HIDIRCAN KAYA-BURAK TAŞ

Bursa sanayisinin farklı sektörlerde edindiği üretim, mühendislik ve tedarik zinciri deneyimi, savunma ve havacılık sanayisinde yeni bir büyüme alanı oluşturuyor. Bursa Aerospace Defense Cluster (BASDEC) çatısı altında bir araya gelen sektör temsilcilerinin görüşleri, kentin sahip olduğu mevcut kabiliyetlerin savunma sanayisine aktarılması konusunda önemli bir potansiyele işaret ediyor. BASDEC, yalnızca firmaları bir araya getiren bir yapı olarak değil; ana yüklenicilerle KOBİ’ler arasında bağlantı kuran, iş geliştirme fırsatlarını artıran, bilgi paylaşımını sağlayan ve firmaların yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran bir kümelenme platformu olarak öne çıkıyor.

Bursa’daki firmaların özellikle otomotiv ve makine sektörlerinden gelen hassas üretim, CNC işleme, kalıpçılık, talaşlı imalat, otomasyon, kalite kontrol ve proses yönetimi konularındaki deneyimlerinin savunma ve havacılık sektörüne uyarlanabileceği belirtiliyor. Ancak bu dönüşümün yalnızca üretim kabiliyetlerinin aktarılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekiliyor. Sertifikasyon, izlenebilirlik, kalite yönetimi, test ve doğrulama altyapısı ile sektörel standartlara uyumun da güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Tedarik zinciri sağlamlaşıyor

Kümelenmenin firmalara sağladığı en önemli katkılardan biri, savunma ve havacılık sektöründeki ana yüklenicilerle doğrudan temas ve yeni iş bağlantıları kurma imkânı olarak öne çıkıyor. Görüşlerde; firma ziyaretleri, B2B görüşmeleri, iş geliştirme organizasyonları, fuarlar ve yurt dışı programlarının firmaların kabiliyetlerini daha geniş bir çevreye tanıtmasına katkı sunduğu ifade ediliyor. UR-GE ve benzeri sektörel iş birliği faaliyetlerinin de firmaların tek başına ulaşmakta zorlanabileceği ana yüklenici ve uluslararası bağlantılara erişim açısından önemli fırsatlar oluşturduğu belirtiliyor.

BASDEC’in önümüzdeki dönemde ana yükleniciler ile KOBİ’ler arasındaki iş birliklerini daha da geliştirmesi, tedarikçi eşleştirme çalışmalarını artırması ve firmaların gerçek sektör ihtiyaçlarına daha erken aşamada erişmesini sağlaması beklentiler arasında bulunuyor. Böylece Bursa’daki üretim kabiliyetlerinin savunma sanayisinin ihtiyaçlarıyla daha doğru eşleştirilmesi ve firmaların yalnızca parça üreten tedarikçiler olmaktan çıkarak mühendislik, Ar-Ge ve özgün ürün geliştirme süreçlerinde daha fazla sorumluluk üstlenmesi hedefleniyor.

Dr. Mustafa Hatipoğlu

BASDEC Başkanı

Uluslararası standartlara ulaşıyoruz

2013 yılında, BTSO Yönetimi’nin, Kümelenmeleri ve UR-GE’leri oluşturma kapsamında kurulan Bursa Uzay Havacılık Kümelenmesi (BASDEC), 27 üye firma ile başlayıp, dernek statüsüne kavuşmuş, bugün ise 180 üyeye ulaşmıştır.

BASDEC, bugün Türkiye’de mevcut; SAHA İSTANBUL, OSSA (Ankara), HUKD (İzmir), ESAC (Eskişehir), 5 büyük savunma ve havacılık kümelenmesinden biridir.

BASDEC’in kuruluşundaki temel amaç; Bursa’nın, otomotiv, makine, metal, tekstil alt yapılarından gelen tecrübeyi, ülkemiz savunma ve havacılık sektörlerine aktarmaktır.

BASDEC, kümelenme firmalarımıza; UR-GE desteklerini de kullanarak, eğitim, danışmanlık, yurt dışı ve yurt içi etkinlik, fuarlara katılım, B2B organizasyonlar düzenleme, BEBKA, KOSGEB Desteklerinden faydalanma hizmetleri de sunmaktadır.

BASDEC olarak, Savunma ve Havacılık Sektörümüzün firmalardan talep ettiği, EYDEP ve AS9100 Sertifikasyonları, YETEN Kayıtları konularında, BASDEC Firmalarımıza gerekli ortamları sağlıyoruz.

BASDEC; Savunma Sanayi Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD), Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSI) ve European Aerospace Cluster Partnership (EACP) üyesidir.

Çok çeşitli üretim, mühendislik, ar-ge yeteneklerine sahip olan BASDEC Kümelenmemiz: Mühendislik, Ar-Ge, Yazılım, Uçak, Dron, İHA, Simülatör, Roket Fırlatma, Elektronik, Elektrik, Hidrolik, Pnömatik, Optik, Motor, Savaş Ekipmanları, Teknik Tekstil, Kompozit, Döküm, Enjeksiyon, Yüzey İşlem, Taşıt ve Komponentleri, İKA, Makine, Üretim Hattı, Kalıp, Fikstür üretim yeteneklerine sahiptir.

BASDEC Firmalarımız arasında konsorsiyumlar kurarak, ortak ürün geliştirme ve üretilmesini teşvik ediyoruz. Bu bağlamda, dört BASDEC Firmamızın kurduğu COMIT/Elektronik Dedektör Üretimi başarı ile devam ediyor.Savunma ve Havacılık Sektörlerinde tam bağımsızlığın yolu yerli ve milli Ar-Ge ve üretimden geçiyor.

ABD’nin, parasını alıp ta vermediği Milli Dikey Atış Sistemi (MİDLAS), Kümelenme Firmamız tarafından geliştirildi. Milli Savaş Gemimiz MİLGEM üzerine kurulan iki platformun her biri sekiz roket taşıyor. Aslında, dış ülkelerin bize ürün satmamaları, bizi ar-ge ve ürün geliştirmeye zorladığı için daha faydalı oluyor. İşte, KAAN, işte MİLGEM, işte MİDLAS, işte TAYFUN ve vb.

Kümelenmemiz içinde iki firmamız Ultralight Uçak üretiyor. Ayrıca, İHA, Dron, Deniz Topu, Mühimmat Komponentleri, Elektrikli Araç, Makine üreten firmalarımız var.Bursa, çok güçlü sanayi ve mühendislik altyapısı ile, Savunma ve Havacılık Sektörümüzün ihtiyaçlarının büyük bölümünü karşılayacak potansiyele sahiptir.

Ahmet Özkayan

Ermaksan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü

Türkiye’nin ilk yerli çift namlulu deniz topu

Ermaksan olarak 60 yılı aşkın üretim ve mühendislik tecrübemizi, güçlü Ar-Ge altyapımızla birleştirerek savunma, havacılık ve uzay sanayisinin ihtiyaç duyduğu ileri teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda özellikle askeri deniz top sistemleri, yüksek güçlü askeri lazer teknolojileri, optoelektronik bileşenler ve metal eklemeli imalat alanlarında çözümler sunuyoruz.

Milli Savunma Bakanlığı ile imzaladığımız Stratejik İş Birliği Anlaşması kapsamında yürüttüğümüz Türkiye’nin ilk 40 mm çift namlulu deniz topunun geliştirilmesi ve millileştirilmesi projesi, mühendislik ve üretim yetkinliğimizin somut örneklerinden biridir. Bu kapsamda geliştirdiğimiz THUNDERBOLT 40/70 TWIN’in 2025 yılında Konya/Karapınar’da ilk atış testlerini gerçekleştirdik; test süreçleri ise başarılı bir şekilde ilerliyor.

Türkiye’nin özel sektördeki ilk yarı iletken optoelektronik merkezine sahip olmamız, bu alandaki en önemli teknolojik yetkinliklerimizden biridir. Merkezimizde geliştirdiğimiz lazer diyotları, yüksek güçlü lazer rezonatörleri ve fiber optik sensör teknolojileriyle savunma sanayisinin kritik ihtiyaçlarına yerli çözümler sunuyoruz.

Bunun yanında, Türkiye’nin ilk yerli metal 3D yazıcısını geliştiren firma olarak, ENAVISION serisi eklemeli imalat sistemlerimizle savunma, havacılık ve uzay sektörlerinde yüksek hassasiyet gerektiren, karmaşık geometrilere sahip kritik parçaların üretimine yönelik çözümler geliştiriyoruz. Ayrıca talebe özel parça üretim hizmetlerimiz ve toz üretim kabiliyetlerimizle bu alanda bütüncül bir teknolojik altyapı sunuyoruz.

SU ÜSTÜ MUHAREBE TOPU

Savunma sanayisine yönelik en önemli ürünlerimizden biri olan THUNDERBOLT 40/70 TWIN, tamamen yerli mühendislik kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz, savaş gemilerinde kullanılan ve deniz, hava ve belirli kara hedeflerine karşı görev yapabilen çift namlulu bir deniz topu sistemidir. Suüstü harbi, yakın hava savunması ve kıyı ateş desteği ihtiyaçlarına yanıt veren sistem; dakikada toplam 600 atım hızı, 12,5 kilometre azami menzili ve standart 672, azami 736 adet hazır mühimmat kapasitesiyle öne çıkıyor.

THUNDERBOLT’u farklılaştıran özellikler yalnızca ateş gücüyle sınırlı değil. Radar, elektro-optik sensörler ve gemi savaş yönetim sistemleriyle entegrasyona uygun dijital mimarisi; elektronik kontrol üniteleri, görev bilgisayarı ve kontrol yazılımlarıyla modern deniz platformlarının ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde geliştirildi. Düşük görünürlük hedeflerini destekleyen kompozit kupola yapısı, çift namlunun sağladığı operasyonel yedeklilik ve bakım süreçlerini kolaylaştırmaya yönelik otomatik arıza teşhis kabiliyeti de sistemin öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor.

ANTİ-DRONE LAZER SİSTEMLERİ

Askerî lazer teknolojileri de öncelikli faaliyet alanlarımız arasında bulunuyor. Özellikle yönlendirilmiş enerji sistemlerine yönelik geliştirdiğimiz yüksek güçlü lazer kaynakları, insansız hava araçlarından kaynaklanan asimetrik tehditlere karşı geliştirilen savunma çözümlerinde önemli bir potansiyel taşıyor. Hedefleme ve karşı tedbir uygulamalarına yönelik lazer diyotları geliştirirken, fiber optik tabanlı FBG sensörlerimizle de sınır güvenliği, üs bölgeleri ve kritik tesislerin korunmasına yönelik teknolojiler sunuyoruz.

THUNDERBOLT ürün ailemizi, farklı platformların ihtiyaçlarına yönelik çözümlerle genişletiyoruz. Çift namlulu THUNDERBOLT 40/70 TWIN’in yanı sıra, tek namlulu THUNDERBOLT 40/70 SINGLE modelimizle de deniz platformlarına farklı operasyonel ihtiyaçlara uygun alternatifler sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde ise sistemlerimizin farklı deniz ve kara platformlarına entegrasyonuna yönelik çalışmalarımızı ilerletmeyi ve askerî lazer teknolojilerinde daha yüksek güç seviyelerine ulaşmayı hedefliyoruz.

Türk savunma sanayisinin son yıllarda kaydettiği gelişimi, ülkemizin teknolojik bağımsızlığı ve sanayimizin geleceği açısından son derece önemli buluyoruz. Ancak bu başarının sürdürülebilir olması için yalnızca nihai ürünlerin değil, bu ürünlerin geliştirilmesini mümkün kılan kritik teknolojilerin, alt sistemlerin ve üretim kabiliyetlerinin de ülkemizde geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Ermaksan olarak temel yaklaşımımız da bu doğrultuda şekilleniyor. 1965 yılında Bursa’da küçük bir atölyede başlayan yolculuğumuzda bugün 120’den fazla ülkeye teknoloji ihraç eden bir sanayi kuruluşu haline geldik. Bu süreçte edindiğimiz mühendislik birikimini, savunma sanayimizin stratejik ihtiyaçlarına yönelik yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmekten gurur duyuyoruz.

Önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz Savunma Sanayii Başkanlığı ile koordinasyon içerisinde ülkemizin ihtiyaç duyduğu stratejik projelerde daha fazla sorumluluk üstlenmektir. Bununla birlikte, dost ve müttefik ülkelerle yürüttüğümüz ihracat görüşmelerini geliştirerek özgün savunma sistemlerimizi uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyoruz.

Bizim için asıl başarı, yalnızca bir ürünü yerli olarak üretmek değil, o ürünü geliştiren teknolojiyi, mühendislik bilgisini ve üretim kabiliyetini de ülkemize kazandırmaktır. Ermaksan olarak bundan sonra da bu anlayışla çalışmaya ve Türkiye’nin yüksek teknoloji alanındaki küresel rekabet gücüne katkı sunmaya devam edeceğiz.

Şükrü Azak

MİLLA Yönetim Kurulu Başkanı

Özgün sistemler kurmayı hedefliyoruz

Hava savunma alt sistemlerine yönelik parça üretimi, hassas talaşlı imalat, kalıp ve fikstür üretimi alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Çelik Kubbe hava savunma sisteminin en alt katmanında yer alan Sungur hava savunma sisteminin tetik tertibatını ve Altay tankının alt bileşenlerini üretiyoruz. Öncelikli hedefimiz, savunma sanayisinde dışa açılmak ve kendimize özgü alt sistemler tasarlayabilmek. Oluşturduğumuz network ve vizyoner yaklaşım sayesinde savunma sanayisine yönelik farkındalığımızı önemli ölçüde artırdık. Bu alanda yalnızca parça üreten bir firma olmak yerine, zaman içerisinde kendi teknolojisini ve alt sistemlerini geliştiren, katma değeri yüksek ürünler ortaya koyan bir yapıya ulaşmak istiyoruz.

Yurt dışındaki rakiplerimizle aynı koşullarda rekabet edebilmemiz bizim için yeterli olacaktır. Özellikle diğer ülkelerin savunma sanayisi firmalarına sağladığı desteklerin benzer şekilde ülkemizde de sunulması, önümüzü ciddi anlamda açacaktır. Rekabet gücümüzü artırarak uluslararası pazarlarda daha fazla yer almak ve ihracatımızı geliştirmek istiyoruz. Savunma sanayisi projeleri uzun soluklu projeler. Bu nedenle öncelikli ihtiyacımız finansman desteği. Sağlanacak finansman desteğinin bizim için bütün kapıları açacağına inanıyoruz. Özellikle Ar-Ge, kapasite artışı, yeni makine yatırımları ve uluslararası pazarlara açılma konusunda sağlanacak finansman imkanları, büyüme hedeflerimize önemli katkı sağlayacaktır.

BASDEC UR-GE kapsamında AS 9100 Uzay ve Havacılık sertifikamızı aldık. Bu sertifika, savunma ve havacılık alanındaki yetkinliklerimizi geliştirmemiz ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir şekilde yer almamız açısından önemli bir kazanım oldu. Önümüzdeki dönemde sahip olduğumuz bu altyapıyı daha da geliştirerek savunma sanayisinde yerli ve özgün çözümler üreten, uluslararası ölçekte rekabet edebilen bir firma olmayı hedefliyoruz.

Tamer Kunlar

Telsama Metal Yönetim Kurulu Başkanı

Temel ihtiyacımız nitelikli insan kaynağı

Sektörde karşılaştığımız önemli sorunlardan biri de numune ve diğer mal ithalatlarında ortaya çıkan yüksek gümrük maliyetleri ve uzun bekleme süreleri. Özellikle numune, özel malzeme ve üretim girdilerinin hızlı şekilde temin edilmesi gereken durumlarda gümrük süreçlerinde yaşanan gecikmeler, üretim ve teslimat takvimlerini doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle numune ve diğer mal ithalatlarında gümrük giderlerinin makul seviyelere çekilmesi ve işlemlerin hızlandırılması, firmaların rekabet gücü açısından önemli bir ihtiyaç.

Bir diğer temel ihtiyacımız ise nitelikli insan kaynağı. Savunma ve havacılık sektörlerinde üretim hassasiyetleri ve kalite gereklilikleri oldukça yüksek. Bu nedenle özellikle ileri teknoloji üretim, CNC, ölçüm, kalite kontrol, CAD/CAM ve mühendislik alanlarında yetişmiş teknik personel ihtiyacımız bulunuyor. Eğitim ve mesleki gelişim programlarının sektörün gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi bu açığı azaltabilir.

Finansman tarafında ise KOSGEB ve Eximbank desteklerinin KOBİ'lerin ihtiyaçlarına daha fazla cevap verecek şekilde geliştirilmesini önemli görüyoruz. Özellikle teknoloji yatırımları, makine ve ekipman alımları, ihracata hazırlık ve işletme sermayesi ihtiyaçlarında uygun maliyetli finansman imkanları firmaların büyümesini kolaylaştıracaktır.

Paralel üretim konusunda ise bunun doğru planlanması gerektiğini düşünüyoruz. Savunma ve havacılık sektörlerinde farklı üretim yöntemlerinin aynı anda yürütülmesi mümkün olabilir ancak bunlar birbirinden farklı üretim şekilleridir. Gerekli altyapısı, insan kaynağı ve kalite sistemleri hazır olmayan firmaların bir anda paralel üretime yönlendirilmesi, firmaları geliştirmek yerine operasyonel bir kaosa sürükleyebilir. Bu nedenle firmaların mevcut kabiliyetleri dikkate alınarak kademeli ve planlı bir geçiş modelinin oluşturulmasının daha doğru olacağı kanaatindeyiz.

Bugüne kadar yararlandığımız destekleri değerlendirirken özellikle finansman, Ar-Ge, sertifikasyon, nitelikli insan kaynağı, test altyapısı ve ihracat alanlarındaki desteklerin firmalar açısından önem taşıdığını görüyoruz. Önümüzdeki dönemde bu alanlarda KOBİ'lerin daha kolay erişebileceği mekanizmaların geliştirilmesini bekliyoruz. Bunun yanında UR-GE çalışmaları, sektörel eğitimler ve danışmanlık programlarının artırılması da firmaların hem teknik yetkinliklerini hem de yeni pazarlara erişim kabiliyetlerini güçlendirecektir.

Namık Elibol

Stamplast Plastik Üretim Teknolojileri Kurucu-Genel Müdür

BASDEC yeni iş birliklerine katkı sağlıyor

Stamplast; savunma, havacılık ve uzay sektörlerine yönelik yüksek hassasiyetli plastik enjeksiyon parçaları, mühendislik plastikleri, plastik kaynak teknolojileri, özel fikstürler, otomasyon ve montaj hatları geliştirmektedir. Ayrıca iş ortaklarımızla birlikte hızlı prototipleme, CMC ve seramik maça teknolojileriyle yüksek sıcaklığa dayanıklı motor bileşenlerine yönelik çalışmalar yürütmekteyiz. AS/EN 9100, EYDEP ve ilgili kalite sertifikasyonlarımızla tasarımdan prototipe ve seri üretime kadar uçtan uca çözümler sunuyoruz.

Savunma ve havacılık sektörlerine yönelik hassas plastik enjeksiyon parçaları, elektronik ve haberleşme sistemi muhafazaları, İHA plastik bileşenleri, özel fikstürler ile otomasyon ve montaj hatları üretiyoruz. Önümüzdeki dönemde CMC parçalar, seramik maçalar, hızlı prototip ürünler, mühendislik plastiklerinden hafif yapısal bileşenler ve anahtar teslim üretim hatlarına odaklanmayı planlıyoruz

Hedefimiz, ana yüklenicilerin güvenilir ve sürdürülebilir çözüm ortağı olmanın yanı sıra, mühendislik ve üretim kabiliyetlerimizle katma değeri yüksek özgün ürünler geliştirmektir. Bu kapsamda CMC ve seramik ürün teknolojileri, İHA bileşenleri, roket montaj hatları ile seyyar drone üretim ve bakım konteynerleri üzerinde çalışıyoruz. Orta vadede tasarımı ve fikrî mülkiyeti Stamplast’a ait bu sistemleri kendi ürün gamımıza kazandırarak ulusal ve uluslararası pazarlara sunmayı hedefliyoruz.

BASDEC; savunma, havacılık ve uzay sektörlerindeki ana yüklenicilerle temas kurmamıza, kabiliyetlerimizi doğru platformlarda tanıtmamıza ve yeni iş birlikleri geliştirmemize önemli katkı sağlamıştır.

Savunma ve havacılık sektöründe sürdürülebilir şekilde büyüyebilmek için uzun vadeli proje ve sipariş öngörüsü, Ar-Ge ve yüksek teknoloji yatırımlarına yönelik finansman destekleri, test ve sertifikasyon süreçlerine erişim ile ana yüklenicilerle daha etkin iş birliği imkânlarına ihtiyaç duyuyoruz. Ayrıca yerlileştirme projelerinde KOBİ’lere daha fazla sorumluluk verilmesi, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi ve ihracat bağlantılarının güçlendirilmesi sektör açısından önem taşımaktadır.

Yüksek teknoloji yatırımları için uygun koşullu ve uzun vadeli finansman, Ar-Ge ve yerlileştirme projelerine yönelik teşvikler ile test, doğrulama ve sertifikasyon maliyetlerinin desteklenmesine ihtiyaç duyuyoruz. Ayrıca nitelikli mühendis ve teknik personel yetiştirilmesi, ortak test altyapılarına erişim, ana yüklenicilerle uzun vadeli sipariş planlaması ve uluslararası pazarlara girişte fuar, tanıtım ve ihracat desteklerinin artırılması önem taşımaktadır

Bugüne kadar yararlandığımız devlet destekleri, UR-GE faaliyetleri, eğitim ve danışmanlık programları; kurumsal altyapımızın gelişmesine, kalite standartlarımızın yükselmesine, ihracat pazarlarını tanımamıza ve yeni müşteri bağlantıları kurmamıza katkı sağladı. Yeni dönemde Ar-Ge ve yerlileştirme yatırımları, uluslararası sertifikasyon ve test süreçleri, nitelikli personel istihdamı, dijital dönüşüm ile yurt dışı fuar ve pazarlama faaliyetlerine yönelik desteklerin kapsamının ve oranlarının artırılmasını bekliyoruz.

Bursa; otomotiv, makine, metal, plastik, kompozit ve tekstil sektörlerinde güçlü üretim altyapısına, yetişmiş insan kaynağına ve gelişmiş tedarik zincirine sahiptir. Otomotiv sektöründe kazanılan kalite, izlenebilirlik, seri üretim ve maliyet yönetimi tecrübesinin savunma ve havacılık sektörüne aktarılması büyük bir fırsattır. Doğru sertifikasyon, test altyapısı ve ana yüklenici iş birlikleriyle Bursa’nın bu alanlarda güçlü ve sürdürülebilir bir üretim merkezi olabileceğine inanıyoruz

Süha Asa

BUKALIP Kurucu Ortağı

Vizyonumuz BASDEC ile şekilleniyor

Firmamız; savunma, havacılık ve uzay sektörlerine yönelik olarak başta model ve kalıp üretimi olmak üzere hassas 5 eksen işleme, trimleme, ölçüm ve doğrulama, tersine mühendislik ve prototipleme alanlarında tedarik hizmeti sunuyor. Büyük ebatlı CNC işleme altyapımız, simultane 5 eksen işleme ve trimleme kabiliyetlerimiz, eklemeli üretim teknolojilerimiz ve 3D lazer tarama altyapımız, özellikle büyük ve kompleks geometrilere sahip parçaların üretim süreçlerinde önemli avantaj sağlıyor.

3D lazer tarama teknolojisini yalnızca ölçüm amacıyla değil; ürünlerin ölçüsel doğrulanması, üretim kalitesinin raporlanması, mevcut parçaların dijitalleştirilmesi ve tersine mühendislik süreçlerinde etkin şekilde kullanıyoruz. Tasarım verisinden başlayarak imalat, ölçüm, doğrulama ve raporlama aşamalarını tek bir üretim zinciri içerisinde yönetebilmemiz, müşterilerimize hız, ölçülebilir kalite ve proses güvenilirliği açısından önemli avantajlar sunuyor.

Proje bazlı çalışan ve farklı sektörlere yönelik özel üretim çözümleri geliştiren bir firmayız. Bugüne kadar savunma ve havacılık sektörlerinde farklı platform ve projelere yönelik model, kalıp, hassas işleme ve ölçüm-doğrulama hizmetleri gerçekleştirdik. Öne çıkan çalışmalarımız arasında yerli denizaltılarda kullanılan dümenlerin 5 eksen CNC tezgâhlarımızda hassas şekilde işlenmesi, ardından 3D lazer tarama ile ölçüsel doğruluğunun kontrol edilerek sonuçların raporlanması bulunuyor. Bunun yanında ASELSAN tarafından geliştirilen ve SAHA EXPO'da lansmanı gerçekleştirilen TUFAN isimli deniz üstü kamikaze teknenin kalıp modellerinin imalatı, ölçüsel doğrulaması ve sonuçlarının raporlanması ile Baykar'ın İHA ve SİHA platformlarında kullanılan gövde parçalarına yönelik infüzyon kalıplarının üretimini gerçekleştiriyoruz.

Önümüzdeki dönemde özellikle savunma ve havacılık sektörlerinde kullanılan kompozit parçaların üretimine yönelik yüksek hassasiyetli kalıplar, büyük ebatlı CNC işleme, ölçüm-doğrulama ve hızlı prototipleme çözümlerimizi daha fazla öne çıkarmayı hedefliyoruz. Buradaki amacımız yalnızca kalıp üretmek değil; müşterilerimizin tasarımdan seri üretime geçiş süresini kısaltan, kaliteyi güvence altına alan ve üretim maliyetlerini optimize eden mühendislik ve üretim çözümleri sunmak.

Öncelikli hedeflerimizden biri, ülkemizin savunma, havacılık ve uzay sektörlerinde yakaladığı hızlı gelişime yüksek katma değerli üretim ve mühendislik kabiliyetlerimizle katkı sağlamak ve bu ekosistemde uzun vadeli, sürdürülebilir bir tedarikçi konumu oluşturmak. Ana yüklenicilere ve sistem üreticilerine güvenilir bir çözüm ortağı olarak hizmet vermenin yanı sıra, kendi özgün ürün ve üretim teknolojilerimizi geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.

Özellikle bugün belirli ölçüde yurt dışına bağımlı olduğumuz bazı yarı mamul ve üretim girdilerinin yerlileştirilmesi konusunda önemli bir mesafe kat etmiş bulunuyoruz. Bu çalışmaları yalnızca bir ürün geliştirme faaliyeti olarak değil, ülkemizin savunma ve havacılık sektöründeki yerli tedarik zincirini güçlendirmeye yönelik bir katkı olarak değerlendiriyoruz. Bunun yanında, savunma sektöründe önemli bir potansiyel gördüğümüz kamikaze dronların daha hızlı, hafif, ekonomik ve üretilebilir hale getirilmesine yönelik Ar-Ge çalışmalarımız da devam ediyor. Uzun vadeli hedefimiz, mevcut üretim kabiliyetlerimizi mühendislik ve Ar-Ge çalışmalarımızla destekleyerek yalnızca üretim yapan değil, teknoloji ve çözüm geliştiren bir firma konumuna ulaşmak.

BASDEC, firmamızın savunma ve havacılık sektöründeki gelecek vizyonunun şekillenmesine önemli katkılar sağlayan bir platform oldu. Özellikle normal şartlarda doğrudan ulaşılması ve üretim süreçlerinin yerinde incelenmesi kolay olmayan firmalarla temas kurmamıza ve iş dünyasının farklı aktörlerini yakından tanımamıza imkân sağladı. Gerçekleştirilen firma ziyaretleri sayesinde farklı üretim altyapılarını, teknolojileri ve üretim yöntemlerini yerinde görme fırsatı bulduk. Bu deneyimler, kendi kabiliyetlerimizi farklı bir perspektiften değerlendirmemize ve geleceğe yönelik yeni yatırım ve ürün geliştirme fikirleri oluşturmamıza katkı sağladı.

Bunun yanında BASDEC'in yurt dışı organizasyonları ve firma ziyaretleri, farklı ülkelerdeki potansiyel iş ortakları ve müşterilerle iletişim kurmamız açısından da önemli bir iş geliştirme ve network fırsatı sundu. Bu açıdan BASDEC'i yalnızca bir kümelenme yapısı olarak değil; yeni pazarlara erişim, teknoloji takibi, iş geliştirme ve sektörel vizyon oluşturma açısından stratejik bir ekosistem olarak değerlendiriyoruz.

Savunma ve havacılık sektöründe rekabetçi ve sürdürülebilir bir tedarikçi olabilmek için öncelikli ihtiyaçlarımızı birkaç başlık altında değerlendiriyoruz. Bunların başında ileri teknoloji CAD/CAM sistemleri, 3D tarama, hassas ölçüm ve kalite kontrol ekipmanlarına yönelik yatırım destekleri geliyor. Bunun yanında yeni ürün ve kalıp geliştirme çalışmalarının hızlandırılması amacıyla Ar-Ge ve yatırım teşviklerinin artırılması, özellikle KOBİ'lerin teknoloji yatırımlarını daha hızlı gerçekleştirebilmesi açısından büyük önem taşıyor.

Ana yükleniciler ve savunma-havacılık firmalarıyla gerçekleştirilen B2B iş geliştirme ve tedarikçi eşleştirme faaliyetlerinin devam etmesini ve kapsamının genişletilmesini de önemli görüyoruz. Bunlara ek olarak sektöre yönelik teknik eğitimlerin, personel geliştirme programlarının ve nitelikli teknisyen ve mühendis istihdamını destekleyen mekanizmaların artırılması, firmaların büyüme kapasitesine doğrudan katkı sağlayacaktır.

Yatırım ve Ar-Ge desteklerinin yanı sıra, mevcut ekonomik koşullar nedeniyle uygun maliyetli ve erişilebilir finansman kaynaklarına da ihtiyaç duyuyoruz. Özellikle Ar-Ge çalışmalarının doğası gereği yatırım ile ticari geri dönüş arasında belirli bir süre bulunması, KOBİ'ler açısından önemli bir finansman yükü oluşturuyor. Bu nedenle Ar-Ge ve ürün geliştirme projelerinde kullanılabilecek uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman modellerinin yanı sıra makine, ekipman ve teknoloji yatırımlarını destekleyen finansman mekanizmalarının geliştirilmesini önemli buluyoruz. Uluslararası pazarlara açılma hedefimiz doğrultusunda sertifikasyon, test altyapısı ve ihracata yönelik iş geliştirme desteklerinin daha erişilebilir hale getirilmesi de uluslararası rekabet gücümüzü artıracaktır.

Bugüne kadar herhangi bir devlet desteğinden doğrudan faydalanmadık. Bununla birlikte önümüzdeki dönemde, özellikle savunma ve havacılık sektörüne yeni giriş yapan veya mevcut üretim kabiliyetlerini bu sektörlere taşımak isteyen KOBİ'ler açısından destek mekanizmalarının daha görünür ve erişilebilir hale getirilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Başvuru süreçlerinin daha yalın hale getirilmesi de firmaların bu desteklerden daha etkin yararlanmasını sağlayacaktır.

Özellikle Ar-Ge ve ürün geliştirme, ileri teknoloji makine ve ekipman yatırımları, sertifikasyon, test, nitelikli personel istihdamı ve ihracat alanlarında sağlanacak desteklerin firmaların sektöre giriş süresini kısaltacağına ve rekabet güçlerini artıracağına inanıyoruz. Ayrıca firmaların yalnızca yatırım aşamasında değil, geliştirdikleri ürünleri ticarileştirme ve uluslararası pazarlara taşıma aşamasında da desteklenmesi, oluşturulan katma değerin sürdürülebilir hale gelmesi açısından önemli.

Bursa'nın mevcut sanayi altyapısının savunma ve havacılık sektörüne aktarılması önümüzdeki dönemde önemli bir fırsat olmakla birlikte, bunun dengeli ve stratejik bir dönüşüm olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle otomotiv ve tekstil sektörlerinde yaşanan daralma, mevcut üretim kapasitesinin farklı alanlarda değerlendirilmesini gündeme getiriyor. Buna karşılık savunma ve havacılık sektörleri hızlı büyüyen ve yeni üretim kapasitesine ihtiyaç duyan alanlar olarak öne çıkıyor.

Bursa'nın otomotiv, makine, metal ve tekstil sektörlerinde yıllar içerisinde oluşturduğu üretim kültürü, teknik insan kaynağı, tedarik zinciri ve mühendislik birikimi, savunma ve havacılık sektörleri için önemli bir potansiyel oluşturuyor. Ancak mevcut sanayi altyapısının tamamının savunma ve havacılık sektörüne yönlendirilmesini doğru ve sürdürülebilir bir yaklaşım olarak değerlendirmiyoruz. Bursa sanayisinin bugüne kadar lokomotifi olmuş otomotiv, makine, metal ve tekstil sektörlerinin sürdürülebilirliğinin de korunması gerektiğine inanıyoruz.

Bu sektörlerde oluşmuş bilgi birikimi, üretim kapasitesi ve tedarik zincirlerinin kaybedilmesi yerine, mevcut altyapının çeşitlendirilerek savunma ve havacılık sektörleriyle birlikte büyütülmesi daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Bizim açımızdan ideal model; Bursa'nın mevcut güçlü sanayi yapısını korurken, bu yapı içerisindeki firmaların kabiliyetlerinin savunma ve havacılık sektörlerinin ihtiyaçlarıyla kademeli, kontrollü ve katma değer odaklı şekilde eşleştirilmesidir.

Böyle bir dönüşümün hem Bursa'nın geleneksel sanayi gücünün korunmasına hem de savunma ve havacılık sektöründe oluşan yeni fırsatlardan daha geniş bir sanayi tabanının yararlanmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Levent Durak

Lev-Ka Kalıp CEO’su

Savunmada güçlü tedarikçi olmayı hedefliyoruz

Firmamız; savunma, havacılık ve uzay sektörlerine yönelik farklı platformlarda kullanılan özel teknik parçalar ve komponentler, yüksek dayanımlı ve koruyucu malzemeler ile havacılık bakım ve servis çözümleri alanlarında faaliyet gösteriyor. Özel amaçlı metalik ve kompozit komponentlerin üretiminin yanı sıra hassas imalat, mekanik işleme, montaj ve teknik entegrasyon konularında da üretim kabiliyetlerimiz bulunuyor.

Teknik resim, numune, mevcut parça veya müşteri ihtiyaçları doğrultusunda ürün geliştirme, tersine mühendislik, ölçüm ve üretim süreçlerini yürütüyoruz. Farklı platform ve kullanım koşullarına uygun yüksek dayanımlı parçalar, yapısal komponentler, koruyucu çözümler ve özel tasarım ürünler geliştirebiliyoruz. Mevcut parçaların geometrik ve teknik özelliklerinin analiz edilerek yeniden modellenmesi, hassas ölçüm, 3D tarama, teknik veri oluşturma ve CAD modelleme süreçlerinde de hizmet sunuyoruz.

Üretim sonrasında ise boyutsal ölçüm, tolerans kontrolü, teknik resim karşılaştırması ve kalite kontrol süreçlerini gerçekleştiriyoruz. Üretim altyapımızda CNC işleme, CNC torna, hassas işleme ve perdahlama gibi farklı imalat yöntemlerini kullanıyoruz. Bunun yanında kalıp tasarımı ve imalatı, malzeme analizi ve doğrulama, prototipleme, numune ve proje bazlı özel parça üretimi gibi alanlarda da müşterilerimize çözüm sunuyoruz.

Savunma ve havacılık sektörünün yanı sıra otomotiv, tekstil, gıda, medikal ve çeşitli endüstriyel sektörlerde kullanılan mekanik parçalar, ekipmanlar ve özel üretim komponentler de üretiyoruz. Sac metal, delme-kesme, bükme, çekme ve form verme, progresif, hacim, plastik enjeksiyon, plastik ekstrüzyon, plastik şişirme, metal enjeksiyon, dövme ve kauçuk kalıpları gibi farklı kalıp çözümleri de sunuyoruz.

Tersine mühendislik kabiliyetimiz sayesinde teknik verisi bulunmayan, üretimi sona ermiş veya yedek parça ihtiyacı oluşan parçaların yeniden üretimine yönelik çözümler geliştiriyoruz. Numune veya mevcut parça üzerinden ölçüm, analiz, CAD modelleme, teknik resim oluşturma, prototipleme ve yeniden üretim süreçlerini yürütebiliyoruz. Üretimde kaliteyi ve hassasiyeti ön planda tutuyor, CMM koordinat ölçüm sistemimizle üretim süreçlerini kontrol ediyor ve ölçüm sonuçlarını raporluyoruz. ZEISS CONTURA G2 koordinat ölçüm cihazı ve CALYPSO yazılımımızla noktasal ve taramalı ölçüm, yüzey formu ölçümü, katı model üzerinden parça ölçümü, parça-CAD model karşılaştırması ile boyutsal ve geometrik tolerans kontrollerini gerçekleştirebiliyoruz.

Önümüzdeki dönemde özellikle hassas CNC talaşlı imalat, özel ve yedek parça üretimi, prototip imalat, tersine mühendislik, kalıp imalatı, yüksek hassasiyetli ölçüm ve CMM tabanlı kalite kontrol kabiliyetlerimizi geliştirmeyi ve bunların savunma-havacılık sektöründeki kullanım alanlarını artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, müşterilerimizin ihtiyacına numune veya projeden başlayarak tersine mühendislik, tasarım, prototipleme, hassas imalat, ölçüm ve kalite kontrol aşamalarını kapsayan bütünleşik bir üretim çözümü sunmak.

Savunma ve havacılık sektöründeki temel hedefimiz; mevcut üretim kabiliyetlerimizi geliştirerek sektörün güvenilir ve sürdürülebilir çözüm ortaklarından biri olmak. Öncelikli hedeflerimiz arasında ana yüklenicilerin onaylı ve tercih edilen tedarikçileri arasında yer almak, hassas ve kritik mekanik parçaların üretiminde uzun vadeli iş birlikleri geliştirmek ve makine parkımızı teknolojik yatırımlarla sürekli geliştirmek bulunuyor.

Bununla birlikte yalnızca parça imalatı yapan bir tedarikçi olmak istemiyoruz. Müşterinin ihtiyacını numune ve teknik verinin incelenmesinden başlayarak tersine mühendislik, tasarım, prototipleme, kalıp imalatı, hassas üretim, CMM ölçüm ve kalite kontrol aşamalarına kadar yönetebilen bütünleşik bir üretim altyapısı oluşturmayı hedefliyoruz. Kendi özgün ürünlerimizi geliştirmeye yönelik çalışmalarımız da bulunuyor. Özellikle mevcut mekanik tasarım, hassas imalat, kalıp üretimi, prototipleme, malzeme analizi ve ölçüm-kalite kontrol kabiliyetlerimizden yararlanarak özel amaçlı mekanik komponent ve ekipmanlar geliştirmeyi planlıyoruz.

BASDEC'in firmamızın savunma ve havacılık sektöründeki faaliyetlerini geliştirmesinde önemli katkıları oldu. Özellikle sektörün ihtiyaçlarını daha yakından tanımamız, ana yükleniciler ve diğer sektör paydaşlarıyla iletişim ve iş birliği fırsatlarının geliştirilmesi açısından BASDEC'in oluşturduğu ekosistem bizim için değerli bir platform. Sektörel buluşmalar, toplantılar, tanıtım ve iş geliştirme faaliyetleri sayesinde firmamızı ve üretim kabiliyetlerimizi daha geniş bir çevreye tanıtma fırsatı buluyoruz. BASDEC'i yalnızca bir sektörel oluşum olarak değil, bilgi paylaşımı, iş geliştirme, network oluşturma ve savunma-havacılık ekosisteminde sürdürülebilir şekilde yer alma hedeflerimiz açısından önemli bir paydaş olarak değerlendiriyoruz.

Savunma ve havacılık sektöründe daha güçlü bir tedarikçi konumuna gelebilmek için öncelikli beklentilerimiz arasında ana yüklenicilere erişim, yeni iş bağlantıları ve tedarikçi geliştirme süreçlerinde destek bulunuyor. Bunun yanında kalite, sertifikasyon ve teknik yeterlilik gereklilikleri konusunda danışmanlık; makine, ölçüm ve teknoloji yatırımları için finansman ve teşvik imkanları; Ar-Ge, prototip ve özgün ürün geliştirme destekleri de önemli ihtiyaçlarımız arasında.

Nitelikli insan kaynağı da sektör açısından kritik konulardan biri. CNC programlama, CAD/CAM, kalıp tasarımı, ölçüm, CMM, kalite kontrol ve malzeme bilgisi gibi alanlarda uzmanlaşmış teknik personel ihtiyacımız bulunuyor. Mevcut personelin eğitimine yönelik programların artırılması ve nitelikli çalışan yetiştirilmesine yönelik mekanizmaların geliştirilmesi, firmaların sektörel kapasitesine doğrudan katkı sağlayacaktır.

Finansman ve teknoloji yatırımları açısından yeni nesil CNC tezgâhları, ölçüm cihazları, otomasyon sistemleri ve yardımcı üretim ekipmanlarına yönelik uygun maliyetli kredi ve teşvik imkanlarına ihtiyaç duyuyoruz. Sertifikasyon ve kalite sistemleri tarafında ise savunma ve havacılık sektöründe gerekli olan kalite yönetim sistemleri, sektörel sertifikasyonlar, proses yeterlilikleri ve müşteri denetimlerine hazırlık konularında destek bekliyoruz.

Test ve ölçüm altyapımızı da geliştirmeyi hedefliyoruz. Mevcut ZEISS CONTURA G2 CMM ve CALYPSO altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak, ihtiyaç duyulan özel test ve doğrulama hizmetlerine erişmek ve akredite test merkezleri ile üniversite ve laboratuvar altyapılarından daha etkin yararlanmak istiyoruz.

Bugüne kadar yararlandığımız devlet destekleri, eğitim, danışmanlık ve sektörel gelişim programları; üretim süreçlerinin iyileştirilmesi, kalite bilincinin artırılması, yeni pazarlara erişim ve kurumsal gelişim açısından firmamıza katkı sağladı. Özellikle UR-GE ve benzeri sektörel iş birliği çalışmalarının, firmaların tek başına ulaşmakta zorlanabileceği yeni müşteri, ana yüklenici ve uluslararası iş bağlantılarına erişim açısından önemli fırsatlar oluşturduğunu düşünüyoruz.

Yeni dönemde özellikle makine, tezgâh, otomasyon ve ölçüm teknolojisi yatırımlarına yönelik finansman ve teşviklerin; savunma ve havacılık sektörüne yönelik Ar-Ge, prototip ve özgün ürün geliştirme desteklerinin; sertifikasyon, nitelikli teknik personel, test ve ölçüm altyapısı ile ihracat ve uluslararası iş geliştirme alanlarındaki desteklerin artırılmasını bekliyoruz. Bu desteklerin yalnızca yatırım aşamasında değil, ürün geliştirme, sertifikasyon, ticarileşme ve ihracat süreçlerinde de devam etmesini önemsiyoruz.

Bursa'nın otomotiv, makine, metal, tekstil ve yan sanayi alanlarında uzun yıllara dayanan güçlü üretim kültürü, savunma ve havacılık sektörü açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Kentteki talaşlı imalat, CNC işleme, kalıp imalatı, hassas üretim, metal işleme, ölçüm ve kalite kontrol altyapısının savunma ve havacılık sektörüne aktarılması için önemli bir potansiyel bulunuyor. Özellikle otomotiv ve makine sektörlerinde kazanılmış hassas toleranslarla çalışma, seri ve tekrarlanabilir üretim, teknik resim okuma, kalite kontrol ve proses yönetimi tecrübelerinin savunma ve havacılık sektörüne uyarlanabileceğini düşünüyoruz.

Bununla birlikte yalnızca üretim kabiliyetinin bulunması yeterli değil. Sertifikasyon, izlenebilirlik, kalite yönetimi, malzeme ve proses doğrulama, dokümantasyon ve sektörel standartlara uyum gibi alanlarda da firmaların geliştirilmesi gerekiyor. Bursa'daki mevcut firmaların bu konularda desteklenmesi dönüşüm sürecini önemli ölçüde hızlandıracaktır.

Bursa'nın mevcut sanayi ekosisteminin ana yükleniciler, KOBİ'ler, üniversiteler, araştırma kuruluşları ve sektörel kümelenmeler arasında daha güçlü bir iş birliği ağı oluşturması halinde, mevcut üretim altyapısının savunma ve havacılık sektörüne daha hızlı şekilde kazandırılabileceğine inanıyoruz. Özellikle tedarikçi geliştirme programları, teknik eğitimler, sertifikasyon destekleri, Ar-Ge ve prototip projeleri, ortak test ve ölçüm altyapıları ile ana yüklenicilerle B2B eşleştirme faaliyetlerinin artırılması bu dönüşümü hızlandıracaktır.

Sonuç olarak Bursa'nın sahip olduğu güçlü üretim kültürünü, savunma ve havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu yüksek hassasiyet, kalite, izlenebilirlik ve mühendislik yaklaşımıyla birleştirmenin hem firmamız hem de Bursa sanayisi açısından önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.

Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş

MUBİTEK Tasarım Bilişim Genel Müdür

BASDEC yetkinliklerin taşınmasında köprü oluyor

Mubitek olarak 20 yılı aşkın süredir başta otomotiv olmak üzere ileri mühendislik gerektiren sektörlerde kalıp ve fikstür tasarımı, ürün geliştirme ve mühendislik yazılımları alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Bugüne kadar 1.200’ün üzerinde kalıp tasarımı gerçekleştirdik; Mercedes, BMW, Porsche, Audi, Ford, Renault gibi global üreticilerin projelerinde edindiğimiz mühendislik deneyimini bugün savunma ve havacılık sektörüne de aktarıyoruz. Özellikle üretim, montaj, kaynak ve kontrol fikstürlerinin tasarımı, karmaşık parça ve geometrilere yönelik mühendislik çözümleri ile 3D CAD tabanlı tasarım süreçlerinde önemli bir bilgi birikimine sahibiz. Otomotiv sektöründe yüksek kalite ve hassasiyet gerektiren projelerde kazandığımız bu tecrübenin savunma ve havacılık sanayisine aktarılmasını önemli bir büyüme alanı olarak görüyoruz. Bunun yanında kendi geliştirdiğimiz ÇİZEN 3D CAD platformu ve ÇİZEN Viewer ile farklı CAD formatlarının görüntülenmesi, geometrik verilerin analizi, ölçümlendirme, veri doğrulama ve farklı formatlar arasında veri alışverişi konularında Ar-Ge çalışmaları yürütüyoruz.

Savunma ve havacılık sektöründe iki temel alana odaklanıyoruz: mühendislik tasarım hizmetleri ve özgün yazılım ürünleri. Mühendislik tarafında özellikle üretim, montaj, kaynak ve kontrol süreçlerine yönelik fikstür tasarımı kabiliyetimizi savunma ve havacılık sektörünün ihtiyaçlarına taşımayı başardık. Yazılım tarafında ise önümüzdeki dönemde özellikle ÇİZEN ürün ailesini öne çıkarmayı planlıyoruz. ÇİZEN Viewer'ı yalnızca 3D dosyaları görüntüleyen bir yazılım olmaktan çıkararak; farklı CAD verilerini okuyabilen, geometrik veri kalitesini kontrol edebilen, topolojik yapıyı analiz edebilen, hassas mühendislik ölçümleri gerçekleştirebilen ve üretilebilirlik analizlerine altyapı sağlayan bütünleşik bir mühendislik platformuna dönüştürmek üzere Ar-Ge çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca DESTPRO ile ürün ağacı, reçete ve rota yönetimi; Flow DM ile doküman ve süreç yönetimi çözümlerimizi savunma ve havacılık sektörünün ihtiyaçlarına uyarlamayı planlıyoruz.

Bizim temel hedefimiz yalnızca ana yüklenicilere hizmet sağlayan bir tedarikçi olmak değil, kendi fikri mülkiyetine ve teknolojisine sahip ürünler geliştiren bir Türk teknoloji şirketi olarak uluslararası pazarda yer almak. Bu nedenle ÇİZEN bizim için stratejik öneme sahip. Türkiye'nin özellikle mühendislik yazılımlarında dışa bağımlılığının azaltılmasını önemsiyoruz. Savunma ve havacılık gibi teknolojik bağımsızlığın kritik olduğu sektörlerde CAD, 3D veri işleme, geometrik analiz ve mühendislik verisi yönetimi gibi alanlarda yerli teknolojilerin geliştirilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Uzun vadeli hedefimiz, ÇİZEN'i yalnızca Türkiye'de kullanılan bir ürün değil, uluslararası pazarda rekabet edebilen bir mühendislik yazılımı ailesi haline getirmek.

BASDEC'i Bursa sanayisinin sahip olduğu güçlü üretim ve mühendislik yetkinliklerinin savunma-havacılık ekosistemine taşınmasında önemli bir köprü olarak görüyoruz.

Savunma ve havacılık sektöründe teknoloji geliştiren firmalar açısından en önemli ihtiyaçlardan biri, ana yükleniciler ile KOBİ ve teknoloji firmaları arasındaki etkileşimin daha sistematik hale getirilmesi. Bir teknoloji firmasının geliştirdiği çözümün gerçek sektör problemleri üzerinde denenebilmesi son derece önemli. Bu nedenle ana yüklenicilerle ortak Ar-Ge çalışmalarının artırılması, test ve doğrulama altyapılarına erişimin kolaylaştırılması ve yerli yazılımların pilot uygulamalarda değerlendirilmesi önemli destek alanlarıdır. Özellikle mühendislik yazılımlarında yerli ürünlerin geliştirilmesi kadar, bu ürünlerin ilk referanslarını oluşturabilmeleri de kritik. Kamu, ana yükleniciler, üniversiteler ve teknoloji firmalarının birlikte çalışabileceği daha fazla uygulama ortamına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.

Bizim açımızdan en önemli başlıklardan biri Ar-Ge'nin ticarileşmeye kadar desteklenmesi. Türkiye'de Ar-Ge projelerine yönelik önemli destek mekanizmaları bulunuyor; ancak bir yazılım ürününün prototipten uluslararası pazarda rekabet edebilir ticari ürüne dönüşmesi ayrı ve uzun bir süreç. Özellikle ileri seviye yazılım geliştirme, hesaplamalı geometri, CAD çekirdek teknolojileri, yapay zekâ ve yüksek performanslı 3D görselleştirme alanlarında nitelikli insan kaynağı kritik önem taşıyor.

Bunun yanında uluslararası sertifikasyon, test ve doğrulama süreçleri, ihracat pazarlaması, yurtdışı fuar ve iş geliştirme faaliyetleri ile global satış kanallarının oluşturulmasına yönelik desteklerin artırılmasını önemsiyoruz.

Teknoloji ihracatının yalnızca ürün geliştirme değil, uzun vadeli bir pazara giriş stratejisi olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.

Mubitek olarak Ar-Ge ve inovasyonu şirketimizin büyüme stratejisinin merkezinde konumlandırıyoruz. TÜBİTAK, KOSGEB ve teknopark ekosistemi başta olmak üzere farklı destek mekanizmalarından yararlandık. Bu programlar özellikle Ar-Ge projelerinin sistematik şekilde yürütülmesi, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi ve yeni ürünlerin ortaya çıkarılması açısından önemli katkılar sağladı.

Bursa'nın en büyük avantajı yalnızca güçlü bir üretim altyapısına sahip olması değil; üretim kültürüne, mühendislik birikimine ve güçlü bir tedarik zinciri disiplinine sahip olmasıdır.

Otomotiv sektöründe yıllardır global markalar için çalışan Bursa firmaları; kalite, termin, izlenebilirlik, hassas üretim, kalıpçılık, otomasyon ve seri üretim konularında çok ciddi bir bilgi birikimi oluşturdu. Bu kabiliyetlerin önemli bir bölümü savunma ve havacılık sektörüne aktarılabilir.

Faruk Onan

ERFA Makina Genel Müdürü

Firmalarla doğrudan iş birliği kuruyoruz

ERFA Makina olarak, 2014 yılında Bursa’da başlayan mühendislik ve üretim yolculuğumuzu enerji, havacılık ve savunma alanlarında sürdürüyoruz. Havacılık ve savunmadaki faaliyetlerimiz; hava araçlarının üretim, montaj ve bakım süreçlerinde kullanılan özel ekipmanların tasarım geliştirme ve imalatına odaklanıyor. Bursa’daki 1.000 metrekarelik tesisimizde talaşlı imalat, kaynak ve mekanik montaj kabiliyetlerimizle projeye özel çözümler üretiyoruz. Turkish Technic’in yerlileştirme çalışmalarına yönelik ürettiğimiz parça ve ekipmanlar, TUSAŞ için müşteri tasarımlarına göre imal ettiğimiz uçak ve helikopter bakım ekipmanları ile Baykar’ın TB3, Kızılelma ve Akıncı projeleri için geliştirdiğimiz çalışma ve montaj platformları öne çıkan çalışmalarımız arasında bulunuyor. Gücümüzü, müşterinin sahadaki ihtiyacını anlayarak bunu kullanılabilir, güvenilir ve üretilebilir bir mühendislik çözümüne dönüştürme yeteneğimizden alıyoruz.

ERFA Makina olarak, hava araçlarının üretim, montaj ve bakım süreçlerine yönelik geniş bir ekipman grubunda faaliyet gösteriyoruz. Erişim, çalışma ve montaj platformlarının yanında, yer destek ekipmanları ve bakım, onarım ve revizyon (MRO) ekipmanları üretiyoruz. İniş takımı, tekerlek, fren ve radom taşıma ekipmanları; vidalı krikolar, jant kaldırma aparatları, bagaj ve koltuk taşıma arabaları ile uçak komponentlerine özel bakım aparatları ürünlerimiz arasında yer alıyor. Müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre özel mekanik ekipmanların tasarım geliştirme ve imalatını da gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hem yer destek ve MRO ekipmanlarımızın çeşitliliğini artırmayı hem de farklı hava araçlarına yönelik üretim, montaj ve bakım platformlarımızı geliştirmeyi hedefliyoruz. Yerlileştirme çalışmalarında ve müşteriye özel projelerde edindiğimiz deneyimi yeni ürünlere taşımak, bu çözümlerle yurt dışındaki üretim ve bakım kuruluşlarına ulaşmak istiyoruz. Ürün geliştirme yaklaşımımızın merkezinde güvenlik, kullanım kolaylığı ve sahadaki ihtiyaca uygunluk bulunuyor.

Hedefimiz, savunma ve havacılıkta mühendislik kabiliyetiyle tercih edilen, uzun vadeli iş birlikleri kuran ve uluslararası projelerde daha fazla sorumluluk üstlenen bir firma olmak. Mevcut müşterilerimizin yeni programlarında yer almayı, farklı ana yüklenicilerle çalışmayı ve yurt dışındaki üretim ve bakım tesislerine ulaşmayı amaçlıyoruz. Müşteriye özel ürün geliştirmek, kuruluşumuzdan bu yana çalışma biçimimizin önemli bir parçası. Enerji alanındaki kaynak otomasyonlarımız ve havacılıkta geliştirdiğimiz özel platformlar, bu yaklaşımın somut örneklerini oluşturuyor. Ana yüklenicilerin teknik resimlerine göre yürüttüğümüz imalat çalışmalarının yanında, ihtiyacın tanımlanmasından tasarım geliştirmeye ve üretime uzanan projeler de gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde bu birikimi, farklı müşterilerin ihtiyaçlarına uyarlanabilen ve ERFA’nın mühendislik değerini daha görünür kılan ürün aileleriyle büyütmek istiyoruz.

BASDEC’in faaliyetlerimize önemli katkılarından biri, sektördeki firmalarla ve potansiyel iş ortaklarıyla doğrudan temas kurabileceğimiz bir ortam sağlaması oldu. Kümelenme içinde yer almak, farklı firmaların yetkinliklerini tanımamıza, deneyim paylaşmamıza ve kendi üretim kabiliyetlerimizi daha geniş bir çevreye anlatmamıza yardımcı oluyor. BTSO koordinasyonunda BASDEC üyeleriyle gerçekleştirdiğimiz Pakistan iş geliştirme ziyareti ve diğer fuar katılımlarımız bunun somut örnekleri. Bu organizasyonlarda uluslararası kuruluşlarla görüşme, ihtiyaçlarını öğrenme ve ortak çalışma imkânlarını değerlendirme fırsatı bulduk. Bu temasların uzun vadeli projelere dönüşmesini önemsiyoruz.

Bizim gibi proje bazlı çalışan firmalar açısından en değerli desteklerden biri, üretim kabiliyetlerimizle sektördeki gerçek ihtiyaçların doğru şekilde eşleştirilmesi. Ana yüklenicilerin ihtiyaçlarını daha erken aşamada öğrenebilmek ve teknik ekiplerle doğrudan görüşebilmek, geliştirme sürecine daha fazla katkı sunmamızı sağlıyor. Bu nedenle düzenli tedarikçi buluşmalarını, teknik ziyaretleri ve ortak proje geliştirme çalışmalarını önemsiyoruz. Bunun yanında, uzun vadeli tedarik ilişkileri ve öngörülebilir proje takvimleri, yatırım ve insan kaynağı planlamamızı güçlendirecektir. KOBİ’lerin sektöre uyumunu destekleyen uygulamalı eğitimlerin ve teknik rehberliğin yaygınlaşmasını da faydalı buluyoruz. Desteklerin, firmaların bir projeye katılmasından başlayarak kalıcı ve yetkin bir tedarikçi hâline gelmesine kadar uzanan süreci kapsaması gerektiğine inanıyoruz.

Bizim için öncelikli iki konu, nitelikli insan kaynağı ve üretimi destekleyen finansman imkânları. Özellikle kaynak, talaşlı imalat ve montaj alanlarında yetişmiş personele ihtiyaç duyuyoruz. Sanayiyle iş birliği içinde yürütülen uygulamalı mesleki eğitimlerin artırılmasını önemli buluyoruz. Projeye özel makine ve ekipman ürettiğimiz için tasarımdan teslimata kadar geçen süreç ciddi emek ve kaynak gerektiriyor. Bu sürece uygun vadeli ve erişilebilir finansman destekleri, yeni projeleri hayata geçirmemizi ve üretim kapasitemizi geliştirmemizi kolaylaştıracaktır.

BTSO’nun UR-GE çalışmaları kapsamında katıldığımız fuarlar ve iş geliştirme organizasyonları, firmamızın iş çevresini genişletmesine ve farklı pazarlardaki ihtiyaçları tanımasına katkı sağladı. Bu çalışmaların bizim açımızdan en değerli yönlerinden biri, birlikte çalışabileceğimiz firmalarla tanışmak ve karşılıklı deneyim paylaşabilmek oldu. Ziyaretlerde gördüğümüz uygulamalar ve kurduğumuz ilişkiler, kendi çalışmalarımıza daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşmamıza yardımcı oldu. Yeni dönemde, bu temasların somut projelere dönüşmesini kolaylaştıran desteklerin artırılmasını bekliyoruz. Ortak ürün geliştirme, prototip üretimi, test ve belgelendirme çalışmalarının yanı sıra hedef pazarlara yönelik düzenli müşteri görüşmelerinin desteklenmesini önemsiyoruz. Eğitim ve danışmanlık programlarının da firmaların sahadaki ihtiyaçlarına göre şekillenmesi, uygulama içermesi ve sonuçlarının takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bursa’nın savunma ve havacılık açısından en güçlü taraflarından biri, farklı sektörlerde yıllar içinde oluşmuş üretim bilgisi ve birlikte çalışma kültürü. Otomotiv, makine ve metal sektörlerindeki talaşlı imalat, kalıpçılık, kaynak, otomasyon ve kalite yönetimi birikiminin bu alanlara önemli katkılar sunabileceğini düşünüyoruz. Tekstil alanındaki deneyimin de teknik tekstiller ve kompozit uygulamaları bakımından değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu geçişte mevcut kabiliyetlerin, hedeflenen ürünün teknik gereklilikleriyle doğru eşleştirilmesi büyük önem taşıyor. İzlenebilirlik, dokümantasyon, test ve kalite güvence süreçlerinin geliştirilmesi, firmaların sektörde kalıcı olmasını destekleyecektir. ERFA’nın enerjiye yönelik özel makine üretiminden havacılık ve savunma ekipmanlarına uzanan gelişimi, üretim birikiminin farklı alanlara taşınabileceğinin bir örneği. BASDEC ve BTSO öncülüğündeki çalışmaların, üniversiteler ve ana yüklenicilerle kurulacak iş birlikleriyle güçlenmesi hâlinde Bursa’nın bu sektörlerde çok daha fazla değer üretebileceğine inanıyoruz.

Uğurkan Tezel

Simetrik Dizayn Genel Müdür

Sertifikasyon süreçleriyle sistemdeki payımız artacak

İşe özel makine imalatı, üretim ve montaj hatları, test makineleri, robotik ve otomasyon projeleri gerçekleştiriyoruz. Projelerimiz kapsamında patent ve faydalı model çalışmalarımız da bulunuyor. B2B görüşmeler ve küme tarafından düzenlenen iş gezileri sayesinde potansiyel müşterilerimize kendimizi ve yetkinliklerimizi daha iyi tanıtma fırsatı buluyoruz. Savunma sanayisi ve havacılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların teklif platformlarında daha fazla yer alabilmek ve ihtiyaç duydukları projelerde bizlere ulaşabilmeleri konusunda desteğe ihtiyacımız var. Bu sayede kapasitemiz ve bilgi birikimimiz doğrultusunda daha fazla projede yer alabileceğimize inanıyoruz. Özellikle büyük bütçeli projelerde, alınan siparişleri destekleyecek kredi paketlerine erişim KOBİ'ler açısından büyük önem taşıyor. Yurt içi ve yurt dışındaki müşterilerin taleplerinin bizlere ulaştırılması da yeni iş fırsatları oluşturulması açısından önemli. Siparişe dayalı çalışan firmalar olarak Nefes Kredileri ve KGF destekleri, ihtiyaç duyduğumuz dönemlerde finansmana erişim açısından gerçekten faydalı oluyor.

EYDEP kapsamında düzenlenen etkinliklerin de firmaların savunma ve havacılık sektörüne yönelmesinde önemli katkı sağladığını düşünüyorum. Bunun yanında imalat sanayisinin OSB'lerde üretim yapabileceği, uygun koşullara ve güçlü altyapıya sahip üretim alanlarına ihtiyacı bulunuyor. Firmaların kapasitelerini artırabilmeleri ve yeni sektörlere yatırım yapabilmeleri açısından bu altyapının geliştirilmesi büyük önem taşıyor.

Bursa, otomotivden tekstile uzanan köklü imalat kültürü ve yüksek sanayi disipliniyle üretimin kalbinde yer alan bir şehir. Özellikle talaşlı imalat, kalıpçılık, otomasyon ve teknik tekstil alanlarındaki güçlü kabiliyetlerimiz, savunma ve havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu yüksek hassasiyetli üretim standartlarıyla doğrudan örtüşüyor. Sertifikasyon süreçlerinin hızlandırılması ve sektör temsilcileriyle daha aktif görüşmeler yapılmasıyla Bursa'nın milli savunma ekosistemindeki payının giderek artacağına inanıyorum.

Arda Öner

Önerler Makine Teknik Direktör

Hedefimiz Türkiye’deki ana tedarikçilerden olmak

Firmamız, toplam 8 farklı üreticinin resmi distribütörlüğünü yürütüyor. Özellikle savunma sanayisi ve sivil havacılık sektörlerine yönelik özel takım çelikleri, özel paslanmaz çelikler, titanyum ve titanyum alaşımları ile nikel alaşımlarının tedarikini sağlıyoruz. Bunun yanı sıra gerekli ısıl işlem proseslerini de kendi tesisimizde, AS9100 belgemiz kapsamında gerçekleştiriyoruz.

Savunma ve havacılık sanayisine yönelik malzeme talebinin son dönemde artmasıyla birlikte stoklarımızı artırmayı planlıyoruz. Böylece sektörün ihtiyaç duyduğu hızlı teslimat hizmetini daha güçlü şekilde sunmayı hedefliyoruz. Temel hedefimiz, Türkiye'de bu alandaki ana tedarikçilerden biri haline gelmek. Bu sayede müşterilerimizin yüksek stok maliyetlerini azaltmalarına katkı sağlarken, hızlı teslimat imkanımızla projelerin daha kısa sürede ilerlemesine destek olmak istiyoruz.

BASDEC'e henüz yeni katıldığımız için bu aşamada net bir değerlendirme yapmak için erken olduğunu düşünüyoruz. Ancak özellikle savunma ve havacılık sektöründeki doğru kurum ve birimlerle iletişim kurulması konusunda BASDEC'in önemli katkılar sağlayabileceğine inanıyoruz. Firmaların ihtiyaç duyduğu birimlere daha kolay ulaşabilmesi, sektörle yeni iş bağlantılarının kurulması açısından oldukça faydalı olacaktır.

Bunun yanında sertifikasyon süreçlerine yönelik danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de firmalar açısından önemli bir destek olabilir. Eğitim ve danışmanlık programlarının artırılmasıyla sektörde çalışan nitelikli personelin bilgi birikimi geliştirilebilir. Aynı zamanda yapılan projelerde malzeme seçimi ve ısıl işlem proseslerinin daha doğru belirlenmesine katkı sağlanabilir.

Bursa'nın savunma ve havacılık sektöründeki potansiyelinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Otomotiv sektöründe oldukça güçlü bir üretim altyapısına sahip olan Bursa, uzun yıllardır yüksek kalite standartlarına uygun üretim gerçekleştiriyor. Otomotiv sektöründe uygulanan kalite şartlarının savunma ve havacılık sektörünün gereklilikleriyle birçok noktada örtüşmesi, Bursa açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Bunun yanında kentteki üretim hassasiyeti, teknik altyapı ve makine parkuru da savunma ve havacılık sektörünün ihtiyaçlarına önemli ölçüde karşılık veriyor.

Mert Ilgın

Oskim/Dynaress Ar-Ge Ekip Lideri

Teknolojik ürün geliştirme hedeflerimiz var

Halihazırda savunma sanayiye satışımız yok ancak, dijital teknolojiler, makine öğrenmesi ve yapay zekâ alanlarında çözümler sunuyoruz. Yazılım, yapay zekâ, robotik teknolojiler entegrasyonu, sac metal ürün geliştirme alanlarında çözümler sunabiliriz. Teknolojik ürün geliştirme hedefimiz var, bu doğrultuda ürünlerimiz üzerinde veri toplama ve sistem entegrasyonu üzerine çalışıyoruz. Henüz yeni katıldık umarım ilerleyen dönemde somut faydaları olur.

Teknolojilerimizi ticarileştirme tarafında eksik kalabiliyoruz. Bu noktada proje bazlı veya nitelikli test sistemleri gibi alanlarda bir yerden çalışmaya başlamak için destek alabiliriz. Ar-Ge projelerimizde veya müşterilerimize geliştirdiğimiz çözümleri ürün ailesi olarak firmamıza dahil edebilmek adına yenilik barındıran işlerde desteğe ihtiyaç duyabiliyoruz. Son 5 yıl içerisinde ekibimizi 4 kişiden 25 kişiye kadar çıkardık. Dinamik test sistemleri, yazılım, otomasyon, özel makine imalatı gibi alanlarda ilk defa ürünler ürettik ve süspansiyon sistemleri grubunda amortisör alt bağlantı parçaları, burçlar, rotiller ve bunların üretim ve test altyapılarının oluşturulması konusunda ilklere imza attık. Biz bu doğrultuda çalışmalarımızı ve savunma sanayi tarafındaki firmalar ile görüşmelerimizi sürdürüyoruz.

Ulaş Okşit

ETKA-D Otomotiv Teklif Proje Mühendisi

Sektördeki faaliyetlerimizde BASDEC’in rolü büyük

Firmamız, savunma ve havacılık sektörlerinde aktif olarak faaliyet gösteriyor. Sahip olduğumuz teknik altyapı ve üretim kabiliyetlerimiz doğrultusunda, yakın gelecekte uzay sanayisine de giriş yapmayı hedefliyoruz. Savunma sektöründe özellikle füze sistemlerinde ihtiyaç duyulan plastik komponentlerin üretimini gerçekleştiriyoruz. Fırlatma tüpleri, kanat aksamları ve benzeri plastik parçaların yanı sıra, metal veya kompozit olarak üretilen parçaların plastik enjeksiyon prosesine dönüştürülmesine yönelik teknik çözümler de sunuyoruz.

Havacılık sektöründe ise TUSAŞ ve TCI gibi önemli kuruluşlarla yürüttüğümüz projeler kapsamında talaşlı imalat ve uçak içi plastik parçaların üretimini gerçekleştiriyoruz. Gazetelikler, kolçaklar, kabin bagajı tutamakları, menteşe grupları ile elektronik sistemlere yönelik kapatıcı ve koruyucu plastik parçalar başta olmak üzere, müşterilerimizin teknik ihtiyaçlarına yönelik farklı ürün grupları geliştiriyor ve üretiyoruz.

Üretim kabiliyetlerimizi genişletmek amacıyla yeni yatırımlar da gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda magnezyum enjeksiyon teknolojisine yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlk magnezyum enjeksiyon makinemizin yakın zamanda tesisimizde devreye alınmasını planlıyoruz. Bu yatırımla birlikte, plastik ve alüminyum arasında mekanik ve fiziksel özellikler gerektiren ürün gruplarını magnezyum enjeksiyon teknolojisiyle üretmeyi hedefliyoruz. Böylece plastik enjeksiyon, talaşlı imalat, kompozit ve magnezyum enjeksiyon teknolojilerini bir araya getirerek savunma ve havacılık sektörlerine yönelik daha yüksek katma değerli üretim çözümleri sunmayı amaçlıyoruz.

Uzun vadeli hedefimiz ise yalnızca ana yüklenicilere tedarik sağlayan bir üretici olmakla sınırlı değil. Kendi teknolojilerini ve özgün ürünlerini geliştiren bir firma olmayı hedefliyoruz. Bünyemizde bulunan Ar-Ge merkezimizle yeni ürün ve üretim teknolojileri geliştirmeye, mevcut kabiliyetlerimizi sürekli iyileştirmeye ve sektördeki ihtiyaçlara yönelik yenilikçi çözümler üretmeye devam ediyoruz. Sahip olduğumuz çok sayıdaki marka tescili de geliştirme ve inovasyon çalışmalarımızın önemli göstergelerinden biri.

Önümüzdeki dönemde plastik enjeksiyon, talaşlı imalat, kompozit ve magnezyum enjeksiyon gibi farklı üretim teknolojilerini bir araya getirerek yüksek katma değerli ürünler geliştirmeyi planlıyoruz. Uzun vadede ise ana yükleniciler için güçlü ve güvenilir bir tedarikçi olmanın yanında, kendi özgün ürün ve teknolojilerini geliştiren, ticarileştiren ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilen bir Türk sanayi kuruluşu olmayı amaçlıyoruz.

BASDEC, savunma ve havacılık sektöründeki faaliyetlerimizi geliştirmemizde önemli bir rol oynadı. Sektörde faaliyet gösteren firmalarla kurduğumuz iletişim ve iş birliği ağının güçlenmesine, sektörel ihtiyaçları ve yeni fırsatları daha yakından takip etmemize katkı sağladı. BASDEC bünyesinde gerçekleştirilen toplantılar, etkinlikler ve firma ziyaretleri sayesinde sektör paydaşlarıyla daha güçlü bağlantılar kurma ve mevcut kabiliyetlerimizi daha geniş bir çevreye tanıtma fırsatı bulduk. Farklı disiplinlerde faaliyet gösteren firmaların oluşturduğu bu ekosistemin yeni iş birlikleri ve proje fırsatları açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.

Savunma ve havacılık faaliyetlerimizi daha ileri bir seviyeye taşımak için öncelikli olarak Ar-Ge ve ürün geliştirme desteklerine ihtiyaç duyuyoruz. Özellikle özgün ürün geliştirme, yeni malzeme ve üretim teknolojilerinin araştırılması, prototip üretimi ile test ve validasyon süreçlerine yönelik desteklerin çalışmalarımızı hızlandıracağına inanıyoruz. Bunun yanında ileri teknoloji üretim altyapısına yönelik makine ve ekipman yatırımlarının desteklenmesi de bizim için önemli. Özellikle magnezyum enjeksiyon gibi yeni üretim teknolojilerine yönelik yatırımların yanı sıra, sektörün gerektirdiği test, ölçüm ve kalite altyapısının geliştirilmesine yönelik teşviklerin artırılmasını faydalı görüyoruz.

Ana yükleniciler ile KOBİ’ler arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesi, yeni projelere erişimin kolaylaştırılması, üniversite-sanayi iş birliklerinin artırılması ve nitelikli personel yetiştirilmesine yönelik eğitim desteklerinin de sektörün gelişimine önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımızı sürekli geliştirerek özgün ürün ve teknolojiler ortaya koyabilmemiz için sürdürülebilir ve uzun vadeli destek mekanizmalarının gerekli olduğuna inanıyoruz.

ETKA-D olarak özellikle Ar-Ge, sertifikasyon, test altyapısı ve yatırım desteklerine ihtiyaç duyuyoruz. Ar-Ge tarafında özgün ürün geliştirme, yeni malzeme ve üretim teknolojilerinin araştırılması, prototip geliştirme ve test süreçlerinin desteklenmesini önemli buluyoruz. Sertifikasyon ve test altyapısında ise savunma ve havacılık sektörlerinde gerekli olan ürün testleri, yangın dayanımı, mekanik testler, malzeme doğrulama ve ilgili sertifikasyon süreçlerinin yüksek maliyetleri nedeniyle destek mekanizmalarının artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Yurt dışı fuarlara katılım, müşteri kazanımı, yeni pazarlara giriş ve ihracat faaliyetlerine yönelik desteklerin artırılması da ETKA-D’nin uluslararası savunma ve havacılık tedarik zincirindeki konumunu güçlendirecektir.

Bugüne kadar yararlandığımız devlet destekleri, Ar-Ge yetkinliğimizi ve yeni teknoloji geliştirme kapasitemizi önemli ölçüde güçlendirdi. Bu desteklerle hızlı prototipleme, dijital mühendislik, test-doğrulama ve ileri üretim teknolojileri gibi alanlarda altyapımızı geliştirdik. Böylece Ar-Ge çalışmalarımızı somut ürünlere dönüştürme kabiliyetimizi de artırdık. Bugün Ar-Ge’yi yalnızca bir destek alanı olarak değil, yeni teknolojiler ve katma değerli ürünler geliştiren stratejik bir yapı olarak görüyoruz. Yeni dönemde özellikle yeni teknoloji geliştirme, prototipleme, test-doğrulama ve Ar-Ge çıktılarının seri üretime aktarılmasına yönelik desteklerin artırılmasını bekliyoruz.

Bursa’nın otomotiv, makine, metal ve tekstil sektörlerinde sahip olduğu güçlü üretim altyapısının savunma ve havacılık sektörüne önemli katkılar sağlayabileceğini düşünüyoruz. Özellikle nitelikli iş gücü, gelişmiş tedarikçi ağı ve üretim kabiliyetlerinin bu alanlara aktarılması, yerli ve yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesini hızlandıracaktır. ETKA-D olarak mevcut otomotiv ve plastik üretim tecrübemizi savunma ve havacılık alanlarına aktararak Bursa’nın bu dönüşümünün bir parçası olmayı hedefliyoruz.

Abdülkadir Açıkgöz

FTS Tasarım Genel Müdürü

Ölçüm laboratuvarı kurmayı amaçlıyoruz

Otomotiv sektöründe edindiğimiz teknik bilgi birikimi, üretim kabiliyetleri ve deneyimimizi savunma sanayisine aktarmaya başladık. Bu kapsamda savunmaya yönelik mastarlar, kalıplar, püskürtme parçaları ile hassas taşlama ve honlama parçaları gibi yüksek hassasiyet gerektiren ürünler üretiyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle hassas üretim kabiliyetlerimizi geliştirerek savunma ve havacılık sektörüne yönelik daha fazla ürün ve parça üretmeyi hedefliyoruz.

Savunma sanayisinde üretim kapasitemizi ve faaliyet alanımızı daha da genişletmek istiyoruz. Daha fazla üretim gerçekleştirmek ve savunma sanayisine yönelik farklı projelerde yer almak öncelikli hedeflerimiz arasında. Bunun yanı sıra mevcut üretim kabiliyetlerimizi geliştirerek ilerleyen dönemde kendi özgün ürünlerimizi ortaya koymaya yönelik çalışmalarımızı da artırmayı planlıyoruz.

BASDEC’in sektör içerisindeki iletişim ve iş birliği ortamı bizim için önemli bir katkı sağlıyor. Küme bünyesinde gerçekleştirilen görüşmeler ve toplantılar sayesinde savunma ve havacılık sektöründeki gelişmeleri daha yakından takip ediyor, ilgili paydaşlarla iletişim kurma ve yeni iş bağlantıları geliştirme konusunda önemli fırsatlar elde ediyoruz. BASDEC ile iletişim halinde olmak, sektöre yönelik çalışmalarımızı geliştirmemiz açısından bize katkı sağlıyor.

Öncelikli ihtiyaçlarımızdan biri, savunma sanayisine yönelik yatırımlarımız kapsamında bir ölçüm laboratuvarı kurabilmek. Bu yatırımın hayata geçirilmesi için savunma sanayisine yönelik yatırım teşviklerinin geliştirilmesi ve bu konuda firmalara daha fazla destek sağlanmasını bekliyoruz.

Özellikle finansman ve nitelikli insan kaynağı konusunda desteklere ihtiyaç duyuyoruz. Savunma ve havacılık sektöründe üretim yapan firmaların ihtiyaç duyduğu teknik personelin yetiştirilmesine yönelik eğitim ve istihdam programlarının artırılmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanında yatırımlarımızı sürdürebilmek ve üretim kapasitemizi artırabilmek için uygun finansman imkânlarının geliştirilmesini bekliyoruz.

Yeni dönemde özellikle EYDEP sertifikasyonu ve AS9100 konusunda daha fazla destek sağlanmasını bekliyoruz. Bu tür sertifikasyon süreçleri, savunma ve havacılık sektöründe faaliyet göstermek ve daha yüksek seviyede tedarikçi olabilmek açısından büyük önem taşıyor. Firmaların bu süreçlerde karşılaştığı maliyet ve teknik gerekliliklerin aşılmasına yönelik desteklerin artırılmasının sektöre geçişi hızlandıracağına inanıyoruz.

Bursa’nın otomotiv, makine, metal ve tekstil başta olmak üzere birçok sektörde güçlü bir üretim altyapısına sahip olması, savunma ve havacılık sanayisine geçiş açısından önemli bir avantaj. Mevcut teknik bilgi birikiminin, üretim kabiliyetlerinin ve nitelikli insan kaynağının savunma sanayisine aktarılmasını çok doğru ve isabetli bir dönüşüm olarak değerlendiriyoruz. Bursa’nın sahip olduğu sanayi altyapısının bu alanda daha etkin kullanılmasıyla hem firmaların yeni pazarlara açılabileceğine hem de savunma ve havacılık sektörünün yerli üretim kapasitesinin güçlenmesine inanıyoruz.