banner8

banner6

banner17

Mücadele ve emeğin hikayesi

Üretimi, istihdamı ve ihracatıyla Bursa ve Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayan Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) kuruluşunun 20’nci yılını kutluyor. Günümüzde 234 hektarlık alanda 320 fabrikanın faaliyet gösterdiği bölgenin kuruluşunda büyük rol oynayan NOSAB’ın ilk yönetim kurulu başkanı Yalçın Aras, NOSAB’ın kuruluşundan bugüne geçen süreci anlattı.

Söyleşi 27.07.2021, 00:00
Mücadele ve emeğin hikayesi

NOSAB’ın başarılarla dolu 20 yılı

Kuruluşunun 20’nci yılını geride bırakan NOSAB, bölge sanayicisinin sağladığı başarının yanı sıra çevreye verdiği önemle de Türkiye’ye örnek oldu. Bölgenin kuruluş sürecinde hayal ettikleri her şeyi büyük emekler neticesinde hayata geçirdiklerini söyleyen Aras, “Bugün NOSAB’da gördüğünüz her şey ama her şey –ağaçlar dahi- taahhüdümüzdü. OSB olacağız diye günlerce eve gitmediğimiz oldu” dedi. NOSAB’ın 5’inci çocuğu olduğunu söyleyen Aras, bölgenin kuruluşunda büyük rol oynadı. Aras halen Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (NİLSİAD) Yönetim Kurulu ve NOSAB Müteşebbis Heyeti Başkanlığı görevlerini sürdürerek, bölgeye ve sanayiciye değer katıyor. Yalçın Aras’ın kaleminden NOSAB’ın 20 yıllık serüveni…


“NOSAB’da gördüğünüz her şey kuruluştaki taahhüdümüzdü”
1998 yılında derneğimizi 58 kadar kurucu üye ile kurduk. Kurucu Başkanımız merhum Feridun Yeşil Beyefendi idi. Sayın Ahmet Özenalp, Emin Işıkverenler, İbrahim Gülmez, Mehmet Fikri Ünal ve ben ilk yönetim kurulu üyeleriydik. Bir yıl sonra yaptığımız ilk Genel Kurulumuzda başkanlığa seçildim. Dernek başkanı olmam için eski Sanat Okulu öğretmenlerinden Memiş Yılmam beni ikna etti. Derneğin tüzüğünü Çalı Sanayi Bölgesi’ni yeni kurmuş olan İrfan Demirdüzen’den aldım. Yani kes-kopyala-yapıştır yaptık. Fakat organize sanayi bölgesine ilhak veya yeni organize sanayi bölgesinin kurulması konusunu dernek sözleşmesine ilave ettik. Dernek kurulduktan sonra çaresizlikler içerisinde çıkış yolları ararken eş dost sağ olsun hayallerime tercüman ve yardımcı oluyorlardı. OSB çalışmalarını ilk ateşleyen, hayallerimi dinleyen eski dostum Yeminli Mali Müşavir Cevdet Akçakoca oldu. İhtiyaçlarımızla özel olarak ilgilendi ve bana yol gösterdi. Yani şaka maka  gazı verdiler, herhalde o potansiyeli bende gördüler. Dernek arkadaşlarımız ile birlikte yol haritamızı ve hayallerimizi  bütün Bursa’ya ve yetkililere duyurmamız gerekiyordu. Bunun için aralarında zamanın Bursa Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı, Nilüfer Kaymakamı, milletvekilleri ve sanayicilerimiz olan bir grup yetkiliyle muhteşem bir toplantı yaptık. Eğer organize sanayi bölgesi olabilirsek neleri yapabileceğimizi -ve tekrar söylüyorum- hayallerimizi basın dâhil herkese anlattık. Çok iddialı olduğumuz için Bursa gündemine oturduk. Köşe yazılarına konu olduk. Hayal çok ama ortada bir hiçbir şey yok. Fizibilite raporum köşe yazılarına konu oldu ve hayal taciri gibi neşredildik ama gerçek oldu. Yani bugün NOSAB’da gördüğünüz her şey ama her şey –ağaçlar dahi- taahhüdümüzdü. Derneğimizin o zamanki yönetim kurulu üyeleriyle birlikte canhıraş çalıştık. OSB olacağız diye günlerce eve gitmediğimiz oldu. NOSAB ilk kurulduğunda en önemli alt yapı belediyenin plastik borularıyla kapımıza gelen içme suyuydu. Bunun haricinde katılım paylarımızda ödediğimiz ve direklerle bölgeye dağılan elektrik, telefon vardı. Kanalizasyon, yol veya herhangi bir hizmet yoktu. Bölgede tarla ve 70 civarında fabrika vardı. O kadardı yani… Yağmur yağdığı zaman servisler köydeki mevcut camiden aşağı inemiyorlardı. İnşaat şirketlerinin yapmış olduğu ve kendi kamyonlarının geçeceği kadar olan geçici yollarımız mevcuttu. Halk plajı meselesine gelirsek, evet, dünyada şöhret olmuş Copacabana Plajı lüks otellerle doludur ve hemen birkaç kilometre uzakta sadece halkın geldiği büyük bir plaj daha vardır. Bu da halk plajıdır. Brezilya’nın ünlü kenti Rio de Jenerio’nun bu simgelerini niçin NOSAB’a benzettik? Neden halk plajı dedik veya kim dedi? O kadar söylemeyeyim. Gerisini okuyucularımız, NOSAB’ı anlattığım kitabım “Hayalden Gerçeğe NOSAB”ı satın alıp okuyarak öğrensinler. Hem de eğitime katkıda bulunsunlar.
 
“Amacımız çevreci OSB inşa etmekti”
90’lı yıllarda Bizimkiler dizisi vardı. Bir apartmanda yaşayanların insan karakterlerini anlatırdı. Çok gerçekçiydi, çok hoşuma giderdi. Tıpkı o dizideki gibi her insanın farklı karakteri, dünya görüşü, bakış açısı ve inandığı değerler vardır. İnsanlar yaşlandıkça bu duygular sabitlenir ve daha da kemikleşir. Bazı insanlar vardır, peşin hükümlüdür, insanlara hiç güveni yoktur, ağzınız ile kuş tutsanız inandıramazsınız, işte o tip insanlar günlük hayatımızda  her zümrede var. Beni yıldıran onlardır… Onlar ile  hiç uğraşmam, uğraşamam. Ama siz nereye gitseniz onlar karşınızdadır ve daima haklıdır. Çünkü devlet kurumları bunları ilk baştan ciddiye alır, bilemez tabii. O arada olan size olur, hukuk sisteminin sonuç vermesi uzun sürer. Sonunda siz haklı çıkarsınız ama iş işten geçer. Daha geçtiğimiz hafta NOSAB bir dava kazandı. Üstelik dava sonunda hatırı sayılır bir para da hesabımıza geçti. Ama dava tam 10 yıl sürdü, şüyuu vukuundan beterdi. Beni yıldıran bunlardı.
Amacımız başından beri çevreci bir OSB inşa etmekti. Bütün projelerimizi bu yönü ile ele aldık. Bölgenin yeşil olması için kuruluştan itibaren çok sayıda ağaç diktik, dikmeye devam ediyoruz. Cadde sokak isimleri de çevreci olmalıydı. Bu yüzden Müteşebbis Heyet olarak böyle güzel bir karar aldık. Ayrıca en büyük caddemize de Ulu Önder Atamızın adını verdik, hep bir ağızdan Atatürk Caddesi dedik.

“Başarının da başarısızlığın da güzel hikayeleri vardır”
Hayatım boyunca hep yazmışımdır günlük veya hatıralar adı altında… Bir örnek verecek olursam 45 yıllık şirketimin karanlıkta kalan hiçbir yönü yoktur. Bizde çalışmaya başlayan 45 yıldır ne yaptığımızı bilir. Resimler, yazılar, hatıralar, ilk aletler ve makinalar… Anılarımı yazarım ve bir gün onları da kitaplaştıracağım. Çünkü geçmişini bilemeyen veya nereden geldiğini bilemeyen nereye gideceğini de bilemez. Geldiği ve içinde olduğu  durumun kıymetini de bilemez. NİLSİAD ve NOSAB’la ilgili de çalıştığım sürece başımdan geçen her şeyi kaleme aldım ve fotoğraf çektim. Aralarından ilginç olanları seçerek kitaplaştırdım. Aslında bunları yazarken bizler gibi ülke için mücadele eden bütün sanayicilerinde hayatını yazdım. Eğer başarı veya başarısızlık varsa mutlaka ikisinin de güzel hikâyeleri vardır. Edebiyat ve yazılanlar  geçmişi geleceğe taşır ve yol gösterir. Çok çok önemlidir yazmak…NOSAB’da çalışan herkese tavsiye ediyorum. Alsınlar okusunlar. Biz sanayiciler olarak onlara yol gösterdik, onlar devam etsinler.

Yorumlar (0)
banner14
18
kapalı
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?