Hedef; Kooperatif Üniversitesi
Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK), öğrenci yurdu
ve anaokulundan sonra 'Cumhuriyete sahip çıkacak gençler yetiştirecek' okullar kurmaya hazırlanıyor.
İlköğretim okulu için uygun arsa beklendiğini belirten ÇEK Başkanı Mümin Ceyhan, en büyük hedeflerinin, 'Kooperatif Üniversitesi' kurmak olduğunu açıkladı.
Dursun EROĞLU
Bursa'da 11 yıl önce eğitim sistemine tepki olarak kurulan ve işe öğrenci yurdu yapımıyla başlayan Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK), öğrenci yurdu ve anaokulundan sonra eğitimde ciddi bir alternatif yaratmaya hazırlanıyor. Türkiye'de kendi alanında bir ilk olan ve Atatürkçü, Cumhuriyet ilkelerine sahip çıkan, çağdaş gençler yetiştirmeyi hedefleyen ÇEK, uygun arsa tahsisi halinde kısa sürede bir ilköğretim okulu yapmayı planlıyor. ÇEK'in hayali ise, üniversite kurmak. Bursa, bu sayede vakıf üniversitesinden sonra 'Kooperatif Üniversitesi'ni de tartışacak.
Kurduğu anaokulu büyük ilgi gören ve 'torpille girilen yer' haline gelen ÇEK'in Yönetim Kurulu Başkanı Mümin Ceyhan ile gelinen yeri ve hedefleri konuştuk. Ceyhan, büyük ölçüde Bursa iş dünyasının desteğiyle yürüyen çalışmalarla ilgili açıklama yaparken, üniversite kurma hazırlığını ilk kez EKOhaber'e açıkladı.
EKOhaber: ÇEK hangi ihtiyaçtan doğdu ve amacı neydi?
Ceyhan: Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) 1995 yılında kuruldu. Kooperatifleşme yöntemi ile eğitime müdahale etmeyi amaçlayan, tamamen özgün bir model. 1995'te başta Refahyol vardı ve Cumhuriyet konusunda endişe uyandıran bir hükümet gibi algılandı. Eğitim birliğinin bozulacağına ilişkin ipuçları veriyordu. Bunun karşısında eğitime müdahale edilebilir mi? Bursa'daki aydın kesimden bir grup, siyasal görüş gözetmeden, Atatürk devrimlerine sahip çıkmak ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nu tekrar yerli yerine oturtmak amacıyla eğitim kurumları oluşturmak şeklinde bir yaklaşımla ortaya çıktı. 23 kişiyle Kooperatif kuruldu. Bugün bin 600 civarında üyesi var. Hem siyasal olarak her türlü görüşe sahip, hem de sanayici ve işadamından öğretmenine, öğrencisine, her meslekten insan var. Hepimizin ortak paydası Atatürk ilkelerine inanmak ve bunu hayata geçirmek. Vakıf gibi davranan bir Kooperatifiz.
EKOhaber: Neden işe öğrenci yurdu ile başladınız?
Ceyhan: Esas hedefimiz, anaokulundan üniversiteye kadar eğitim kurumları kurmak. Biz şimdiki öğrenci yurdunu açmadan önce Bursa'da bir araştırma yaptık. 52 yurdun 48'i tarikatların etkisindeydi. Bunlar eğitim birliği ilkesine uymayan yerlerdi. Bu nedenle yurtlardan başlamak istedik. 'Üniversite kampüsünün, okulların dışından gelelim', dedik. Nitekim, açtığımız karma öğrenci yurdu ile Bursa'nın yurt anlayışını değiştirdik. Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdik, örnek olduk.
Fakir öğrencilere yurt desteği
Liseden sonra üniversiteye yönelik bir yurdumuz var. 330 öğrenci, yarısı kız, yarısı erkek. 73'ü tam burslu. Tamamına burs veremiyoruz. Bir de rahmetli Mustafa Dörtçelik'in Çekirge'de Valilik Yardımlaşma Vakfı'na bağışladığı bir yurt vardı. Onlar bize buranın işletmesini verdiler ve 7-8 yıldan beri biz işletiyoruz. Burada Bursa kırsalında okumak isteyip de okuyamayan kız çocuklarını okutuyoruz. 57 çocuğumuz var ve tamamının ihtiyaçlarını biz karşılıyoruz. Yemesi, yatması, giyimi- kuşamı, dersanesi vs. Üniversiteden mezun olduktan sonra yararlanacakları ÇEK evleri kuracağız. Çekirge'de bu yıl ilk uygulamasını yapacağız. Anaokulunu bağışla birkaç ay gibi kısa bir sürede yaptık. 162 öğrencimiz var. Bunların 25'i tam burslu. Yine bunlar da kentin yoksul mahallelerinden, yoksul çocukları. Bunların iyi şartlarda okuyarak hayata hazırlanmalarını sağlıyoruz.
EKOhaber: Yeni okullar açacak mısınız?
Ceyhan: Şimdi kendi imkanlarımızla ilköğretim okulu ve lise açmayı planlıyoruz. Daha sonra da üniversite. Bursa'da ikinci bir üniversite konusunda bilim kurulumuzca bir rapor hazırlandı. Şartlar olgunlaştığında bunu kamuoyuna açıklayacağız. Bunu ilk olarak size söylüyorum. 'Bursa'da ikinci bir üniversite olmalı mı, ne şartlarda, nasıl olmalı?' konusu, bilim insanlarımız ve iş adamlarımız tarafından tartışıldı. Bursa'ya ikinci bir üniversite kurulacaksa bunu Çağdaş Eğitim Kooperatifi olarak biz yaparız.
EKOhaber: Tarikat yurtlarında şeriatçı yetiştirildiği, zorunlu ibadet yaptırıldığı, kötü muamele olduğu söyleniyor. Peki ÇEK yurdunda kalmak nasıl bir şey?
Ceyhan: İbadet camide olur. Çağdaş insan yetiştirmek için o insanı sanatsal, toplumsal, kültürel faaliyetlere, bilimsel ortamlara çekersin. Öncelikle bir kültür merkezimiz var. Burada her türlü kültürel, sanatsal faaliyet yapılabiliyor. Son derece güzel bir kütüphanemiz, etüt salonlarımız ve programlı kültür faaliyetlerimiz var. Çocukları kentteki sempozyum, tartışma, oturum ile Bursa Defteri'nin etkinliklerine katmaya çalışıyoruz. Gençlerin özgürce kendini ifade etmeleri için uygun ortam sağlıyoruz.
Belediyelere sitem...
EKOhaber: Bursa iş dünyasından, Bursalılar'dan yeterli desteği alıyor musunuz?
Ceyhan: Elbette.. Başka türlü bu kadar yatırımı nasıl yapabiliriz? Öyle üyelerimiz var ki beş kişi bir araya gelmiş, bir üyelik alıyor. Örneğin üyelik 250 YTL ise 50'er YTL'den beş kişi bir araya geliyor ve bir Kooperatif üyeliği alıyor. Şu anda yurtlarımızda 550 çocuk var. Bunlardan 155'i tam burslu. Ekonomik destek almadan bunu yapmak mümkün değil. Bursalılar'dan muazzam bir destek alıyoruz. Ancak belediyelerden umduğumuz desteği bulamadık. Açıkçası bazı belediyelerden zaten bir şey beklemiyorduk. Ama destek verir diye düşündüğümüz belediyelerden de destek göremiyoruz.
EKOhaber: Siz mevcut eğitim sistemine alternatif olarak çıktınız. Siyasi iktidarlardan engellemelerle karşılaşıyor musunuz?
Ceyhan: Türkiye'deki eğitim sistemi konusunda onlarla aynı şeyi düşünmediğimiz çok açık. Biz onların tutumlarını benimsemezken, onlardan da bize çok sıcak bakmalarını bekleyemeyiz. Ama sadece onlara ait belediyelerden değil, destek gelir dediklerimizden de destek alamıyoruz.
BTSO'nun bağışı mevzuata takıldı
EKOhaber: Yardımlar, projeleriniz için yeterli olacak mı?
Ceyhan: Mesela birisi çıkıp kredi kartının numarasını veriyor ve 'benden her ay 10 YTL yardım alın' diyor. Adamın ekonomik durumu ancak ona yetebiliyor. Bizim çelenk hizmetimiz var. Özel günlerde çiçek yerine çelenk gönderenler Türk Eğitim Vakfı gibi bize de yardım edebiliyor. Bursa'nın çok saygın işadamlarından birisi 50 bin YTL bağışladı. BTSO'nun bağışladığı 300 bin YTL parayı da, bürokratik gerekçelerle alamadık.
EKOhaber: Bu nasıl oldu?
Ceyhan: Görükle'de bulunan Kültür Merkezi'ne bir tane çok amaçlı salon eklemiştik. Görükle Belediyesi ile birlikte bağış bulma arayışına girdik. Yapılan ön görüşmeler sonunda belediyenin yazılı talebi üzerine BTSO, Görükle Belediyesi'ne 300 bin YTL bağışta bulundu. Ne var ki bu para mevzuat gerekçe gösterilerek Çağdaş Eğitim Kooperatifi'ne aktarılamadı ve BTSO'ya iade edildi. Biz bu para gelecek diye borçlanmıştık, alamayınca da ilk defa kredi kullanmak zorunda kaldık. . Ama biz bunları da aşacağız. Bize birisi yer versin, bir yılda ilköğretim okulunu açmaya hazırız. Bize 13 villa bağışlandı. Yasal prosedürü devam ediyor. Anaokulunu 3.5 ayda bitirdik ve eğitime açtık. Çok geniş çaplı üye portföyümüz var ve Bursalı bize inanıyor. Zor bir dönemeçten geçtiğimiz halde ciddi bir sorunumuz yok.
Eğitimde alternatif...
EKOhaber: Türkiye'de Atatürkçü bir eğitim verilmediğini mi düşünüyorsunuz?
Ceyhan: Esasında bizim yapmak istediğimiz şey çok basit. Eğitim Birliği Yasası (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) Cumhuriyetin devrim kanunlarından birisidir. Cumhuriyetten önce tekke ve zaviyeler, mahalle mektepleri, sübyan mektepleri ile yabancı misyoner okulları varmış. Bunların hepsi çok farklı insanlar yetiştiriyor, burada yetişen insanlar birbirini anlamıyordu. İstanbul'daki bir Amerikan Cumhuriyet, ulus bilincini oluşturabilmek için Eğitim Birliği'ni, Harf İnkılabı'nı yapıyor. Eğitim, milli olmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı, adında 'milli' kelimesi olan bir bakanlık. Her bakanlıkta 'milli' lafı yok. Milli Eğitim Bakanlığı kurulmuş ama Cumhuriyet bir devrimdir ve karşı devrim de boş durmuyor. Türkiye'de karşı devrim, Köy Enstitüleri'ni kapattığı gibi şu andaki imam hatip okullarını açarak bu süreci geliştirdi. Ne yapıyorlar? Siz, bir imam hatip okulu öğrencisinin Atatürk rozeti ile dolaştığını gördünüz mü? Çok ender rastlanan bir olaydır veya olmaz. Demek ki buralarda eğitim birliğini bozucu bir tavır gelişmiş. Bizim yapmak istediğimiz de bu eğitim birliğini hayata geçirmek. Yeni bir şey icat etmiyoruz. Bozulmuş olduğuna inandığımız eğitim sistemini tekrar rayına oturtmak istiyoruz. Eğitim çok uzun süredir yörüngeden çıktı.Çağdaş, laik, Atatürkçü eğitim vermek istiyoruz. Şu anda Türkiye'de bu verilmiyor.
Eğitim ve öğretim farkı
EKOhaber: Bu durum üniversitelerde de aynı mı?
Ceyhan: Elbette. Mesela, üniversitelerde ilahiyat fakülteleri var. İlahiyat fakülteleri din bilimi (teoloji) eğitimi versin. Çok farklı bir şey. Din bilginleri yetişsin. Üniversitelerde eğitim değil öğretim yapılıyor. Öğretim ezber işidir. Mesela, Yer Çekimi Kanunu. Öğrenci bunu ezberler, sınavda iyi not alıp giderse hiç bir işe yaramaz. Ama aklı kullanıp yukarıdaki taşın kültesiyle orantılı bir güçle düşeceğini düşünüp ona uygun çözümler bulabilirsin. Ezberlediysen 'Allah'ın işi' deyip geçersin. Bizim okullarımız eğitim yapacak.
Kooperatif Üniversitesi...
EKOhaber: Kooperatif üniversitesi, örneği olmayan bir model?
Ceyhan: Ama ilköğretim ve lise için de kooperatif modeli yoktu. Kabul ettirdik. Biz modelleri kabul ettirerek geliyoruz.
Hiç belli olmaz kooperatif üniversitesini de kabul ettirebiliriz. Çünkü bu da halkın katılımı ile olacak. Düşünün, Bursa'dan 3 bin kişi bir araya gelmiş üniversite istiyor, kooperatif olarak. Şartların olgunlaşmasını bekliyoruz.

Sayı: 540 - Sayı'nın Kapağı