (1980-2000 yılları arasında) uzun bir zaman yüksek enflasyon yaşamış ve bu konuda belki de dünyadaki en fazla tecrübelere sahip ülke olduğumuzu iddia ediyordum. Bu sebeple TMS 29 ve BOBİ FRS’deki bölüm 25’in ülkemiz insanları tarafından daha iyi bir şekilde yazılabileceğini düşünüyor ve iddia ediyordum.

Ancak, bu açıklama karşısında maalesef bu düşüncemden vazgeçiyorum.

Neden biliyor musunuz?

Ülke olarak Vergi Usul Kanunu gereği son aşamada Yİ-ÜFE üzerinden %100 ün üzerinde enflasyon açıklayan, sonra enflasyon düzeltmesinden vazgeçen maliye otoriteleri bu şekilde bir açıklama yapabilir. Ama, bu gelişmelerden sonra da bağımsız denetimde yetkili kuruluş, yani KGK olarak bağımsız denetçilere Yİ-ÜFE değil TÜFE’nin esas olacağı açıklamasını yapmak bana göre yanlıştır. Uluslararası bağımsız denetim esaslarına uymamaktadır.

Kamu Gözetimi Kurumu bana göre bu yanlıştan dönmelidir. Yapabilen firmalar ve kontrol eden bağımsız denetçiler, uygun gördüğü takdirde enflasyon düzeltmesi veya yeniden değerleme yapabilmelidir. TMS ve uluslararası standartlar böyledir. Acaba ben mi açıklamayı yanlış anladım?

AMA BEN DÜŞÜNCEMDE HAKLI OLDUĞUMU DA GÖRMÜŞ OLDUM. DEMEK Kİ ULUSLARARASI STANDARTLAR YERİNE TÜRKİYE KENDİNE GÖRE DAHA GERÇEKÇİ STANDARTLAR YAPABİLİYOR VE UYGULAYABİLİYORMUŞ. HADİ O ZAMAN, BAZI STANDARTLARI ÜLKEMİZ ESASLARINI GÖZ ÖNÜNE ALARAK YENİDEN YAZALIM.