Tamirden sektör liderliğine
Yenişehirli çiftçi çocuğu Osman Çelik, İmam Hatip Lisesi ve yüksek okuldan sonra koltuk tamirine başladı. Çelik, kuaför koltuğunda kendi markası ile pazar lideri oldu.
Osman Çelik, 1956'de Yehişehir'in Kızılhisar köyünde, çifçilik yapan bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Kızılhisar İznik'e 8, Yenişehir'e 17 kilometre olan, dağ yamacında, İznik Gölünü gören güzel bir köy. Ama bir çeşit dağ köyü ve geçim zordur. "Kır" aslında "kurak, verimsiz arazi" için kullanılır. Ama üzerinde geçim olmuyor, insanlar refah içinde yaşamıyorlarsa, Kızılhisar gibi yemyeşil cennet gibi de olsa oraya "kırsal" deniyor. "Kırsal"lık bir coğrafyayı ifade etmekten çok bir "toplamsal kuraklığı" içeriyor, anlaşılan.
Bizim kırsal kesimde bir dönem çoğu insan, çocuğunun ya imam, ya asker-subay ya da orman yörelerinde ormancı olmasını isterdi. Buna sonralarda polis olmak eklendi. Güvenilir adam, iş garantisi, prestij...
Osman Çelik, ortaokulu Yenişehir'de değil, Bursa'da okur. Ailesi de onu okutmak için Bursa'ya taşınır. Ailesi Osman'ın imam olmasını istemektedir ve onu Bursa İmam Hatif Lisesi'ne yazdırırlar.
Bursa İmam Hatip Lisesi'ni 1977'de bitiren Çelik, imamlık yapmak yerine üniversite sınavına girer ve Ankara'da Türkiye Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüs'ne (TODAİ) bağlı 2 yıllık Sevk ve İdare Yüksekokulu'nu kazanır. Bilen bilir, burası orta düzey bürokrat eğitimi için önemli bir merkezdir. Türkiye'de vali, kaymakam olanların, üst derecelere gelenlerin yolu bir şekilde TODAİ'den geçer.
1979'da Sevk ve İdare Yüksekokulu'nden mezun olan Osman Çelik, Bursa'ya döner ve iş aramaya başlar. Diploması ona iş sağlamamış, sadece kısa dönem askerlik imkanı getirmiştir. Bursa'da "ne iş olsa yaparım" tarzında dolaşırken, bir arkadaşı ile konuşur:
"Bizim köylü bir arkadaş vardı. Bir koltuk firmasında çalışıyordu. Ya, dedim 'Ben de koltukçuluk yapabilirmiyim, nasıl olur?' 'Olur. Ben imalatını yaparım, sen de pazarlamasını yaparsan, bu işi hallederiz' dedi. Tabii ben, ticareti bilmiyorum. Ama idari eğitim aldığım için belli bir temel var. Anlaştık ve Altıparmak'ta 50 metrekarelik bir yerde, ufak tefek alet edavat olarak işe başladık. Büro koltuğu ile uğraşıyorduk. Önce tamirle başladık, ardından yeni koltuk yapmaya başladık."
Arkadaşı ve ortağı Osman Filiz ile zamanla büro koltuğu işinden başka ne yapabiliriz, diye araştıran Çelik, kuaför koltuğuna merak sarar. Osman Çelik, arkadaşı ile önce sıkı bir araştırma yapar. Berber kuaför koltuğu nasıl yapılır, kim yapıyor, nasıl yapıyor? İstanbul'da çoğu gayrimüslüm olan kuaför koltuğu imalatçılarını gezip görünce bu işi gözüne kestirir. Küçük imalathanelerde emek yoğun bir iştir. Fazla sermaye gerektirmemektedir.
Kuaför koltuğu
1982'de büro koltuklarının yanı sıra kuaför koltuğu da yapmaya başlarlar. Zamanla işin büyük bölümü kuaför koltuğuna kayar ve 1987 yılında tamamen kuaför koltuğu üretimine dönerler. Bu arada işleri artmakta, paza kazanmaktadırlar. 2 yıl Altıparmak'ta çalıştıktan sonra Çarşamba'daki eski odun pazanının bulunduğu alandaki 125 metrekarelik işyerine, ardından Soğanlı'daki 400 metrekare yere,1990 başlarında da Küçükbalıklı'daki yere taşınırlar. İş hacmi, çalışan sayısı, ciro, sürekli artmaktadır.
Ortaklık bitiyor
1989 yılı Osman Çelik'in iş yaşamında bir dönüm noktasıdır. Başından beri birlikte çalıştıkları Osman Filiz ile artık yolun sonuna gelmişlerdir. Osman Çelik bu ayrılığın nedenini kendi açısından şöyle tanımlıyor: "10 yıl ortaklık yaptık, güzel işler çıkardık. Ancak olumlu bir trend yakalamıştık, ben agresifliği seçtim. O daha temkinlidi. Bir büyük adım atacağımız zaman 'dur', 'yapma' tavrı içindeydi ve çatırdama başladı. Görüş ayrılıkları başladı. Daha rahat, pek asılmayan birisiydi. Ben aktif omamız gerektiğine inanıyordum. Zaten işi öğrenmiştik, paylaşacak birşeylerimiz olmaya başlamıştı. Kozmetik mağazamız onda kaldı. Filiz Çelik'i ben aldım. Yollarımız ayrıldı."
"Filiz Çelik" adı, Osman Filiz ve Osman Çelik'in soyadlarından oluşuyor. Ayrılmadan sonra Filiz Çelik adını kulanmaya devam eden Osman Çelik, eski ortağı ile firmanın adı konusunda sorun yaşamamış. Ancak son yıllarda biraz da dış piyasaya açılma ve "dünya markası" olma hedefini göz önüne alarak, yeni bir marka yaratmış: Alpeda". Bu isim de çocukları Alper ve Eda isimlerinin yan yana gelmesinden oluşuyor. Böylece firmanın markası yurt dışında okunması zor Türkçe karakter "Ç" harfinden kurtulmuş.
1989'da 12 yıllık ortaklıktan ayrılıp tek başına çalışmaya başlayan Osman Çelik, Küçükbalıklı'daki üretim alanını sürekli gelişletir. 1992'de bin metrekare olarak kendi fabrikasını kurar. Ardından bin 500 metrekare yer yapar. Ve artık sanayi bölgelerinde yer aramaya başlar. Filiz Çelik olarak Türkiye çapında dağıtım yapan, kendi alanında en önemli firmalardan birisinin sahibi olmuştur. Ve NOSAB'daki 18 dönüm araziyi satın alırlar. 2006 başında 4 bin metrekare kapalı alanda üretim yapan firması, şu anda 5 bin 500 metrekare ek tesis inşaatını tamamlamak üzere. Hızlı bir gelişme var. 20'den fazla ülkeye ihracat yapıyor. Üretimin yüzde 30'unu ihraç ediyor. 70 çalışanı var. Türkiye genelide 20 ana bayiisi var.
Tırnak bakımı bile sektör
NOSAB'daki Filiz Çelik Ltd. Şti.'nin patron koltuğundan kendisini dinlerken, girişimcilerimizin içindeki cevheri hissettim. Berber, kuaför koltuğu çok yaygın olarak üretilen, satılan bir şey değil. Bursa'da irili ufaklı bin 500 civarında berber türü işyeri var. Bir koltuğun işyerinde 10-15 yıl kulanıldığı ifade ediliyor. Dolayısıyla sirkülasyonu büro koltukları gibi fazla değil. Dişçi koltuğu, kuaför koltuğu yakın zamana kadar tamamen yurtdışından satın alınırdı. Şimdi bunları üreten firmalarımız var. Üstelik kendi aralarında rekabet yaratıyorlar. Filiz Çelik, kuaför koltuğu alanında piyasanın liderlerinden birisi. Peki, kuaför koltuğu üretmenin geleceği nedir? "Artık tırnak bakımı bile bir sektör oldu" diyen Osman Çelik, manikür, pedikür de dahil, toplumda gelir düzeyinin ve refah seviyesinin artmasına paralel olarak, kişisel bakımın yaygınlaştığına dikkat çekiyor.
Hedefleri
Osman Çelik, bütün yatırımlarında hep öz kaynaklarına dayanmış. Banka kredisi almamış. Ekonomide yaşanan krizleri de bu yüzden ucuz atlatmış. "Bizi zora sokan bir kriz yaşamadık" diyor. Osman Çelik'in hedefi, Fomara'da ilkini gerçekleştirdiği Kuaför Market'lerin sayısını artırmak, ihracatın üretimdeki payını yüzde 30'lardan, 2007'de yüzde 50'lere çıkarmak. Kuaför Marketlerde sadece koltuk değil, "berbere, kuaföre lazım olan herşey"i satmak. 2006'da birkaç bayiiyi bu hale getirmek. Alpeda'yı bir dünya markası yapmak. Avrupalı girişimcilerin, üretimi kıta dışına kaydırma eğlimi de Türkiye gibi ülkelerde girişimcilere daha fazla üretim şansı tanıyor gibi.
Osman Çelik'in oğlu Alper, ODTÜ'yü bitirdikten sonra yanında çalışmaya başlamış. Kızı Eda ise Yeditepe Üniversitesi'nde işletme okuyor. Osman bey, Eda'nın mezun olmasını dört gözle bekliyor, "Ciddi manada eleman ihtiyacı var" diyor.

Sayı: 569 - Sayı'nın Kapağı