banner8

banner13

banner6

İşte Bursa’nın Ar-Ge yıldızları

Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesinin kurulduğu Bursa, geleceğin teknolojilerinde de söz sahibi olabilmek adına yatırımlarına hız verdi. Firmalar Ar-Ge çalışmalarıyla dünyadaki gelişmeleri yakalamayı ve yeni teknolojilerde öncü olmayı hedefliyor.

İncelemeler 06.07.2021, 00:16 05.07.2021, 23:54
İşte Bursa’nın Ar-Ge yıldızları

HABER: SEMİH AYDIN - GÖKSEL BAŞARAN

Türkiye’nin ileri teknolojiye sahip katma değerli ürün imalatıyla uluslararası rekabet gücünün artırılması ve dünyadaki gelişmelere uygun sanayi altyapısının oluşturulması için önem taşıyan Ar-Ge merkezlerinde, Bursalı firmalar yatırımlarıyla öncü oluyor.

Türkiye sanayisinin gelişiminde ve emek yoğun üretimden, ileri teknoloji katma değerli üretime geçişte önemli rol oynayacak Ar-Ge merkezlerinin kurulumu 5746 sayılı kanun ile daha da hız kazandı. Kanun kapsamında Ar-Ge ve yenilik kültürünü benimsemiş, sürekli Ar-Ge faaliyetleri ile inovatif ürün sunan ve teknolojiler geliştiren firmalara çeşitli avantajlar sağlanmakta. Türkiye’nin sanayi üretimindeki öncü kentlerinden olan Bursa’da da firmalar geleceğin teknolojilerine hızla adapte olabilmek ve ürettikleri inovatif ürünlerle sektörlerine yön verebilmek adına Ar-Ge merkezi yatırımlarını her geçen gün artırıyor. Sanayi İl Müdürlüğü’nün verilerine göre 2019 yılı sonu itibariyle Bursa’da 131 Ar-Ge merkezi faaliyetlerini sürdürüyor. Yine aynı verilere göre bu merkezlerde istihdam edilen Ar-Ge personeli sayısı 4 bin 240 iken, firmalar toplamda 2 bin 733 adet projeyle yenilikçilik alanında güçlü adımlar atıyor.
Otomotiv Ar-Ge’de gaza bastı
Elektrikli ve otonom araçların hızla hayatımıza girdiği bu dönemde, Bursa’daki otomotiv firmaları da dönüşüme ayak uydurabilmek adına Ar-Ge yatırımlarına oldukça önem vermekte. Öyle ki, Bursa’da bulunan 131 Ar-Ge merkezinin 46’sı otomotiv ve yan sanayi sektöründe faaliyet gösteren firmalara ait. Bunu 25 Ar-Ge merkeziyle makine-teçhizat ve 15 Ar-Ge merkeziyle tekstil sektörü takip ediyor.

Bursa firmalarının Ar-Ge performansı
Ekonomi ve İş Dünyası Portali Turkishtime’ın bu yıl sekizincisini düzenlediği “Türkiye Ar-Ge Araştırması”nda 53 Bursa firması kendine yer buldu.
2020 Yılı Verileriyle Türkiye’nin En Çok Ar-Ge Harcaması Yapan Şirketleri araştırmasında birinci 3 milyar 356 milyon liralık Ar-Ge harcaması ile Aselsan oldu. Tofaş 575 milyon liralık Ar-Ge harcamasıyla Türkiye genelinde 3’üncü sırada yer aldı. Araştırmada yer alan 500 firmanın 2020 yılındaki toplam Ar-Ge harcamaları 16 milyar 995 milyon lira olarak oldu. Listede kendine yer bulan 53 Bursa firması ise bu dönemde toplam 1 milyar 97 milyon lira Ar-Ge harcaması yaparak 970 proje gerçekleştirdi.
Bursa firmalarının 2020 yılı Ar-Ge
performansı:

Prof. Dr. A. Saim KILAVUZ
Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü
Akademik kadromuzu Ar-Ge’ye teşvik ediyoruz

Bulunduğu zorlu şartlara ve tüm engellere rağmen Türkiye, bugün hala büyüme ivmesiyle yoluna devam edebilen ayrıcalıklı ülkelerin başında geliyor. Geçmişte ancak bir yılda ulaşılan ihracat rakamları, bugün sadece 1 hafta içerisinde yakalanabiliyor.
Ülkemizin yakaladığı bu başarının temelinde girişimci ruhunu kaybetmeyen, yeniliğe ve gelişmeye açık müteşebbislerimiz var. Ülke olarak global arenada daha etkin bir noktaya gelmek için 2023, 2053 ve 2071 vizyonlarımızı ortaya koyduk. Bu doğrultuda da dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefi belirledik.
Bugün geldiğimiz noktanın ötesine geçmek ve hedeflerimize ulaşabilmek için bundan daha fazlasını yapmamız gerektiğini açık bir şekilde görebiliyoruz. İşte Ar-Ge’nin önemini tam da bu noktada çok iyi kavramak zorundayız. Globalleşen dünyada rekabet her geçen gün sertleşiyor. Oyunca kalmak ve üst liglere çıkmak için ‘Yenilikçi Düşünebilen’, ‘Pratik Çalışabilen’ ve ‘Kalite’ye önem veren girişimcilerimizin sayısını arttırmak zorundayız. Ar-Ge faaliyetleri, tüm bu gerekliliklerin önünü açarak, bizleri ulaşmak istediğimiz hedeflere götürecektir. Ülkemizin güçlenmesi, insanımızın refah seviyesinin arttırılması ve geleceğe daha güvenle bakabilmek için izlememiz gereken yegâne yol budur.
Bu noktada tüm üniversitelerimize düşen en büyük görev; araştırmak, geliştirmek, buluş yapmak ve bunu toplum yararına sunmaktır. Bursa Uludağ Üniversitesi olarak akademik kadromuzu fikir, proje üretimi ve Ar-Ge çalışmalarının yürütülmesi noktasında her zamankinden daha fazla teşvik ediyoruz. Bugüne kadar üniversitemizde yürütülen akademik ve bilimsel çalışmaların çok daha fazlasını son 2 yılda hayata geçirmiş bulunuyoruz. Proje sayısındaki artış; Üniversitemizin patent ve faydalı model sayısını da yükseltiyor. Bu olumlu gelişmeler ve destekler de yeni projeleri tetikliyor.


Prof. Dr. Arif KARADEMİR
Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü

23 proje ile Türkiye birincisi olduk

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’na göre Ar-Ge; kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yazılım dâhil yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmalardır.
Ar-Ge, işletmeler için önemlidir çünkü güçlü bilgi ve öngörüler sağlar, verimliliğin artırılabileceği ve maliyetlerin düşürülebileceği mevcut süreçlerde iyileştirmelere yol açar. Aynı zamanda işletmelerin rekabetçi pazarlarda ayakta kalabilmeleri ve gelişebilmeleri için yeni ürünler ve hizmetler geliştirmelerine olanak tanır.
Ar-Ge, işinizin büyümesi ve bir pazarda rekabet edebilmeniz için önemlidir. Mevcut süreçleri iyileştirmenin yanı sıra yenilik yapabilen ve yeni teknolojileri benimseyebilen bir işletmenin uzun vadede başarılı olma olasılığı daha yüksektir.
Daha geniş bir düzeyde, Ar-Ge'nin faydaları, daha geniş ekonomiyi olumlu etkilemenin yanı sıra tüm sektörlere yayılmaktadır. Ar-Ge'ye büyük yatırım yapan bir sektör, insanlara gerçek dünya faydaları sağlamak da dâhil olmak üzere daha fazlasını geliştirecek ve başaracaktır. Birçok ülke için Ar-Ge ve ekonomik büyüme el ele gider. Ar-Ge'ye yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır. Sadece şirketlerin değil bölge ve ülke ekonomisinin de büyümesi Ar-Ge’ye yapılan yatırımla doğru orantılıdır.
Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) için en son resmi istatistikler, COVID-19 pandemisinin başlangıcından önce OECD bölgesindeki Ar-Ge harcamalarının 2019'da reel olarak %4 arttığını gösteriyor. OECD ülkelerinin Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payı (%) ortalama %2.4 iken Türkiye’de bu rakam yaklaşık %1,3 civarındadır ve yakın zamanda hedef %3’tür. Hedefimiz yapacağımız çalışmalarla ülkemizde Ar-Ge’ye harcanan oranın artırılmasına katkı sunmaktır.
Bursa 3 milyon üzerinde nüfusu, 17 OSB’si ve güçlü sanayisi ile Türkiye’nin lokomotif şehirlerinin başında gelmektedir. Son verilere göre Ülkemizde faaliyette olan toplam 1249 Ar-Ge merkezi, 346 Tasarım merkezi bulunmaktadır. Bursa 128 Ar-Ge Merkezi ve 31 Tasarım Merkezi ile en çok Ar-Ge ve Tasarım merkezi olan ilk 3 il arasında bulunmaktadır. Türkiye’de yapılan patent başvurularının yaklaşık %7’si, tescillenen patentlerin de yaklaşık %8’i Bursa menşelidir. Bursa bu sıralamada da İstanbul ve Ankara’dan sonra 3. sırada yer almaktadır.
Almanya da bir yılda alınan patent sayısı, ülkemizde alınan patent sayısından ne yazık ki yaklaşık 10 kat fazladır. Dolayısıyla patent sayımızda ciddi artış yapmamız gerekmektedir. Bu noktada Bursa olarak çok ciddi bir sıçrama yapmamız gerekmektedir. Üniversitemiz genç bir üniversite olmasına rağmen akademisyenlerin yaptığı patent başvuru sayılarının artırılması için teşvik edici çalışmalar yürütmektedir. Teknoparkımızın kurulması ile birlikte teknoloji odaklı girişimlerin sayısının artması ve yürütülen Ar-Ge çalışmalarının ivme kazanması ile patent sayılarında da artış sağlanacağını öngörmekteyiz. Patentlenen ürünlerin ticarileşerek ülkemize katma değeri yüksek üretim kazandırması ekonomik kalkınmayı da hızlandıracaktır. Patent çalışmalarının artması için paydaşlarımızın genç Bursa Teknik Üniversitesine inanmaları, güven içerisinde ve profesyonel yaklaşımla işletme problemlerini paylaşarak beraber çözüm yolları bulmak için daha cesur olmaları gerekmektedir. Patent sayı ve nitelikleri, bir kurumun ne kadar özgün, kendine güvenen, kapasitesini keşfetmeye çalışan, mücadeleci ve dünya firması olma yolunda olduğunu gösteren en önemli kriterlerden birisidir. Bu konuda da Bursa Teknik Üniversitesi paydaşlarının hizmetindedir.
Ülkemiz için belirlenmiş öncelikli sektörlerden bazıları elektrikli araçlar, robotik uygulamalar, sensörler, giyilebilir teknolojiler, enerji, insansız hava araçları ve uzay teknolojileri olarak özetlenebilir. 11. Kalkınma planında kimya, ilaç ve tıbbi cihaz, makine-elektronik teçhizat, otomotiv ve raylı sistemler öncelikli sektörler olarak belirlenmiş bulunuyor. Öncelikle gelişme alanları ise tarım, savunma sanayi ve turizm. Savunma Sanayi, Tarım ve Gıda Teknolojileri, Sağlık Teknolojileri ve Enerji alanında Ar-ge çalışmalarının yoğunlaşmasını bekliyoruz.
Ancak dikkat edilmesi gereken en temel konu şudur; her geçen gün ar-ge çalışmalarını kesin çizgilerle alanlarına ayırmak zorlaşmaktadır. Zira tarım alanında, son derece derin bir yazılım, görüntü işleme, sensörler ve drone teknolojisi yoğun projeler yapılmakta, kısaca disiplinlerarası çalışmaların sayısı daha da artmaktadır.
Bursa Teknik Üniversitesi ve BURSATTO A.Ş. olarak sanayinin ihtiyaçlarına hızlı ve etkin çözümler üretmek için çalışıyoruz. Daha önceki sorularda da üzerinde durduğum üniversite- sanayi işbirliği akademik bilginin sanayiye aktarılmasında çok önemli bir yapı taşıdır. Günümüzde bu çalışmalar teknoloji transfer ofisi adındaki arayüz mekanizmaları ile yürütülmektedir. Biz de 2017 yılında Ar-Ge çalışmalarını hızlandırmak için teknoloji transfer ofisimizi kurduk ve 2018 yılında Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) tarafından geliştirilen yönergeye uygun olarak Teknoloji Transfer Ofisimizi şirketleştirerek BURSATTO A.Ş. adı altında çalışmalarımızı devam ettirmekteyiz. Üniversitemiz çok genç bir üniversite olmasına rağmen akademik kadroları ve teknik altyapısı ile çeşitli platformlarda öncü olmaktadır. Birçok firmanın akademik olarak çözüm aradığı ve proje ortağı olarak tercih ettiği bir noktadayız. BTÜ ailesi olarak ülkemize karşı sorumluluklarımızın farkındayız ve ülkemizin kalkınmasına katkı sunmak için çalışmalar yürütmekteyiz.
Bursa Teknik Üniversitesi olarak Tübitak-2244 Sanayi Doktora Programı kapsamında 2019 senesinde destek almaya hak kazanan 23 proje ile Türkiye 1.si olduk. 2244 Projeleri sanayide Ar-Ge’ye yönelik çalışacak doktoralı personel istihdamını artırmayı hedeflemektedir. Sanayinin Ar-ge kapasitesinin geliştirilmesi ve üniversite sanayi işbirliklerini güçlendirmesi nedeniyle 2244 projelerini çok önemsiyoruz. Düzenli gerçekleştirdiğimiz firma görüşmeleri ve memnuniyet anketleri ile sanayinin üniversiteden beklentilerini ölçüyor ve hizmetlerimizi en yüksek faydayı üretecek şekilde geliştiriyoruz.
Bursa da, Ar-Ge ve Tasarım Merkezi sayısında, yürütülen yurtiçi ve yurtdışı finansmanlı proje sayılarında, bütçe miktarlarında, patent sayıları ve daha da önemlisi ticarileşen patentli ürünlerin sayısında kesinlikle ciddi artışlar yapılması gerekmektedir. Bunun için hem AR-GE merkezleri arasında ve hem de üniversite-sanayi arasında nitelik ve sayı olarak çok daha sağlıklı ve profesyonel işbirliklerinin artması gerekmektedir. AR-GE de de simbiyotik ekosistemi gerçek anlamda kuvvetlendirmemiz gerekiyor.

Ar-Ge denen olay, aslında problemi keşfetmek, iyi gözlemlemek, çözüm olasılıklarını sıralamak ve en optimum çözümü bulma ve uygulama fiiliyatıdır. Kısaca bu önemli faaliyet için her şeyden önce insan yetiştirilmesi, nitelikli insan sayımızın artırılması gerekmektedir. Zira olay iyi gözlem yapan bir insanın hayalinde şekillenmekte ve beyninde işlem görerek ateşlenmektedir. Bu açıdan Bursa Teknik Üniversitesine, bina, laboratuvar, öğrencilere burs başta olmak üzere her türlü ayni ve nakdi desteğin kentimiz tarafından sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Bu destek insana, geleceğe, ülkenin en büyük zenginliğine yapılacak bir kutsal yatırımdır. Kaldı ki tamamen kendi öz kaynakları ile bir aile olarak çalışan üniversitemiz henüz 10 yaşında olmasına rağmen gerçekten kayda değer başarılara imza atmıştır. Bunun yanı sıra elbette kentimizde tematik yeni kardeş üniversiteler olması gerektiğine inanıyorum.


Serdar Murat CAM
Korteks Ar-Ge Müdürü
Giyilebilir teknolojilere ham madde sağlayacağız

Türkiye’nin en büyük iplik ihracatçılarından biri olarak, AR-GE ve inovasyonu iş modelimizin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz. İç piyasanın yanı sıra dünyanın en büyük markalarına iplik üreten Korteks olarak bizler, AR-GE faaliyetlerini inovatif bir yaklaşımla sürdürüyoruz.

Günümüzde bilimsel ve teknolojik bulguları ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürme yeteneğine sahip olmayan bir işletmenin, uluslararası rekabetin olduğu bir pazarda varlığını sürdürmesinin mümkün olmadığı gerçeğinden yola çıkarak, inovasyonu kurumsal bir hedef olarak benimsemiş durumdayız. Bu nedenle tüm sektörlerde olduğu gibi tekstilde de inovasyonu, rekabette bir adım öne geçmek için kullanılabilecek en etkin araç olarak görüyoruz.

Ürün çeşitliliğini farklı ve yenilikçi opsiyonlarla geliştirmek için pek çok yeni ve fonksiyonel ürünü portföyümüze katmaya devam ediyoruz. Örneğin, bu doğrultuda ürün yelpazemizde DRY TOUCH®, TAÇ Flame Retardant, TAÇ Cotton-Like, TAÇ Antistatic ve TAÇ UV Resistant gibi markalı ürünler ile katma değeri yüksek, özel proseslere ihtiyaç duyan, ileri teknolojiyle üretilen teknik tekstil ürünleri de bulunuyor. Diğer taraftan son yıllarda polyester iplik üretim teknolojileri ve altyapılarında ciddi gelişmelerin yaşanmasıyla, polyester ipliğe olan talep artmış ve bu durum yeni kullanım alanlarının doğmasına neden olmuş durumda. Bu yeni kullanım alanlarına yönelik ürünler üretme konusunda da Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden biri olan Korteks olarak, sektörünün lideri konumundayız. Bu doğrultuda otomotiv sektörüne yönelik birçok ürün geliştiriyoruz. Otomotiv kumaş projelerinin tasarım aşamasından seri üretime alınmasına kadar müşterilerimizle sürekli işbirliği içinde çalışarak hızlı, esnek ve güvenilir servis sunuyoruz. Bugün bu kapsamda üretilen ipliklerimiz, yurt içi ve yurt dışındaki kumaş üreticileri tarafından dünyanın en büyük otomobil markalarının projelerinde kullanılıyor.

Bugün yaşanan büyük dönüşüm ile birlikte moda, giysi ve tekstil sektörlerinin nano malzeme ve kaplama teknikleriyle buluşmasının ardından, veri ve işlemciler ile bir araya gelmesi, çok büyük ve yeni bir pazarın kapısını aralıyor. Geleneksel tekstil teknolojisi ile malzeme bilimi, nano teknoloji, optik, sensör, actuatör, mikro işlemci ve iletişim teknolojilerinin entegre edilmesi ile yeni nesil uygulamalar başladı. Biz de akıllı tekstil ürünlerimizin geliştirilmesiyle giyilebilir teknolojilere hammadde sağlayan önemli bir firma konumuna geleceğiz. Korteks olarak Polyester ipliğimizi diğer liflerle beraber geliştireceğimiz hibrid iplikler mekanik özellikleri ve hafiflikleri, geri dönüştürülebilir olmaları gibi birçok üstün özellikleriyle termoplastik kompozit alanında inovatif ürünler olarak yeni pazar alanları oluşturacaktır
Müşteri odaklı, inovatif ve değer katan ürünler ile büyümeyi hedefleyen Korteks, Ar-Ge yatırımlarını büyütmektedir. Talep ve ihtiyaçlar doğrultusunda, üretimde çeşitlilik ve kalitenin artırılmasına paralel olarak yenilikçi, dünya standartlarında ürünler geliştirme ve üretme vizyonu bizim için büyük önem taşıyor. AR-GE alanına yönelik izlediğimiz stratejinin çıkış noktası da bu. Tekstil sektöründe Uzakdoğu firmalarıyla mücadele edebilmenin ancak katma değeri yüksek ve konvensiyonel tekstil dışında ürünler üretmekle mümkün olduğu bilincinde olarak, ipliğin içerdiği katma değeri artırmayı, bunun için de AR-GE faaliyetlerine odaklanmayı ilke edindik. Mevcut durumda her sene AR-GE faaliyetlerimiz için 8-10 milyon tl bütçemizden pay ayırıyoruz. Bu bütçeyi AR-GE merkezimizde bulunan 39 personelimiz ile gerçekleştiriyoruz.
Şu ana kadar tamamlanan projelerimizden “Eriyikten Boyalı Efektli Polyester İplik Üretim Yöntemi” ve “Güneş enerjisinden elektrik enerjisi elde edebilen tekstil lifi ve üretim metodu” patentlerine sahip olduk. Tamamlanan ve devam eden diğer projelerimizden de patent başvurularımız mevcut olup patentlerin inceleme süreçleri takip edilmektedir. Ayrıca sadece ürün bazlı değil, üretime dahil olan her türlü makine ve ekipman için patent başvurusu yapıyoruz.
Tamamen Ar-Ge teknoloji ve inovasyon odaklı teknik tekstiller pazarının her geçen daha da büyümeye devam ettiğini düşünürsek sağlık, bakım, spor ve korunma, otomotiv ve ulaştırma, ev tekstili ve askeri uygulamaların bulunduğu küresel teknik tekstil pazarına yönelik AR-GE faaliyetlerimizi devam ettireceğiz. Hayatın her alanında teknik tekstillerin kullanımı mümkün olduğu için bu öngörülerin gerçekleşme olasılığı oldukça yüksek. Savunma sanayi bu alanda hala en yüksek pazar payına sahip. Fakat spor, otomotiv ve pandemi ile bir kez daha teyit edildiği gibi sağlık endüstrisi de teknik tekstillerin öncelikli olarak büyüyeceği alanlar arasındadır.  Ayrıca AR-GE çalışmalarımızı sürdürülebilir hammaddeler üzerinden devam ettirerek insana ve doğaya en az zararı verecek biyo bazlı malzemelerin araştırılması ve üretim tekniklerinin geliştirilmesi yoğunluğunda devam ettireceğiz.
AR-GE merkezimiz Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı olup devlet teşviklerinden faydalanmaktadır. Aynı doğrultuda geçmiş dönemde ve mevcut durumda Tubitak destekli projeleri yürütmektedir. Bu dönemde Tübitak destekli 2 projemiz devam etmekte olup aynı zamanda AB projelerini yakından takip ederek firmamız bünyesinde gerçekleştirilmesi olası projelere başvuruları yapmaktayız.


Suat AYYILDIZ
Bosch Dizel Enjektör Sis. Ar-Ge Dir.
Almanya’daki Ar-Ge merkezleri ile aynı seviyedeyiz

Bosch, uzun yıllardır ‘Yaşam için teknoloji’ üreterek insanların hayatını kolaylaştırmak, refah seviyesini ve yaşam güvenliğini artırmak için çalışan bir şirket. Bu misyonumuzu yerine getirmek için Ar-Ge’ye ve inovasyona kesintisiz yatırım yapıyoruz. Bunun yanında rekabetçiliğimizi teknolojiye liderlik ederek koruyoruz. Bunları gerçekleştirebilmek ancak çok güçlü bir Ar-Ge ile mümkün. Bu nedenle firmamız dünya çapında Ar-Ge faaliyetlerine çok büyük bir kaynak ayırıyor. Şirketimizin gelecekteki büyümesinin temelinde, yenilikçi gücün yattığına inanıyoruz.
Bosch bugün, dünya genelinde yaklaşık 129 lokasyonda araştırma ve geliştirme alanında yaklaşık 73.000 çalışana sahip ve bunların arasında yaklaşık 34.000 yazılım mühendisi görev yapıyor. Her gün dünyanın her yerinden binlerce Bosch çalışanı, yeni ürünler geliştiriyor ve mevcut olan geliştirilmiş fikirleri sistematik olarak daha iyi hale getiriyor ve yeniliyor.
Ar-Ge faaliyetlerimiz sayesinde yüksek teknolojiye sahip ürünlerimizle müşterilerimizi cezbediyoruz. Böylelikle fabrikamızda ürettiğimiz benzinli ve dizel enjektörlerini dünyanın her yerine ve hemen hemen bütün araç üreticilerine gönderiyoruz. Bu başarının bir parçası olmak bizim için büyük bir mutluluk kaynağı.
Bosch Grubu, her yıl bütçesinin yüzde 10’u gibi bir miktarı Ar-Ge yatırımlarına ayırıyor. Türkiye’de de Ar-Ge yatırımlarımızı istikrarlı şekilde devam ettiriyoruz. Bursa Fabrikamızda biri benzinli diğeri dizel enjektör geliştiren iki Ar-Ge merkezimiz var. Bu iki merkezde toplam 265 çalışanımızla ve yaklaşık 100 milyon TL’lik bütçe ile faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Ayrıca gerek yetkinliklerimiz gerekse sorumluluklarımız açısından Almanya’daki Ar-Ge merkezleri ile eşdeğer seviyede olduğumuzu da vurgulamak istiyorum.
Ar-Ge faaliyetlerimiz çerçevesinde yenilikçilik seviyesi çok yüksek enjektörler geliştiriyoruz. Örneğin; yüksek emisyon standartlarını sağlayabilecek biri Piezo elektrik tahrikli, diğeri manyetik valfli iki yeni nesil dizel enjektörün Ar-Ge faaliyetlerini yürütüyoruz. Faaliyetlerimiz çerçevesinde yıllık ortalama 20 adet patent başvurusu gerçekleştiriyoruz.
Son dönemde Ar-Ge çalışmalarında dijital dönüşüme çok önem veriyoruz. Özellikle yapay zekâ ve veri bilimini kullanarak hem Ar-Ge hem de seri imalat süreçlerinde verimliği artırıp maliyeti azaltacak projeler üzerinde çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde bu alandaki çalışmalarımızı arttırarak devam ettirmeyi hedefliyoruz. Öte yandan mobilitenin geleceği konusundaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ederken ekibimizin de kendini bu yönde geliştirmesine imkan sağlıyoruz.
Ülkemizin milli gelirini artırabilmesi ve dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında hak ettiği yeri alabilmesi için emek yoğun ihracattan teknoloji ihracatına geçmesi kaçınılmaz bir gereklilik. Bu noktada Ar-Ge yatırım ve faaliyetlerinin artırılması hayati bir öneme sahip. Bu nedenle devletimizin sağladığı teşvik ve destek politikasını çok olumlu buluyorum. Bizim Ar-Ge Merkezlerimiz de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırılmış olarak, 2009 yılından bu yana bu desteklerden faydalanıyor.
Yetkinliklerimiz, yüksek kalitede iş çıktılarımız ve alanımızdaki tecrübelerimiz sayesinde Bosch’un uluslararası Ar-Ge ağında yeni görev ve sorumluluklara talip oluyoruz. Bu nedenle Ar-Ge takımımızı genişletme süreci içerisindeyiz. Yüksek teknolojiye yön vermek isteyen ve başarı hikayemizin bir parçası olmak isteyen arkadaşlarımızı iş ilanlarımızı gözden geçirmeye davet ediyorum.

Ahmet ÖZKAYAN
Ermaksan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü
Endüstri 4.0’ın öncülerinden biri olmayı hedefliyoruz

Ermaksan olarak, sektöre ve ülkemize yüksek katma değer sağlamak hedefiyle AR-GE ve ihracat odaklı üretim anlayışıyla ilerliyoruz.
Yüksek teknoloji AR-GE Merkezimizle, bilimden ve yenilikçilikten aldığımız güçle, katma değeri yüksek ürünler üreterek, verimliliğin ve rekabet gücü yüksek bir ortamın oluşturulmasının yanı sıra ülkemizin de uluslararası rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.
6 bin metrekarelik alanda kurulu ve 120 kişinin istihdam edildiği, Optoelektronik AR-GE Merkezi’miz bulunuyor.
AR-GE Merkezi’mizin katkılarıyla, yarıiletken, elektronik sistemler, lazer rezonatör, FBG sensörler, SLM metodu ile çalışan metal 3D yazıcı gibi yeni ürünler üretiyoruz. 2018 yılının başından bu yana AR-GE faaliyetleri için 5 milyon Euro’nun üzerinde bir harcama gerçekleştirdik.
Ürün geliştirme yetkinliğimiz, proses kabiliyetimiz, kullanıcı ve çevre dostu üretim anlayışımız, ihracat odaklı yaklaşımımızla, ülkemizin bu alanda dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyoruz.
Bu anlamda şirket olarak; dijital çağa uygun, akıllı ve birbiriyle konuşabilen makineler üretmeye devam ederek, sektörde Endüstri 4.0'ın öncülerinden biri olmayı hedefliyoruz.
Tüm bu çalışmalarımız sonucu elde ettiğimiz patent, faydalı model gibi konularda da somut adımlar atıyoruz. AR-GE faaliyetlerini patent odaklı sürdürüyoruz. Halihazırda 8 adet patent başvurumuz, 4 adet tescilli, 15 adet de koruma süresi tamamlanmış ya da korumaktan vazgeçtiğimiz patentimiz bulunuyor.
Bugüne kadar Türkiye’nin yüzde yüz yerli ilk lazer çipi, ilk lazer ışın kaynağı (rezonatör), ilk 3D eklemeli imalat makinesi gibi pek çok yeni teknolojiyi hayata geçirmenin gururunu yaşadık.
Dünyanın en önemli lazer çip üreticileri arasında yer alıyoruz. Milli olarak geliştirdiğimiz bu lazer çipin katma değeri çok yüksek. Kilogram değeri 2 milyon doları bulan ve dünyada sayılı ülkenin üretebildiği; aydınlatma (LED), elektronik, savunma sanayi, uzay teknolojileri, sağlık, tıp gibi hayatın pek çok alanında kullanılan teknolojilerin temel kaynağı niteliğindeki milli lazer çipimiz, ülkemizin kalkınma hedefleri açısından da büyük önem taşıyor
Ayrıca yakın geçmişte çok önemli bir teknolojiyi daha ülkemize kazandırdık. Dünyada sayılı firmanın ürettiği ve enerji, yapı, ulaştırma, denizcilik, havacılık, uzay, güvenlik, medikal, sismoloji gibi pek çok alanda sıcaklık, basınç, titreşim, kuvvet, gerinim gibi çeşitli ölçümlerin yapılmasına olanak sağlayan FBG sensörlerini (Fiber Bragg Grating) üreterek, piyasalara sunduk.
Yüksek teknolojiye yatırım çalışmalarımız kapsamında, Türkiye’de ilk ve tek olarak tamamen milli imkanlarla hayata geçirdiğimiz bu teknoloji ile ülkemizin teknoloji odaklı büyüme hedeflerine yönelik çok önemli bir adım atılmış oldu.
Dünyada üç boyutlu yazıcılarda kullanılan metal tozlarının üretimine yönelik önemli adımlarımız da bulunuyor. Bu kapsamda, EIGA gaz atomizasyon sistemimizde titanyum tozlarını üretiyoruz.
Titanyumun ardından ise nikel alaşım tozları, krom kobalt, paslanmaz çelik tozu gibi diğer metallerin tozlarını üretme planlarımız bulunuyor.
Baktığımızda ülkemizde özellikle son yıllarda üretim, inovasyon, yatırım, ihracat gibi alanlarda ciddi destek ve teşvikler söz konusu. Tabii bunların artarak devam etmesi çok önemli. Hele ki salgın sonrası değişen düzende, katma değerli üretimlerimizin ülkemize kaydırılabilmesi için devletimizin desteklerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç söz konusu.
Bu noktada özellikle kamu alımlarında verilecek öncelikler, kuşkusuz üreticilerimizi teknoloji geliştirme noktasında daha fazla cesaretlendirip motive edecektir.
Her sektörde olduğu gibi makine sektöründe de nitelikli iş gücüne ihtiyaç büyük. Bu noktada, okul-sanayi iş birliği çok önemli. Biz de üniversite-sanayi iş birliğini çok önemsiyoruz.
Firma olarak, ülkemizin teknoloji odaklı kalkınma çalışmalarında her türlü desteğe ve iş birliğine açığız.


Ayhan KORGAVUŞ
Ünver Group YK Başkanı
İlk patentimizi 2006 yılında aldık

Ünver Group olarak AR-GE’yi, firmamızın gelecek stratejilerini belirleyen ve bu stratejiler doğrultusunda gerçekleşecek faaliyetlere yön veren bir oluşum olarak nitelendiriyoruz. Orta ve uzun vadede sürdürülebilir bir büyüme ve rekabet gücü oluşturabilmek için temel gereksinimin güçlü bir AR-GE organizasyonu kurmak olduğuna inanıyoruz.

AR-GE faaliyetleri kapsamında yapılan çalışmaların çıktıları ile gelecek dönemlerdeki faaliyetlerimizi önceden planlıyor ve sektördeki pozisyonumuz için gerekli hazırlıkları önceden yapma fırsatını yakalayabiliyoruz. Böylelikle değişen ve gelişen sektör koşullarında teknik ve ticari avantajlar sağlayabiliyoruz. Öte yandan bu tür çalışmaları çoğunlukla yurtiçi ve yurtdışındaki paydaşlarımızla birlikte yürütüyoruz. Bu ortak projeler sayesinde hem kendi gelişimimize hem de paydaşlarımızın gelişimine katkı sağlıyoruz.  

AR-GE faaliyetlerine ayırdığımız bütçe ciroya oranla % 4,5 olup mevcut durumda 35 kişilik bir ekip ile bu alandaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

2017 yılında kurduğumuz AR-GE Merkezimiz bünyesinde şu ana kadar 43 proje çalışılmış olup bunlardan 32 tanesi tamamlanmış durumdadır. Şirketimizin ilk patenti ise AR-GE merkezi kurulumumuzdan çok önce 2006 yılında alındı. Yine hali hazırda çalıştığımız 3 büyük projemizin de önümüzdeki 2 yıl içerisinde patentlerinin alınmasına yönelik planlamamız yapıldı ve uygulama safhaları başlatıldı.

Endüstri 4.0 stratejileri doğrultusunda bilişim teknolojileri ile Ünver Group faaliyetlerini bir araya getirerek akıllı fabrika konseptinin alt yapısı üzerine çalışmalarımız devam ediyor. Bununla birlikte yeni nesil otomobil teknolojisi ve alt parçalarının dizaynı çerçevesinde ulusal ve uluslararası işbirliklerimiz ile müşterimizdeki dizayn ortağı konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz.
 
AR-GE çalışmaları sürecinde devlet teşviklerinden aktif bir şekilde yararlanıyor ve bu uygulamaları güçlü bir destek olarak görüyoruz. Özellikle yerlileştirme tarafında verilen devlet teşviklerinin milli sermaye ve milli yetkinlik oluşumunda kritik bir role sahip olduğunu düşünüyoruz. Üniversitelerimiz bu noktada proaktif yaklaşımlar ile bizleri teorik alanda desteklemeye devam ediyorlar. Mevcut AR-GE projelerimizin %66’sı üniversiteler ile yaptığımız işbirliği ile başarılı şekilde ilerliyor. Aynı şekilde kendi olanaklarımızı üniversitelerimiz ile paylaşarak başarılı çalışmaların ortaya çıkmasına katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz.

Engin ÇETİNER

Beka – Mak Yönetim Kurulu Başkanı

Ar-Ge yatırımlarımız her geçen gün büyüyor
      
Rekabetin her geçen gün arttığı global pazarda, kalıcı ve sürdürülebilir büyüme için Ar-Ge ve inovasyonun en önemli unsur olduğunu söyleyebiliriz. Beka-Mak Ar-ge Merkezi, bu hedefler doğrultusunda 06.07.2018 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanarak 943. Ar-Ge merkezi ünvanını almıştır. Ar-Ge’ye sürekli yatırımı hedef haline getiren firmamız yüksek teknolojiye sahip testere makineleri, patent, bilimsel yayın konularında uluslararası pazarda söz sahibi olan bir firma konumuna gelmiştir.

Ar - Ge çalışmaları sonucunda yeni ürün ve süreçler geliştirilirken, mevcut ürün ve süreçlerde de geliştirmeler yapılmaktadır. Böylelikle hem müşteri beklentilerine çözüm üretilirken, hem de sektöre en iyi kalitede ürün tedariki sağlanmaktadır. Firmamızın hedefi, Ar-Ge’den sağlanan kazanımlar ile kurumsal bilgi birikimini artırmak, uluslararası pazara en kaliteli, en yenilikçi ve en rekabetçi ürünleri sunarak pazarda lider ve öncü konuma gelmektir.

Ar-Ge yatırımlarımızın toplam ciro içindeki payı her geçen yıl artmaktadır. Ar-Ge payının toplam ciro içindeki payı 2018’de %4.4, 2019’da %5.0 iken 2020’de %5.5’e ulaşmıştır. Ar-Ge merkezimizde 2 yüksek lisans dereceli, 14 lisans dereceli, 5 ön lisans dereceli personel olmak üzere toplamda 21 personel çalışmaktadır.

Ar-Ge çalışmalarına başlanmadan önce detaylı fizibilite çalışmaları yapılmaktadır. Hedeflenen projeye ait literatür araştırması ve patent taramaları yapılırken, ticarileşme potansiyeli için de  pazar araştırması ve müşteri anketleri yapılmaktadır. Bu doğrultuda, ar-ge çalışmaları neticesinde başlayan ya da tamamlanan hemen hemen her proje, patente ya da faydalı modele konu olmaktadır.

Önümüzdeki dönemde Endüstri 4.0 kapsamında yapay zeka, nesnelerin interneti ve otonom robotlar konusunda Ar-Ge çalışmaları yapmayı hedefliyoruz.

Ar-Ge çalışmaları için KOSGEB ve TÜBİTAK teşviklerinden faydalanıyoruz. Son 3 yıl içerinde 2 adet KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon, 1 adet TEYDEB 1507 Kobi-Ar-Ge olmak üzere 3 adet ulusal destekli projeyi başarı ile tamamladık. Bursa Uludağ Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversite ile proje bazlı iş birlikleri yapılmaktadır.


Emre DOLAYLAR
Yeşilova Holding Ar-Ge Müdürü
Projelerimizin ciro katkısı 100 milyon TL’yi aştı

Yeşilova Holding olarak, hizmet ettiğimiz sektörlerde Ar-Ge ve inovasyon son derece önemlidir.  Otomotiv sektörünün her geçen gün ne kadar hızlı değiştiğini hep beraber gözlemliyoruz. 15 yıl önce hayal edemeyeceğimiz bazı buluşlar, bugün sektörlere yön verecek kadar değerli hale geldi ve sektörün çok bilinen oyuncularını bir karar verme noktasına kadar sürükledi. Biz de bu hızlı değişen ekosistemde yerimizi korumak ve genişletmek için Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımızı gün geçtikçe derinleştiriyoruz. Hem Ar-Ge’ye ayırdığımız bütçeyi her sene artırıyor, hem de bu bölümde çalışan arkadaşları teknik ve akademik olarak geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu gelişmeyi kuvvetlendirmek adına ‘Ödül ve Teşvik Sistemleri’ni kullanıyoruz.

2002 yılında ayrı bir departman olarak başlayan Ar-Ge çalışmaları, 2015 yılında resmi belge alarak, alüminyum sektörünün ilk Ar-Ge Merkezi oldu.  O günden bugüne birçok farklı sektörde yenilikçi projeler başarıyla tamamlandığını ve değere dönüştüğünü söyleyebiliriz. Ar-Ge projeleri sonucu ticari değere dönüşen ürünlerin ciro katkısı bugün 100 milyon TL’yi aştı. Bu projeler vasıtasıyla elde edilen teknik bilgiler derlenerek ulusal/uluslararası akademik platformlarda yayın çalışmalarına dönüştürüldü, küresel çapta firmalarımızın prestijine de katkı sağladı. Sadece son 3 yılda toplamda 15 adet nitelikli akademik yayın gerçekleştirildi. Otomotiv sektöründe elde ettiğimiz başarılar ile bugün geldiğimiz noktada OEM’lere full-service supplier ve co-design olarak hizmet sunabiliyoruz. Diğer taraftan raylı sisteme yönelik Ar-Ge çalışmalarının somut bir meyvesi olarak, Ar-Ge çalışmaları neticesinde bugün yüzde 100 ihracat ile çalışan CANRAY Ulaşım şirketimiz kuruldu. Bu da ne kadar doğru hedeflere yönelik faaliyetler yaptığımızın bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.

Yeşilova Grup şirketleri içerisinde yer alan 7 şirketimizin toplam cirosunun içinde Ar-Ge’ye ayrılan pay yaklaşık yüzde 1’dir. Ar-Ge merkezimizde tam zamanlı 20 personel bulunmaktadır.  

2015 yılında Ar-Ge merkezi olduktan sonra toplam 5’i teşvikli, 64 proje tamamlanmıştır. Hali hazırda 3 tanesi AB fonları tarafından, 4 tanesi TÜBİTAK tarafından desteklenen toplam 16 proje devam ediyor. Yapılan çalışmalar sonucunda ise toplam 14 patent başvurusu gerçekleştirilmiştir.


Bugün yürütmekte olduğumuz HORIZON 2020 projeleri ve seri üretim aşamasına geçmek üzere olduğumuz elektrikli araçlar için batarya paketi çalışmalarını önümüzdeki dönemlerde de hız kesmeden devam ettirmek istiyoruz. Grup şirketlerimizin ana ortak noktası olan, neredeyse sonsuz defa geri dönüştürülebilir alüminyum ile otomotiv sektörüne yönelik yapısal parçalar üretmeye devam ederek çevrecilik anlayışımızdan ödün vermiyoruz. Yeni ürün odağımız elektrikli araçlar iken mevcut proseslerimizde verimlilik çalışmalarımızı da dijital dönüşüm ile birleştiriyoruz. Yakın zamanda tamamladığımız görüntü işleme tabanlı dijital dönüşüm projemiz ile ciddi kaynak tasarrufu sağladık. Bu çalışmanın 2. ve 3. fazları yakın gelecekte başlatılacaktır.

Ulusal destek fonları tarafından teşvik kapsamına alınan 5 adet projeyi başarıyla tamamladık. Mevcut durumda da yürüyen 4 adet ulusal teşvikli projemiz bulunuyor. Amacımız ilerleyen yıllarda daha fazla projemizi teşvik kapsamına sokabilmek ve bu yönde çalışmalarımızı da hız kesmeden devam ettiriyoruz.
Akademisyenlerin sanayi şirketleri için yürüteceği Ar-Ge projeleri için yeni fon kapsamları oluşturulması, mevcut fonların daha da arttırılması, bürokratik engel ve süreçlerin azaltılması, üniversite laboratuvar altyapılarının sanayi ihtiyaçlarına ve çağın gereksinimlerine cevap verebilecek şekilde geliştirilmesi ve yenilenmesi için yatırımlar yapılması üniversite-sanayi iş birliği kapsamında fayda sağlayabilecek iyileştirmeler olarak göze çarpmaktadır.
Bununla birlikte, üniversite öğrencilerinin özellikle üretim teknolojiklerini daha detaylı anlayabilmeleri için sanayi profesyonellerinin bazı seçmeli derslerde teknik bilgi aktarmasının faydalı olabileceğini düşünüyoruz. Bu çalışmalar öğrencilerin teorik bilgilerine ilave olarak gerçek sanayi bilgilerini edinmelerini de sağlayacaktır. Bunları pekiştirici uzun dönem stajlar ile çalışma hayatına hazır genç yetenekler yetişecektir.


Mustafa AYHAN

Borçelik İcra Kurulu Üyesi
Çalışmalarımız üç ana eksende ilerliyor

Borçelik, rekabet üstünlüklerini sürdürülebilir kılmak için inovasyon, dijitalleşme ve Ar-Ge çalışmalarına önem veriyor. Bu alanda yürüttüğümüz istikrarlı çalışmalar neticesinde proje sayısı, ciro ve kârlılık açısından sürdürülebilir başarılar elde etmeye devam ediyoruz.
Geleceğin yeni nesil ürünlerini geliştirmek ve Endüstri 4.0 dönüşümü kapsamında gerçekleştirdiği çalışmaları tek çatı altında yürütmek üzere T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmış Ar-Ge Merkezi’mizi 2017 yılında hayata geçirdik.
Çalışma alanımızı sadece ürün ve malzeme ile sınırlı görmeyerek, süreçleri, teknolojileri ve ürünleri birlikte geliştirmeye odaklanan bir Ar-Ge çatısı kurduk. Üniversiteler, araştırma merkezleri ve TÜBİTAK gibi bilim kuruluşlarının yanı sıra kendi sektörlerinin önde gelen liderleri olan müşterilerimiz ile iş birliği gerçekleştirerek, Türkiye inovasyon ekosistemine katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda Borçelik Ar-Ge Merkezi’miz çalışmalarını Malzeme Geliştirme, Teknoloji Geliştirme ve Proses Geliştirme olmak üzere üç ana eksende sürdürüyor. Şirket içinde Endüstri 4.0 teşvikleri, maliyet azaltma, verimlilik, sağlık ve güvenlik, şirket dışında ise yeni ürünler ve güçlendirilmiş müşteri hizmetleri odağında olmak üzere Ar-Ge, inovasyon ve dijitalleşme girişimlerimizi devam ettiriyoruz. Geçtiğimiz yıl inovasyon alanında ticarileşmiş sekiz projemizi hayata geçirdik. Toplamda da 26 Ar-Ge ve inovasyon projesini yürütmeye devam ediyoruz.
Borçelik’in Ar-Ge çalışmaları; Malzeme Geliştirme, Teknoloji Geliştirme ve Proses Geliştirme olmak üzere üç ana eksende ilerliyor. Malzeme geliştirme çalışmalarımız kapsamında sunmaya başladığımız tasarım çözüm ortaklığı hizmetiyle, kullanım koşulları ve gereksinimlerden yola çıkarak müşterilerle birlikte daha özelleştirilmiş, daha hafif, daha mukavemetli, maliyet bakımından etkin daha çevreci ve ithalatı ikame eden ürünleri üretmeyi hedefliyoruz.
Teknoloji geliştirme alanındaki projelerimiz ağırlıklı olarak dijitalleşme ve endüstri 4.0 altyapısına yönelik olarak yürütülüyor. Endüstri 4.0 ile birlikte Borçelik'te müşteri siparişleri, ham madde seçimi ve temini, stok yönetimi, üretim planlaması, ürün sevkiyatı gibi karmaşık planlama gerektiren süreçler dijitalleşiyor. Dijital teknolojilerin kullanımında sektör lideri olmak hedefleniyor.  
Proses geliştirme ekseninde Borçelik proseslerinde başlattığımız geliştirme projeleri, şirketin Ar-Ge stratejileri ile uyumlu faydalar sağlıyor. Bu projeler Borçelik’in, üretim proseslerinin çizelgeleme optimizasyonları ile ilave kapasiteler sağlıyor ve bu şekilde şirketin rekabet gücünü ve ihracat potansiyelini destekliyor.
Önümüzdeki dönemlerde belirlediğimiz ana stratejiler olan İş Güvenliği, Dijital Transformasyon, Yeni Ürün ve Hizmetlerin Geliştirilmesi gibi alanlarda güçlü adımlar atmaya devam edeceğiz.
Sektörde yaptığımız iş birlikleriyle, ekonomimizin lokomotifi olan sektörlere ve markalara değer katmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu doğrultuda Tofaş için gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge projesi ile Fiat Egea’nın arka iç kapı iskeletinin üretimine katkı sağladık. Yapılan çalışma sonucunda Fiat Egea için 3 bin ton arka kapı iskeleti Borçelik sacı ile üretilirken iş birliği sayesinde hızlı bir seri üretimle zaman tasarrufu sağlandı.
 “Industrial Sensing for Smarter Europe (IS4SE)” projesi ile yassı çelik sektörüne özel sensor ve yapay zekâ algoritmaları geliştirmeye odaklanarak yenilikçi ürünlerimizle de sektörün gelişmesine katkıda bulunuyoruz. Malzeme geliştirme çalışmalarında otomotiv sektörünün yurt dışından ithal etmekte olduğu kalitelerin yurt içinde geliştirilmelerine yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Bu bağlamda iki önemli yeni kalite ürünün endüstriyel deneme üretim süreçleri tamamlanarak onay alma sürecine geçildi. Bu yıl için iki yeni ürünün daha eklenmesi yönünde çalışmalarımız devam ediyor.
Ar-Ge Merkezimin, 2020 yıl sonu itibarıyla 13 ulusal, 6 uluslararası ve 5 faydalı model başvurusu bulunuyor.
Borçelik olarak bugüne kadar 40 milyon TL’nin üzerinde kaynağı Ar-Ge çalışmalarımıza ayırdık. Ar-Ge ve inovasyon projelerimizde 65 kişilik deneyimli bir insan kaynağımız bulunuyor


Mustafa EKİNCİ
Doğu Pres Yönetim Kurulu Başkanı
Sanayi - üniversite işbirliğiyle 7 proje

Doğu Pres, 2018 yılında Ar-Ge Merkezini yapılandırmaya başlayarak tüm Ar-Ge faaliyetlerini tek çatı altında toplamış; 2019 yılında Ar-Ge Merkezi resmî olarak onaylanmıştır. Doğu Pres, Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerini, 2023’e daha güçlü bir konumda ilerleyebilmek için bir kaldıraç olarak görmektedir. Bu bağlamda Doğu Pres’in “Hızlı Gelişen Global Pazarda Sürekliliği Sağlayarak Büyümeyi Sürdürülebilir Kılma” şeklinde tanımlamış olduğu ana hedefe ulaşabilmek için belirlediği stratejilerden en önemlisi, Ar-Ge projeleriyle katma değeri yüksek ürünler ile yenilikçi ve verimli makine, ekipman ve prosesler geliştirmektir.

Ar- Ge çalışmalarının şirketlere katkılarını sadece Ar-Ge projeleri ve bu projelerin çıktıları ile değerlendirmek doğru olmaz.  Ar- Ge faaliyetleri, en temelde şirketin kültürüne ve iş yapış tarzına yönelik olumlu değişimler sağlamakta. Her şeyden önce şirket içerisinde Ar-Ge bir kültür olarak kendini göstermeye başlıyor. Şirketin istihdam politikası, araştırmacı niteliği gelişmiş; ileri teknolojiyi takip eden ve uygulayan profillere doğru kaymaya başlıyor. Çalışanların lisansüstü programlara ilgisi ve katılımı artarak şirketin insan kaynakları profili de gelişiyor ve bu yaklaşım aslında tüm süreçlerimizde iş yapış tarzına ve iş sonuçlarımıza yansıyor. Üniversiteler ile iş birlikleri gelişiyor, bilimsel ve teknolojik etkinlikler takip edilmeye; söz konusu etkinliklerde sunumlar ile de yer alınmaya başlanıyor. Sonuç itibariyle Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleri sayesinde proje çıktılarının kalitesi ve ürünlerin katma değeri artarken, şirketin sektörde daha rekabetçi bir konuma erişmesinde bu çalışmalar önemli bir rol oynamaya başlıyor.
Firmamızda yürütülen Ar-Ge projeleri, genel itibariyle ürün tasarımlarına da yansıyabilen inovatif üretim prosesleri, hassas üretime özel makine ve ekipman geliştirme; firmanın portföyüne yeni müşteri ve ürün grupları kazandırmayı hedefleyen çalışmalar ile mevcut üretim süreçlerinde kalite, maliyet ve verimliliği iyileştirme odaklı inovatif çalışmaları konu almaktadır. Şu ana kadar toplam 7 projede Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi öğretim üyeleri ile üniversite-sanayi iş birlikleri gerçekleştirilmiş olup, yürütülen projelerden 3 adet bilimsel yayın türetilmiştir. Proje çıktılarından 2 patent, 1 faydalı model başvurusunda bulunulmuş; ayrıca 1 patent için başvuru öncesi hazırlık çalışması tamamlanmıştır. Geliştirilen 2 proje için TÜBİTAK Sanayi Destek Programlarına başvuruda bulunulmuş; projelerin her ikisine de TÜBİTAK tarafından destek kararı verilmiştir.
Hali hazırda proses atık sularının geri dönüşümü ve bir ürün grubumuzun karbon ayak izine etkisini incelediğimiz devam eden bir projemiz var gelecekte de çevrecilik ve geridönüşüm projelerimiz olmaya devam edecek. Mevcut üretim proseslerinde kalite-maliyet-verimlilik artırıcı yenilikçi çözümler alanında çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki dönemde stratejimiz ise, hassas toleranslı sac metal şekillendirme teknolojisi alanında sahip olduğumuz yetkinlik ile ürün ve müşteri çeşitliliğini artırmaya hizmet edecek Ar-Ge projeleri geliştirmek ve elektrikli araçlara hitap edecek yeni ürün grupları üzerine çalışmalar yürütme olarak özetleyebiliriz.

Erdinç YÜKSEL
Türk Prysmian Kablo Ar-Ge Müdürü
Karbon ayak izimizi 59 ton azaltacağız

Prysmian Group içinde aynı anda enerji ve telekomünikasyon kabloları üretimi yapabilen 16 tesisten biri olan Mudanya fabrikamız, aynı zamanda dünya kablo sektörü lideri olan Grubumuzun bünyesindeki 25 Ar-Ge Merkezi’nden birine sahip olmasıyla dikkat çekiyor.
İnovasyon tüm çalışmalarımızın olmazsa olmazı. Türk Prysmian Kablo olarak, yenilikçi ürün ve çalışmalarımızla 1964 yılından bu yana kablo sektörüne öncülük ediyor; kullanıcıları son teknoloji ile buluşturarak ve rekabet gücümüzü geliştirmeyi hedefleyerek; verimli, etkin, üstün ve çevreye duyarlı ürün ve sistem çözümleri üzerinde çalışmalar gerçekleştiriyoruz.
İnovasyona, teknolojiye ve sürdürülebilirliğe verdiğimiz önem ve bu yönde gerçekleştirdiğimiz çalışmalar bizi sektörde lider konumuna taşıyor. Kalite, bilgi birikimi, yenilikçi çözüm ve teknolojilere odaklanarak daha sürdürülebilir bir gelecek için yeni ürünler yaratmayı önemsiyoruz. Dijital dönüşüm süreciyle birlikte hızlanan inovasyon çalışmalarının sürdürülebilir bir geleceğe olumlu etkileri olacağına inanıyoruz.
2016 yılından bu yana faaliyet gösterdiğimiz, Türk kablo sektöründeki ilk T.C. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezimiz, Mudanya fabrikamızda 5 bin metrekarelik bir alan üzerinde konumlanıyor. 6 ayrı bölümden oluşan Ar-Ge Merkezimizin bünyesinde; Malzeme Teknolojileri Laboratuvarı, Yanma Test Laboratuvarı, Enerji Kabloları Test Laboratuvarı ve Telekom ve Fiber Kabloları Test Laboratuvarı’nın yanı sıra, Tasarım ve İnovasyon Ofisi ile Proses Tasarım ve Prototip Geliştirme Ofisi yer alıyor. Altına imzamızı attığımız tüm çalışmaların bir sonucu ve Türk kablo sektörünün “En Çok Ar-Ge Harcaması Yapan” şirketi olarak, 2020 yılında Ar-Ge giderlerimizi yüzde 14,4 artırarak, 4.651.103 TL’ye yükselttik. Önümüzdeki dönemde de bu bakış açısıyla çalışmalarımızı sürdürerek Ar-Ge yatırımlarımıza devam edeceğiz. Bugün itibariyle, Ar-Ge Merkezimizde 42 kişi çalışıyor.
Ar-Ge Merkezi laboratuvarlarımız, TS EN ISO/IEC 17025 “Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği için Genel Şartlar Standardı”na ve Türkiye’de ilk kez, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından akreditasyon kapsamına alınan Özel Sektör Yanma Testleri Laboratuvarı “CPR-Yapı Malzemeleri Yönetmeliği” alt yapısına sahip.
2020 yılı sonunda tamamlanmış 1 Tübitak projesi bulunan Şirketimizin, Tübitak ve üniversiteler ile yakın iş birliği artarak devam ediyor. Ayrıca, 2020 yılında geliştirilen özel kablolar için, 1 adet uluslararası patent başvurusunda bulunduk.
Ar-Ge Merkezimizde inovasyona odaklanarak ve sahip olduğumuz son teknoloji imkanlarla, her daim yeni ürün ve çözümler geliştiriyoruz. Amacımız hem Türk kablo sektörünü hem de ülkemizi bir adım ileriye taşımak. Ürettiğimiz kablolarla, konut, hastane, tünel ve metropoller gibi yüksek veri hızı gerektiren yerlerde yoğun veri transferinin hem sürekli hem de güvenli şekilde geliştirilmesini amaçlarken, bir yandan da zorlu coğrafi ve çevre şartlarına uyum sağlayacak yüksek performanslı çözümlerle Türkiye’nin ihracatına katkı sağlıyoruz.
Tüm bunlarla birlikte, 2021 yılında tüm faaliyetlerimizde olduğu gibi ürün geliştirme konusunda da sürdürülebilirliğe odaklanıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızla da “Türkiye’yi Sürdürülebilir Yarınlara Bağlıyoruz.”
Ar-Ge konusunda yoğun çalışan bir Şirket olarak bu imkanlardan faydalanmaya çalışlıyoruz. 2020 yılında yararlandığımız indirim, istisna, muafiyeti vb. toplam teşvik tutarı 3.626.396,48 TL.
Sınırlı doğal kaynaklarımızı korumak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için 2021 yılı içinde 10 farklı sürdürülebilirlik projesi gerçekleştirmeyi planladık. Bunlar arasından 6 tanesini, yılın ilk çeyreğinde tamamlayarak enerji tüketimini azaltmaya ve verimliliği artırmaya katkıda bulunduk. Türk Prysmian Kablo olarak, 2030 yılına kadar karbon ayak izimizi 59 ton azaltmayı hedefliyoruz. Hızlı ve doğru aksiyonlar alarak planladığımızdan da erken bir dönemde gerçekleştirdiğimiz bu yatırımlarımız sayesinde, yılın ilk çeyreğinde yaklaşık 144,5 ton CO2 emisyonunu önledik. Yıllık doğal gaz tüketimini 481 Sm3, enerji tüketimini 117.316 kWh ve motorin tüketimini 29.759 litre azalttık.
Sürdürülebilirlik bakış açımızı, Ar-Ge çalışmalarımızda da ön plana alarak, yeni ürün ve çözümler geliştirmeye her zaman devam edeceğiz.


Murat BULCA
Çilek Mobilya Ar-Ge ve Tasarım Merkezi GMY
Yazılımları kendi bünyemizde yapıyoruz

2015 yılında Ar-Ge merkezini, 2016 yılında ise Tasarım Merkezi’ni kurarak sektöründeki Tasarım ve Ar-Ge merkezini bir arada bulunduran ilk marka olma özelliğine sahip olan Çilek Mobilya, özgün ve tematik tasarımlar sunmaya devam ediyor.
Çilek, çok uzun süreden beri var olan Ar-Ge bölümünü ve ilgili bağlantılı fonksiyonlarını Ar-Ge Merkezi kavramına uygun tarzda yeniden organize ederek ve bu konuda önemli yatırımlar da gerçekleştirerek çalışmalarını sürdürüyor.
Çilek Mobilya Ar-Ge merkezinde, büyük çoğunluğu yüksek lisans ve lisans mezunu mühendislik temelli, kendi alanlarında uzman araştırmacı  32 personel ile devamlı olarak yürütülen Tasarım ve Ürün Geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra; sektörde yeni ürünlerin seri üretime alınması sürecinin yakından takip edilmesi, piyasaya yeni çıkarılacak ürünlerinin kalıp tasarımı, kalite çalışmaları, projenin endüstriyelleşme süreçleri, yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi ve firma içerisinde ihtiyaç duyulan süreçlerin mühendislik ve yazılım temelli olarak çağın gerekliliklerine uygun seviyede geliştirilmesi alanlarında faaliyetlerini yürütmektedir.
Son 5 yılda; Ar-Ge projelerinin yanı sıra 27 adet patent başvurusu yapılıp 6 adet patent tescillendi, 11 adet TÜBİTAK destekli proje yapıldı ve 533 adet tasarım tescili alındı.
Ar-Ge merkezinde yapılan çalışmalar ile katma değeri yüksek, fonksiyonel yeni ürünlerin ortaya çıkarılmasında ve geliştirilmesinde katkılar sağlandı. Üretim içerisindeki süreçler daha da geliştirilerek süre, kalite ve verimlilik gibi konularda önemli kazançlar sağlandı. Firmanın süreçlerinin geliştirilmesini sağlayan ve izlenebilirliğini arttıran yazılımlar kendi Çilek Mobilya bünyesinde yapılmaya başlandı.
Çilek Mobilya, projeleri ile ilgili üniversitelerle iş birliklerini artırarak ve ortak projeler yürüterek katma değeri yüksek çıktılar elde etmeyi hedefliyor.


Volkan AKINCI
Coşkunöz Holding
Ar-Ge Direktörü
Ar-Ge kültürümüzü Kemal Hoca’dan alıyoruz

Ar-Ge kültürümüz, temellerini kurucumuz Kemal Coşkunöz, nam-ı diğer Kemal Hoca’nın girişimci ve yenilikçi ruhundan alır. Bu kültür şirketimiz kurulduğundan bu yana kesintisiz olarak devam ediyor ve holding stratejimizde önemli yer kaplıyor.

Biri otomotiv ve savunma/havacılık alanlarında bir diğeri de bilişim alanında olmak üzere 2 Ar-Ge birimimiz mevcut. Otomotiv ve savunma/havacılık alanlarında müşterilerimize sunduğumuz çok sayıda ürün geliştirme hizmetinin yanında, tüm dünyanın odağı olan “karbon-nötr” hedeflerinin en önemli parçası olan ağırlık azaltma çalışmalarında, Türkiye ve çevre coğrafyada lider konumda olduğumuz sürtünme karıştırma kaynağı ve lazer kaynak gibi birleştirme teknolojilerinde, özellikle savunma/havacılık alanında karşılık bulan eklemeli imalat teknolojilerinde ve patentli yeni nesil çelik alaşımlarındaki çalışmalarımıza uzun vadeli stratejik hedefler ve teknoloji yol haritamız ışığında devam ediyoruz. İkinci Ar-Ge merkezimiz ise bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren CITS isimli şirketimize bağlı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Bilişim Ar-Ge’miz ile başta sanayi kuruluşlarının ihtiyaçlarına yönelik yazılımlar olmak üzere Bulut Bilişim uygulamaları geliştiriyor, aynı zamanda holding ve bağlı şirketlerin dijital dönüşüm projeleri üzerinde çalışıyoruz. Bilişim Ar-Ge organizasyonu içerisinde oluşturduğumuz Yapay Zeka birimi, dijital dönüşümün etkinliğini artıran yenilikçi projelerde yer alıyor. Makina öğrenmesi, görüntü işleme, RPA gibi teknolojilerin kullanımı ile edinilen kazanımların yanında, BIG-DATA yapıları ve IoT Platformlarının oluşturulmasına yönelik çalışmaları da hızlandırmış durumdayız.

Ar-Ge yetkinliğimiz ve çalışmalarımız, grup firmalarımızın dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmak için ortaya koyduğumuz projelerde bize ciddi katkı sağlıyor. Firmalarımızı geleceğe taşıyacak olan Bilgi Sistemlerini garanti altına almak için, üretim alanlarındaki altyapılardan, IoT cihazlar ve sensörlerden başlayıp, veri merkezlerine, BIG-DATA’ya, yeni nesil ERP’ye ve bulut ortamlarına kadar uçtan uca yönetilen entegre yapıları geliştirmek ve sürekli yenilemek oldukça kapsamlı çalışmalar gerektiriyor ve bu çalışmalarda Ar-Ge merkezlerimizin üstlendiği rol oldukça kritik.  

Sürekli gelişen teknolojik altyapımız ve Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde küresel standartlarda üretim yaparak dünya çapında otomotiv ve savunma/havacılık devleri için birçok kritik parça tasarlıyor ve üretiyoruz.

Ar-Ge çalışmalarımız ile fabrikalarımızı yeni nesil üretim teknolojileriyle sürekli olarak geliştiriyoruz. Bu yatırımlarla üretim süreleri kısalırken, maliyetler ve üretim için ihtiyaç duyulan enerji miktarı, dolayısıyla ürettiğimiz atık miktarı azalacak. Ürün kalitemiz artacak.
Ar-Ge çalışmalarının temeli olan yüksek nitelikli çalışma arkadaşlarımızın gelişimi, sürekli olarak gündemimizde. Otomotiv ve savunma/havacılık tarafında 80, bilişim tarafında ise 30 olmak üzere toplam 110 araştırmacı ve teknisyenin görev aldığı 2 Ar-Ge merkezimize her yıl yaklaşık 4 milyon Euro civarında bütçe ayırıyoruz.

Ulusal ve uluslararası alanda tescil almış 22, başvuru aşamasında olan ise 39 adet patentimiz mevcut. Bu patentlerin bir kısmını ticari ürün haline getirdik. Diğer bazı patentlere yönelik ticarileştirme çalışmalarımız da devam ediyor.

Avrupa Birliği tarafından daha önce duyurulan ve geçtiğimiz aylarda kanunlaşacağı netleşen “Yeşil Mutabakat” (Green Deal), 2050 yılında “karbon-nötr” (sıfır karbon / emisyon) hedefi ile karışımıza çıkıyor. Üretim yaptığımız tüm sektörlerde bu hedef çerçevesinde oluşacak olan rekabetçi ortama hazır olmak için, elektrifikasyon ve ağırlık azaltma çalışmaları başta olmak üzere teknoloji yol haritaları ve bunlara bağlı Ar-Ge projelerini oluşturduk. Bunun yanında sanayide yapay zeka uygulamaları üzerinde çalışmalarımızı da artırıyoruz. Bu kapsamda MES, Dashboard, RFID, RTLS, Karekod, APS (Advanced Program Scheduling), Malzeme Çağrı Sistemleri, AGV, Connected Suppliers gibi öncelik verdiğimiz önemli dijital projeleri, kamera kontrol ile hata tespiti ve kestirimci bakım uygulamalarını içeren  görüntü işleme teknolojilerini devreye alıyoruz. İş sağlığı ve güvenliğine yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Her zaman önceliğimiz olan çalışma arkadaşlarımızın sağlığı ve güvenliğini sağlarken, bir yandan da üretimde kaliteyi ve verimliliği artırıyoruz. Aynı zamanda üretimdeki atık miktarımız da düşüyor. Çevreye duyarlı ve sürdürülebilir üretim prensibiyle hareket ediyoruz. Önümüzdeki dönemde hem verimlilik hem de çevreye duyarlı üretim konularında Ar-Ge çalışmalarımızı artırmayı hedefliyoruz.

Ar-Ge faaliyetleri yürüttüğümüz alanlarda devlet teşviklerinin oldukça yeterli olduğunu söyleyebiliriz. İlgili bakanlıklar, Savunma Sanayii Başkanlığı, TÜBİTAK ve AB’nin sunmuş olduğu fon imkanlarının hemen hepsinden ulusal ve uluslararası iş birliği yaptığımız birçok projede fiilen faydalanıyoruz. Üniversiteler ile imzaladığımız iş birliği protokolleri çerçevesinde, ortak projelerde yer alma, ortak patent başvuruları yapma, çalışanlarımızın ilgili üniversitelerdeki yüksek lisans ve doktora programlarına dahil olması vb. faydalar sağlamaktayız.  

Üretim sektörü büyük bir dönüşümden geçiyor. Biz de Ar-Ge merkezlerimiz ve dijital dönüşüm projelerimizle bu değişime hem öncülük yapmak hem de eşlik etmek üzere çalışmalar yürütüyoruz. Bu dönüşüme sadece teknoloji ekseninde bakmıyor, odağına insanı koyarak tüm iş süreçlerimiz ve organizasyonumuzu dönüştürüyoruz. Amacımız mevcut insan kaynağımızı koruyarak çalışma arkadaşlarımızın bu yeni dönemin gerektirdiği teknik ve davranışsal yetkinlikleri edinmesini sağlamak. Dönüşümü ekosistemimiz içinde değer yaratan bir fırsat olarak ele alıyoruz.

İskender ULUSAY
Aktaş Holding İcra Kurulu Başkanı
Zorlu dönemi fırsata çevirdik

Aktaş Holding olarak, sektörde 80 yılı aşkın üretim tecrübesine sahibiz. Know-how’a dayalı ürün geliştirme, verimlilik ve kalite öncelikli üretim anlayışıyla sürdürülebilir gelişimi esas alırken, ülkemize ve dünya ekonomisine de yüksek düzeyde katma değer sağlamaya odaklanıyoruz.

Bu anlayışla, Ar-Ge ve inovasyona da kurulduğumuz günden bu yana büyük önem veriyoruz. AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirdiğimiz yenilikçi ve katma değerli ürünlerle, dünya pazarlarında ülkemizi en iyi şekilde temsil etme çabasındayız.

Ar-Ge Merkezimiz sayesinde, sektörün ihtiyacına uygun, yenilikçi ve katma değerli ürünleri kendi bünyemizde üretip geliştirirken, ürünlerin testlerini de yine kendimiz yapabilmekteyiz. Bunun da bizlere ciddi avantajı oluyor.

Özellikle AR-GE odaklı üretim modelini benimseyerek, sektörün küresel oyuncularından biri olmanın gerekliliklerine yerine getirme gayreti içerisindeyiz. İnovatif düşünmek, bu düşünceyle hareket etmek, Aktaş Holding’in globalde kalıcı başarılar yakalama noktasında en önemli dayanağı oluyor.

Tüm çalışmalarını sürdürülebilir başarı odağında gerçekleştiren şirketimiz, kalite ve memnuniyet önceliğini müşterilerine sunarken; pazarda fark yaratan ve “tercih edilen” marka olmayı başarmaktadır.

Ar-Ge Merkezi’mizde bugün itibariyle 22 kişi görev yapıyor. Her yıl mevcut ciromuzdan yüzde 3 seviyesinde payı, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına ayırmaktayız. Amacımız, kısa vadede bu payı yüzde 5’ler seviyesine çıkarmaktır.

Şirketimizin, dünya ortalamaları ölçeğinde halen toplamda 90’dan fazla patent başvurusu, 15’ten fazla faydalı modeli, 4’ten fazla uluslararası patenti ve 4’ten fazla endüstriyel tasarımı bulunuyor. Ayrıca her yıl ortalama 10 adet de patent başvurusu gerçekleştiriyoruz. Aynı şekilde, toplamda 15’ten fazla hibe destek başvurumuz var.

Devlet hibe ve destekleri konusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın TEYDEB Ar-Ge Destek Programları ve Ekonomi Bakanlığı'nın destek programları için toplamda 15’ten fazla proje başvurumuz bulunmaktadır.

Yaptığımız tüm bu çalışmalar, şirketimizin uluslararası düzeydeki markalaşma çalışmalarına ve tüm dünyadaki Aktaş algısına son derece olumlu yansımaktadır.

Çünkü dünya teknoloji odaklı ilerliyor ve sıradanlığın dışına çıkarak, farklı ve katma değerli ürün ortaya koyan markalar daima bir adım öne çıkıyor.

Dolayısıyla AR-GE Merkezi’miz aracılığıyla, ürün ve teknoloji geliştirme çalışmalarını tüm hızıyla sürdürme amacındayız.

Özellikle pandemi ile birlikte, sahip olduğumuz esneklik ve çeviklik ile zorlu döneme fırsata çevirecek hamleler yapmaya odaklandık.

Şirket olarak bu süreçte bazı tedbirler alıp, yeni ve inovatif ürün yatırımlarımız oldu. Örnek vermek gerekirse; uzun yıllardır otomotiv sektöründe ağırlıklı olarak ağır ticari araç segmentinde kauçuk bazlı havalı süspansiyon ürünleri üreten bir şirket olarak, pazar ve müşteri beklentileri doğrultusunda, daha yüksek sıcaklık ve dış etkenlere dayanımı daha yüksek olan ürünler geliştiriyoruz. Aynı segmentte yer alan araçlarda, anti vibrasyon amaçlı kullanılan metal-kauçuk titreşim sönümleyici ürünleri, raylı sistemlerden gelen tecrübemizle harmanlayarak üretmek adına çalışmalarımız devam ediyor.

Araçların hafiflemesine katkı sağlayacak ürünler geliştirmek suretiyle, araç üreticilerine alternatifler sunmaktayız. Standart ürünler yerine kompozit plastik ve alüminyum gibi hafif malzeme kullanımını ürünlerimizde yaygınlaştırıyoruz. Hem araçların ağırlıklarının düşürülmesi hem de kullanım konforunun artırılması için yeni ürün gamları yaratıyoruz.

Otomotiv sektöründeki ürünlerimize ağır ticari vasıtalar ve treyler aktif yük ağırlıklarını dijital ölçen yeni bir ürün grubu dahil ettik.

Kolay şekilde yapılan montaj çalışması ile dijital olarak araç içinde ya da mobil cihazlar üzerinden araç üzerindeki yük ağırlığını takip edebilen ve verimlilik artırıcı çözümler geliştiren Right Weigh isimli yeni ürünümüzün, sektöre çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Bununla birlikte, bu süreçte üzerinde çalıştığımız ürün çeşitliliğini artırma ve dijital pazarlama projelerimiz de verimli şekilde ilerlemeye devam ediyor.

Küresel ölçekte büyüme stratejilerimiz doğrultusunda kararlı adımlar atmaya devam ediyoruz.
‘Küresel güven, yerel samimiyet’ prensibiyle dünyanın her noktasında yerelin beklentilerini özümseyip onlara uygun hareket ederken, bu noktada devletimizin sağladığı destekler elbette ki bizim için çok büyük önem taşıyor. Bu desteklerin artarak devam etmesini bekliyoruz.
Özellikle yerli ara üretimler konusunda üreticilere pozitif ayrımcılıklar sağlanması, bu endüstrinin ülkemizdeki gelişimini de hızlandıracaktır.
Yanı sıra ülkemizin geleceği için üniversite ile sanayinin beraber hareket etmesi gerekiyor. Biz sanayicilere de bu alanda önemli sorumlulukların düştüğünün bilincindeyiz.
Ülkemizde Ar-Ge kültürünün oluşması ve bu alana yönelik yatırımların hızlanması, sanayi-doktora programlarının da katkısıyla çok daha verimli hale gelecektir.
TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı gibi ülkemizde işgücüne nitelikli insanların kazandırılmasına katkı sağlayan değerli programları çok önemsiyoruz.
Bu noktada Bursa’mızın iki köklü kurumu Uludağ Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi ile iş birliği protokolleri gerçekleştirmiştik. Dolayısıyla bu tür çalışmalara desteğimiz sürecek.


Tülay HACIOĞLU ŞENGÜL
Genel Müdür
MAYSAN MANDO OTOMOTİV
Yatırımlarımızla sektörde farklılık yaratıyoruz

Türkiye’nin en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando olarak, Ar-Ge’yi kurum kültürümüzün önemli bir parçası olarak görüyor ve bu alanda da ciddi yatırımlar yapıyoruz.

Tüm adımlarımızı, gelişen teknolojiye ve değişen müşteri taleplerine göre şekillendiriyoruz. AR-GE çalışmaları neticesinde geliştirdiğimiz ürünlerle, dünya pazarlarında ülkemizi en iyi şekilde temsil etme çabasındayız.

Hem teknolojik altyapı hem de insan kaynağı anlamında yatırımlarımız devam ediyor. AR-GE odaklı yatırımlarımızla da sektörde önemli bir farklılık yarattığımızı düşünüyorum.

Şirketimizin %50 ortağı olan Güney Kore merkezli Mando Corporation; dünya çapında geniş ve yaygın bir yapılanmaya sahip olup, 20 farklı üretim tesisinde, 12.500 civarında çalışanı, 18 AR-GE merkezi, 8 satış ofisi ve 7 araç test sahası ile 60’ı aşkın OEM müşterisi için gelişmiş sürücü yardım sistemleri ile fren, direksiyon ve süspansiyon sistemlerinin üretimini yapmaktadır.   
Mando Corporation bünyesinde ticari araç amortisör tasarımı ve üretimi konusunda know-how’ını geliştirmiş, AR-GE bakımından en donanımlı ve yetkin fabrika olma özelliğine sahibiz.
Bugün itibariyle AR-GE Merkezi’mizde 24 kişi görev yapıyor. Her yıl mevcut ciromuzdan önemli bir bölümü AR-GE faaliyetlerine ayırıyoruz. AR-GE Merkezimizin kurulduğu 2012 yılından bugüne kadar toplamda 21 adet patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım başvurusu yapılan ürünümüz bulunmaktadır.
Şirket olarak, AR-GE ve inovasyonu temeline alan üretim modeliyle, sıfır hata ve proses mükemmelliği hedefiyle ilerlemekteyiz. Bunu yaparken de özellikle patent ve AR-GE çalışanı sayısında artış sağlayarak, Türkiye’de sektöründe ilk 10’da yer alan AR-GE Merkezi olma hedefiyle çalışmalarımız devam etmektedir.
Otomotiv sektöründeki gelişmelere paralel olarak sürüş konforunu ve yolcu güvenliğini artırmaya yönelik amortisör sistemleri üzerinde çalışmalar yürütmekteyiz. Aynı zamanda yeni proses geliştirme noktasında, üretimde enerji kaynaklarının tüketimini azaltacak alternatif üretim yöntemlerinin geliştirilmesi konularında da faaliyetlerimiz devam etmektedir.

Otomotivde oyunun kurallarının tekrar belirlendiği bu dönemde, şirket olarak gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir çevre bırakma hedefiyle, sürekli iyileştirme ve katma değer yaratan işletme anlayışıyla kağıt kullanımını en aza indirerek tüm süreçlerimizi mobil yazılımlara aktarmaya başladık.
Bu doğrultuda ‘akıllı şirket’ odağıyla Endüstri 4.0 uygulamalarına ağırlık vermiş durumdayız. Güçlendirdiğimiz IT altyapımız ve akıllı algoritmaları içeren yeni ERP yatırımımızla, dijital olgunluk seviyemizi geliştirmeye devam edeceğiz.  
Tüm bunları yaparken gelecek nesiller için, yaşamı sürdürülebilir biçimde iyileştirmek için UNDP tarafından belirlenmiş 17 sürdürülebilir kalkınma amacını kendimize referans alıyor ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınma yolunda ilerleyişine de destek oluyoruz.
Türkiye’nin en önemli ihracat kalemi kuşkusuz otomotiv ürünleri. Otomotiv sanayinde, ülkemiz ekonomisi açısından en önemli sorunlardan biri de dış ticaret açığı olduğu için özellikle otomotiv yan sanayicilerini güçlendirmek ve desteklemek çok önemli. Çünkü rekabetçi dünya piyasalarında güçlü Türk otomotiv tedarik sektörü demek, ülkemiz için ciddi ve sürdürülebilir avantaj demektir.
Bunun için de sektörümüze yönelik finansal destek ve teşviklerin daha da artırılması ve özellikle teknoloji geliştirme odaklı çalışmaların yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bunların yanı sıra, vergi yükünün tüm yılı kapsayacak şekilde düşürülmesi, hurda desteğinin kalıcı hale getirilmesi de sektör açısından çok faydalı olacaktır.

Aynı zamanda otomotiv endüstrisi hem bir gelişim hem de bir dönüşümün içerisinde. Dolayısıyla bizim fark oluşturacak, katma değeri yüksek ürünler tasarlayarak kalıcı etkimizi göstermemiz gerekiyor.
Bu anlamda üniversitelerle iş birliği yapmak da çok daha fazla ön plana çıkmış durumda. Üniversitelerde işin teori kısmı gerçekten yoğun, sanayide de bu işin pratiği çok hareketli. Eğer bu ikisinin kombinasyonunu oluşturabilirsek, hepimizin kazançlı çıkacağına inanıyorum. Biz de şirket olarak bu noktada üniversite-sanayi iş birliğine çok önem veriyor ve bu konuda somut sürekli adımlar atıyoruz.


Rasim ÇAĞAN

Rudolf Duraner

Genel Müdür
Lider kendi ürününe rakip çıkartır

Her zaman biz şu soruyu sorarız, müşteri bizi niye tercih etsin.  İletişimin mükemmel olduğu günümüzde sahip olduğunuz bir bilgi çok kısa zamanda kopyalanır.  Bu önüne geçemeyeceğimiz bir gerçek, dolayısıyla devamlı yenilik peşinde olmalısın.  Biz pazarda lider firmayız, lider kendi ürününe rakip çıkartır.  Daha kopyalanmadan, yenisini kendi ürününe karşı üretebilmelidir.  Bizim de Ar-Ge’ye bakışımızı bu şekilde.

Proje başlatma, takip ve sonuçlandırma sistematiğinin oluşması, yenilik ve yenilikçi ürünlere bakışın gelişmesi vb.

2020 Ar-Ge harcama tutarımız net ciromuzun %2’si. 2021’de güncel personel sayımız 47.

Boyama Sonrası Boyaları Üzerine Alan Materyal Ve Bunun Uygulanma Metodu. (Eco Smart Rinse) 2011 yılında patent almış olduğumuz bir proje idi. Boya kapanı olarak adlandırabileceğimiz ve kumaş üzerinden atılan reaktif boyayı üzerinde toplayarak, hem atık su yükünü hem de mevcut yıkama sayılarını azaltmaktı amaç. Özel bir kimyasal ve metod ile işlem gören dokusuz yüzey kumaşın, boyama makinelerinin filtrelerinde kullanılması esasına dayandırdığımız bir proje idi.

Ramöz makinelerinin fular otomasyonunu sağlayan yaştan yaşa kimyasal uygulama sistemi. WOW (Wet on Wet) uygulama olarak adlandırdığımız bu projeyi 2015 yılında başlatıp patent aldık. Ramöz kurutma makinelerinde kimyasal uygulamasının, baş-son farkı yaratmadan yaştan yaşa yapılabilmesine olanak tanıyan bir makine tasarımı. Hem enerji ve zaman tasarrufu sağlamakta hem de kontrolsüz kimyasal kullanımını ortadan kaldırmaktadır. Güncel olarak adet 182 adet makinemiz müşterilerimizde çalışmaya devam etmektedir.

Kumaşlar Üzerinde Antipilling Etki Gösteren Vinilkaprolaktam Bazlı Bir Polimer Ve Polimerin Uygulama Yöntemi projemizin çıktıları olan 5 adet farklı polimer için 2019 ve 2020 yıllarında patent başvurularımız gerçekleştirilmiştir.

Hepsi aslında. Proses kısaltma çalışmalarına yönelik tüm çalışmalarımız verimlilik arttırma üzerine kurulu. Aynı zamanda doğal olarak su ve enerji tasarrufunu da getiriyor bu tabi. Geri dönüşüm de son dönemde üzerinde durduğumuz bir konu. Recycle Polyester reçine bazlı 3 farklı ürünü pazara sunuyoruz. Biobazlı ürünler de gündemimizde. Hazırda % 99 oranında bio içeriğe sahip su itici ürünümüz bulunmakla birlikte, farklı kimyasal gruplarına yönelik bio materyaller üzerindeki çalışmalarımız devam ediyor. Çevre konusunda özellikle “su” konusuna çok önem veriyoruz. 2021 yılında ekip olarak hazırladığımız “son ırmak kuruduğunda” su infomuzun çok ses getirdiğini söyleyebiliriz.

Teşviklerden son birkaç senedir faydalanıyoruz.  Evet teşvikler faydalı ancak sanayicinin bütünlüğü teşvik var diye yatırım yapmak olamamalı.  Teşvikler ona sadece cesaret vermeli.

Önce doğru iş modeliniz olmalı.  Önce doğru iş daha sonra finansman olmalı.
Bazı sanayiciler vergi vermemek için teşvik sistemini kullanıyor.  Rudolf Duraner teşvik olmadığı ortamda da Ar-Ge’ye yatırım yapıyordu.
Ben teşviklerinden seçici olarak verilmesi gerektiğini düşünüyorum.  Teşviklerde yerli ürün olması talep edilmeli, zaten katma değeri düşük bir üretim yapan ülkemiz bir de yabancı ithalatı destekliyor.  Bunun ekonomiye ve cari açığa etkisi oluyor.
Teşviklerin yarattığı ekonomik değer kontrol edilmeli ve kara dönüşüp dönüşmediği kontrol edilmeli.  
Üniversiteleri ekonominin gerçeklerinden uzak buluyorum.  İş hayatında verimlilik, yapılan işin ekonomisi ve zaman çok değerli.  Üniversitelerde de bir şekilde bu baskıyı üzerlerinde hissetmeli.
Bir fikri çok hızlı hayata geçirmek mecburiyetindeyiz, yoksa fikrimiz bu mükemmel iletişime sahip Dünya’da hızla taklit edilir.  Üniversite projeleri bizi yavaşlatıyor maalesef.

Hüseyin KARABULUT
ORAU Orhan Otomotiv

Ar-Ge Müdürü
Geleceğin ihtiyaçlarına cevap vermeyi hedefliyoruz

ORAU Orhan Otomotiv, ana sanayi müşterilerinin istediği ürünleri uluslararası standartlarda geliştirmesinin yanında co-designer rolü üstlenerek elde ettiği know-how beraberinde yenilikçi yönü yüksek, özgün ürün tasarımlarını ortaya koyarak, kendi tasarımlarını OEM müşterilerine sunmayı ve müşterilerimiz için tercih edilen çözüm ortağı bir firma olmayı misyon edinmiştir.

Otomotiv sektörü, günümüzdeki diğer teknolojik sektörler gibi hızlı bir değişim içerisindedir. Bunun sonucu olarak da, bu sektörde faaliyet gösteren firmaların teknolojik alt yapılarını ve Ar-Ge kabiliyetlerini geliştirmeleri rekabetçi kalmaları adına büyük önem arz etmektedir. Bu amaçla ORAU, ürünlerinin ve üretim teknolojilerinin otomotiv sektörünün gelecekteki ihtiyaçlarına cevaplayabilmesi adına kendini sürekli geliştirmeyi ve bu doğrultuda da ürün geliştirme ve Ar-Ge faaliyetlerini sürdürmeyi hedeflemektedir. Böylece ORAU hem firma, hem sektör, hem de ülke sanayii adına sürdürülebilir olabilecektir.
Bu amaçla, Ar-Ge faaliyetlerini destekleyecek temel analiz ve mühendislik hizmetlerinin ileri teknolojilerle donatılması, mevcut ürün maliyetinin düşürülüp kalitenin arttırılmasına yönelik çalışmaların yürütülmesi, yaratıcılık geliştirme, rekabetçi teknolojiler, optimize edilmiş tasarım, yeni büyüme yatırımlarının modern teknolojilerle donatılmış ve sermaye verimliliğini en üst düzeyde tutarak hedeflenen zaman sürecinde üretime kazandırılması Ar-Ge stratejilerimizin özünü oluşturmaktadır.

2004 yılından beri co-desinger olarak Otomotiv sektörüne hizmet veren ve bu kapsamda ürün geliştirme ve Ar-Ge faaliyetlerini sürdüren bir firma olan ORAU, 2013 yılında Ar-Ge Merkezi olarak faaliyetlerini tescil ettirmiştir. ORAU Ar-Ge Merkezi, bağımsız 3.000 m2 kapalı alanda yerleşik 54 araştırmacı ile Ar-Ge faaliyetlerini sürdürmektedir.
Firmamız son 5 yılda yaklaşık 3,5 Milyon Euro’luk laboratuvar ve mühendislik altyapısı yatırımı yaparak Ar-Ge’ye verdiği önemi göstermiştir. ORAU olarak, son yıllarda ortalama yıllık 6 Milyon TL civarında Ar-Ge harcaması yaparak faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.

ORAU, hem ulusal hem de uluslararası destekli projeler dahil olmak üzere hali hazırda aktif olarak 10 adet Ar-Ge projesini yürütmektedir. Bu projeler kapsamında hem akademik hem de diğer Ar-Ge yapan uzman kurum ve kuruluşlarla iş birliklerini sürdürmektedir.
Firmamızın yürüttüğü Ar-Ge projelerinin önemli bir bölümü, otomobillerin kumanda kontrol sistemlerinden olan vites, el freni ve kapak açma-kapama sistemleri üzerinedir. Aynı zamanda debriyaj yayları, proses verimliliğini arttırıcı/iyileştirici faaliyetler ve esnek üretim hatlarının geliştirilmesi diğer proje konularını oluşturmaktadır. Diğer yandan, son zamanlarda Türk Savunma Sanayii’nin parlayan yıldızını gören ve milli misyon doğrultusunda yerli savunma sanayii hamlelerini destekleyen firmamız, 2021 yılı itibariyle savunma sanayiinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yeni Ar-Ge projelerini de başlatmıştır.
Şimdiye kadar 57 Ar-Ge projesini başarıyla tamamlayan ORAU, bu projeler neticesinde 5 uluslararası patent, 2 ulusal patent ve 8 de faydalı model başvurusu yaparak bunların birçoğunun tescillerini almış ve kalanlarının da tescil işlemlerini sürdürmektedir.

ORAU, orta vadede Ar-Ge projelerini daha çok şu konular üzerine sürdürmeyi planlamıştır;

- Ülke içerisinde bulunan otomotiv üreticilerin ithal olarak kullandığı araç bileşenlerinin yerli versiyonlarını geliştirip üreterek, maliyet ve teknik avantajları bulunan yerli alternatifler sunarak yerli üretim hareketine katkı sağlanması.
- Son yıllarda otomotiv sektöründeki değişimlerin odak noktalarından olan emisyon regülasyonlarının düşürülmesi kapsamında yapılan çalışmaların takibi ve buna bağlı olarak firmanın mevcut ürün gamı üzerinden Ar-Ge çalışmaları vasıtasıyla ürünlerin yenilenerek rekabette öne geçmesinin sağlanması.
- Yeni nesil araçlarda teknolojik odağın kaymakta olduğu elektronik ve elektronik kontrollü mekanik sistemlerin değişimine uyum sağlanarak mevcut mekanik tabanlı araç komponentlerinin elektronik kontrolcü vb. sistemlerle desteklenerek yeni nesil rekabetçi ürünlerin ortaya çıkartılması.
- Yapılacak olan farklı Ar-Ge projelerinde kurulacak ortaklıklar vasıtasıyla özellikle yurt dışı firma veya araştırma enstitülerinden bilgi transferinin sağlanması.
- Mevcut ürünlerin yüksek verimli, daha hafif ve kompakt yapıda tasarlanması ile daha çevreci ürünler geliştirmek (hedef ürünlerde ağırlık azalması ile CO emisyon kriterlerine uyum sağlamak).
- Proses geliştirilme çalışmalarını sürdürerek, yeni ürünlerin üretim proseslerinin tasarımını ve geliştirilmesini sağlamak, daha verimli ve çevreci üretim teknolojilerinin entegrasyonunu gerçekleştirmek.
- Çevre dostu ürünlerin üretilmesinin yanı sıra bu ürünlerin üretilmesi esnasında daha az emisyon değerleri üreten teknolojilerin ve efektif bir malzeme geri dönüşümünün kullanılmasını sağlamak.

ORAU, üzerinde derin bir uzmanlığa sahip olduğu esnek kumanda telleri mekanizmaları için otomotiv ana sanayinin tasarladığı her yeni model aracın uzmanlık alanımızdaki problemlerini rutin mühendislik dışında Ar-Ge odaklı bilimsel ve teknolojik yaklaşımlarla çözmektedir. Bu sebeple markamız ve ürünlerimiz otomotiv ana sanayide kabul görmektedir. Son dönemde mevcut ürün gamımıza özel debriyaj yayları da ekleyerek, yeni ürünlerin özgün tasarımları ve imalat süreçleri stratejilerimiz doğrultusunda devam etmektedir.

ORAU, hem ulusal TÜBİTAK Ar-Ge teşvikleri, hem de uluslararası AB projeleri teşviklerinden yararlanmaktadır. Şimdiye kadar 6 TÜBİTAK projesini başarıyla tamamlayan firmamız, hali hazırda 3 TÜBİTAK ve 1 AB projesi ile ulusal ve uluslararası Ar-Ge projelerini yürütmeye devam etmektedir. Ayrıca bu projeler kapsamında Bursa Uludağ Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Ankara Atılım Üniversitesi gibi ülkenin çeşitli üniversiteleri ile akademik iş birliklerini sürdürmekteyiz. Böylece ülkedeki üniversite sanayi iş birliği arzusunu dikkate alarak, akademik bilginin endüstriyelleşmesi ve bunun katma değere dönüşmesine katkı sağlamak bize büyük mutluluk vermektedir.

Fakat diğer yandan, ulusal Ar-Ge desteklerinin eskisi kadar çeşitlilik ve esneklikte olmaması özellikle büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının Ar-Ge teşviklerinden yararlanma imkanını her geçen gün kısıtlamaktadır. Örneğin SAN-TEZ projesinin devam etmemesi, 1501 Ar-Ge proje destek başvurularının büyük ölçekli firmalar için halen daha kapalı olması Ar-Ge’ye yatırım yapan belirli ölçekteki firmaları zorlamakta ve proje sayılarını olumsuz etkilemektedir. Umarız yakın zamanda Ar-Ge destekleri, önceki dönemler gibi çeşitli ve kapsayıcı olmaya yeniden devam eder.

ORAU, Ar-Ge faaliyetleri kapsamında yeni Ar-Ge yetenekleri kazanmak, var olan teknolojileri geliştirmek ve ihracatın devamlılığının sağlanmasının yanı sıra, yelpazesine katacağı yeni ürünlerle üretimi arttırarak dışa bağımlılığı azaltıcı ve ihracat potansiyeli yüksek ürünler geliştirerek uluslararası otomotiv ana sanayiinin vazgeçilemez tedarikçileri arasında yer almak için çalışmalarını sürdürmektedir.
Bu kapsamda özellikle, elektrikli otomobiller ve alt sistemleri, yerli otomobil, yeni nesil otomobillerin düşük emisyon kriterlerini sağlayabilecek yüksek katma değerli ürünlere olan ihtiyaç ve dolayısıyla otomobillerde ağırlık azaltılması konuları firmamızın Ar-Ge projeleri kapsamında yakın vadede odaklanacağı temel çalışma alanları olacaktır.
Bu çalışmaların sonucunda elde edilecek somut çıktılar, bu çıktıların ürün olarak global ana sanayilere tedarik edilmesi ve firmanın ihracatının devamlılığının sağlanması gibi konular ise kısa ve orta vadede firmamızı ve sektörümüzü etkileyecek önemli gelişmeler olacak, böylece arzulanan başarılara ulaşmak mümkün olabilecektir.

ARZU IŞIK
IŞIKSOY TEKSTİL YKÜ
15 patent başruvumuz var

Firmamızda, AR-GE ve inovasyon faaliyetleri   gelişim ve büyüme stratejisinde önemli role sahiptir. Yatırımlarımız ve hedeflerimize kılavuz olma niteliğindedir. Yönetim kurulunca en üst düzeyde destek görmektedir. AR-GE çalışmalarının temel olarak faydalarını direk ve dolaylı olarak iki başlık altında değerlendiriyoruz. Direk fayda düşünüldüğünde yeni geliştirilen ürünleri iç ve dış pazara sunarak bütçesel avantalar sağlanmaktayız. Dolaylı yönden bakıldığında ise ekolojik, sürdürülebilir ürünlerle hem yaşadığımız dünyaya hem de insan sağlığına katkıda bulunmaya çalışmaktayız. Işıksoy Tekstil Aş AR-GE Merkezinde toplam 20 tam zamanlı mühendis çalışmaktadır. Tekstil, makine, mekatronik, elektrik elektronik, endüstri mühendisliği bilim dallarından kurulu bir ekibe sahibiz. Bu çeşitlilik bizlere farklı disiplinlerin meydana getirdiği çoklu bakış açısıyla başarılı projeler sunmaktadır. AR-GE bütçemizde herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Temel olarak yüzde vermemiz gerekirse %10’ları bulan bütçe payımız bulunmaktadır. 2020 Yılı baz alındığında 20 proje tamamlanmış ve bunlarla ilişkili olarak 10 patent başvurusu yapılmıştır.2021 Hedefimiz bu sayıyı 15 patent başvuruna çıkarmaktır. Patent geliştirme alanlarını, tekstil üretim modellerindeki yenilikçi yaklaşımlar, üretim makinelerinin geliştirilmesi, ekolojik, çevreci üretim geliştirmeleri ve digital dönüşüm olarak tanımlayabiliriz. AR-GE merkezimizde proje yoğunluğunu verimlilik ve sürdürülebilir üretim üzerine kurgulamaktayız. Verimlilik projelerinin gerekliği olarak IOT Projeleri yapan birimimiz çalışmalarında önemli rol kaydetmiştir. Elimizdeki verileri anlamdırarak bütünsel verimi yakalayacağımıza inanmaktayız. Bütünsel verim ürün kalitemizin arttırılmasına ve uluslararası rekabette bize güç katacaktır. AR-GE merkezlerine verilen devlet teşviklerinin araştırma ve geliştirmeyi özendirici yeterlilikte olduğunu düşünmekteyiz. AR-GE projelerinde sadece   devlet desteği odaklı hareket etmenin yeterli olmadığını düşünmekteyiz. Firmalar AR-GE başarısı elde etmek istiyorlarsa mutlaka öz kaynaklarıyla da projeleri desteklemelidirler. Işıksoy Tekstil yönetimi AR-GE merkezine tanınan devlet desteklerinin kat ve kat fazlasını kendi öz kaynaklarından sağlamaktadır. Bu durum biz AR-GE merkezi çalışanlarının gurur ve motive kaynağıdır.

Ali Hakan SÜALP
İnsu Teknik Yönetim Kurulu Başkanı
Tecrübeli bir kadromuz var

Günümüzde AR-GE ve inovasyon olmadan sürdürülebilir bir büyüme yakalamak imkansız hale geldi diyebiliriz. AR-GE’ye önem veren ve bu konuda yatırım ile harcama yapmaktan çekinmeyen firmalar daha rekabetçi olma şansını elde ediyor.
Sektöründe Türkiye’de lider, dünyada da en büyük global oyunculardan biri olan firmamız da AR-GE’ye büyük önem veriyor. AR-GE Merkezimizde tasarım yeteneğine sahip tecrübeli bir kadro ile çalışıyoruz. Teknolojiyi oldukça yakından takip ediyor, üretim süreçlerimizde uyguluyor ve yenilikçi yaklaşımlarımızla fark yaratan çalışmalara imza atıyoruz. AR-GE Merkezimizde ürünlerimizi her yıl daha da geliştirip, bilgi ve teknolojinin ön planda olduğu çalışmalara ağırlık veriyoruz.
İçinde bulunduğumuz çağda artık teknoloji savaşı yaşanıyor. Bu savaşta galip gelmek için AR-GE çalışmaları olmazsa olmazlar arasında. Rekabetçi iş ortamında AR-GE ve inovasyonun firmamıza çok fazla katkısı söz konusu. AR-GE ve inovasyon ışığı altında teknolojiye önem vererek, yüksek katma değerli ürünler geliştiriyor, daha kaliteli ve verimli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu da bizi rakiplerimizden her zaman bir adım öne çıkarıyor.

AR-GE alanında atacağımız her doğru adımın bize büyük katma değerlerle geri döneceğini biliyoruz ve bu konuya özel önem gösteriyoruz. Ürünlerimizi yüksek teknoloji ile üretiyor ve farkımızı ortaya çıkarıyoruz.  

Bütçemizin yüzde 3’ünü AR-GE’ye ayırıyoruz. Bu payı yakın bir gelecekte daha da artırmayı planlıyoruz. Merkezimizdeki çalışmalar sonucunda yeni teknolojileri tüm süreçlerimizde uygulayarak, sektörümüzün ihtiyaç duyduğu çözümleri sunuyoruz. AR-GE Merkezimizde 22 kişiyi istihdam ediyoruz. Bu sayıyı da önümüzdeki dönemde artırmayı hedefliyoruz.
Merkezimizde devam eden 9 adet projemiz mevcut. Bu projelerden bir tanesi Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) projesi. Biri de patent haklarına sahip olduğumuz yeni bir tasarımın hayata geçirilmesi projesi.

Projelerimizi 3 grupta toplayabiliriz. Bunlar Ar-Ge ve inovasyon içeren yeni amortisör tasarımları, Ar-Ge ve inovasyon içeren proses geliştirme projeleri ve Ar-Ge ve inovasyon içeren co-desing olduğumuz OEM projeleri. Bu doğrultuda Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları kapsamında, bilinen çalışma prensiplerinden farklı yapıya sahip amortisör projelerimiz devam ediyor. Ayrıca amortisörün mil kesimden montajına kadarki proseslerinde, ürün kalitemizi ve marka değerimizi arttıracak proses-makine geliştirme projeleri yürütüyoruz.

TEYDEB projemiz kapsamında, Türkiye’de üretimi olmayan yeni bir ürüne ait proje çalışması yürütüyoruz. Bu sayede ürün çeşitliliği artmış olacak, dışarı sermaye çıkışı azalarak millileşme adına bir katkı da biz sağlamış olacağız. Bu ürün gamına ait yeni projelerde roller üstlenerek gelişimimize katkı sağlayacağız. Bunların yanında 4 adet patentimiz ve 2 adet faydalı modelimiz mevcut.
Sektörümüzde global trendleri yakından izleyerek, ürünlerimizi sürekli geliştiriyoruz. AR-GE çalışmalarımızda önümüzdeki dönemde verimliliğe odaklandık. Operasyonel iyileştirme için birçok çalışma yapıyoruz. Operasyonel verimlilik artışı sağlayacak aksiyonlar üzerine çalışmalarımız var.  İş geliştirme amacıyla yeni projeleri hayata geçirmeyi ve gelişen global pazarda daha güçlü ve kalıcı yer alabilmek için AR-GE’de verimliliğe odaklanarak fark yaratacak çalışmalar gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda, küresel düzeyde markalaşma çalışmalarımıza tüm hızımızla devam ediyoruz.

Devlet destek ve teşviklerinin firmalar açısından oldukça faydalı olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. İş dünyasına sağlanan destekler büyük motivasyon kaynağı. Verilen destekler ve üniversite iş birlikleri sayesinde güzel projeler hayata geçirilebiliyor.

Yeni destek paketlerinin devreye sokulması, var olan desteklerin oranlarının artırılması yeni yatırımların önünü açacaktır.

İsmail ÖZCAN
Ottonom Mühendislik YK Başkanı
Yaptığımız her işte Ar-Ge var

Ottonom Mühendislik olarak dinamik mühendislik hizmeti sağlayan bir firmayız, farklı iş birimlerimiz ile özgün ürün-proses geliştirme üzerine çalışmaktayız. Ottonom olarak yaptığımız neredeyse her iş bir defaya mahsus olarak yapılmakta dolayısıyla her projede Ar-Ge faaliyetleri yürütülmektedir. Ottonom çatısı altında TÜBİTAK Projesi kapsamında başlattığımız daha sonra bizim pazardaki potansiyeli görüp ürünleştirdiğimiz 3 markamız bulunmaktadır. Tasarım Otomasyon mekanik gibi bütün mühendislik disiplinlerini birleştiren ekibimiz her gün daha iyisi için çalışmalarına tüm hızıyla devam etmektedir.

Ar-Ge çalışmaları proje fikrinin doğuşundan fizibilite çalışmalarına kadar tüm adımlarımızı sistematikleştirmemize ve her başladığımız projede Dünya-Ülke-Firma için yenilik yönlerini araştırmamıza ve bu sayede farklı alanlarda çalışabilir olmamıza fayda sağlamaktadır. Bu çerçevede gerçekleştirilen çalışmaların ürün sistem veya proseste katma değer yaratması son derece önemlidir. İnovatif yöntemlerle yeni ürünler, sistemler, yazılım geliştirmeleri, malzemeler, cihazlar, ekipmanlar, prosedür ve sistemlerin geliştirilmesi, yeni teknikler ve prototipler üretilmesi Ar-Ge merkezi faaliyetlerimizin arasına girmektedir. Ve bu firmamızın yükselmesindeki en büyük etkendir.

Ottonom çatısı altında toplamda 137 personelimiz çalışmaktadır. Ar-Ge merkezimizdeki personel sayımız ise 65 kişidir. 2019 yılında Türkiye’de en çok Ar-Ge harcaması yapan ilk 250 şirket listesinde yerimizi almış bir firma olarak Ar-Ge merkezine büyük önem veriyoruz ve bu doğrultuda yatırımlarımızı yapıyoruz şu an için %80 oranında ciddi bir yatırımımız bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemlerde daha da arttırmayı hedefliyoruz.

Firmamızda şu ana kadar toplamda 8 tamamlanmış projemiz bulunmakta ve bu tamamladığımız projelerimiz ile birlikte 3 marka, 2 yayın ve 1 yurtiçi patent başvurumuz bulunmaktadır.
Örneğin; Otomotiv sektörü için geliştirdiğimiz, yakıt ve su hortumlarının çevre ve çalışma koşullarının incelenmesi için tübitak projesi dahilinde başlattığımız test sistemi projesini hayata geçirdik. Bu test sistemimizin içinde basınçlandırma testleri, ısıtma, soğutma ve titreşim gibi multi fonksiyonel testler yapabilmektedir.

Temel amacımız yaptığımız işlerin daha verimli ve etkin hale gelmesi, sürekli iyileştirme ve geliştirme mantığında yapılan projelerimizi daima inovatif yaklaşım mantığı ile ürünlerimizi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemlerde de verimlilik, ürün geliştirme proses geliştirme ve özgün ürünler olarak çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz, Yeni teknoloji, ürün ve üretim sürecini şirketimizin işleyişine dahil etmeyi de hedeflemekteyiz

Ar-Ge çalışmalarına verilen devlet destekleri ve üniversite iş birliği imkanlarından faydalanmaktayız. Bu bağlamda 2244 Üniversite Sanayi iş birliği ile önümüzdeki minimum 4 yıl boyunca projelerimizi sürdüreceğiz.
Bunun yanı sıra Tübitak, Ar-Ge, Kosgeb ve Ekonomi Bakanlığı projelerinde yer almaya devam edeceğiz. 2023 yılında dünya çapında tercih edilen bir mühendislik şirketi olma hedefimiz doğrultusunda, Ottonom gibi yerli firmaların yeni destekler sayesinde kendini geliştirip hem yerli hem de global ekonomiye olan katkılarının artacağına inanıyoruz.


Muhammet KARA
Elatek Kauçuk Ar-Ge Müdürü
Ar-Ge ile büyüyoruz

 Sürdürülebilir büyümenin ardındaki gerçek itici güç, Ar-Ge’ye ayrılan maddi ve manevi destek olmuştur. Ar-Ge bilinci ile büyüyen firmamızın geleceğe dönük olarak gelişmiş üretim teknikleri ile üretim yapmak, yeni ürünlere adaptasyon ile birlikte firmayı uluslararası rekabete her zaman hazırda tutmak firmamızın olmazsa olmazlarıdır. Yeni konstrüksiyon, yeni ürün ve malzeme geliştirerek stratejik hedeflerimize yönelik Ar-Ge projeleri planlanmaktadır. Ar-Ge personellerini yüksek lisans ve doktoraya teşvik ederek nitelikli personel yetiştirmeyi hedefliyoruz.

Ar-Ge proje takip sistematiği ile proje çalışma kültürünün oluşturulması, başarı ölçütleri ile projenin takibinin sağlanması, devlet destekleri sayesinde istihdam, makine/teçhizat ve yazılım gibi olanaklar ile Ar-Ge merkezinin geliştirilmesi sağlanmaktadır. Soyut hedeflerden somut hedeflere yönelimlerimiz artmıştır.

Ar – Ge yatırımlarınızın toplam bütçeniz içindeki payı %2,6’dır. Ar-Ge merkezimizde toplamda 25 personel çalışmaktadır.

Ar-Ge çalışmaları sonucunda proje çıktısı olarak patent başvurusu yaptığımız 1 adet projemiz bulunmaktadır. İçten yanmalı motorların motor hava emiş sistemlerinde rezonatör kullanılmaktadır. Özelliği, motorun gürültüsünü azaltarak daha konforlu bir sürüş sağlamasıdır. Yapılan çalışmada frekans aralığı arttırılırken ses iletim kaybının 20 dB’in üstünde tutulduğu, gürültüyü azaltırken basınç kaybının da azaltıldığı, motor içerisindeki kapladığı hacmi azaltan ve daha hafif yapıda bir rezonatör tasarımı sağladık.

Elektrikli araçlara olan talebe istinaden elektrikli araçlara yönelik Ar-Ge çalışmalarımız devam etmektedir. Atıklarımızın geri dönüştürülerek sektöre yeniden kazandırılması ve çevreye daha az zarar vermesi adına atık kauçuk Ar-Ge projemiz bulunmaktadır.

Yeterli buluyoruz. TEYDEP, KTZ, Kolay destek ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekleri başta olmak üzere birçok devlet teşvikinden yararlanıyoruz. Halihazırda Turquality desteğine başvuru hazırlıklarımız devam etmektedir. En yakın zamanda desteğe başvuru işlemi yaparak, olanaklarından yararlanarak Elatek markamızı bir adım daha ileriye götürmek istiyoruz.
Üniversite-sanayi işbirlikleri yapıyoruz, projelerimiz kapsamında üniversiteden değerli hocalarımız ile bir araya gelerek akademi ve sanayi bilgilerini birleştirerek projelerimize yön veriyoruz.

Bursa Teknik Üniversitesi ile yapmış olduğumuz Sektörel Eğitim Programı (SEP) kapsamında üniversite öğrencilerinin sanayi ile iletişiminde erken tecrübe kazanılması, öğrencinin mezuniyeti sonrası sektöre uyum sürecinin kısaltılması, sektörde uzmanlaşacak alanın belirlenmesindeki temel öngörülerin kazanılması ve istihdamda öncelik kazandırılması amacıyla karşılıklı anlaşma imzalanmıştır.

TÜBİTAK TEYDEP 1507 programı kapsamında desteklenme kararı verilen projemiz için Bursa Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile işbirliği anlaşması imzalayarak değerli hocamızın ışığında TÜBİTAK proje çalışmalarımıza devam etmekteyiz.


Esra GÜVEN
ÜÇGE Mağaza Ekipmanları Genel Yönetmeni
Dünyada ilk 3’e girmek istiyoruz

ÜÇGE olarak kurulduğumuz günden buyana ulusal ve global pazarda markamızı farklılaştıracak ürünler ve sistemler tasarlayarak bugünkü fark yaratan marka konumumuzun temellerini atmış olduk. Bu çalışmalarımızı da sistemleştirerek patentle ve tasarım tescilleri ile koruma altına aldık.  

Geldiğimiz noktada yurt içinde sektörünün lideri olan ve Avrupa’da ilk beşte yer alan firmamızın hedefi uluslararası alanda da lider üç firmadan biri olmak. Bu vizyon çerçevesinde, kurum içinde AR-GE sistematiğinin oturtulması ve teknoloji yol haritalarımız ile günlük hedefler yerine 5-10 yıllık uzun vadeli planlar üzerinden gelişmeleri takip etmenin bizi sektörde daha hızlı ileriye taşıdığını söyleyebiliriz. Ürünlerimize yeni, değerli ve taklit edilmesi güç nitelikler kazandırarak müşterilerimize fayda sağlayacak özgün projeler sunabiliyoruz. Böylece markamızı farklılaştırıyor ve rekabet gücümüzü artırıyoruz. Sonuç olarak baktığımızda, yerel ve ulusal markalarla birlikte dünya perakende sektörünün önemli markalarının da mağaza ekipmanları ve raf sistemlerinde ÜÇGE’ye güvenmesi ve bizi tercih etmesi bu kazanımların en büyük kanıtıdır.

ÜÇGE olarak kazancımızı yine teknoloji odaklı yeni yatırımlara ve AR-GE çalışmalarına ayırıyoruz. AR-GE yatırımları bütçemizde önemli bir paya sahip. ÜÇGE, Ar-Ge Merkezi bünyesinde yer alan 45 kişilik profesyonel ekibi ve tüm bölümlerinin ortak sinerjisiyle, hem sektörün gelişimi hem global pazarda Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak, hem de ülkemiz ve dünyamıza daha fazla değer katmak için fikir üretiyor, tasarlıyor ve proje geliştiriyor.  

Kuruluşumuzdan bugüne sektörde “ilk” olacak birçok yeniliğe imza attık. Son üç yılda ise tescilini aldığımız 16 tane patent/faydalı model ve 18 tane tasarım tescili bulunmaktadır. Hizmet verdiğimiz sektörlere fayda sağlayacak daha pek çok yeniliği hayata geçirdik. Hali hazırda çalışmalarını yürüttüğümüz patent başvuruları da bulunmaktadır.  

Firmamız 2017 ve 2019 yıllarında Design Turkey “Endüstriyel Tasarım Ödülleri”nde  “İyi Tasarım Ödülü” ve 2017 yılında “Bursa ilinde Mobilya Sektöründe 2012-2016 yıllarında En Çok Patent Başvurusu Yapan Birinci Firma” ödülünü alarak bu alandaki çalışmalarını ödüllerle de taçlandırmıştır.
    
 
Gelecek dijitalde… Biz de hedeflerimizi bu dijital dönüşüm yolunda kurguluyoruz. ÜÇGE’nin gelecek AR-GE stratejileri kapsamında, geleceğin perakende ve lojistik dünyasına yönelik otomasyon ağırlıklı ürünler geliştirmeye aynı zamanda enerji verimliliği yüksek, çevre kirliliğinde, geri dönüşümde farkındalık yaratacak ve karbon ayak izini azaltacak, dünyamıza, doğaya ve çevreye katkısı olan ürün ve sistemler geliştirmeye odaklandık. Bu süreçlerde Ar-Ge çatısı altında üniversiteler, araştırma merkezleri ve sanayi işbirliklerimizi de geliştiriyoruz. Bu çalışmalar neticesinde ilk olarak, Yazılım/Otomasyon odaklı Akıllı Ürünler ve Sürdürülebilir Gelecek odaklı yeni ürünlerimizi çok yakında pazara sunacağız.

Devletin teknoloji, Ar-Ge ve patent çalışmaları kapsamında firmalara önemli destekleri bulunuyor. Sanayi üniversite işbirlikleri için başvurularımız da mevcut. Firmalar bu önemli desteklerden yararlanıp değer yaratma yoluna kanalize olmalıdır. Bu yolda merakla, istekle, sabırla örülü, aynı zamanda sürdürülebilir ve içselleştirilmiş bir kurumsal yaklaşımla ilerlemenin çok önemli olduğunu vurgulamak isteriz. Teknoloji ve AR-GE projelerine odaklanıp markalaşma yolunda çaba göstermeliyiz. İhracatımızın yarattığı katma değeri, marka değeri ile daha fazla oranda artırmayı hedeflemeliyiz.

Ümmet AYYILDIZ
Prometal Ar-Ge Direktörü
Ar-Ge’ye 3 yılda 3 milyon lira

Sürekli iyileşip gelişerek müşterilerimize kalite ve zamanında teslimattan ödün vermeden, global tedarikçi olarak rekabetçi fiyatlarımızla firmamızı daha ileriye götürmekteyiz. Bu noktada, pozitif anlamda yegâne itici kaynaklarımızdan bir tanesi Ar-Ge birimimizdir. Makine, malzeme, sistem ve insan konusundaki tüm faaliyetleri iyileştirmek amacıyla Ar-Ge çalışmaları titizlikle ele alınmaktadır.
Ar-Ge çalışmalarımızın firmamıza sağladığı kazançlar; Ar-Ge ya da araştırma-geliştirme, OECD tarafından “Bilgi dağarcığını artırmak amacıyla sistematik olarak sürdürülen yaratıcı çalışma” olarak tanımlanır. 5746 sayılı kanun ise Ar-Ge’yi, “Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yararlı çalışmalar” olarak ifade eder. Temel araştırma, uygulamalı araştırma, deneysel geliştirme faaliyetleri hem firmaya hem Ar-Ge birimimizde çalışan personellere yüksek seviyede katma değer sağlamaktadır.
Tedarik zinciri içerisindeki her türlü problemde olayların köküne inerek önce problemlerin çözümüne yenilikçi bir bakış açısı ile birlikte de inovasyon kültürüne sahip olmuş oluyoruz.
Firmamız Prometal’in yeni bir ürün, hizmet ya da süreç yaratmak adına yürüttüğü Ar-Ge faaliyetleri başta üniversiteler olmak üzere araştırma kurumları tarafından yürütülmektedir. Günümüzde, know-how olarak ifade edilen donanımı ifade eden Ar-Ge çalışmaları, firmamızda yüksek teknolojili ürünlerin geliştirilmesi noktasında ciddi bir öneme sahiptir.
Ar-Ge çalışmalarımızın amaçları arasında;
Firmamız tarafından üretilen teknolojik bilginin ticarileşmesini sağlamak,
Teknolojik değişime adaptasyon sağlamak ve firmamızdaki gelişimlere ivme kazandırmak.
Enerji maliyetlerini düşürmek ve bu esnada ürün ve hizmet kalitesini arttırmak.
Teknolojik altyapıyı güçlendirmek ve gelecek dönem için yeni teknolojik bilgilerin oluşmasına zemin hazırlamak.
Ar-Ge birimimiz; 2018 yılında kurulmuş olan yeni, dinamik ve hale gelişmekte olan firmamızın en gözde merkezidir. AR-GE merkezinde uzman ve yetkin şekilde çalışmakta olan personel sayımız 20 ile 25 arasında değişmektedir. Belirtilen sayısının, %7’si ise kadın personellerimizdir.
Yaklaşık 3 yıllık bir AR-GE merkezi olmamamıza rağmen, AR-GE faaliyetlerinde aktif bir şekilde yer almaktayız ve 2020 yılında, 3.210.618,89 TL şeklinde AR-GE harcaması gerçekleştirdik. Ar-Ge birimimize ayırdığımız bütçe oranı toplam cirodan %1,5- 2,5 arasında değişmektedir. 2021 yılında ise bu harcamaya benzer bir harcama gerçekleştireceğimizi ön görmekteyiz.
Dünyada enerji kaynaklarımızın önemi ve maliyetleri her geçen gün artmaktadır. Bu hususu göz önüne alarak enerji maliyetlerini azaltmak, çevre dostu ve ülkemizde üretilen yerli ürünlerimizi kullanarak katma değerli ürünler üretmek ve bunları yaparken ürün ve hizmet kalitesinden ödün vermemeyi hatta arttırmayı hedeflemekteyiz.
Bu çalışmalara ek olarak farklı sektörlerde farklı amaçlarla kullanılan ürünleri endüstriye ve sanayiye entegre etme çalışmalarımız devam etmektedir.
Ülkemizde bulunan büyük savunma sanayi firmalarının tedarikçisi olabilmek, yurt dışından ithal edilen ürünleri firmamızda yalın üretim sistemlerini göz önüne alarak üretmek ve savunma sanayi sektöründe öncü tedarikçi firma olmak için çalışmalarımız başlatılmıştır. Bu ürünleri Türkiye’de nadir bulunan firmamızın sahip olduğu Multislide teknolojisi ile üretmeyi ve Ar-Ge faaliyetlerimizi her geçen gün daha katma değerli bir şekilde gerçekleştirmeyi öngörüyoruz.
Ar-Ge merkezi olarak TÜBİTAK ile gerçekleştirmekte olduğumuz projelerimiz mevcuttur: 2 tane ‘KOBİ Ar-Ge Başlangıç Programı (TEYDEB/1507)’ ve 3 tane ‘Sanayi Doktora Programı (2244)’. Buna ek olarak; birçok firma içi AR-GE projelerimiz, ulusal ve uluslararası kongrelerine katılım, patent başvuruları gibi önemli ve değerli faaliyetlerimiz bulunmaktadır. Prometal firması olarak, genç ve dinamik kadroyla çalışmayı önemseyerek hem gelişmeyi hem geliştirmeyi arzu ediyoruz. Bu doğrultuda; sanayide gelişmiş ve katma değerli faaliyetleri sürdürebilir genç mühendislerin var olmasını sağlayarak rekabet ortamı yaratıyoruz. AR-GE merkezi olarak vizyonumuz; her daim yalın üretim, her dair gelişim, her daim inovasyon mottosuyla ülkeye fayda sağlayacak şekilde büyümektir.
Ar-Ge için devlet teşvikleri firmamız tarafından yeterli bulunmaktadır. Teşvik olmasa da Ar-Ge faaliyetlerinin yapılması gerekir çünkü Ar-Ge araştırmak, geliştirmek ve rekabet etmek demektir. Ürünü yani çıktısı tamamen yenilik, inovasyon ve sürdülebilirilik olan bu faaliyetten geri kalınması firmamız tarafından kabul edilebilir bir durum değildir. Bu aktivitelerin hızlandırılması, özendirilmesi için özellikle KOBİ gibi küçük işletmelere devlet desteği verilmesi son derecede önem arz etmektedir. Buna ek olarak teşviklerin yeterli olmasını düşünmekle birlikte bu teşviklerin artması herhangi bir olumsuz etki yaratacağını öngörmüyoruz ve teşviklerin artmasını her Ar-Ge merkezi gibi bizde istiyoruz. Ancak bu faaliyetleri sadece devlet teşviklerine dayalı ve o teşviklere güvenerek sürdürmek yanlış olacaktır. Mevcut sistemi en iyi şekilde değerlendirip KOSGEB, TÜBİTAK ve Teknoloji ve Sanayi Bakanlığının sunduğu tüm imkanları en etkin şekilde kullanmak bu hususta fazlasıyla katma değer sağlamaktadır. Bu doğrultuda işletmeler kendi geleceklerini oluşturup rekabet etme noktasında ciddi bir avantaj sağlayacaklardır.


OSMAN AKIN
Teracity Yazılım Teknolojileri Genel Müdürü
Müşterilerimiz için fark yaratan çözümler sunuyoruz

Teracity Yazılım 1986 yılında kurulmuş, kuruluşundan bu yana da yazılım endüstrisinde üretici olarak yer almış, sektöründe yaptığı çalışmalarla birçok ilki gerçekleştirmiş bir şirket.  2015 yılından bu yana Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı Ar-Ge Merkezi olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz.  Ar-Ge’yi kurum kültürümüzün de bir parçası olarak görüyoruz ve çalışmalarımızda Ar-Ge ve inovasyona büyük önem veriyoruz.
Ar-Ge Merkezimizdeki çalışmalarımız sonucunda müşterilerimiz için fark yaratan çözümler üretiyoruz. Yaşamı kolaylaştıran teknolojileri ve yenilikçi çözümleri büyük bir titizlikte üretiyor, geliştirdiğimiz teknolojilerde sektörümüzde çıtayı her geçen gün biraz daha yukarı çıkarıyoruz. Alanında deneyimli bir kadronun bulunduğu Ar-Ge Merkezimiz sayesinde geliştirdiğimiz yeni nesil teknolojiye sahip ürünlerimizle, bilişim sektöründe lider ve dünyadaki en önemli oyunculardan biri olma hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz.
2020 yılındaki Ar-Ge harcamalarımızın ciroya oranı %30. Ar-Ge Merkezi çalışan sayımız ise 25.
Bugüne kadar 29 proje tamamladık. Bu projelerden 9 tanesi devlet destekli projeler. Projelerimizde yaptığımız Ar-ge çalışmalarını gerek fikri sınai mülkiyeti hakları konusunda gerekse bilimsel yayına dönüştürme konusunda da gayret gösteriyoruz. Tamamladığımız projelerimizle ilgili olarak 1 patentimiz, inceleme süreci devam eden 2 patent başvurumuz, 1 de faydalı model başvurumuz var. Çeşitli konferanslarda veya sempozyumlarda sunduğumuz 10 adet de bilimsel yayınımız mevcut.
Ürünlerimizle ilgili kısaca bilgi vermek gerekirse;
Bilimp bütünleşik araçlar sistemi kamu ve özel sektörde sektör bağımsız olarak her işletmenin veya kurumun kullanabileceği bir ürün. 30’a yakın iş aracı içeriyor. İşletmelerde farklı farklı yazılımlarla yapılan işlerin bütüncül bir yazılımın içinde yapılmasını sağlıyor. İnternet nesneleri ile haberleşebilen, bulut veya sunucu modelinde çalışan, hem çalışanların hem dış kullanıcıların birlikte yönetimini sağlayan bir ürün. Bu ürünümüzü Ar-Ge projesi olarak geliştirdik. Bilimp’in içeriğindeki iş araçlarından biri olan ziyaretçi yönetim sisteminden yola çıkarak derin öğrenme ve yapay zeka temelli yüz tespit tanıma ve demografik analiz konulu bir Ar-Ge projesi daha tamamladık ve bu projeyi Teravision adı ile ticarileştirdik.
Bilimp ve sonrasında geliştirdiğimiz Teravision ile ilgili 1 marka tescilimiz, 1 patent başvurumuz, 1 de faydalı model başvurumuz var. Bu projelerle ilgili olarak 4 adet bilimsel yayınımız bulunuyor.
TeraOSB ürünümüz de bir Ar-ge projesi.  OSB‘lerin dijitalleşme sürecine katkı sağlayan, sunucu ve bulut modeli ile çalışan, E-devlet servisleri, uzaktan okuma sistemleri, el terminalleri entegrasyonları olan bir yönetim bilgi sistemi yazılımı. Organize Sanayi Bölge Yönetimlerinin iş alanındaki tüm faaliyetlerini yerine getirme ve aynı zamanda da hem çalışanları hem de katılımcıları ile iletişimlerini de sağlıyor. Abonelik, fatura, tahsilat işlemleri, insan kaynakları, kalite süreçleri, tedarik gibi birçok iş aracı var.  Ayrıca E-OSB hizmetlerinin de sağlandığı ilk ürün olma özelliği taşıyor. Bu ürünle ilgili de marka tescilimiz mevcut.
Teradesk elektronik belge yönetim sistemi Ar-ge projelerimiz sonunda ortaya çıkan ürünlerden bir diğeri. Yerel yönetimler için özelleştirilmiş birçok özelliği barındıran süreç temelli ilk elektronik belge yönetim sistemi olma özelliği taşıyor. Bu ürünle ilgili de 1 marka tescilimiz 1 de bilimsel yayınımız var.
TeraMIS, Belediye yönetim bilgi sistemi yazılımı ürünümüz. 3 yıllık bir Ar-Ge projesinin sonunda ortaya çıkmış, üzerinde geliştirdiğimiz framework’ü de yine bir Ar-Ge projesi ile tamamladığımız ürünümüz. Türkiye’nin ilk web tabanlı Belediye Yönetim Bilgi Sistemi Yazılımı olma özelliği taşıyor. 60’dan fazla modülü var ve Türkiye’de çok büyük belediyeler tarafından kullanılıyor. Bu proje ile yaptığımız çalışmalardan bugüne kadar 5 adet bilimsel yayınımız bulunuyor.
Çok farklı ürünler ve projeler de gerçekleştiriyoruz. Alyans yüzüklerin kişiselleştirilmesine ilişkin tamamladığımız proje bunlardan biri. Bu proje ile bir patentimiz bulunuyor. Kent yönetimine ilişkin bir projemizle de yine devam eden bir patent başvurumuz mevcut.
Ar-Ge alanlarımızı belirlerken müşteri beklentileri, pazardaki trendler, dünyadaki teknolojik gelişim, kanuni zorunluluklara uyum gibi çeşitli değişkenleri göz önüne alıyoruz. Bulut teknolojileri, yapay zeka, derin öğrenme, yüz tespit ve tanıma, duygu analizi, kişisel veri güvenliği, kişisel veri tespiti ve sınıflama, kurumsal kaynak yönetimi, veri madenciliği, nesnelerin interneti, karar destek sistemleri ve mobil uygulamalar da uzmanlaştığımız ve yöneldiğimiz konular.
Projelerimizde akademisyenlerle birlikte çalışmaya ve danışmanlık almaya özen gösteriyoruz. Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, TOBB Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ile farklı projelerde farklı konularda proje danışmanlıkları aldık. Bursa Teknik Üniversitesi ile TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı kapsamında iş birliği protokolü de imzaladık. Bugüne kadar KOSGEB ve TÜBİTAK‘ın destek programlarına katılarak devlet destekli çok sayıda proje de geliştirdik.
Devlet destek ve teşviklerinin her zaman için iş dünyasına olumlu geri dönüşleri oluyor.  Teşviklerin ve üniversite iş birliği imkanlarının artması, mevcut programların iyileştirilmesi, teşviklerin ve üniversite iş birliklerinin artmasının Ar-Ge projelerinin kalitelerini de artıracağına inanıyoruz. Bunun dışında Ar-Ge projelerinin başarı ölçütlerinden birinin projenin ticarileşebilmesi olduğundan hareketle, projelerin ticarileşmesi için sağlanan desteklerin ve bu desteklerden faydalanabilen sektörlerin de arttırılmasının son derece önemli olduğunu düşünüyorum.


Onur Kalfa

Barida Makine Kalite Sistem Sorumlusu
TİM ve BTSO tarafından ödüllü çalışmalar

Barida Makina, 2007 den bu yana “Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının çıktısı olan özel makinalar ve ortaya koyduğu otomasyon çözümleri ile endüstriyel alanda faaliyet gösteren firmaların ilk sırada tercih ettiği, dünyadaki teknolojik gelişimi hızlı takip edip uygulayabilen ve teknolojiye katkı sağlayabilen yetkin ve uzman kadrosuyla sektöründeki sayısız firmaya örnek olacak şekilde prensipli ve örgütlü, aynı zamanda da esnek ve çevik bir yapıya sahip, rekabetçi koşullarda katma değerli ürünlerle sergilenen sürdürülebilir büyüme, ulaştığı ihracat potansiyeli ve üretkenlikle ülke ekonomisine katkı sağlayan bir şirket olmak” vizyonu ile çalışmalarına devam etmektedir.

Kurulduğu günden itibaren Ar-Ge çalışmaları yürüten firmamız, 2017 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge Merkezi olarak belgelendirilmiş ve faaliyetlerini Ar-Ge Merkezi çatısı altında daha güçlü olarak devam etmektedir.

Bugün Barida Makina, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerindeki global ölçekli birçok firmanın yurt dışı üretim tesislerinde, prosese özel geliştirdiği hatlar sayesinde, ilk ve tek özel makina tedarikçisi olarak Türkiye’nin referansı olmuş; bu firmaların yurt içindeki fabrikalarında da devreye aldığı özel makinalar ile başarısını perçinlemiştir. Barida Makina yaptığı Ar-Ge ve İnovasyon yatırımlarının bir neticesi olarak 2014 ve 2015 yıllarında BTSO tarafından İnovasyon kategorisinde dördüncülük ödülünü, 2018 yılında İstanbul Altın Değerler Ödülü’nü, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından düzenlenen İnovalig'de de 2016 ve 2017 yıllarında İnovasyon Sonuçları kategorisinde Türkiye üçüncülüğü, 2019 yılında İnovasyon Stratejisi kategorisinde Türkiye birinciliği ödüllerini almıştır.

Ar-Ge Merkezi, Bilgisayar Destekli Tasarım ve Mühendislik, Yazılım Geliştirme, Kontrol ve Otomasyon, Proje Yönetimi, Prototip İmalat ve Devreye Alma ile Proje Geliştirme ve İnovasyon birimlerinden oluşan Barida Makina, başta otomotiv olmak üzere, beyaz eşya, inşaat, elektrik, gıda, ilaç gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren müşterilerine özel üretim ve montaj hatları, test makinaları ve kontrol ekipmanları tasarlayıp üretirken, ihtiyaca yönelik her türlü mühendislik, proje ve otomasyon çözümleri sunabilen bir firmadır.

Daha kurulduğu yıllarda yürüttüğü bir Ar-Ge projesinden özgün ürün ihracatı gerçekleştirip, Türkiye’de ilk kez üretilen özel makinalar ile ülkemiz için önemli bir ithal ikamesi sağlama potansiyeli taşıdığını ispatlayan Barida Makina, 2007’den bu yana farklı kıtalarda 14 ülkeye özel makina ihraç eden bir firma konumuna ulaşmıştır. Barida markası ile ihracat yapılan ülkelerin arasında, Fransa ve İspanya gibi Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra Çin, Hindistan, Bulgaristan, Slovenya, Rusya gibi ülkeler de yer almaktadır.

Bugün Barida, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerindeki küresel ölçekli birçok firmanın yurtdışı üretim tesislerinde, yaptığı Ar-Ge çalışmaları sonunda prosese özel geliştirdiği hatlar sayesinde, ilk ve tek özel makina tedarikçisi olarak Türkiye’nin referansı olmuş; bu firmaların yurtiçindeki fabrikalarında devreye aldığı özel makinalar ile başarısını perçinlemiştir.

Şirket stratejilerimiz ve hedeflerimiz doğrultusunda yapılan üretim faaliyetlerimizde Ar-Ge çalışmalarının önemi büyüktür. Bu nedenle Ar-Ge yatırımları firmamızda önemli bir paya sahiptir. Ar-Ge Merkezimizde faaliyetlerimiz yıllık olarak ortalama 30 Ar-Ge personeli ile sürdürülmektedir. Ar-Ge Merkezi faaliyetleri sonucunda yıllık olarak firma bütçesinin ortalama %15 i Ar-Ge yatırımlarına ayrılmakta ve her geçen yıl bu yatırımların oranının artış göstermesi hedeflenmektedir.

2017 yılından günümüze kadar Ar-Ge Merkezi faaliyetleri sonucunda 5 adet patent başvurusu yapılmış ve bu başvurular sonucunda 2 adet patentimiz tescillenmiştir. 3 adet patent başvurumuzun araştırma süreci devam etmektedir. Bunun yanında 1 adet patent başvuru hazırlığı işlemleri sürdürülmektedir.

Firmamız mevcut ürün gamı ve üretim kabiliyetinin yanı sıra kısa ve orta ve uzun vadede belirlediği stratejiler doğrultusunda çalışmalarına devam etmektedir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan “2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi” ile de aynı doğrultuda olan firma stratejilerimizde odak konular; yapay zeka, makinelerin haberleşmesi, büyük veri ve veri analitiği, yatay ve dikey entegrasyon, katmanlı üretim, sanal gerçeklik, siber güvenlik, robotik uygulamalarda dijital dönüşümdür.

Firma olarak odaklandığımız bu teknolojiler ile birlikte otomotiv sektörünün yanında, havacılık ve savunma sanayi, biyoteknoloji, tıp gibi sektörlerde de faaliyet göstermeyi hedeflemekteyiz.  

Aynı anda 25; yılda toplam 150 proje yürütebilecek bir kapasiteye ulaşan Barida Makina, TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklenmiş 13 adet ulusal; Avrupa Birliği FP7 Çerçeve Programı tarafından desteklenmiş 2 adet uluslararası Ar-Ge projesini başarıyla tamamlanmıştır.  Yürütülen Ar-Ge projelerimiz özellikle üniversite işbirlikleri ile devam etmiştir. Yürütülen projeler yalnız müşteri taleplerine dayanmamakta; sektör ve pazar ihtiyaçları sürekli analiz edilerek, teknolojinin yakından takibi ile müşterilerden bir talep ve sorun gelmeden de proje önerileri ve çözümler oluşturulmaktadır.


Hafizittin Hakan YUDAR
Demircioğlu Group Ar-Ge Yöneticisi
Maliyet ve çevreciliği ön planda tutuyoruz

Sürekli büyümeye devam eden Demircioğlu Group’un uluslararası kalite ve standartları gözeterek üretilen ürünlerinin ilk günkü heyecanımızı hiç kaybetmeden fayda sağlayan, yenilikçi ve güvenle kullanabilecekleri ürünlerin geliştirilmesinin arkasında Ar-Ge Merkezimizin çalışmaları bulunmaktadır. Demircioğlu Group, Ar-Ge’yi inovasyon, dijitalleşme, yeni nesil teknolojiler ve malzemeler üzerine bir bakış açısıyla bütünleştirmektedir. Böylece Ar-Ge çalışmaları ile değişimin ve sektörün öncülerinden olmayı amaçlamaktadır.

Demircioğlu Group gelişimini ve büyümesini 1964’ten günümüze gerçekleştirdiği yenilikler ve geliştirmeler sayesinde sağlamıştır. Böylece Ar-Ge’nin sadece bir slogan olarak kalmamasını sağlamış olup Ar-Ge firmanın gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Demircioğlu Group yapmış olduğu Ar-Ge çalışmaları ile sektöründe önde gelen yerel şase üreticilerinden biri olması sağlamıştır. Sektöründe rüştünü ispatlamasıyla Demircioğlu Group yenilikçi ve gelişimci anlayışı ile sektöre yön veren öncü ve örnek bir kuruluş olarak ortaya çıkmaktadır. Böylece yapmış olduğu çalışmalar ve bilgi birikimi neticesinde hem yurt içinde hem de yurtdışında ülkemizi temsil etmektedir.

Ayrıca Demircioğlu Group sahip olduğu Ar-Ge tecrübesini 2018 yılında Sanayi Bakanlığı onaylı bir Ar-Ge merkezi olarak taçlandırmıştır. Böylelikle Demircioğlu’nun günümüze kadar yapmış olduğu Ar-Ge çalışmaları da resmiyet kazanmıştır.

Otomotiv sektöründe diğer sektörlere göre oldukça hızlı gelişim ve dönüşüm meydana gelmektedir. Bu değişime ayak uydurabilmek, çalışmalarımızı geliştirebilmek için ciromuzun %5 kadarını Ar-Ge harcaması olarak ayırmaktayız.

Demircioğlu Şase Ar-Ge merkezi multidisipliner 25 Ar-Ge personeli, güncel makine ve ölçüm cihazları ile 2018 yılından itibaren resmi olarak faaliyet göstermektedir.

Demircioğlu Ar-Ge merkezi olarak tamamlanan Ar-Ge projelerinde ürün ya da kritik öneme sahip olan geliştirmeler üzerinde patent alımı gerçekleştirilmiştir. Ar-Ge merkezi kurulumundan itibaren 4 adet patent alımı gerçekleştirilmiş olup biten projeler için patentlerin yazım çalışmaları devam etmektedir.

Gelişen otomotiv sektörü, malzeme ve işleme teknolojileri ile birlikte otomotiv parçaları ve üretim süreçleri de evrilmektedir. Ülkemizin otomotiv sektöründe sahip olduğu bilgi birikimi göz önüne alındığında sektörün ihtiyacını ve gerekliliğini iyi analiz edip Ar-Ge çalışmaları o yönde gerçekleştirilmektedir. Ayrıca yapılan araştırmalarda, kalite beklentisi, parça başı maliyet ve çevreye etkisi de göz önünde bulundurulmaktadır.

Önümüzdeki dönem içerisinde Demircioğlu Ar-Ge Merkezi olarak çalışmalarımızda üretimde verimlilik, geri dönüştürülebilir ürünler, ürünlerde hafifleştirme ve yüksek mukavemet üzerine çeşitli araştırmalar gerçekleştirilecektir. Yapılması planlanan tüm çalışmalarda Firmanın yerel tedarikçileri destekleme politikası doğrultusunda yerli ürün kullanımı ön planda olacaktır.

Ar-Ge merkezi yöneticisi olarak üniversitede kazandığım araştırma geliştirme tecrübelerim firmamızda Ar-Ge merkezi oluşturulmasıyla birlikte üniversiteler ile iş birlikleri gerçekleştirilmeye başlanmasında öncü olmuştur. Böylelikle oluşturulan işbirlikleri, üniversitelerimizin sahip olduğu bilgi birikimleri firmamız için bir katma değer oluşturmuştur. Akademik çalışma ile sanayinin birikimi bir araya gelerek özgün ürünlerin ortaya çıkmasına imkan sağlamıştır. Lisansüstü eğitim personellerimizin Ar-Ge merkezimizde üretilmesi ile üniversite sanayi iş birliklerimiz daha da gelişim göstermektedir. Ar-Ge merkezi olarak üniversite işbirliklerini daha da geliştirme yolunda çalışmalarımız devam etmektedir.

Ar-Ge kültürünün oluşumu ve sürdürülebilmesi ile Ar-Ge kapasitesinin arttırılmasına amacıyla devlet tarafından sağlanan muafiyet, teşvik ve destekler Demircioğlu’nun Ar-Ge faaliyetlerinin yürütülmesinde ve planlanmasında önemli ölçüde destek sağlamaktadır. Demircioğlu Ar-Ge merkezi bünyesinde öz kaynaklara ek olarak TÜBİTAK ve KOSGEB gibi proje destekleri de kullanılarak proje yürütülmektedir.

Yerli ürün geliştirmenin ve yerli ürün tedarik portföyünün oluşturulmasının önemini konusunda Covid-19 pandemisinde otomotiv sektörü bu farkındalığa varmıştır. Yerli ürün tedariğine önem veren Demircioğlu Group salgının yanında getirmiş olduğu tedarik sıkıntısından minimum etkilenerek bu kriz döneminde büyüyerek ve yatırımlarına devam etmektedir. Böylece pandemi döneminde Demircioğlu Groupun oluşturmuş olduğu kurallar çerçevesinde Ar-Ge çalışmaları ve üretim kesintisiz devam etmiş ve global rekabete cevap verebilmiştir.

Türkiye dahil birçok ülkeye gerçekleştirmiş olduğu yenilikçi ürünlerken birlikte ağır ticari araç sektörüne şase parçaları tedarik etmektedir. Firma olarak araştırmanın, geliştirmenin ve iyileştirmenin hiç bitmeyecek bir olgu olması farkındalığıyla çalışmalarımızı yılmadan devamlı gerçekleştirmektedir.

Kerim BAYRAM
Yeşim Kumaş Operasyonları VP
Katma değerli ürün imalatı ve ihracat kapasitesi

Tekstil sektöründe kendisini global bir firma olarak konumlandıran Yeşim’in bugünlere gelmesini sağlayan faktörler arasında inovatif bir firma olması da yatıyor. Sürekli kendini yenileyen, sektördeki trendleri yakından takip eden ve bunlara uyum için gereken üretim ve yönetim esnekliğine sahip olan Yeşim, sektörün önde gelen inovatif firmaları arasında yerini almış durumda. 1999 yılında Ar-Ge departmanını kuran ve araştırma geliştirme çalışmalarına büyük önem veren Yeşim; akıllı, organik, geri dönüşümlü ve inovatif kumaşlar alanında bugüne kadar birçok ilki gerçekleştirerek, birbirinden değerli çalışmaya imza attı. Yeşim, Ar-Ge alanında gerçekleştirdiği etkin ve sürdürülebilir çalışmalarının karşılığı olarak bugün gelinen noktada Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırılmış bir Ar-Ge Merkezine sahip. Firma bünyesinde Ar-Ge ve yenilikçilik kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla üretimden bağımsız araştırma ve proje odaklı çalışmalarına devam eden merkezimiz, müşterilerinin beklentileri doğrultusunda her yıl yüzlerce kumaş çalışması gerçekleştiriyor.  
Yeşim’de yapılan inovatif Ar-Ge çalışmalarının tek bir alan ve kayıt altında proje kültürü ile birleştirilmesi, katma değeri yüksek ürünlerin üretimine olanak sağlanması ve böylece ihracat kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Merkezimizin diğer hedefleri arasında Ar-Ge ve yenilik yoluyla teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim süreçlerinde yenilik yapmak, ürün kalitesini ve standardını yükseltmek, verimliliği arttırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, rekabet öncesi iş birlikleri geliştirmek, Ar-Ge personeli ve nitelikli iş gücü istihdamının artırılmasını desteklemek ve teşvik etmek yer alıyor.

2000’li yılların başından itibaren Ar-Ge çalışmaları ile yenilikçi kumaşlar geliştiren Yeşim, son yıllarda önemli bir trend haline gelen yanmayan, su tutmayan, ütü gerektirmeyen ve terletmeyen teknik tekstil kumaşlarının da Türkiye’deki ilk üreticileri arasında yer alıyor. Sürdürülebilirlik alanında özellikle organik ve geri dönüşümlü kumaşlara odaklanmış durumdayız. Bugün teknik tekstil adına gelişmiş bir Ar-Ge altyapısına sahipsek ve müşterilerimizin beklentileri doğrultusunda her yıl yüzlerce kumaş çalışması yapabiliyorsak, bunu Ar-Ge, tasarım ve inovasyon yetkinliğimize borçluyuz. Ar-Ge departmanının liderliğinde yapılan bu çalışmalar, günümüz şartları doğrultusunda beklentileri de değişen müşterilerin taleplerini karşılamak adına akıllı tekstil alanında da devam ediyor.
2020 yılı sonu itibarı ile Ar-Ge çalışmalarımızın ciromuzdan aldığı payın yüzde %1,5 oranında olduğunu söylemek mümkün.
Küresel piyasalara katma değerli, yenilikçi ürünler sunmak ve etkin, sürdürülebilir çalışmalara imza atmak adına firma bünyesinde iki ayrı binada hizmet veren Yeşim Ar-Ge Merkezi’nde 34 personel görev yapıyor. 2020 yıl sonu itibarı ile Ar-Ge merkezi çalışanları arasında 1 doktora, 4 yüksek lisans, 18 lisans, 9 ön lisans, 2 de lise mezunu personel bulunuyor.

Ar-Ge vizyonumuzun ışığında attığımız adımların firmamızın üretim yetkinliğini artırdığını ve doğal olarak yıllık ciromuza da önemli katkı sağladığını söyleyebiliriz. Pandemi sürecinde yaşadığımız üretim kayıplarını kısmen de olsa telafi edebilmek adına Ar-Ge Merkezimizin çalışmalarıyla anti viral ve anti bakteriyel maske projesi başlatarak sıkı ve esnek yapıda iki ürün geliştirdik.

Hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Ar-Ge Merkezimiz, akıllı tekstillere yönelik 2018 yılında başlattığı iletken baskı patı geliştirme projesindeki başarısını 2020 yılında proje çıktısına patent başvurusu yaparak taçlandırdı. Başvurusu yapılıp onaylanmış 1 TÜBİTAK projesinin de çalışmaları 2020 yılında üretici partnerlerce desteklendi ve yıl sonunda proje tamamlandı.

Patent sayısını 5’e, tasarım tescil sayısını 2’ye ve marka tescil sayısını da 2’ye çıkaran Ar-Ge Merkezimiz tarafından 2021 yılı içerisinde oluşturulacak yeni ürün ve üretim proseslerini geliştirme odaklı proje çalışmaları da başlatıldı. Yeşim Ar-Ge merkezinde 2020 yılında 6’sı bir önceki yıl başlatılan toplam 8 adet proje tamamlandı. Yıl içinde başlatılan proje sayısı da 10’u buldu. Bunların 2’si sürdürülebilirlik, 2’si inovatif kumaş geliştirme, 2’si baskı tasarım, 4’ü akıllı tekstiller, nanoteknoloji ve dijital dönüşüm teknolojileri alanında.

Ar-Ge merkezimiz 2020 yılında ortaya koyduğu bez maske üretiminin ardından özellikle sürdürülebilirlik ve akıllı tekstil konularına odaklanmış olarak yoluna devam ediyor. Merkezimiz bunun yanı sıra baskı tasarım projelerini, kumaş tasarım çalışmalarını da sürdürüyor. Yürüttüğümüz tüm çalışmalarda müşteri odaklı değer üretmeye odaklanmış durumdayız. Müşterilerimizden verimlilik, geri dönüşüm ya da daha çevreci kumaşlar noktasında gelebilecek her türlü ürün geliştirme talebine yanıt verebilecek yetkinliğe sahibiz.

Ar-Ge temelli devlet teşvikleri mekanizması son yıllarda oldukça önemli bir seviyeye geldi diyebiliriz. Bu teşvikleri kullanarak birçok firma önemli gelişim aşamaları kat ediyor. Teknoloji ve inovasyon ekosistemi, gerçek anlamda destek ve teşvik mekanizmaları ile yeşerme ortamı bulur. Türkiye’nin milli gelirden Ar-Ge harcamalarına ayırdığı payın son yıllarda arttığını düşünürsek, başarılı bir yol aldığımızı söyleyebiliriz ancak söz konusu teşviklerin sonu yok elbette. Birçok firma kendi alanında ilerleme kaydetmek adına proje üretiyor. Elbette projelerin yetkinliği ve katma değeri en temel kriter olmalı ancak ne kadar çok proje desteklenirse, başarı oranı o denli artar. Bu açıdan bakacak olursak, teşvik ya da melek yatırımcı mekanizmalarının çok daha efektif ve verimli işlemesi, girişimcilerin ya da endüstri dünyasının her temsilcisinin beklentisi olacaktır.
2020 yılı içinde yaşanan salgın sürecine bağlı olarak anti viral ve anti bakteriyel maske projesi başlatarak sıkı ve esnek yapıda iki ürün geliştirmiştik. YSMGUARD markalı maskelerimizin pazarlama çalışmalarını da tamamlayarak ticarileşmesini sağladık. Maskelerimiz Türkiye’nin önde gelen perakende markaları aracılığı ile pazardaki yerini aldı. Ayrıca ülkemizin tanınmış futbol kulüplerine ve hizmet sektörünün önde gelen markalarına da ürünlerimizi verdik.  
EN 14683 Uluslararası Cerrahi Medikal Test Standardına uygun, CE belgesine, ECOTEKS sertifikasına, anti virüs test raporuna ve TSEK Kriterlerine Uygunluk Belgesine sahip olan maskelerimiz gündelik hayatın her alanında kullanılabiliyor. Türk Standartları Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen denetimlerden de başarıyla geçerek Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi’ni almaya da hak kazandık. Son olarak aldığımız TSE K 599/11.05.2020 Kalite Uygunluk Belgesi ile de ürünlerimizin kalitesini perçinlemiş olduk. Yeşim olarak teknik tekstil ve akıllı tekstil alanına yoğunlaşmış olarak yolumuza devam ediyoruz. Geçtiğimiz aylarda YSMGUARD markalı maskelerimizle ödül alma şansı da bulduk.


Şamil ÇAHAL
Has Asansör Ar-Ge Müdürü
Yüzde 100 yerli sermayeli ilk asansör Ar-Ge firması

Has Asansör A.Ş. kurulduğu günden itibaren asansör sektöründe yenilikçi ve rekabetçi ürünleri ortaya çıkarmayı hedeflemiştir. Bu amaçla tüm yatırımlarını öncelikle insana sonra da teknolojiye yönlendirmiştir. 2016 yılında T.C. Sanayi Bakanlığı tarafından %100 yerli sermayeli ilk asansör Ar-Ge firması olarak onaylanmıştır. “Küreselleşen dünyada firmaların rekabet gücünü ve sürdürülebilirliği belirleyen ana koşul Ar-Ge yatırımlarıdır” felsefesi daha da geliştirilerek Has Asansör kalite ve entegre yönetim sistemine dahil olmuştur. Her geçen gün gelişen insan kaynağı ve test imkanları sayesinde yeni ve rekabetçi ürünler sektöre kazandırılmakta ve ihracatımız her geçen sene artmaktadır. Mühendislerimiz en son teknoloji yazılımları kullanarak tasarımlarını yapmakta, üniversiteler ile çeşitli projeler hayata geçirilmektedir.

Firmamız %90 ihracat ağırlıklı bir satış politikası izlemektedir. Dünya pazarına sunduğumuz komple paket asansör ve bileşenleri Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde pazarda rekabetçi, kolay kurulan ve müşteri memnuniyeti yüksek olarak pazara sunulmaktadır. Sektörümüzde de son yıllarda enerji kullanımının önemi anlaşılmış olup hem üretim süreçlerimizde hem de ürünlerimizde enerji açısından tasarruf sağlama amaçlı projelere yoğunlaşılmıştır. Projeler sonunda, hem çalışma ortamının ve hem de asansörlerimizin daha ergonomik olması için yenilikler ortaya konulmuştur. Ar-Ge çalışmalarımızı; hızlı, hatasız, rekabetçi ve insana/çevreye uygun ürünler ortaya koyma felsefesi ile sürdürmekteyiz.

Firmamız her yılın başında projelerini planlamakta ve bu projeler için harcamaları bütçeye aktarmaktadır. 2020 yılı itibari ile Ar-Ge harcamamız ciromuzun %1’i mertebesindedir. Her geçen sene bu harcamalar ikiye katlanmakta olup Ar-Ge çalışmalarımız sonunda ortaya konan ürünlerimiz toplam ciromuz içindeki payı ise %15 civarındadır. Ar-Ge Merkezimiz bünyesinde Haziran 2021 itibari ile 25 personel çalışmakta olup personelimiz arasında uzman makine mühendisleri, elektrik-elektronik mühendisleri, endüstri mühendisleri ve çeşitli branşlarda teknisyenler bulunmaktadır. Çalışanlarımız en az 1 yabancı dil bilmekte olup Rusça, İtalyanca, Bulgarca İngilizce ve Arapça konuşulan dillerdir. Personelimiz için özel eğitimler gerçekleştirilmekte ve sürekli yeni yatırımlar yapılmaktadır.

HAS Asansör olarak TÜBİTAK, Sanayi Bakanlığı ve KOSGEB destekleri ile birçok proje tamamlanmış olup halen bünyemizde beş adet Ar-Ge projesi devam etmektedir. 2016 yılından itibaren 19 Adet Patent başvurumuz yapılmış bunların beş tanesi onaylanmıştır. Ayrıca tasarım ve marka tescillerimiz mevcuttur. Ar-Ge, Has Asansör bünyesinde yaşayan bir süreçtir, sürekli iyileştirmeler ile firmamızı geliştirmeye ve ülke ekonomimize katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Örnek Ar-Ge projelerimiz olarak; ürün geliştirme, üretim ve montaj sürelerinin optimizasyonu,  yapay zeka ile süreçlerimizin analizi, otomatik asansör kapı sistemlerinin geliştirilmesi, yenilikçi makine şasesi geliştirilmesi, asansörlerde enerji verimliliğinin arttırılması gibi başlıkları verebiliriz.

2021 ve 2022 yılı itibariyle firmamız rakiplerine nazaran daha yenilikçi, uluslararası rekabete uygun ve özgün ürünler geliştirmeyi hedeflemektedir.  Firmamız, olası krizleri ön görmüş ve yatırımlarını ona göre yapmıştır. Üretim hattında yapmış olduğu iyileştirmeler ve mevcut kadrosunu koruyarak üretim adet bazında %35’lik bir iyileşme sağlanmıştır. ISO 14001 belgesine sahip olan firmamız çevreye saygılı süreçler ile üretimini gerçekleştirmektedir. Enerji verimliliği henüz sektörümüzde ön planda olmasa da firmamız son iki yıldır tüm projelerinde verimlilik esaslı geliştirmeler yapmış ve yapmaktadır.

Bilindiği üzere devletimiz çeşitli kanallardan Ar-Ge ve Yenilik çalışmalarına destekler vermektedir. Has Asansör genel olarak kendi öz kaynakları ile bu çalışmaları finanse etmekle birlikte geçmiş yıllarda beş Ar-Ge projesi devlet imkanları ile fonlanmış ve başarı ile sonuçlandırılmıştır. Hem bu projelerde hem de Ar-Ge merkezi iç projelerimizde Bursa Uludağ, Bursa Teknik, Gazi ve İstanbul Teknik Üniversitelerinden değerli hocalarımız ile birlikte çalışmalar yapılmıştır. Halen bu işbirlikleri artarak devam etmektedir. Bu işbirlikleri ve teşviklerin asansör sektöründe önemini yaşayarak öğrenen firmamız son yıllarda azalan Sanayi Ar-Ge projelerinin etkisini AB projeleri ile doldurmaya çalışmaktadır. İthalat – İhracat dengesinde pozitif sonuç veren Asansör Sektörünün özellikle rekabetçi ürün geliştirme alanında özel teşvikler ile desteklenmesi gerektiği açıktır. Bu teşvikler firmalarımızın ihracatlarını da arttıracaktır.

Has Asansör ailesi olarak kendimizi tanıtma adına verdiğiniz bu fırsat için teşekkür ederiz. Geçmişten gelen tecrübemiz ve yetkin kadromuzla ülkemizde asansör sektörünün önemli bir oyuncusu olmanın bilinci ile Bulgaristan ve İtalya’nın ardından yurt dışı iştiraklerimizi arttırma ve Avrupa Asansör Pazarı’nda lider firmalar arasına girme hedeflerimiz doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz.

Dr. Öğr. Üyesi Cihan KABOĞLU
BTÜ Bursa TTO Müdürü
11 ulusal 2 uluslararası patent başvurumuz var

Ar-Ge, firmalarımızda bilimsel ve teknik bilgi birikimi ile birlikte bu bilgilerin yeni uygulamalarda kullanılmasını ve yeni projelerin üretilmesini sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Ar-Ge altyapısının geliştirilmesi ve sürekliliğinin sağlanması ile ülkemizdeki yerli üretimin artması, dışa bağımlılığın azalması ve ihracat değerlerinin artmasına katkı sağlanmaktadır.  Ayrıca katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi oldukça önemlidir.
Bursa Teknik Üniversitesi dinamik akademik kadrosu Ar-Ge faaliyetleri konusunda çalışmalarını hız kesmeden devam ettirmektedir. Aynı zamanda Ar-Ge faaliyetleri sonucunda patent ve faydalı model başvurularını yapmaktadır. Üniversitemiz tarafından 2020 yılı içerisinde 11 ulusal patent, 2 adet uluslararası patent başvurusunda bulunulmuştur. Bursa Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş. (Bursatto) ise fikri sınai mülkiyet hakları ve üniversite sanayi işbirliklerinin artması için akademisyenlerimiz ile birlikte yoğun çalışmalar içerisindedir.
Devletimizin gerek üniversitelere gerekse firmalara Ar-Ge çalışmalarını desteklemek üzere sağladığı destekler bu kültürün yaygınlaşmasını hızlandırıcı etki yapmaktadır. Son yıllarda Ar-Ge Merkezi sayısının artması ve firmaların Ar-Ge projelerine verdikleri önemin artması ile proje çalışmalarının arttığı net olarak görülmektedir. Gelecek dönemde daha da önemli hale gelecek olan; sanayide dijitalleşme, robotik sistemler, uzay, havacılık ve savunma, çevresel etkilerin en aza indirgenmesi, yeni çevreci malzemeler, sağlık sistemleri ve medikal konuları ise özellikle gündemimizdedir. Akademisyenlerimizin ve öğrencilerimizin bu alanlardaki çalışmalarına destek sağlıyoruz.
Ar-Ge çalışmalarının arttırılması ve sürdürülebilirliği konusunda üniversitelere büyük pay düştüğünün farkında bir üniversite olarak firmaları ve kurumları ihtiyaç duydukları alanlarda desteklemekteyiz. Özellikle TUBİTAK 2244 Doktora Programı başvurularında Türkiye çapında birinci olarak büyük başarı sağladık. Böylece Ar-Ge merkezlerinde ve firmalarda sürdürülebilir çalışmalarda yer alacak, ar-ge çalışmalarına yön verecek insan gücü yetiştiriyoruz. Aynı zamanda üniversitemiz ve Ar-Ge Merkezleri ile üniversite –sanayi işbirliği protokolleri imzalayarak sektördeki firmalarla sıkı çalışmalar içerisinde olmayı sürdürüyoruz.


Ünal ÇEVİK
Haksan Otomotiv Ar-Ge Müdürü
Son teknolojiyi yakalıyoruz

Sektörümüzdeki ve dünyadaki son teknolojik gelişmelerin çıktısı olarak Haksan‘ın mevcut pazarda müşterilerine verdiği hizmetleri koruması ve artırması,  yeni pazarlardaki potansiyel fırsatları yakalayabilmesi hedefine ulaşılması yolunda Ar-Ge faaliyetlerinin benimsenmesi Haksan üst yönetiminin stratejik bir kararıdır. Bu bağlamda Ar-Ge merkezi bünyesinde; yeni teknolojik gereksinimlere uygun Kauçuk Reçete geliştirmeleri, bu geliştirilen reçeteleri son teknoloji proses kabiliyetleri ile prototip/seri ürüne döndürülebilme adımlarında yenilikçi proses ve kalıp/makine faaliyetleri araştırmalarının ve imalinin yapılması, tüm bu faaliyetlerden de kendi teknoloji, patent veya faydalı model gibi Fikri ve Sınai mülkiyetlerin yönetimlerinin sağlanması,  şirketimizin Ar-Ge faaliyetlerine bakış açısını tanımlamaktadır.
Ar-Ge birimimiz, yeni malzeme ve ürün konseptlerinin geliştirilmesine adanmış bir ekibe sahiptir. Ekip ve geliştirme kaynakları, tasarım aşamasından son doğrulama aşamasına kadar yeni materyalleri ve kavramları proses ve kalıp teknolojileri ile destekleyerek, gerektiğinde üniversiteler, akademisyenler ve öğrenciler ile birlikte yürütülen çalışmalar ve diğer Ar-ge merkezleri ile ortak projeler gerçekleştirerek tam geliştirme döngüsüne odaklanır. Böylece Ar-Ge faaliyetlerimiz sonucunda sürdürülebilir rekabet gücü ve kurumsal itibar faktörü kazanımlarımız devamlılığını korumakta, sektörümüzün Haksan teknolojisine sahip ürünlere ihtiyacı olması durumunda hizmete hazır olabilmekteyiz.
Haksan Ar-Ge harcamalarının toplam ciroya oranı yaklaşık %1’e tekabül etmektedir. Bu oranın önümüzdeki yıllarda artarak devam ettirilmesi ana hedefler arasındadır. Bununla beraber Haksan Ar-Ge Merkezi’nde 21 araştırmacı arkadaşımız görev almaktadır.
Ar-Ge sürecinin öncesini hesaba katmazsak, 06.12.2018 tarihinde Ar-Ge merkezimizin tescillenmesiyle birlikte bugüne kadar 28 projeyi hayata geçirdik. Bu projelerden 6 adet patent ve 3 adet faydalı model başvurusu gerçekleşmiştir.
Patentler kimya Ar-Ge olarak mevcut veya yeni kauçuk reçetelerde dayanımlarının arttırılması veya maliyetlerin düşürülmesiyle ilgili olarak laboratuvar ve üniversitelerle bilimsel çalışmalar ve bunların da karşılığında patent elde edebilecek kadar ciddi kazanımlara ulaşılması olarak söyleyebiliriz. Faydalı model başvurularını da daha fazla proses odaklı olarak proseste kullanılan makine, kalıp, ömür ve sızdırmazlık test cihazlarının verimliliklerinin ve çalışma kararlılıklarının arttırılmasına yönelik fikirleri içeren kazanımlar şeklinde sıralayabiliriz.
Haksan Otomotiv olarak önümüzdeki dönemlerde verimlilik, proses iyileştirme, geri dönüşümlü malzeme kullanımı, kauçuk karışım ithalatının azaltılması, atık yönetiminin iyileştirilmesi alanlarına yönelmeyi hedefliyoruz.
Haksan Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi ile üniversite-sanayi işbirliği kapsamında birlikte proje yürütme, makale yazımı, ulusal ve uluslararası kongrelere katılım çalışmalarını sürdürmektedir. En güncel olarak içerisinde bulunduğumuz yıl için Bursa Teknik Üniversitesi ile Tübitak 1002 ve Tübitak 1505 proje konularında başvuru yapılması için girişimlerde bulunulmuştur. Uluslararası anlamda Bursa Teknik Üniversitesi ile birlikte e-Rubbercon 2020-Paris Konferansı’nda akademisyen ve sanayicilere proje sunumu gerçekleştirilmiştir. Aynı şekilde Bursa Teknik Üniversitesi ile haziran ayı içerisinde DKG Elastomer Sempozyum’unda Ar-Ge çalışmalarının sunumu yapılacaktır.  

Nihal SAĞLAM
Bursa TTO Müdür Yrd.
Teknoparklar arasında ilk 5’teyiz

Fark yaratmak ve rekabette öne çıkmak için Ar-Ge’nin öneminin giderek arttığı günümüz koşullarında gerek devletler, gerekse özel şirketler her geçen gün bütçelerinden daha çok payı Ar-Ge ve yenilik harcamalarına ayırarak rakiplerine fark atmakta ve onların önüne geçmektedirler. Ülkemizde milli ve yerli üretimden bahsettiğimiz bu dönemde başarılı olmanın sırrı, Ar-Ge' den geçmektedir.

AR-GE çalışmaları bir ülkenin ve toplumun refah düzeyinin arttırılabilmesi, o ülkenin diğer ülkelere oranla daha üst bir teknolojiye ve ekonomiye sahip olması için en önemli çalışmaların arasında yer alır. Bu şekilde geliştirilen en son teknolojik ürünlerin hayata geçirilmesi ve kullanılmaya başlanmasıyla, bunu ticari bir kimliğe bürüyerek firma satışlarının ve dolayısıyla kârlılığının arttırılmasıyla özellikle uzun vadede firmanın varlığını koruyabilmesi sağlanacaktır. Ayrıca bunun bir adım ötesi olarak ihraç edilmesiyle ülkemize büyük döviz girdisi sağlanacaktır. Bu tetikleme diğer kuruluşları da harekete geçirerek, bu yönde çalışmalara teşvik edecektir. Başarılı olan firmalara baktığımızda Ar-Ge ye ciddi bütçeler ayırdıklarını ve bunun önemini, yaptıkları çalışmalardan görmekteyiz. Araştırmaya önem verem ve bu konuda yatırım ile harcama yapmaktan çekinmeyen devlet kuruluşlarının ve firmaların kalkınması da o ülke vatandaşlarına refah ve gelişmişlik olarak dönecektir

Bursa’da 131 Ar-Ge Merkezi, 26 Tasarım Merkezi bulunmaktadır. Bunun dışında çok kıymetli Ar-Ge çalışmaları yapan birçok firma da bulunmaktadır. Bunların da Ar-Ge Merkezi olması için Bursa Uludağ TTO olarak desteklerimizi sürdürmekteyiz. Bu anlamda Ar-Ge/Tasarım Merkezlerimiz ile yaptığımız ortak Ar-Ge Projeleri neticesinde patent başvurularımız her geçen gün daha da artmakta ve ürüne dönüşmektedir.
Bursa Uludağ Üniversitesi olarak da patent/faydalı model/tasarım vb. Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları alanında hem ulusal hem de uluslararası arena da yaptığımız patent başvuruları ve aldığımız tescillere baktığımızda oldukça iyi durumdayız. Sadece üniversitemiz tarafından 2020 yılında Toplamda 41 adet ulusal ve uluslararası patent başvurusu yapılmıştır. ULUTEK Teknopark’ımız bünyesinde bulunan Teknoloji odaklı firmalarının yaptığı patent başvuruları ile bütün Teknoparklar arasında ULUTEK Teknopark ilk 5’te yer almayı başarmıştır.

Bu konuda firmalarımızın Horizon Europe (Ufuk Avrupa) proje çağrılarını takip etmelerini şiddetle tavsiye ediyorum. 7 yıllık bir program olarak çağrılar yeni açıldı ve proje ortaklıkları kurulmaya başlandı.  Avrupa Birliği’nin 9. Çerçeve Programı Ufuk Avrupa, inovasyonu odağa alarak geleceğe ışık tutmak adına 95.5 milyar Euro’luk hibe desteği veriyor. 2021-2027 yılları arasında sürecek programda bilim ve teknoloji odaklı ekosistemde yerini almak isteyenler için Avrupa Birliği’nin hibe programı oldukça önemli bir fırsat olarak karşımıza çıkmakta ve Türkiye’de TÜBİTAK koordinasyonuyla yürütülmektedir. Dolayısıyla TÜBİTAK da öncelikli alanlar belirlenirken bu programda yer alan çağrılar da dikkate alınmaktadır. TÜBİTAK da belirlenen öncelikli alanlarda takip edilmeli ve firmaların bunlara göre stratejilerini belirlemesi önemli. Buna göre Endüstri 4.0, robotik teknolojiler, dijitalleşme, büyük veri, yapay zeka, sürdürülebilirlik, geri dönüşüm, yeşil üretim ve pandemi ile birlikte tanı kitleri güncel konular arasındadır.

Bilgiyi kullanılabilir hale getirerek sanayinin ve toplumun kullanımına sunmak yeni nesil üniversitelerin temel görevleri arasındadır. Bu noktada üniversite-sanayi iş birliği büyük önem taşımaktadır. Bursa Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi olarak üniversitemizde oluşan bilgi birikimini sanayiye aktarma noktasında aktif olarak çalışıyoruz. Günde 4 firma ile ArGe proje toplantıları yapıp süreci proje başlangıcından bitimine kadar akademisyenlerimiz ve firmalarımız ile birlikte yürütüyoruz. Üniversitemiz ve firmalarımız arasında köprü vazifesi kurduğumuz için işbirliklerinin neticesi de son derece verimli olmaktadır.

Bursa Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Aralık 2012 tarihinde kurulmuş ve TÜBİTAK tarafından üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde Ar-Ge projeleri oluşturma, geliştirme, fikri ve sınai mülkiyet haklarının tescili ve korunması, pazarlanması, ticarileştirilmesi, girişim sermayesi desteği, kuluçka merkezi kurma, iş rehberliği, danışmanlık ve eğitim hizmetleri sağlama, bu konularda bilinçlenme oluşturacak etkinlikler düzenleme, yayınlar yapmak amacıyla 2012 yılında başlatılan 1513-Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) Destekleme Programı kapsamında desteklenen ikinci 10 TTO projesi arasında yer almıştır.

Yorumlar (0)
17
kapalı
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?