GÜNDEM

Kent yaşamında kolaylaştırıcılar

Kent yaşamında kolaylaştırıcılar Bilmiyorum hiç kullandınız mı, BursaRay'ı Şehreküstü istasyonundan Heykel'e ve Devlet Hastanesi'ne bağlayan iki otobüs hattı var, sırasıyla 35-C ve 35-B. Son günlerde bu otobüslerin camına ve bu güzergahtaki duraklara, ayrı renklerde güzergah krokisi konuldu, krokiler üzerinde güzergah boyunca yer alan durakların isimleri de yazılı.

Kent yaşamında kolaylaştırıcılar
Bilmiyorum hiç kullandınız mı, BursaRay'ı Şehreküstü istasyonundan Heykel'e ve Devlet Hastanesi'ne bağlayan iki otobüs hattı var, sırasıyla 35-C ve 35-B.
Son günlerde bu otobüslerin camına ve bu güzergahtaki duraklara, ayrı renklerde güzergah krokisi konuldu, krokiler üzerinde güzergah boyunca yer alan durakların isimleri de yazılı. Bu küçük fakat önemli ayrıntı, bugünün çağdaş kentlerindeki görüntüsüyle, insanların kent içi ulaşımında değerli bir kolaylaştırıcı olarak yer aldı.
Aslında bu güzel görünümün ötesinde kurulacak sistem de çok önemli bir kolaylaştırıcı karakteri taşıyor. İsterseniz gözlerimizi kapayıp şöyle hayal edelim, Mudanya'da, Güzelyalı'da, Görükle'de, Hasanağa'da, Çalı'da, Kestel'de oturuyoruz, Devlet Hastanesi'ne veya Heykel'e geleceğiz, belediye otobüsleriyle ve özel arabamızla, bize en yakın BursaRay istasyonuna geleceğiz, BursaRay ile Şehreküstü'ye ve oradan da beklemeden 35-C veya 35-B ile hedefimize ulaşacağız.
"Yoo, 2 aktarma mı yapacağız" demeyelim, unutmayalım ki 1,5 milyon nüfuslu, merkezinde her taşın altından tarih fışkıran bir kentte yaşıyoruz, eğer böyle bir sisteme ayak uydurursak kent merkezindeki otobüs-dolmuş-özel araç kabusundan kurtulacağımızı düşünelim, Altıparmak, Cumhuriyet, Atatürk ve İnönü caddelerinde sadece sarı otobüslerin dolaştığını hayal edelim, hele bir de belediyemizin büyük paralar harcayarak her mevsim diktiği rengarenk çiçeklerin üzerine basamadığımızı, işyerlerimizin önündeki ağaçların dibine deterjanlı temizlik sularını boşaltmadığımızı da düşünelim. Avrupa'nın irili ufaklı tüm kentlerinde olduğu gibi sokakların, caddelerin yağlı boya tablolardaki gibi önümüze açıldığını hayal edelim... Kent içindeki yaşamımız daha kolay, daha zevkli, daha sağlıklı olmaz mı? Bu güzellikleri yaşamak için ve ulaşmak istediğimiz noktaya daha çabuk ulaşmak için, iki aktarmaya değmez mi?
Ama "Fazla para ödeyemeyeceğim, ulaşımım pahalılaşacak" diyebiliriz, işte burada belediyemizin bir başka kolaylaştırıcı düzen kurması gerekiyor. 35-C ve 35-B'de bu düzen kısmen kurulmuş, BursaRay'dan bu otobüslere geçince karttan daha az para düşülüyor. Kanımca bu yeterli değil, daha önce bu köşede yazmıştım, NewYork'ta metro ve otobüslerde ilk kart kullanımından 2 saat sonrasına kadar, istediğimiz kadar aktarma yapın, başka ücret ödemiyorsunuz. İstanbul'da ise, Denizotobüsü-Tramvay aktarmasında hangisi büyükse tek ücret ödüyorsunuz. Belediyemizin benzer ve etkin bir kolaylaştırıcıyı devreye sokması gerekli oluyor, tabii ondan önce de, köklü bir sistem değişimine geçmesi, otobüs-Bursa'ray entegrasyonunun tamamen değiştirilmesi, yeşil otobüslerin BursaRay paralelinde değil, yalnızca BursaRay istasyonlarının besleme hatlarında çalışmasına dönülmesi gerekli oluyor.
Tabii bir başka çağdaş kent kolaylaştırıcısı otobüs duraklarının donanımı olmaktadır. Biliyorsunuz bu yıl başından itibaren durak ve reklam firması değişti, yeni duraklar konuldu, eski duraklar daha tali bölgelere aktarıldı. Aslında bu aktarmada hangi mantık hakim oldu anlamak mümkün değil. Bir kere eski duraklar daha sağlam ve güzel görünümlü idi, ikincisi bu aktarma firmaya artı maliyet getirdi. Neyse yapıldı, ama bana göre duraklarda önemli bir boşluk var, arka camda asılı olan tarife tablosu bomboş duruyor. Oysa her durakta, aynı 35-C ve 35-B güzergah krokileri benzeri, o duraktan geçen otobüslerin güzergah krokilerinin ve ayrıca otobüslerin o duraktan gün boyu geçiş saatlerini gösteren tarifenin bulunması gerekli. Eğer bu krokiler ve tarifeler, göz alıcı renklerle düzenlenirse, otobüs bekleyenlere yararlı ve iç açıcı bir kolaylaştırıcı daha sisteme eklenir. Bütün Avrupa kentleri ve İstanbul bu düzenlemeyi uyguluyorlar. Avrupa kentlerinde tüm duraklarda, otobüs, metro fark etmiyor, yerleştirilmiş güzergah panoları, o kente ilk defa gelseniz bile, sizi gideceğiniz hedefe doğru yönlendiriyor, çok etkin bir kolaylaştırıcı olarak yanınızda yer alıyor.
Gelelim, kentte yaşayanlar olarak bizim ve kentimizi ziyaret edenlerin yaşamını kolaylaştıracak bir başka düzenlemeye, yön levhalarına.
Dönemimde, Avrupa kentlerinde kullanılan yön levhası tipleri incelenmiş ve bugün ana caddelerde kullanılan kirli beyaz zemin üzerine siyah harflerle yazılı tip seçilmişti.
Halen bu levhalar ana caddelerimiz üzerindeki kavşaklarda var, ama o kadar. Oysa kentin tüm ulaşım arterlerinin bu levhalarla dolatılması gerekli, bugün kentte yapılanlar, harcanan paralar yanında bu donatının maliyeti çok düşük kalır, niye uygulanmaz, bunu da anlamak mümkün değil. Oysa belediyemizin elinde çok detaylı bir doküman var, Kent Bilgi Sistemi, kısa anlatımı ile elektronik ortamda yer altı ve yerüstü haritaları. İşte bu haritalar üzerinden, kent içerisindeki tüm yaya ve araç trafiğini yönlendirecek yön levhaları belirlenebilir ve tüm kent bunlarla donatılır.
Belki küçük ayrıntılar, ama sayın Hikmet Şahin'in her vesile ile tekrarladığı "Dünya Kenti" hedefine giden yollar bu küçük ayrıntılardan geçiyor.

Sayı: 577 - Sayı'nın Kapağı