Hamdi Akın da Bursaya otel yapacak!
"Türkiye ekonomisinin ihracatçısıyla, üreticisiyle, çalışanıyla, bir krize ya da türbülansa daha tahammülü yoktur."
Bu vurucu sözler, TÜGİAD Bursa Şubesi'nin aylık buluşmasının açılış konuşmasını yapan Başkan Murat Coşkunkan'a ait
Başkan Coşkunkan, Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzlukların altını çizdikten sonra siyasi iktidara da bir çağrıda bulundu:
"Bunca işsiz varken, ülke ve dünya piyasaları bu kadar durgun ve sıkıntılıyken, ülkemizin bu kadar çok yatırıma, istihdama ihtiyacı varken, istihdamın üzerindeki vergi yükü başta olmak üzere, ülkemizdeki yatırım ikliminin tekrar tekrar gözden geçirilmesidir."
Siyasi otoritenin önceliğini ekonomiye vermesi gerektiğinin çağrısını yapan Murat Coşkunkan'ın ardından sözü Akfen Holding'in Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın aldı.
Kısa adı TÜGİAD olan Türkiye Genç İşadamları Derneği'nin bir dönem başkanlığını yapan Hamdi Akın'la, Muharrem Yılmaz'ın başkanlığı döneminde tanışmıştım.Akın'ın, Yılmaz'ın Genel Başkan seçilmesi için büyük destek verdiğini hatırlıyorum.
Geçen haftaki yaptığı konuşmasında, baba tarafından Bursalı olduğunu söylemesi Yılmaz'a verdiği desteğin hemşehrilik yönünü de açıklıyordu.Bursa Sanat Mektebi mezunu olan babası Gürsu'da doğmuş. Akın'ın, ablası da Bursa'dan evlenmiş ve yerleşmiş. Yeğenini de Bursa TÜGİAD Şubesi'ne üye olarak önerdi. Konuşmasını yaşam öyküsünün üzerine kuran Hamdi Akın, 1954'te İstanbul'da doğmuş. İlköğrenimini ve lise eğitimini Ankara'da bitirdikten sonra, Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliğinden mezun olmuş. İş yaşamına 1975 yılında kurduğu Akınısı AŞ ile kalorifer kazanı üreterek başlamış. 1977'de taahhüt işleri yapmak üzere Akfen'i kurarak mal alım satımına başlamış.
Dönemi şöyle özetliyor: "80'li yıllarda İstanbul'a gidip pompa, boru vb. mallar alıyordum. Ürünleri Ankara'ya getirene kadar yüksek enflasyon ve devalüasyon nedeniyle fiyatı iki misline kadar çıkıyordu. Bu, 7-8 sene böyle sürdü ve çok iyi paralar kazandım."
Her fırsatta, iş hayatında çeşitlendirmenin ve sektörel farklılıkların risk yönetiminde önemli bir payı olunduğunu vurgulayan Akın, şirket olmanın bir değer olduğunu 1986'da öğrendiğini belirtiyor ve şu ilginç yaklaşımda bulunuyor:
"Önceleri şirketlerimi aileden bir birey gibi düşünürdüm. Ancak sonra bu fikrim değişti. Size önerim, şirketinizle asla evli olmayın. Çocuğunuz, karınız, gözünüz gibi bakın, ama sevgiliniz gibi her an ayrılabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın."
90'lı yıllarda havaalanı yapmaya başlayan Hamdi Akın'ın akılına yap-işlet-devret modelini, ilk kez dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal sokmuş.
Özal, "Antalya'ya kocaman bir terminal binası yapmanı istiyorum. Ancak dış yatırımcı bulup, yap-işlet-devret modeliyle yapacaksın" demiş ve Akın hemen kolları sıvamış. 7 yıl boyunca bürokratlara anlatmakla uğraştıktan sonra ihaleyi alabilmiş. 50 yaşından sonra girişimci-işadamı olduğunu vurgulayan Hamdı Akın'a göre, büyük işler yapmak istiyorsanız bilgi ve cesaretinizi birleştirip, önce finans bulmanız gerekiyor. Bunun da 3 sihirli anahtarı var:
"Birincisi, ne kadar doğruysanız ve defolarınız yoksa o kadar itibar görürsünüz. İkincisi, işin doğru, fizibil ve kendisini ödeyebilecek olması gerekiyor. Üçüncüsü, ortağınız da doğru ve güçlüyse dilediğiniz kadar kredi bulabilirsiniz. Bütün yollar size açılır. Başarımın altında yatan sır budur."
Hiç yanlış iş yapmadığını hep doğru ortaklıklar kurduğunu söyleyen Hamdi Akın, otel işinde de Accor Grubu'yla beş yılda 60 otel yapmak için anlaştığını ve 1 milyar dolar yatırım yapacağını söyledi.
Gelelim Bursa'yı ilgilendiren kısmına Oda fiyatı 50-60 Euro olan, (5 yıldızlı düzeyinde ancak) 3 yıldızlı ve işadamlarının konaklayabileceği otel için Bursa'da arsa arayışına başlamışlar. Hamdi Akın, buldukları takdirde çok kısa sürede hizmete açacaklarını belirterek "Bursa'ya da bir otel hediye edeceğim" diyor ve konuşmasını noktalıyor. Kongre ve turizm merkezi olabilmek için bu kadar çaba harcarken, bir değil birçok otel gerekiyor güzel Bursa'mıza...Umuyorum arsayı bir an önce bulurlar ve otel devreye girer.
Sağlıcakla kalın...
"Türkiye ekonomisinin ihracatçısıyla, üreticisiyle, çalışanıyla, bir krize ya da türbülansa daha tahammülü yoktur."
Bu vurucu sözler, TÜGİAD Bursa Şubesi'nin aylık buluşmasının açılış konuşmasını yapan Başkan Murat Coşkunkan'a ait
Başkan Coşkunkan, Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzlukların altını çizdikten sonra siyasi iktidara da bir çağrıda bulundu:
"Bunca işsiz varken, ülke ve dünya piyasaları bu kadar durgun ve sıkıntılıyken, ülkemizin bu kadar çok yatırıma, istihdama ihtiyacı varken, istihdamın üzerindeki vergi yükü başta olmak üzere, ülkemizdeki yatırım ikliminin tekrar tekrar gözden geçirilmesidir."
Siyasi otoritenin önceliğini ekonomiye vermesi gerektiğinin çağrısını yapan Murat Coşkunkan'ın ardından sözü Akfen Holding'in Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın aldı.
Kısa adı TÜGİAD olan Türkiye Genç İşadamları Derneği'nin bir dönem başkanlığını yapan Hamdi Akın'la, Muharrem Yılmaz'ın başkanlığı döneminde tanışmıştım.Akın'ın, Yılmaz'ın Genel Başkan seçilmesi için büyük destek verdiğini hatırlıyorum.
Geçen haftaki yaptığı konuşmasında, baba tarafından Bursalı olduğunu söylemesi Yılmaz'a verdiği desteğin hemşehrilik yönünü de açıklıyordu.Bursa Sanat Mektebi mezunu olan babası Gürsu'da doğmuş. Akın'ın, ablası da Bursa'dan evlenmiş ve yerleşmiş. Yeğenini de Bursa TÜGİAD Şubesi'ne üye olarak önerdi. Konuşmasını yaşam öyküsünün üzerine kuran Hamdi Akın, 1954'te İstanbul'da doğmuş. İlköğrenimini ve lise eğitimini Ankara'da bitirdikten sonra, Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliğinden mezun olmuş. İş yaşamına 1975 yılında kurduğu Akınısı AŞ ile kalorifer kazanı üreterek başlamış. 1977'de taahhüt işleri yapmak üzere Akfen'i kurarak mal alım satımına başlamış.
Dönemi şöyle özetliyor: "80'li yıllarda İstanbul'a gidip pompa, boru vb. mallar alıyordum. Ürünleri Ankara'ya getirene kadar yüksek enflasyon ve devalüasyon nedeniyle fiyatı iki misline kadar çıkıyordu. Bu, 7-8 sene böyle sürdü ve çok iyi paralar kazandım."
Her fırsatta, iş hayatında çeşitlendirmenin ve sektörel farklılıkların risk yönetiminde önemli bir payı olunduğunu vurgulayan Akın, şirket olmanın bir değer olduğunu 1986'da öğrendiğini belirtiyor ve şu ilginç yaklaşımda bulunuyor:
"Önceleri şirketlerimi aileden bir birey gibi düşünürdüm. Ancak sonra bu fikrim değişti. Size önerim, şirketinizle asla evli olmayın. Çocuğunuz, karınız, gözünüz gibi bakın, ama sevgiliniz gibi her an ayrılabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın."
90'lı yıllarda havaalanı yapmaya başlayan Hamdi Akın'ın akılına yap-işlet-devret modelini, ilk kez dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal sokmuş.
Özal, "Antalya'ya kocaman bir terminal binası yapmanı istiyorum. Ancak dış yatırımcı bulup, yap-işlet-devret modeliyle yapacaksın" demiş ve Akın hemen kolları sıvamış. 7 yıl boyunca bürokratlara anlatmakla uğraştıktan sonra ihaleyi alabilmiş. 50 yaşından sonra girişimci-işadamı olduğunu vurgulayan Hamdı Akın'a göre, büyük işler yapmak istiyorsanız bilgi ve cesaretinizi birleştirip, önce finans bulmanız gerekiyor. Bunun da 3 sihirli anahtarı var:
"Birincisi, ne kadar doğruysanız ve defolarınız yoksa o kadar itibar görürsünüz. İkincisi, işin doğru, fizibil ve kendisini ödeyebilecek olması gerekiyor. Üçüncüsü, ortağınız da doğru ve güçlüyse dilediğiniz kadar kredi bulabilirsiniz. Bütün yollar size açılır. Başarımın altında yatan sır budur."
Hiç yanlış iş yapmadığını hep doğru ortaklıklar kurduğunu söyleyen Hamdi Akın, otel işinde de Accor Grubu'yla beş yılda 60 otel yapmak için anlaştığını ve 1 milyar dolar yatırım yapacağını söyledi.
Gelelim Bursa'yı ilgilendiren kısmına Oda fiyatı 50-60 Euro olan, (5 yıldızlı düzeyinde ancak) 3 yıldızlı ve işadamlarının konaklayabileceği otel için Bursa'da arsa arayışına başlamışlar. Hamdi Akın, buldukları takdirde çok kısa sürede hizmete açacaklarını belirterek "Bursa'ya da bir otel hediye edeceğim" diyor ve konuşmasını noktalıyor. Kongre ve turizm merkezi olabilmek için bu kadar çaba harcarken, bir değil birçok otel gerekiyor güzel Bursa'mıza...Umuyorum arsayı bir an önce bulurlar ve otel devreye girer.
Sağlıcakla kalın...
Sayı: 624 - Sayı'nın Kapağı