Türkiye’nin son 20 yılda yenilenebilir enerjiye muazzam yatırım yaptığını vurgulayan Kacır, “Bugün Türkiye’de kurulu kapasitenin yüzde 55’i yenilenebilir enerji santrallerinden müteşekkildir. AB’nin Türkiye dışında bir güneş paneli üretim alternatifi yok. Rüzgar türbinleri konusunda şu anda Avrupa’da dördüncüyüz. Rüzgar türbini üreticilerimizin yıllık 2 milyar avroya yaklaşan bir iş hacmi var.” ifadelerini kullandı.

AB ülkelerinin Uzak Doğu ile rüzgar türbinlerinde rekabet konusunda giderek daha da zorlandığına işaret eden Kacır, ilk dönemlerde Avrupa’nın kendi iç pazarları ile sağladığı ölçeğin ve Çin’in tümüyle kendi iç pazarına yönelmiş olmasının AB şirketlerini rekabet açısından bir miktar rahatlattığını anlattı.

Öte yandan, Çin dünyanın en büyük güneş paneli üreticisi ülke konumunda bulunuyor. Dünyadaki güneş panellerinin yarıdan fazlasının üretimi Çin’de gerçekleştiriliyor. Kacır, “Ama şimdi Çin pek çok sektörde üretim fazlası veriyor ve iç pazarında bir yavaşlama var. Bu da AB üyesi ülkelerdeki şirketleri rekabet açısından zorluyor.” dedi.

Rüzgar altyapısı daha da güçlenecek

Şahinler 70 yaşında Şahinler 70 yaşında

Halihazırda neredeyse bütün rüzgar türbini orijinal ekipman üreticilerinin (OEM) Türkiye’de yatırım yapmış ya da paydaşlarla birlikte çalışmaya başlamış olduğunu belirten Kacır, “Türkiye’de kurduğumuz alt yapıyı çok güçlendirmek istiyoruz. Yani kule, kanat, jeneratör üretiminde Türkiye’de özellikle İzmir ve Ege Bölgesi’nde muazzam bir altyapı kümelenmiş haliyle oluşmuş oldu.” dedi. Bakan Kacır, gelecek dönemde yatırımları hızlandırarak deniz üstü rüzgar türbinlerine ilişkin üretim kabiliyetlerini artıracak önemli adımlar atacaklarına işaret etti.