Meslek odası kaosa sürükleniyor
Nispi temsil ile yapılan seçimlerin ardından BSMMMOda iş başı yapan yeni yönetimin mesleki konularda derin görüş ayrılığının olmadığını ifade eden Başkan Topcu, bu seçim sisteminin iptal edilmemesi durumunda meslek örgütünün kaosa sürükleneceğini iddia ediyor
Asuman ÖGE
Bursa Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasının (BSMMMO) 29-30 Mayıs tarihlerinde 20nci Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel kurulda nispi temsil sistemine göre yapılan seçim, katılan grupları adeta siyasi partiye dönüştürdü. Seçimlere katılan dört grup olan Meslekte Birlik, Meslekte Dayanışma, Çağdaş Muhasebeciler ve Değişim Hareketi heyecanlı bir yarış içindeydi. Seçim sonuçlarının açıklanması ile birlikte Çağdaş Muhasebeciler Grubundan 4, Meslekte Dayanışma Grubundan 2 ve Meslekte Birlik Grubundan da 1 kişi yönetim kuruluna seçilirken, serbest muhasebeci mali müşavirler Değişim Hareketi Grubu için yönetim kuruluna giriş bileti vermedi. Seçimleri kazanan karma yönetim ise bir süre önce görevi devraldı. Mesut Topcu başkanlığındaki yönetimde; Özcan Dilekyiğit başkan yardımcısı, Servet Kuru sekreter, Erdinç Doğan sayman, Ali Nazım Tekelioğlu, Ali Çevdir ve Ebubekir Şimşek ise üye olarak göreve başladı. Denetleme ve disiplin kurullarının da görev dağılımının yapıldığı yönetim, üç yıl süre ile hizmet verecek. İşte biz de bu genel kurul döneminin ardından BSMMMOnun BAOB yerleşkesindeki idari merkezinde, Mesut Topcu ile görüştük. Sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Topçudan ayrıca bugünkü ekonominin değerlendirmesini de istedik.
ÇELİŞKİ DERİN DEĞİL
Sayın Topcu, öncelikle henüz tamamlanmış olan seçimlerin ardından, seçim sonuçlarının genel bir değerlendirmesini yapar mısınız?
Bugün, başından beri söylediğimiz gibi nispi temsil sistemi denen, bana göre anlamsız olan bir uygulamanın sonuçlarını yaşıyoruz. BSMMMOnun genel kurul seçimlerinde grubumuz ilk kez en yakın rakibinden açık ara galip oldu. Önceki senelerde 150nin üzerinde fark olmazken bu yıl bu kadar yüksek farkla Çağdaş Grup olarak seçimi kazanmamıza rağmen seçimler, 4-3 olarak sonuçlandı. Bu gerçekten de adil değildir ve istikrarı da zedeleyen bir durumdur. Şu anda Türkiyede hemen her odada sorunlar yaşanıyor. Bekleyen kararlar, halen görev dağılımı yapamayan odalar var. Çok dengesiz sonuçlar çıkan odalar var. Meslek odası bir kaosa doğru sürükleniyor. Ancak bizim odamızın diğerlerinden farkı var. O da şu; geçmişte çağdaş ve meslekte dayanışma grupları zaman zaman liste delmiştir. Odamızın böyle bir tecrübesi var. Ama gruplar arasında husumet denecek çok derin çelişkiler, çizgiler yok. Biz bunun avantajını yaşayacağız diye düşünüyorum.
BİZİMKİ KOALİSYON DEĞİL
Peki, bu yeni durum için bir koalisyon hükümeti benzetmesi yapabilir miyiz?
Tabii ki bu bir koalisyon değil. Bu farkı da açıklayalım. Koalisyon, hükümet etmeye oyu yetmeyen icra organının yapmaya mecbur kaldığı bir işlemdir. Bizim şu an öyle bir durumumuz yok. Oylarımız yeterlidir. Bu durumda bizim bir koalisyon ihtiyacımız yok. Ama diğer 3 arkadaşın da boşuna gidip gelmelerini istemeyiz. Buraya geldiklerinde onların da katkısı olsun isteriz. Aradaki farklılık bu Meslekte Dayanışmadan 2 ve Meslekte Birlikten 1 kişi var. Yani her iki grubun başkan adayı da yönetimde. Bekir Bey istifa edeceğini söyledi. Fakat bir süre devam edecek. Kendileri bilir. Bizim için fark etmez.
FARKLI DÜNYA GÖRÜŞÜ
Mevcut durum işi zorlaştıracak mı, ya da uyumlu bir çalışma sağlanabilir mi? Bu durum çalışmalara etki eder mi? Bu doğrultuda görüşleriniz nelerdir?
Elbette etki eder. Çünkü daha fazla özen göstermek durumundayız. Sürekli bir denge gerektirir. Söyleyeceklerinizle arkadaşlarınızı gücendirmememiz lazım. Mesleki çalışmalarda çok derin çelişkiler olmayacaktır. Çünkü dünyaya bakış açısı ne kadar farklı olursa olsun mesleki mücadele anlamında her iki grupla da aynı şeyleri düşüneceğimizi söyleyebilirim. Buradaki daha büyük farklılıklar özellikle kent ve ülke yönetimi ile ilgili görüşlerde sorun çıkabilir. Çünkü meslek odası sadece mesleki kazanımlarla sınırlı bir yapı değil. Sivil toplum örgütlerinin yeterince gelişmediği ülkemizde bizlere meslek dışındaki konularda da görevler düşüyor. Örneğin kent sorunlarında Akademik Odalar Birliğinin çok ciddi toplumsal muhalefet anlamında katkısı var. Burada dünyaya bakış açısından kaynaklanan derin farklılıklar ortaya çıkabilir. Bu konuda da tabii ki arkadaşlarımızı kendi duyarlılıklarımız konusunda öncelikle ikna etmeye çalışırız. İkna edemezsek çoğunluğun bu konudaki takdiri geçerli olur.
Seçimlerden sonra grubunuzun üye katılımının tam olarak gerçekleşemediği, yeterince bu konuda çalışılmadığı, aksi halde yönetime daha fazla üye sokulabileceği gibi söylemler oldu. Ayrıca Çağdaş Grubun kendi içinde bir süre önce de önseçimleri oldu. Önseçim gerekli miydi? Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Öncelikle ön seçim gereklidir ama şekli tartışılabilir. Eğer iki aday varsa iki aday da daha iyi yapabileceğini iddia ediyorsa, burada yazı tura atmak, bilek güreşi yapmak mümkün olmadığına göre ortaya sandık konulacak. Başka bir ölçüsü yok. Çağdaş Grubun ön seçimlerini biraz abartılı buluyorum ve değiştirilmesi için de ilerleyen dönemde grubuma tekliflerim olacak. Bunun yanında Çağdaş Grubumuzun ön seçim mekanizması hem avantajlı hem dezavantajlıdır. Ön seçimlerin herkesten önce üyeye ulaşmak, seçimlere daha hazırlıklı katılma ve dinamizm açısından yararı var. Ama bunun yanı sıra grubu hırpalamak gibi dezavantajı da var. Kendi grubunda seçilmeyince gönül kırıklığı olabiliyor. Bin 497 üyemiz var ve bin 174 oy aldık. Üyenin tamamını sandığa getirme imkanı yok. Yine de beklenti bin 300 ila bin 400 arasındaydı. Fakat her ne kadar 2006dan beri bizim grubumuzun dışında olsa da, Bülent Çetinin liste yapması tabii ki 6 yıllık bir başkanlığı olduğundan, elbette bazı arkadaşlarımızı ikna etti. O açıdan ön seçimlerde çağdaş grubumuzun bir miktar kırgınlığı oldu ama bu 30-40 kişiyi geçmez. Esas yarıştığımız Raşit Gürbüz Beyin sonuna kadar desteği zaten çağdaş grup adayından beklenen bir davranıştır. Geçmişte aynı davranışı ben, Özcan Pamuk, Halil Erdoğan da göstermiştir. Ama esas bizim hedeflediğimiz oyu alamamamızın sebebi Bülent Beyin liste yapmasıdır.
BSMMMO AKADEMİSİ
İlk yapılacaklar listesinde neler var?
İlk olarak bir piknik organizasyonu gerçekleştirdik. Hemen ardından 1-5 Temmuz arasında planladığımız 2. eğitsel tatili gündemimize aldık. Yeni kurullarımızın ve komisyonlarımızın oluşturma süreci var. Yaklaşık 1-1,5 aylık bir çalışmayı gerektiriyor. Yine bu yaz döneminde yoğun bir şekilde BSMMMO Akademinin tadilat çalışması başlayacak. Aynı zamanda orada hangi programların açılacağına karar verilecek. Üniversitedeki hocalarımızla görüşeceğiz. Üniversitenin katkısı ve meslektaşların katkısı olacak. Ciddi bir teorik çalışma süreci var. Aynı zamanda da dersliklerin inşaatı var. Yaz sonuna kadar sürecek bir çalışma bu. İkinci hedef bu. Yine iş dünyasının eğitimi var. Mükellef Hakları Platformu yürütme kurulunda karar aldık. Bu çalışmaya başlayacağız. Platforma kayıtlı 22 kurumdan başlayacağız. Ondan sonra yıl boyunca devam edecek. Ve yazın bitmesi ile TÜRMOB seçim sürecine gireceğiz. Orada da odamızı zor günler bekliyor. Masum Beyle muhtemelen devam edilmeyecek. Bursa odasının durumu ne olacak? Bu konuda da aktif bir görev dönemi bizi bekliyor. Tabii ki bunların yanı sıra rutin işlere de devam edeceğiz.
Türk Ticaret Kanunundaki (TTK) son durum nedir? Yeni TTK ile SMMMlerin denetçi olma durumları hakkında neler söylemek istersiniz? BSMMMOnun denetçi yetiştirme projesi olacak mı?
Elbette olacak... TTKya hazırlık yapacağız. Uluslararası muhasebe standartları komisyonu oluşturacağız. TTKdan sonra bizim meslekte yeni bir dönem başlayacak. Gerçek anlamda muhasebe yapmaya başlayacağız. Ama TTKda şu anda gelişmeler çok olumlu değil. Bir türlü gündeme getirilemiyor. Neredeyse 10 yıldan fazladır görüşülüyor, artık bu yasanın çıkması lazım. Gerçi son zamanlarda hükümetin politikaları ile biraz Avrupa Birliğinden uzaklaşıyoruz ve uzaklaştıkça da TTKnın yasalaşma süreci devamı kesintiye uğrar diye düşünüyorum, umutlu değilim ama mesleğimiz açısından önemli olaylardan biridir.
VERGİ ORANLARI ARTACAK
Ekonomiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Hükümetin ek vergi yükü getireceğine yönelik iddialarınız vardı, örneğin KDV oranlarının artırılacağını öne sürüyordunuz. Bu yöndeki gelişmeler nelerdir?
Biz o sonuca bütçeden yola çıkarak varmıştık. Bütçedeki açığın vergi ile kapanacağını düşündüğümüzden böyle söylemiştik. Genel vergi oranının 18den 19a çıkacağını söylemiştik. O beklentimiz sürüyor. Özellikle yılın ikinci yarısından itibaren artış bekliyoruz.
Ekonomik göstergeler sanki bir iyiye gidişi gösteriyor ama maalesef biz bunu müşterilerimizde yeterince hissedemiyoruz. Her ne kadar otomotiv ihracat sektöründe bir canlanma olsa da, inşaat sektöründe küçülme devam ediyor. İnşaat sektörü gibi böyle doğurgan sektör bu durumda olursa reel sektörün iyileşmeyi hissetmesi yavaş oluyor.
Türkiyenin en büyük sorunu işsizlik devam ediyor. Şu anda toplumsal barışı bozacak seviyede 4 gençten biri işsiz dolayısıyla ekonominin çok iyi durumda olduğunu söyleyemem. Daha kriz sürecinin tamamlandığını söyleyemem. Çünkü bunu söylemek için krizden önceki duruma dönülmesi lazım.
Bu arada hükümetin gündeminde torba yasa var. Burada daha önce bir yasa çıkartmıştı. Ücretlilerin vergi oranları diğer kesimlerden yüzde 5 daha azdı. Bunu diğer kazanç sahipleri ile eşitledi. Anayasa Mahkemesi bunu iptal etti. Fakat hükümet en yüksek dilimdeki matrah skalasını genişleterek güya mahkemenin kararını yerine getirdiklerini söylüyorlar. Esas sorun yüksek gelir edenin vergisini indirmek değil, az ücret alanın vergisi düşürmekti. Konu yasalaşmak üzere. Buna kamuoyunun dikkatini çekmek isterim.
Nispi temsil ile yapılan seçimlerin ardından BSMMMOda iş başı yapan yeni yönetimin mesleki konularda derin görüş ayrılığının olmadığını ifade eden Başkan Topcu, bu seçim sisteminin iptal edilmemesi durumunda meslek örgütünün kaosa sürükleneceğini iddia ediyor
Asuman ÖGE
Bursa Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasının (BSMMMO) 29-30 Mayıs tarihlerinde 20nci Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel kurulda nispi temsil sistemine göre yapılan seçim, katılan grupları adeta siyasi partiye dönüştürdü. Seçimlere katılan dört grup olan Meslekte Birlik, Meslekte Dayanışma, Çağdaş Muhasebeciler ve Değişim Hareketi heyecanlı bir yarış içindeydi. Seçim sonuçlarının açıklanması ile birlikte Çağdaş Muhasebeciler Grubundan 4, Meslekte Dayanışma Grubundan 2 ve Meslekte Birlik Grubundan da 1 kişi yönetim kuruluna seçilirken, serbest muhasebeci mali müşavirler Değişim Hareketi Grubu için yönetim kuruluna giriş bileti vermedi. Seçimleri kazanan karma yönetim ise bir süre önce görevi devraldı. Mesut Topcu başkanlığındaki yönetimde; Özcan Dilekyiğit başkan yardımcısı, Servet Kuru sekreter, Erdinç Doğan sayman, Ali Nazım Tekelioğlu, Ali Çevdir ve Ebubekir Şimşek ise üye olarak göreve başladı. Denetleme ve disiplin kurullarının da görev dağılımının yapıldığı yönetim, üç yıl süre ile hizmet verecek. İşte biz de bu genel kurul döneminin ardından BSMMMOnun BAOB yerleşkesindeki idari merkezinde, Mesut Topcu ile görüştük. Sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Topçudan ayrıca bugünkü ekonominin değerlendirmesini de istedik.
ÇELİŞKİ DERİN DEĞİL
Sayın Topcu, öncelikle henüz tamamlanmış olan seçimlerin ardından, seçim sonuçlarının genel bir değerlendirmesini yapar mısınız?
Bugün, başından beri söylediğimiz gibi nispi temsil sistemi denen, bana göre anlamsız olan bir uygulamanın sonuçlarını yaşıyoruz. BSMMMOnun genel kurul seçimlerinde grubumuz ilk kez en yakın rakibinden açık ara galip oldu. Önceki senelerde 150nin üzerinde fark olmazken bu yıl bu kadar yüksek farkla Çağdaş Grup olarak seçimi kazanmamıza rağmen seçimler, 4-3 olarak sonuçlandı. Bu gerçekten de adil değildir ve istikrarı da zedeleyen bir durumdur. Şu anda Türkiyede hemen her odada sorunlar yaşanıyor. Bekleyen kararlar, halen görev dağılımı yapamayan odalar var. Çok dengesiz sonuçlar çıkan odalar var. Meslek odası bir kaosa doğru sürükleniyor. Ancak bizim odamızın diğerlerinden farkı var. O da şu; geçmişte çağdaş ve meslekte dayanışma grupları zaman zaman liste delmiştir. Odamızın böyle bir tecrübesi var. Ama gruplar arasında husumet denecek çok derin çelişkiler, çizgiler yok. Biz bunun avantajını yaşayacağız diye düşünüyorum.
BİZİMKİ KOALİSYON DEĞİL
Peki, bu yeni durum için bir koalisyon hükümeti benzetmesi yapabilir miyiz?
Tabii ki bu bir koalisyon değil. Bu farkı da açıklayalım. Koalisyon, hükümet etmeye oyu yetmeyen icra organının yapmaya mecbur kaldığı bir işlemdir. Bizim şu an öyle bir durumumuz yok. Oylarımız yeterlidir. Bu durumda bizim bir koalisyon ihtiyacımız yok. Ama diğer 3 arkadaşın da boşuna gidip gelmelerini istemeyiz. Buraya geldiklerinde onların da katkısı olsun isteriz. Aradaki farklılık bu Meslekte Dayanışmadan 2 ve Meslekte Birlikten 1 kişi var. Yani her iki grubun başkan adayı da yönetimde. Bekir Bey istifa edeceğini söyledi. Fakat bir süre devam edecek. Kendileri bilir. Bizim için fark etmez.
FARKLI DÜNYA GÖRÜŞÜ
Mevcut durum işi zorlaştıracak mı, ya da uyumlu bir çalışma sağlanabilir mi? Bu durum çalışmalara etki eder mi? Bu doğrultuda görüşleriniz nelerdir?
Elbette etki eder. Çünkü daha fazla özen göstermek durumundayız. Sürekli bir denge gerektirir. Söyleyeceklerinizle arkadaşlarınızı gücendirmememiz lazım. Mesleki çalışmalarda çok derin çelişkiler olmayacaktır. Çünkü dünyaya bakış açısı ne kadar farklı olursa olsun mesleki mücadele anlamında her iki grupla da aynı şeyleri düşüneceğimizi söyleyebilirim. Buradaki daha büyük farklılıklar özellikle kent ve ülke yönetimi ile ilgili görüşlerde sorun çıkabilir. Çünkü meslek odası sadece mesleki kazanımlarla sınırlı bir yapı değil. Sivil toplum örgütlerinin yeterince gelişmediği ülkemizde bizlere meslek dışındaki konularda da görevler düşüyor. Örneğin kent sorunlarında Akademik Odalar Birliğinin çok ciddi toplumsal muhalefet anlamında katkısı var. Burada dünyaya bakış açısından kaynaklanan derin farklılıklar ortaya çıkabilir. Bu konuda da tabii ki arkadaşlarımızı kendi duyarlılıklarımız konusunda öncelikle ikna etmeye çalışırız. İkna edemezsek çoğunluğun bu konudaki takdiri geçerli olur.
Seçimlerden sonra grubunuzun üye katılımının tam olarak gerçekleşemediği, yeterince bu konuda çalışılmadığı, aksi halde yönetime daha fazla üye sokulabileceği gibi söylemler oldu. Ayrıca Çağdaş Grubun kendi içinde bir süre önce de önseçimleri oldu. Önseçim gerekli miydi? Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Öncelikle ön seçim gereklidir ama şekli tartışılabilir. Eğer iki aday varsa iki aday da daha iyi yapabileceğini iddia ediyorsa, burada yazı tura atmak, bilek güreşi yapmak mümkün olmadığına göre ortaya sandık konulacak. Başka bir ölçüsü yok. Çağdaş Grubun ön seçimlerini biraz abartılı buluyorum ve değiştirilmesi için de ilerleyen dönemde grubuma tekliflerim olacak. Bunun yanında Çağdaş Grubumuzun ön seçim mekanizması hem avantajlı hem dezavantajlıdır. Ön seçimlerin herkesten önce üyeye ulaşmak, seçimlere daha hazırlıklı katılma ve dinamizm açısından yararı var. Ama bunun yanı sıra grubu hırpalamak gibi dezavantajı da var. Kendi grubunda seçilmeyince gönül kırıklığı olabiliyor. Bin 497 üyemiz var ve bin 174 oy aldık. Üyenin tamamını sandığa getirme imkanı yok. Yine de beklenti bin 300 ila bin 400 arasındaydı. Fakat her ne kadar 2006dan beri bizim grubumuzun dışında olsa da, Bülent Çetinin liste yapması tabii ki 6 yıllık bir başkanlığı olduğundan, elbette bazı arkadaşlarımızı ikna etti. O açıdan ön seçimlerde çağdaş grubumuzun bir miktar kırgınlığı oldu ama bu 30-40 kişiyi geçmez. Esas yarıştığımız Raşit Gürbüz Beyin sonuna kadar desteği zaten çağdaş grup adayından beklenen bir davranıştır. Geçmişte aynı davranışı ben, Özcan Pamuk, Halil Erdoğan da göstermiştir. Ama esas bizim hedeflediğimiz oyu alamamamızın sebebi Bülent Beyin liste yapmasıdır.
BSMMMO AKADEMİSİ
İlk yapılacaklar listesinde neler var?
İlk olarak bir piknik organizasyonu gerçekleştirdik. Hemen ardından 1-5 Temmuz arasında planladığımız 2. eğitsel tatili gündemimize aldık. Yeni kurullarımızın ve komisyonlarımızın oluşturma süreci var. Yaklaşık 1-1,5 aylık bir çalışmayı gerektiriyor. Yine bu yaz döneminde yoğun bir şekilde BSMMMO Akademinin tadilat çalışması başlayacak. Aynı zamanda orada hangi programların açılacağına karar verilecek. Üniversitedeki hocalarımızla görüşeceğiz. Üniversitenin katkısı ve meslektaşların katkısı olacak. Ciddi bir teorik çalışma süreci var. Aynı zamanda da dersliklerin inşaatı var. Yaz sonuna kadar sürecek bir çalışma bu. İkinci hedef bu. Yine iş dünyasının eğitimi var. Mükellef Hakları Platformu yürütme kurulunda karar aldık. Bu çalışmaya başlayacağız. Platforma kayıtlı 22 kurumdan başlayacağız. Ondan sonra yıl boyunca devam edecek. Ve yazın bitmesi ile TÜRMOB seçim sürecine gireceğiz. Orada da odamızı zor günler bekliyor. Masum Beyle muhtemelen devam edilmeyecek. Bursa odasının durumu ne olacak? Bu konuda da aktif bir görev dönemi bizi bekliyor. Tabii ki bunların yanı sıra rutin işlere de devam edeceğiz.
Türk Ticaret Kanunundaki (TTK) son durum nedir? Yeni TTK ile SMMMlerin denetçi olma durumları hakkında neler söylemek istersiniz? BSMMMOnun denetçi yetiştirme projesi olacak mı?
Elbette olacak... TTKya hazırlık yapacağız. Uluslararası muhasebe standartları komisyonu oluşturacağız. TTKdan sonra bizim meslekte yeni bir dönem başlayacak. Gerçek anlamda muhasebe yapmaya başlayacağız. Ama TTKda şu anda gelişmeler çok olumlu değil. Bir türlü gündeme getirilemiyor. Neredeyse 10 yıldan fazladır görüşülüyor, artık bu yasanın çıkması lazım. Gerçi son zamanlarda hükümetin politikaları ile biraz Avrupa Birliğinden uzaklaşıyoruz ve uzaklaştıkça da TTKnın yasalaşma süreci devamı kesintiye uğrar diye düşünüyorum, umutlu değilim ama mesleğimiz açısından önemli olaylardan biridir.
VERGİ ORANLARI ARTACAK
Ekonomiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Hükümetin ek vergi yükü getireceğine yönelik iddialarınız vardı, örneğin KDV oranlarının artırılacağını öne sürüyordunuz. Bu yöndeki gelişmeler nelerdir?
Biz o sonuca bütçeden yola çıkarak varmıştık. Bütçedeki açığın vergi ile kapanacağını düşündüğümüzden böyle söylemiştik. Genel vergi oranının 18den 19a çıkacağını söylemiştik. O beklentimiz sürüyor. Özellikle yılın ikinci yarısından itibaren artış bekliyoruz.
Ekonomik göstergeler sanki bir iyiye gidişi gösteriyor ama maalesef biz bunu müşterilerimizde yeterince hissedemiyoruz. Her ne kadar otomotiv ihracat sektöründe bir canlanma olsa da, inşaat sektöründe küçülme devam ediyor. İnşaat sektörü gibi böyle doğurgan sektör bu durumda olursa reel sektörün iyileşmeyi hissetmesi yavaş oluyor.
Türkiyenin en büyük sorunu işsizlik devam ediyor. Şu anda toplumsal barışı bozacak seviyede 4 gençten biri işsiz dolayısıyla ekonominin çok iyi durumda olduğunu söyleyemem. Daha kriz sürecinin tamamlandığını söyleyemem. Çünkü bunu söylemek için krizden önceki duruma dönülmesi lazım.
Bu arada hükümetin gündeminde torba yasa var. Burada daha önce bir yasa çıkartmıştı. Ücretlilerin vergi oranları diğer kesimlerden yüzde 5 daha azdı. Bunu diğer kazanç sahipleri ile eşitledi. Anayasa Mahkemesi bunu iptal etti. Fakat hükümet en yüksek dilimdeki matrah skalasını genişleterek güya mahkemenin kararını yerine getirdiklerini söylüyorlar. Esas sorun yüksek gelir edenin vergisini indirmek değil, az ücret alanın vergisi düşürmekti. Konu yasalaşmak üzere. Buna kamuoyunun dikkatini çekmek isterim.
Sayı: 740 - Sayı'nın Kapağı